Oyunun Psikomotor Gelişime Etkileri
Fiziksel büyüme ve gelişme ile birlikte beyin omurilik gelişim sonucu organizmanın isteme bağlı olarak hareketlilik kazanmasına psikomotor gelişim denir. Çocuk doğuştan itibaren tepkiye hazır olma, hız durgun hareket, eşgüdüm, dinamik dikkat, esneklik gibi psiko-motor yeteneklere sahiptir. Bu yetenekler oyun ortamında sağlıklı bir şekilde gelişir. Çocuğun büyük kaslarını kullanarak oynadığı oyunlar, çocuğun çevresini, yaşadığı dünyayı tanımasını ve keşfetmesini sağlar. Oyun yoluyla çocuk çevresindeki nesneleri tanımayı, cisimleri kullanmayı öğrenir(Yalçınkaya. 2002;16-17).
Muratlı (1997) motor gelişimi, organların işleyişini denetim altına almada gösterdiği becerikliliğin artması olarak tanımlamıştır. Motor gelişimde duyum, sinir kas sistemleri eşgüdüm içinde çalışırlar. Duyumların gelişimi, duyu organlarının yeterli düzeyde alabilme gücüne ulaşmasıdır. Motor hareketlerde bedenin birkaç kısmı birlikte eşgüdüm içinde çalışmak durumundadır. Bu eşgüdümün gelişimi bedenin olgunluğa ve oyunlara bağlıdır (Muratlı, 1997;43) .
Bebeklikten sonra, hızlı bir şekilde iyi hareketsek beceriler gelişir. Okul öncesi çocuklar kedi el ve parmakları ile nazik hareketler yapar ve çoğu kuralları uygun bir şekilde bunları gerçekleştirir, daha çok ustalıkla bunları yapmaktadır. Büyük derecede iyi hareketsel beceriler kendilerini korumaya başlayan okul öncesi çocuklarda ortalama bir özellik olarak kendini göstermektedir. 2 ya da 3 yaşlarında, örnek olarak bazı basit kıyafetleri giyerler ve fermuar kullanırlar, ancak düğmeleyemezler. 2 ya da 4 yaşlarında çocuklar banyo yapacakları zaman kıyafetlerini kendileri çıkarabilir ve düğmeleri ilikleyebilirler. 5 yaşındakilerin çoğu kendileri giyinir ve soyunurlar, çocuklar 6 yaşında oldukları zaman ayakkabılarını giymeleri beklenir. Buradaki hareketlerin her birinde, hareketi uygulamak için dinamik sistemler teorisinin aynı temelleri uygulanır. Karmaşık hareketler birçok hareket bileşenlerini içerir. Her biri birbirini takip eden uygun sıralar halinde ve hatasız olarak gerçekleştirilmektedir. Gelişim ilk olarak ayrı unsurlara hakim olmayı içerir ve daha sonra bütün fonksiyonları düzgün bir formu bir araya getirilir. Örnek olarak parmakları kullanarak yemek yemede, yemeklerin elle kavranması gerekir.(Kail,2006;164).
Oyun süresince çocuklar aşağıdaki oyunları oynarken, hareketleri gözlendiğinde onun psikomotor gelişimi ile ilgili sağlıklı bilgiye sahip olunacaktır.
1. Sabit oyun pozisyonunda oyuncaklar ile çocuklar oynadığı zaman (zemin üzerinde oturduğu ya da yatar durumda olduğu zaman gibi),
2. Çocuk bir yerden diğer bir yere hareket ettiği zaman
3. Çocuk kaba hareket ettirici ekipmanlar ile oynamayı seçtiği zaman. Oyun içindeki bu hareketler çocuğun psikomotor gelişimini takip etmemizi sağlayacaktır(Hall,1993:218).
Çocuk gelişimi süresince, duyumsal hareket gelişimi (Greenspan ve Greenspan, 1985), çevrenin keşfedilmesi (Connolly 1975, Piaget, 1954) ve erken vokalizasyon ile oyunun anlam kazanması meydana gelmektedir (Morris, 1987) .Fiziksel gelişim ile ilgilene araştırmacılar bundan dolayı bir çocuğun yaşamında oyunun önemli bir role sahip olduğunu tespit etmişlerdir (Hall,1993;217). Çocuklar çevrelerini keşfetme sürecinde sıkça hareket etmesi gerekir. Çocuklar çevreleriyle kurdukları sözel iletişim kadar hareketli iletişimde bulunurlar.
Çocuk yeni öğrendiği hareketleri oyunlarla pekiştirir. Oyunlar, hareketlerin “beceri”leştirildiği ve “hünerli” olanların kazandığı tek “eğlence” yaşantılarıdır (İnan, 2003:49-53) .
Oyun sürecinde çocuk farkında olmadan daha fazla oksijen alır. Bu durum onun dokularının beslenmesini sağlar. Oyun süresinde hareket halinde bulunan çocuk tekrarlarla hareket etme becerisini artıracaktır. Bu hareketli oyunlar çocuğun dış çevreye uyum süresini destekler. Oyun da çocuğun başarılı olması onun sadece kas gücü ile orantılı değildir. Bunun yanında irade, cesaret
vb. duygularına olması gerekir (Sel, 1987;27).
Moran ve Flincham da, oyun ve hareket etmenin verdiği heyecanın, sevincin, başarı ile bitirme gibi deneyimlerin çocuğun kendine güvenin gelişmesine yardım ettiğini ve ödül niteliği taşıdığını belirmişlerdir (Akt:Özer, Özer, 2004, 151).
Kandır (2003), ailelere ve öğretmenlere psikomotor alanda, çocuğu desteklemek için çocuğun çevresindeki nesneleri ve eşyaları kullanarak oyun oynamalarını tavsiye etmiştir (Kandır,2003;30).
Oyun aktivitelerinde motor tepkilerin denenmesi süratli, akıcı ve doğru motor becerilerin kazanılmasına yol açacaktır. Oyun süresince çocuk, kendi bedenin dünya üzerindeki etkisini ve kontrolünü öğrenecektir. İnce motor beceriler ve el-göz koordinasyonu küçük objelerle oynanması yoluyla gelişirken, kaba motor oyununda çocuk daha büyük hareketli objeler üzerinde beceri edinebilmektedir. Bu yolla, çocuğun kendi beden imajı ve yeteneklerine ilişkin olumlu özgüveni artırmaktadır. Ayrıca, oyun yoluyla çocuk organlar arasında eşgüdüm ve denge saylayarak, devinimlerinde esneklik ve çeviklik kazanabilir(Akt:Pehlivan,2005,19).
Sonuçta çocuk oyun içinde sürekli hareket etmesi gerekecektir. Bu hareketler onun haz almasını, eğlenmesini ve sinir-kas sistemlerinin eşgüdüm içinde çalışmasına fırsat tanıyacak ve becerilerinin pekişmesini sağlayacaktır. Oyunda anne rolünü üstlenen çocuğun dikiş dikmesi, yemek yapması, yap-boz ile oynaması vs. onun el-göz koordinasyonu geliştirecek ve okul çağında kalem tutabilmesi için ön becerileri gelişecektir.