Merhaba ❄️☃️
Bugün karla merhabalaştık biz Istanbul’da. Elini uzattı samimiyetle, ben dayanamayıp kucakladım. Ebeveyninden gizli gelen çocuklar gibi kısa bi süre kalıp sonra tekrar kayboldu ortadan. Ne hayal ettiğim gibi penceremin önü karla kaplandı ne çatıların üstü. Yine de kokladım boynundan içime çektim o keskin kar kokusunu. Kısacık bir an gözlerim kapandı ve hatırlama mucizesi tecelli etti aklımda. İlk aşk kıpırtılarımı hatırladım, çocukken çizgifilm için erken uyandığım cumartesi sabahlarını, kara kaplı veresiye defterimizi, ilk bisikletimi, ilk düşüşümü, ilk can kırıklarımı, beni ben yapan ne varsa her şeyi tek tek hatırladım kısaca. Bizi tüm kötü ve bencil düşüncelerden kurtarabilecek şey hatırlamak aslında. İnsan hatırladıkça hata yapmaktan vazgeçer..
Yaralandıkça yarasına tükürük basanlardan olmak gerek. Birinden bir tekme yiyince aydınlandığını keşfedebilmek marifet. Sahi ne ara geldi konu buraya hiç farketmedim.. Beni bana bıraksalar Sayfalarca sıkılmadan ufkumu açarım şuracığa.. Fakat ne beni bana bırakırlar ne de ben sizi bunaltmayı göze alırım. Hadi gelin birazda önereceğim kitaptan dem vuralım ne dersiniz?
Yaklaşık 6 günde parça parça okuduğum bir kitap oldu benim için. Güzel ve akıcıydı fakat hem iş hayatım hem de kuzenlerimin bana tatil yapmaya gelmiş olmaları bi hayli etkiledi diyebilirim. Kitabın konusu ve yazarın akıcı anlatımı en büyük avantajlarından biri olmuş. Bu kitabı okurken Labirent aklıma gelmedi desem yalan olur. Konusu gerçekten güzel ve okurken olayları kendiniz yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu kitap tavsiye listemdedir.
Not; yazar kitabın konusunu anlatmayın dediği için detayına girmiyorum.
Not2; hala tapatalkla giriş yapamamak çok can sıkıcı. iphone kullanmanın dezavantajını ilk defa yaşıyorum.