Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Kitabın Yazarı : Nazan BEKİROĞLU
Kitabın Yayınevi : Timaş Yayınları
Basım Tarihi : Mayıs 2008
Mürekkep neredeyse tarihe karışıyor. Kağıda düştükten biraz sonra rengini mora teslim eden sabit kalemler de öyle. Hele mor mürekkep...
Aramaya kalkışsanız kırtasiyeci yüzünüze bir garip bakacak. Yine de ben işte, bütün bunları yazdım. Yazdıklarımın bir kısmını kalemime mor mürekkebi çekmeden evvel ben de bilmiyordum, yazarken öğrendim. Bir kısmını ise biliyordum. Keder gözyaşlarının mor olduğunu biliyordum örneğin.
Gözyaşları mor olan teyzeler de vardı hayatımda. İkiye katlanmış kağıtlar arasında bir damla mor mürekkebin bıraktığı lekelerle oyalanan bir çocuktum. Buyrun işte burası benim için. Bunlar ters ayaklı cücelerim. Şu köşede gece kelebeklerim, şunlar da devletlerim, perilerim ve cinlerim.
"Mende Mecnun'dan füzun aşıklık istidadı var
Aşık-ı sadık menem Mecnun'un ancak adı var"
Fuzuli
"Batık teknesinin enkazına tutunmuş kazazedenin aklına,neler yitirdiğinin hesabını yapmak gelmez."
Colette
"Mesel meşhurdur: Picasso'nun, kübist bir bakış açısıyla ve gerçeği adamakıllı deforme ederek yaptığı bir kadın portresine bakan izleyici 'üstad', diyor, 'Bu kadının bacağı biraz kısa değil mi?' Picasso cevap veriyor, 'Yanılıyorsunuz, o kadın değil, resim.' "
"Çok daha ferah olmalıdır
Cinnet dedikleri o cennet
Şu akıl zindanlarımızdan"
Cahit Sıtkı - "Delilere Selam" dan
"Parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin."
Cemil Meriç
"Vahaya bitişik kelime: Serap. Biri gerçek, biri bir yanılsama. Vaha ne kadar makbulse, serap o kadar tehlikeli. Bu yüzden gökten indirilen su, 'çölden gelip geçenlerln istifadesi' içindir de, inkar edenlerin amelleri 'ıssız çöllerdeki seraplar'a benzemektedir.
Çöl, ateşin cisimlere yansıyan rengi. Çöl kendi kendisini anlatan hikaye. Çöl, çölün kendi kalbinde taşıdığı serap. Çölün adı kendi içinden geçen gece. Çöl, gecesinin en güzel yerini sabaha verdiğinden çöl.
Çölün kaderi yok çünkü."
"Bir bardak suda okyanus saklıdır çünkü kalbinde gözü olana. Ve dahi bir bardak suda fırtına koparır kalp gözü kapalı olan. Yine de bir bardak su bütün sularla aynı özellikte bir şeydir. Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi ay'ın cazibesinin etkisindedir? Bu yüzden mi içimiz gel git halindedir?
Sular ve gökler arasında yapayalnızım. Tut ki yeni yaratılmışım.
Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular durulmaz dalgalanmadan. Suda selamlarız hayatı suda vedalaşırız hayatla. Bir yudum su hayattır canlı olan her şeye."
"Neden bazı kimselerin ölümü, ölümü güzelleştiriyor içimizde?
Onlarda yangın yok, bize tevekkülü öğretecek kadar güzelleşerek gidiyorlar."
"Cennet; hayatımızda sevdiklerimizin ölümü haberiyle başlayan süreçlerin geri alınması imkanı mı olacak bir başka zamanda ve mekanda, bir kez kaybetmiş olmanın bilincini yitirmemekle birlikte?"