Tekil Mesaj gösterimi
Alt 26 Ocak 2018, 09:01   #23
Çevrimdışı
Kitapella
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Kitapella’nın Kaleminden






Merhaba����

Durun çekiyorum dedim, durdular. Güneş durdu, martılar durdu, deniz durdu, bulutlar durdu, anılar durdu ve gülümsedik. Hangi renkler geçti içimizden bir biz biliyoruz. Bu aralar resim çekmeye epeyce merak saldım. Yakında telefonumun yetmeyeceğini ve bir foroğraf makinası alma gereği duyacağımı şimdiden biliyorum. Fakat ben yine de yakındanın gelip çatmasını beklemek istiyorum. Çünkü her düşündüğümü hemen yapacak kadar şımarık olmayı sevmiyorum.

Birşeyi çok istemek,beklemek,sabretmek ne güzel bi üçlü. Çağın hastalığı; beklemeden elde etmenin sebep olduğu tüketim çılgınlığı değil mi? Hemen elde edip tüm zevkini hemen tüketiyoruz. Sonra hop sıkıldım bundan başkası gelsin diye çıldırıyoruz. O kadar sapıklaştık ki insanları bile tv kanalıymış gibi zaplamaya başladık. Aşklar zap, arkadaşlıklar zap, komşuluklar zap neredeyse ailelerimizi bile hızla zaplayacağız. Bu durum çok vahim bir hal alıyor dostlarım. Hayatın zevklerinden mahrum, hiç bir şeyin değerini ve kıymetini bilmeyerek beyhude geçen bir ömür. Sahi ne ara unuttuk kıymet bilmeyi çocuklarımıza öğretmeyi?
-emekleme öğretildi
-yürüme öğretildi
-konuşma öğretildi
-yeme,içme öğretildi
-piyano, bale, futboll (tüm sanatsal faaliyetler) öğretildi
-okuma, yazma öğretildi
-okulunu bitirmezsen adam olamazsın öğretildi
-mesleğini eline almazsan kız alamazsın/koca bulamazsın öğretildi
-evlenir evlenmez hamile kalmazsan kısır zannedilirsin öğretildi
-çocuğun yaramazsa sorun annededir öğretildi
-erkeğin elinin kiri öğretildi
-Değer ise şöyle öğretildi; kimse senden daha değerli değil.

Sonra dünya kapkaranlık bir yer olmaya başladı. Herkes herkesin ve herşeyin üzerinde bir hak iddaa etmeye başlayınca film koptu. Cinayetlerin bile temelinde bu egoistlik yok mu?

Neyse bu ağır ve derin konuyu başka bir zaman uzunca tartışırız şimdi size söylemek istediğim başka bir şey var.

Bir kaç gündür eskicilerde resimli çerçevelere denk geliyorum ve satın almaya çalışıyorum. İnsanlar bazı duygularını resmediyor cicili bicili görseller oluşturuyor fakat sonrasında nasıl bir duygu bunalımına giriyor ki eskiciye verme gereği duyuyor. Eh bu benim işime yaramadı diyemem sonucta evim şuan müthiş renklendi fakat yinede bu soruyu sormaktan kendimi alanıyorum. Bir şeylerin değerini bilmek mükemmel bir duygu ve laf aramızda ısırmıyor da yazmak istiyorum gökyüzüne. Sonra kendi kendime diyorum ki belki gökyüzüne yazamıyorum ama buraya yazabiliyorum işte.

Biriktirin dostlarım güzel olan herşeyi biriktirin. Bahçenizde beslenecek kedi biriktirin, odanızda anlamlar yükleyeceğiniz çerçeve biriktirin, göğsünüzde kocaman bir gökyüzü ve içinde uçuşan kuşlar biriktirin. Kuşların kanatlarını hissetmek için ille aşık olmayı beklemeyin.. ve durdurun bütün zamanları bir tebessüm edip resimleyin. Kısacası sevmeyi önce kendimizde keşfedin.



Not; İyi ki günlüğüm var


Konu Kitapella tarafından (26 Ocak 2018 Saat 09:03 ) değiştirilmiştir. Sebep: Duran güneşi de ekleyeyim dedim
 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları sohbet bizimmekan reklamver