Tekil Mesaj gösterimi
Alt 15 Mayıs 2015, 20:18   #9
Çevrimdışı
glu
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Dil ve alfabe üzerine deneme dizisi




Bu mevzu çok çok temel bir mevzu ama ne yazık ki bizim akademilerde bu konuları tartışmayı bir yana bırakın olaydan hocaların bir çoğu bihaber. Zaten Türkoloji ile ilgili ilk atılımlar hep yabancılar tarafından yapıldı geçmişten günümüze. Bugün Orhun Abidelerini bulanlar da okuyanlar da yabancı Türkologlar. Türkiye dışındaki Türk Cumhuriyetler konuyla yakından alakadarlar ancak biz olaydan çok çok uzağız. Hatta Orhun Abideleri bulunup, okunup, yayınlandıktan sonra bizimkiler anca uyanıyor "acep bu nedir ki" deyip öyle inceliyorlar. Köprülü, Z.V.Togan, R.R.Arat gibi hocalar olmasa Türk kültür ve edebiyatına çok uzak kalacaktık şükür ki onlar vardı da olayı biraz biraz anlaşılır kıldılar bizim için. Togan hoca Kutadgu Bilig'i bulup bu ülkeye getiriyor, Divanı Lugat'it-Türk bir sahafta Ali Emiri tarafından bulunuyor çok çok acayip hikayeler. Buradan hareketle, biz daha kendi özümüzü 20. yy başlarında keşfetmişken yabancıların bugün bizi keşfetmelerini beklemek hayalcilik olur. Evet bugün Memlük Edebiyatı Mısır, Safevi Edebiyatı ise İran edebiyatı bağlamında değerlendiriliyor halbuki bu iki edebiyatta has Türk edebiyatıdır. Şah İsmail nasıl İran edebiyatında değerlendirilir? veyahut Memlük Kıpçakcası ile yazılmış eserler nasıl Mısır edebiyatında değerlendirilir? ama değerlendiriliyor işte. Bu noktada Türkiyat Enstitülerinde suç hep küreselleşmeye, küresel güçlere falan atılıyor ama mesele bence hiç öyle değil. Bugün Türkiyedeki Tarih ve Edebiyat lise kitaplarında bile Memlük Mısır, Safevi İran diye geçiyor neyin küreselleşmesi bu ? Sonuç olarak, biz daha kendimizi tam manasıyla tanımıyoruz, kendi edebi dilimizin sınırlarını bilmiyoruz, kendimizden olan milletleri tanımıyoruz. Azeri diyoruz, Türki diyoruz halbuki Sovyetler bu kavramları sırf bu milletler özünü unutsun diye uydurdu. Azeri değil, Azerbaycan Türkü veya Özbekçe değil Özbekistan Türkçesi bu sebeple yazının hemen başında Osmanlıca kavramının kusurlu olduğunu belirttim. Dil önemli bir olgudur sahip çıkılmazsa kültür, gelenek ve görenekler uçup gider. Ha ben küreselleşmeyi reddetmiyorum tabi ki dilin bu ayrılıklar içerisinde olmasında küreselleşmenin rolü büyük ama tek etmen değil. Fukuyama'nın Tarihin Sonu ve Huntington'ın Medeniyetler Çatışması kitapları meseleye nasıl Batı gözüyle bakıldığını açık açık ortaya koyuyor.

Benim Julide'ye katıldığım bir nokta var o da işin Arap boyutu. Ne yazık ki Osmanlı kültür ve yaşantısı büyük oranda Arap ve Fars kültür yaşantısının kopyası gibiydi en azından saray ve çevresinde bu böyleydi. Halk bağlı olduğu geleneklerden kopmadı ama yönetici kesim ziyadesiyle Araplaştı. Bugün İslam dinine giren birçok şey çok Arabi şeyler bir adım öteye geçeyim birçoğu uydurma şeyler. Safsata. Bence eğer amaç gençlere Türk kültür ve medeniyetini tanıtmak, ecdadı sevdirmek olacaksa en son seçilecek güruh Osmanlılardır. Uygur, Karahanlı veya Çağatay bence en doğru tercihler olur bu noktada. Ha yok biz Müslüman Oguzları ele alacağız tamam o halde Çağatayı ve Uyguru ele Karahanlıyı öğret. Bugün çocuk 17.yy'dan sonra bir çoğu sarhoş olan padişahları öğreneceğine Kaşgarlı Mahmud'u, Ahmet Yeseviyi, Edip Ahmedi, Yusuf Has Hacib'i, Ali Şir Nevayiyi öğrensin. Bunları öğrensin ki saf Türk kültür ortamını görsün gayrısı ecdat üzerinden oy devşirme çabasından başka bir şey değil. Biri Tanrı dediğinde Tarının Hristiyan bir şey olmadığını, bunu diyenin dinden çıkmadığını bilsin, bu kelimenin Tengriden geldiğini, atalarının Kök Tengriye inandığını bilsin. Arap ve Fars ağırlıklı Osmanlıcadansa Eski Türkçe öğretmek çok daha evladır ama o dinsiz Tengriciler oy getirmiyor ne yazık ki^^

1
beston bunu beğendi
 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
İslami Sohbet sohbet bizimmekan reklamver