Merhaba
Yazıya kendi objektifimden istanbul sahilinin harikulade resmini ekleyerek başlamak istedim umarım başarabilmişimdir.
Anneannem hep insanın neresi ağrırsa canı orada atar derdi. Tam da o durumu yaşadığım bir gündeyim yine. Kendi kendime mızıldanıyorum. Biri olsa da çay mı yapayım çorba mı diye düşünüp sırayla pişirip önüme getirse, nazlansam nazlansam benim nazımı ses etmeden çekse diye hayaller kurup sonra gözümü açıyorum ve yanlız olduğum gerçeğini nefes nefes içime çekiyorum. Vardır aranızda ille, benim gibi hastayken bile kendi kendine bakmak zorunda olanlar. Kendim kalkıp pişirmezsem o bi kase çorba ölsem önüme gelmez. Hoş oburluğumdan eser yok biraz kurabiye kemirip tarçınlı süt içtim ama bana mısın demedi damağım. Bu mecranın iltimasıyla size mızıldanmanın ufak tesellisini yaşamak istedim ama fazlası sanırım sizin de başınızı şişirmek olur. Gelelim bugünün süprizineee
Beni bu hasta halimde etkilemeyi başardı yazarımız. Tıpkı kitabın ismi gibi bir çok duygu ve psikoloji sarsıntısı geçirdim. Bu Kitabı çok önceden almış olmama rağmen bi türlü okuyamamıştım. İsabet olmuş çünkü okurken düşündüren bir kitap kendisi. Ana karakterin ismi yok her şeyi onun gözüyle okuyorsunuz. Bu durum beni rahatsız etmedi bence kitabı etkili kılan nedenlerden en büyüğü bu diye düşünüyorum. Onun dışında içeriğinde çok fazla argo kullanılmış bu sizi biraz rahatsız edebilir ama empati duygunuz gelişmişse çokta gözünüze batmayacaktır çünkü karakterin hikayesinin ağırlığı tüm argoları haklı kılabilir. Karşılıksız sevginin zorluğu ve babasızlığın ezikliği mükemmel biçimde işlenmiş. Özellikle kitabın sonu beni çok şaşırttı. Bu kitap benim tavsiye listemdedir. Alın alın okuyun sevgili dostlarım.
Not; Bana web üzerinden resim eklemeyi öğreten @
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Not2; Kitabı okuyup yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın lütfen. Şimdilik hoşçakalın.