Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10 Şubat 2016, 02:46   #2
Çevrimdışı
Ecrin
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Okul Öncesinde Oyunun İşlevleri




Oyunun Tanımı ve Sınıflandırılması
Oyun, belli bir amaca yönelik olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek yaşamın bir parçası ve etkin bir öğrenme sürecidir. (Bilir ve Dönmez, 1995:65-67).

Oyunun çocuğun bedensel yeteneklerini geliştirmede, ruhsal durumunu anlamada, kişiliğinin olumlu yönde geliştirilmesinde etkin bir işlevi bulunmaktadır. Çocuk için oyun, eğlence, öğrenme ve gelişim kaynağıdır. Çünkü oyunun çocuğun üzerinde uyarıcı etkisi vardır ve bu uyarıcı gelişim alanlarını uyarır. Böylece çocuk farkında olmadan oynayarak tüm gelişimlerine katkı sağlamaktadır (Yavuzer, 2000).

Oyunun önemi
Oyun gerçek hayatın bir provasıdır. Çocuk işittiği, gördüğü ve duyduğunu değil yaşadığını ve denediğini öğrenir; içselleştirir. Oyun sırasında çocuk gerçek hayatta tanık olduğu şeyleri taklit eder. Ayrıca birebir yaşadığı bir durumu da tekrar canlandırır. Taklit ve tekrar canlandırma sayesinde edindiği bilgi ve tecrübeler pekişir; kalıcı olur(Azaklı, 2010).

Oyun;
*Oyun, yaşama sevincinin dışa vurulmasıdır.
Oyun, yaşamla birlikte var olan, gücünü, etkisini yaşamdan alan bir olgudur.
* Çocukların en ciddi uğraşıdır.
* En doğal öğrenme ortamıdır. Çünkü oyun, çocuğun duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney alanıdır.
* Çocuğun özgürlüğüdür. Oynayan çocuk kendi iç dünyasındadır, o dünyaya kendisi egemendir, kuralları kendisi koyar ve kendisi bozar.
* Çocuğun yaratma ortamıdır.

Kendi yaşantısını, dış çevrede algıladıklarını kendine özgü bir yorumda bütünleştirir. Anlaşılmaz ve karmaşık olayları oyun içinde elle tutulur bir duruma getirerek kendince anlamlı sonuçlar çıkarır.
* En doğal anlaşma ortamıdır.

Bir araya gelen iki küçük çocuk, daha birbirinin adını öğrenmeden oynamaya başlar. Çünkü oyun onların ortak dilidir. Birlikte oynayabilmek için oyuncakları paylaşmak gerekir. Oyunun çekiciliği üç yaşından başlayarak çocukları işbirliğine iter. Böylece oyun, çocuğun toplumsal bir varlık olarak gelişmesinde en doğal ortamı sağlamaktadır.
* Çocuk için eğitici işlevi vardır.

Evde kazanılan olumlu, olumsuz kişilik nitelikleri oyunda sınanmaktadır. Kendi hakkını korumak, başkalarının hakkını gözetmek, işbirliği ve paylaşma evde değil ancak oyun ilişkilerinde kazanılan toplumsal özelliklerdir.
* Çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanması açısından gerekli ruhsal besin niteliğindedir.
Okul Öncesi Çağı adı verilen dönem üç ile altı yaş arası, çocukluğun en önemli dönemlerinden biridir. Bu döneme oyun dönemi de denir. Çocuk bu dönemde konuşkan, cıvıl cıvıl, yaşam dolu bir varlıktır. Durmadan sorar: “Anne bu ne, baba bunun adı ne, neden, niçin?” sorularının sonu gelmemektedir. Söz dağarcığı büyümüş, anlatım gücü artmıştır. Durmadan konuşup sorduğu gibi, gün boyu yorulmadan, usanmadan oynamaktadır. Oyunlarında arkadaş arar, bu nedenle ikili, üçlü oyunlar başlar. Yaşıtlarıyla ilişki kurmaya, birlikte oynamaya ve paylaşmaya yatkındır. Toplumun küçük bir üyesi olma yolundadır.

 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları sohbet bizimmekan reklamver