Tekil Mesaj gösterimi
Alt 16 Mayýs 2014, 21:05   #1
Zen
Misafir
Kullanýcýlarýn profil bilgileri misafirlere kapatýlmýþtýr.
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Harem de Maaþ Sistemi




Ýmparatorluðun hazinesi içerisinde harem sakinlerine ayrýlan maaþlar (mevacib) kurumun kendi içerisindeki hiyerarþiyi ortaya koymasý bakýmýndan oldukça önemlidir. Yine de alýnan bu maaþ kiþilerin bütün servetinin göstergesi olmasa bulundu konumun önemini vurgulamaktaydý.



Harc-ý Hassa defterleri incelendiðinde kaþýmýza üç kýsýmdan oluþan bir tablo çýkmaktadýr. Ýlk grup valide sultan, haseki sultan ,padiþah kýzlarý ve þehzadelerden oluþan yani sultan lakabýný taþýyan elit ve en üst kýsýmdýr. Daha sonra ise kurumun en önemli görevlilerinden biri olan baþ kethüda ve padiþahýn süt annesi olan daye hatun gelmektedir. En alt kýsým ise en kalabalýk bölümü oluþturan hizmetçi kadrosunu oluþturmaktadýr.

Verasette dahil olmak üzere harem kurumu içerisindeki her türlü düzenleme ve idari iþlerden sorumlu olan valide sultanýn tartýþmasýz konumunu aldýðý maaþla da kendini belli etmektedir. Hürrem Sultan’dan sonra haremi yöneten ilk valide sultan olan Nurbanu’nun günlük 2000 akçelik bir maaþý bulunmaktadýr.

Safiye Sultan’nýn maaþý ise oðlu III. Mehmet tarafýndan günlük 3000 akçeye çýkartýlmasýysa tahta çýkmasýndan bir buçuk yýl sonraya yani Eðri seferi için Ýstanbul’dan yola çýkýlmasýnýn hemen öncesine rastlar.Bu yükseltme hiç þüphesiz padiþahýn yokluðunda kendisine verilen otoritenin iþaretidir. Sefer dönüþündeyse maaþýn eski haline çevrilmediði görülür.

III.Mehmet’in ölümünden sonra eski saraya çekilen Safiye Sultan yine günlük 3000 akçe maaþ almaya devam etmiþtir. O sýrada tahtta olan 1. Ahmet’in annesi ise 1000 akçe maaþ almaktaydý. Bunun nedeni olarak da babasýnýn her konuda annesinin gölgesinde kalmasýný eleþtiren padiþahýn makamýn gücü ve otoritesini sýnýrlandýrmak için böyle bir harekette bulunmuþtur.

Daha sonra tahta çýkan 1.Mustafa’nýn annesi ismi tarif kaynaklarýnda geçmez. Yine günde 3000 akçe maaþ almýþtýr .Bunun nedeninin de oðlunun akli yönden yetersiz olmasý nedeniyse sahip olduðu sorumluðun bir göstergesi olarak kabul etmek mümkün.

Kösem Sultan iki oðluna yirmi beþ yýl boyunca valide sultanlýk yapmýþ ve inanýlmaz bir güce kavuþmuþtur. 1648 yýlýnda Ýbrahim’in tahttan indirilmesi ve yerine yedi yaþýndaki oðlu IV.Mehmet’in geçirilmiþ olsa da Valide-i Muazzama olarak anýlmaya ve gücünü korumaya devam etti. Valide Sultan olan Turhan 2000 akçe maaþ alýrken Kösem 3000 akçe maaþ almaya devam eder. Kösem Sultan’ýn saray içerisindeki egemenlik savaþýn kaybetmesi ve 1651 yýlýnda öldürülmesinden sonra haremin tek hakimi olarak Turhan Sultan’nýn maaþý 300 akçeye yükseltilir.

Devletin en yüksek ve stratejik kurumlarýnda görev alan þeyhülislam için günde 750 akçe, Rumeli Kazaskeri için günde 572 akçe, Anadolu Kazaskeri için 563 akçe, yeniçeri aðasý için 500 akçedir. Ýmparatorluðun sahibi olarak görülen padiþahýn bile günlük cep harçlýðý 1000 akçedir. Padiþah ve annesinin maaþlarý arasýndaki bu oran valide sultanlýðýn önemini iyice gözler önüne sermektedir.



Haseki Sultan: Tahta geçecek olan þehzadenin annesi olarak konumu harem içerisinde valide sultandan hemen sonra gelmektedir. 1575 yýlýnda III.Murat tahta çýktýðýnda hasekisi Safiye Sultan günlük 750 akçe maaþ alamaya baþlar. O dönem içerisinde Safiye’nin maaþýna yaklaþabilen tek kiþi Murad’ýn halasý yani Kanuni ve Hürrem’in kýzý olan Mihrimah Sultan’dý. Kanuni’nin Manisa’da ki þehzadelik döneminde annesi Hafsa Sultan günde sadece 200 akçe almaktaydý. Kanuni’nin resmi nikahlý eþi olan Hürrem’in aldýðý 2000 akçelik maaþ kendisinden sonra hiçbir hasekiye verilmemiþ sadece valide sultanlara tahsis edilen bir miktar olmuþtur. Bu uygulamadaki iki istisnaya ise Nurbanu(1000 akçe) ve Safiye’de(700 akçe) rastlanýr. Padiþahýn eþleri arasýnda fark yani hasekilik makamý kalktýðýnda bile eþlerin konumu kýz kardeþlerden üstün oldu. Ýbrahim’in kýz kardeþleri Ayþe Fatma ve Hanzade Sultanlar günde 400 akçe maaþ alýrken iki cariyesi günde 1000 ve 1300 akçe maaþ almaktaydý. 17.yy!a baktýðýmýzda ise hasekilerin aldýðý günlük yüz akçe maaþ makamýn önemini iyice yitirdiði anlamýna geliyor.



Sultanlar ve Þehzadeler
Sultanlarýn saray içerisinde ki konumu önemli bir role sahip olan devlet adamlarýyla evlenmesiyle artmaktaydý. Saray içerisinde bekar olarak hayatýný sürdüren bir sultan kýzý günlük 100 akçe maaþ alýrken evlendikten sonra bu maaþ 300 yada 400 akçeye çýkardý. Bu durum sadece sultan kýzlarý için deðil þehzadeler içinde aynýdýr.Süleyman Manisa sancaðýnda günde sadece 67 akçe sarayda bulunan evlenmemiþ kýz kardeþi 40 akçe maaþ almaktaydý.Saray içinde yaþayan bir þehzadenin maaþý hiçbir zaman 100 akçenin üstüne çýkmamýþtýr. Toprak ya da herhangi bir dýþ kaynakla beslenmeyen maaþlarý harem içindeki diðer kiþilere oranla oldukça düþük olmasýnýn nedeni henüz saraya bir hizmette bulunmamalarýndan kaynaklanmaktaydý.



Daye Hatun
Padiþahýn süt annesi konumundaki bu kadýnlarla padiþah arasýndaki iliþki bazen tam manasýyla bir anne oðul iliþkisi gibi geliþebiliyor. Fatih dayesi Ümmü Gülsüm’e Ýstanbul ve Edirne’de cami yaptýrabilecek kadar gelir vermiþtir. Bunda padiþahýn annesinin küçük yaþta ölmesinin de etkisi bulunmaktadýr. II. Osman’nýn dayesiyse valide sultanýn ölümünden sonra iki sene ona yol gösterici bir konumda bulunduðu dönemde günde 1000 akçe maaþ almýþtýr. II.Beyazýd ise kýzlarýndan birini dayesinin oðullarýndan biriyle evlendirir. Þemsi Ahmet Paþa ayný zamanda sultanýn yakýn bir arkadaþý olmasýyla tanýnmaktaydý. III. Mehmet’in dayesinin kýzýysa sadece birkaç gün sadrazamlýk yapan Mehmet Paþa ile evliydi.



Kethüda Kadýn
Haneden ailesiyle doðrudan bir baðý bulunmadýðý halde elit kesin arasýna girmeyi baþarmýþtýr. Ayný padiþahýn süt annesi Daye Hatun gibi Kethüda Hatun’da ilk dönemlerden beri önemli bir yere sahip olmuþtur.Makamýn esas görevi padiþah ve valide sultanýn hizmetlerini yerine getirecek olan seçkin bir grubun eðitiminden sorumlu olmaktý.

II. Bayezit ve I. Selim saltanatlarýndan sonra Harc-ý Hassa defterlerinde yerini alýr. Makamda bulunan en güçlü kethüda ise III.Murad döneminde sarayda bulunan Canfeda Hatun’dur. Nurbanu Sultan önce oðluna haremin yönetimi ona býrakmasýný söylemiþ. III.Murat’ta annesinin vasiyetini yerine getirmiþtir. Kendisinin emeklilik maaþý günde 100 akçe olmuþ daha sonra üstlendiði imar iþleri için yetersiz kaldýðý anlaþýldýðýnda yükseltilmiþtir. Aile üyelerinden sayýlmasýnýn bir baþka nedeni de hem padiþah annesi hem de valide sultan’a vekalet edebilmeleriydi.




Hanehalký: Sarayýn üst kýsýmlarýndaki elit aile hanesinin büyüme göstermesiyle hane haklýnýn da çoðalmasý kaçýnýlmaz olmuþtur. Burada hane halký ve hizmetkarlar olarak karþýmýza çýkarlar. Hizmetkarlar sarayýn günlük iþleriyle ilgilenen en alt seviyede ki üyelerinden oluþuyordu. Bunlara da diþi köle anlamýna gelen cariyeler olarak bilinirlerdi. Hane halký terimi ise cariyelerden konum ve maaþ olarak bir üst noktada bulunan mevki sahibi olan harem halký için kullanýlýyordu. Bu grup haremdeki kaba iþleri yapanlardan oluþmakla beraber saraya yeni alýnmýþ ve henüz eðitim aþamasýndaki kýzlardan da oluþmuþ olabilir. Maaþ seviyelerindeki farklar görev bölümünün bir sistem þeklinde olduðunu düþündürmektedir.

 
Alýntý ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Ýslami Sohbet sohbet bizimmekan reklamver