| Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
| Cevap: Istanbul Camileri
Beylerbeyi Camii
Sultan I. Abdülhamit tarafından 1778 yılında Mimar Tahir Ağa’ya yaptırılmıştır. Kesme taştan tek kubbeli bir yapıdır. Talik yazılı üç yazıtı vardır. 1968 yılında minaresi, son cemaat yeri onarılmıştır. Maun ağacı minberi, fildişi kakmalıdır. Caminin yanındaki çeşmeyi 1811 yılında Sultan II. Mahmut yaptırmıştır. Nusratiye Camii
Tophane’dedir. II. Mahmut, 1825-1826 yıllarında Mimar Kirkor Balyan’a yaptırmıştır. Yapı, baroktan ampir üsluba geçişin ilk örneklerindendir. Bu yüzden iki üslubun da özelliklerini taşımaktadır. Kare planlı, tek kubbeli bir yapıdır. Dıştan, kubbenin köşelerine barok üslupta kuleler yerleştirilmiştir. Son cemaat yerini dört köşe mermer sütunlara oturan üç kubbe örter. İki ince minare, ikişer şerefeli ve yivlidir. Cami dışındaki iki sebil ve şadırvan Türk mimarisinin özgün örneklerindendir. Ortaköy Camii
Ortaköy İskelesi yanındadır. Sultan Abdülmecit 1853 yılında Mimar Karabet Balyan’a yaptırmıştır. 1960-1972 yıllarında onarılmıştır. Tek kubbeli, iki ince minareli, barok üslupta bir yapıdır. Duvarları ak kesme taş, mihrap mozaik ve mermer, minberi somaki mermerdendir. Altunizade Camii
Bağlarbaşı’yla Kısıklı arasındadır. 1865 yılında ilk Ayan Meclisi üyelerinden İsmail Zühtü Paşa yaptırmıştır. Taştan, tek kubbeli, barok üslupta bir yapıdır. Önünde kapalı son cemaat yeri, sağında tek şerefeli minaresi vardır. Avlu kapısıyla, mihrap duvarında Hattat Mehmet Rasim’in 1865 tarihli kitabeleri yer almaktadır. Zühtü Paşa Camii
Kadıköy, Kızıltoprak’tadır. 1884 yılında Ahmet Zühtü Paşa yaptırmıştır. Taş yapıya basamaklarla çıkılmaktadır. Tek şerefeli, kısa, kalın minaresi vardır. Camiyle cadde arasındaki hazirede Zühtü Paşa ve yakınları gömülüdür. Hırkai Şerif Camii
Atikali semtinde bulunan camiyi 1850 yılında Sultan Abdülmecit yaptırmıştır. Mihrap önündeki kubbeli bölümde, Hz. Muhammed’in Veysel Karani’ye verdiği hırkası korunmaktadır. Kesme taştan, sekiz köşeli yapı, pencereli bir kubbeyle örtülüdür. Mihrap ve minber al somaki mermerdir. Molla Aşki Camii
Balat semtindedir. Fatih döneminin bilim adamı ve şairlerinden Aşki Mehmet Efendi yaptırmıştır. Son cemaat yeri ile minare ve minberi, 1735 yılında İstanbul Kadısı Abdüllatif Efendi’nin kızı Fatma Hanım ekletmiştir. Yapının duvarları kâgir, çatısı ahşaptır. Minaresi taş ve tuğla örgü düzenindedir. Murat Paşa Camii
Aksaray Meydanı’ndadır. Kentin en eski camilerinden olup, 1471-1472 tarihli yazıtı vardır. Yan bölümlü camilerin son örneklerindendir. İki kubbeli yapının ortası yüksek, yan bölümler ise alçaktır. Son cemaat yeri 6 kubbelidir. Duvarlar iki dizi tuğla, bir dizi ince kesme taş düzenindedir. Gül Camii
Unkapanı ile Ayazkapı semtleri arasındadır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. II. Selim döneminde camiye çevrilmiştir. Duvarları tuğla ve taş sıralıdır. Haç planlı yapının pencereleri, büyük kemerleri ve basık kubbesi Türk yapı sanatının özelliklerindendir. Kilise, planı ve doğu yüzünün yan apsislerindeki tuğla bezemeleri ile 14. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir. Koca Mustafa Paşa Camii (Haghios Andreas Kilisesi)
Cerrahpaşa’da, Hagios Andreas adına yapılmış kilisedir. İlk yaptıranı ve yapım tarihi bilinmemektedir. İkonoklast dönemin ardından I. Basileos kiliseyi onartmıştır. Latin egemenliğinden sonra, VIII. Mikhael’in yeğeni Teodora Raouleina kilise ve manastırı yeniden yaptırmıştır. İstanbul alınınca, 1491 yılında Koca Mustafa Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.
Kilise, ana mekân ile dehliz biçiminde yan mekânlardan oluşmaktadır. Ana mekân, dört ayağa dayalı kubbe, dehlizler ve tonozla örtülüydü. Kilise camiye çevrildiğinde, yan dehlizler orta mekânla birleştirilmiş, üstleri yarım kubbe ile örtülmüştür. Vefa Kilise Camii (Hagios Theodoros Kilisesi)
11. yüzyılda yapılmıştır. Hagios Theodoros Kilisesi olduğu düşünülmektedir. İki ayrı dönemin mimari özelliklerini taşımaktadır. İstanbul’un alınmasından sonra, Şemseddin Molla Gürani camiye çevirtmiştir.
1937 yılında yapılan araştırmada dış narteks (giriş bölümü) kubbelerinde resimler bulunmuştur. Sağdan ikinci kubbede sekiz azize betimlenmiştir. Fenari İsa Camii (Konstantin Lips Manastırı)
Vatan Caddesi’nde bulunan yapıyı Patris ve Drungarios Konstantinos Lips 907 yılında yaptırmışlardır. Doğu duvarındaki yazıttan, Meryem’e adandığı anlaşılmaktadır. Latin işgalinde yağmalanan kilise, sonradan onarılmıştır. 1282 yılında, VIII. Mikhael’in hanımı Theodora manastırı onartarak, güneyine Ioannes Podromos’a adanan bir kilise yaptırmıştır. II. Bayezit döneminde, Fenari Alaeddin, cami ve zaviye haline getirmiştir.
Günümüzdeki yapı, birbirine bitişik iki kilise ile, kiliseleri batı ve güneyden L biçiminde saran koridordan oluşmuştur. Manastırın öbür bölümlerinden iz kalmamıştır.
Kuzeydeki ilk kilise; dört sütunlu, haç planlı bir yapıdır. 17. yüzyılda sütunlar kaldırılmış, iki büyük kemerle kubbe desteklenmiştir. Güneydeki kilise, ortası yüksek, dehlizli tiptedir. Apsis çıkıntıları tuğla süsleme açısından ilginçtir. Her iki kilisenin de bezeme açısından zengin olduğu, günümüze gelebilmiş çok az kalıntıdan anlaşılmaktadır. Kalenderhane Camii
Vezneciler’de bulunan cami 9. yüzyılda Diyakonissa Kilisesi olarak yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilerek, ordudaki “kalender” denilen dervişlere ayrılmıştır. Bu nedenle “Kalenderhane” adı verilmiştir. 18. yüzyılda büyük ölçüde onarılan yapının son onarımı 1972 yılında yapılmıştır.
Haç planlı yapının orta bölümü kubbe, haçın dört kolu ise beşik tonozlarla örtülüdür. Taş ve tuğla dizili olarak inşa edilmiştir. Mozaik döşemesinden parçalar bulunan yapının duvar ve kubbesindeki Osmanlı dönemine ait kalem işleri ortadan kaldırılmıştır. İç duvarlarda, renkli mermer kaplamalar ve kabartma halinde friz süslemeler bulunmaktadır. Bodrum Camii (Myraleion Kilisesi)
Laleli’de bulunan cami 8. yüzyıl yapılarındandır. Haç planlı olup, 1911 Aksaray yangınında yıkılmıştır. III. Murat döneminde, Mesih Paşa camiye çevirtmiştir. Yapının altındaki bodrumda birçok Bizans İmparatoru ve yakını gömülüdür. Küçük Ayasofya Camii (Sergios-Bakhos Kilisesi)
Sultanahmet’te Küçük Ayasofya Caddesi’nde bulunan yapı, 527 yılında I. Iustinianus tarafından Hagios Sergios ve Hagios Bakhos adına yapılmıştır. II. Bayezit zamanında, Hüseyin Ağa camiye çevirtmiştir. 1946 yılında onarılmıştır. Dörtgen planlı bir yapıdır. 19 m. yüksekliğindeki kubbesi sekiz ayak üstüne oturmuştur. Yeşil ve kırmızı mermerden 34 sütunu vardır. Beş kubbeli, altı sütunlu son cemaat yeri sonradan yapılmıştır. Camiye çevrildiğinde yapılan tek şerefeli minare, yapının sağındadır. Arap Camii
Galata’da olan cami 717 yılında Arapların kenti kuşatması sırasında yapılmıştır. Latin egemenliği sırasında Dominikus rahiplerine verilmiştir. Dikdörtgen planlı ve 22 sütuna dayanan ahşap tavanla örtülüdür. Mihrap duvarına bitişik çan kulelerine benzeyen dört köşe minare ve altından geçen dehliz caminin belirgin özellikleridir. Duvarları kesme taş ve tuğla dizilidir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında tekrar camiye dönüştürülen kilise, 1734, 1868 ve 1913 yıllarında onarılmıştır. 1913 yılındaki onarımda son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap ve minberi mermerdendir. Arkasındaki avluda, sekiz mermer sütunlu, kubbeli şadırvan vardır. |