Tekil Mesaj gösterimi
Alt 21 Eylül 2018, 00:31   #31
Çevrimiçi
Kalemzede
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: IF-Kral Çıplak 23. Hafta Konuğu * hahahah




hahahah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1-) Sigmund Freud'un Ego, Superego ve ID'i birbirinden ayrı şekilde düşünebilir miyiz?

Birbirinden tamamen ayrı şeyler olarak düşünemeyiz çünkü kişiliğimizi oluşturan önemli yapılardır. İd doğuştan var olan bir yapıdır,bilinç dışıdır. Sürekli doyum arar, bilinç dışı istek ve güdülerden oluşmuştur ve haz ilkesine göre çalışır. Ego, id'in gerçekle olan bağlantısını oluşturur; akıl yürütmenin ve bilinçli düşünmenin tümünü kontrol eder. Yani ego gerçeklik ilkesine göre çalışır. Gerçeklik ilkesi ile güdülerin doyumu için güvenli ve etkili bir yol bulana kadar id'in isteklerini erteler. Süperego ise, ego'nun bir parçasıdır. Zaman içerisinde ego'nun bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak olgunlaşır bu olgunlaşmanın sonunda gelişen parçaya süperego denir. -Bunu ancak kısa ve öz bir şekilde böyle anlatabilirdim.-

2-) Psikolog ile Psikiyatrist arasındaki farklar var mı farklar varsa eğer nelerdir?

Elbette farkları var ancak bunlar birbirinden çok bağımsız farklı disiplinler değil. Psikolog 4 yıllık lisans programını bitirip yüksek lisans ile uzmanlaşırken, Psikiyatrist 6 yıllık tıp eğitiminden sonra psikiyatri alanında uzmanlaşıyor yani tıp doktoru. Psikiyatrist ruh sağlığı ve sinir hastalıkları ile ilgili farmakoloji eğitimi aldığı için ilaç yazma yetkisi var. Ancak Psikolog bu eğitimi almadığı için ilaç yazma yetkisi yok. -İngiltere'de yüksek lisansını klinik üzerine yapmış psikologların ilaç yazma yetkileri var.- Psikolog da Psikiyatrist gibi hastane ve klinikler de çalışabiliyor. Genelde psikiyatrist ilaç ile tedavi yöntemini kullanırken psikolog psikoterapi yöntemlerini kullanır. Bu şu demek değil psikiyatrist sadece ilaç yazar aynı zaman da psikoterapi yöntemini kullanan psikiyatrist'te var. -Bu durum her ne kadar yok denecek kadar az olsada.- Çoğu zaman yardımlaşarak birlikte çalışırlar, birbirlerine de ihtiyaç duyarlar.

3-) Okulda Psikolojiye Giriş Dersi aldınız mı? Psikolojiye Giriş Dersi verseydiniz Konularınız vs. nasıl olurdu?

Tabii ki aldım,psikoloji okudum neticede. Tüm psikolojiye giriş kitapları aynı içeriğe sahip onlardan birini kullanırdım. Öğrencileri zorlardım ;d Temel ne kadar iyi olursa üzerine inşa edilen o denli sağlam bir zemine oturur.

4-) Peki, Tezli Yüksek Lisansın ardından Doktora yapmak gibi bir düşünceniz var mı?

Elbette var onu da Klinik Nöropsikoloji üzerine yapmak istiyorum. Aslında yüksek lisansımı da bunun üzerine yapmak istiyordum ancak Türkiye de bu alanın ne masterı nede phd si yok.

5-) Türkiye'nin 'En İyi Akademisyeni' diyebileceğiniz bir Profesör, Doçent Doktor, Dr. Öğretim Üyesi veyahutta Araştırma Görevlisi Hocanız var mıydı?

Her hoca kendi alanında ayrıca değerlidir neticede emek vererek geldikleri bir yer, buna benim cevap vermem doğru olmaz öyle bir yetkinlikte değilim. Ancak tabii ki hocalarım çok iyiydi, çok güzel çalışmaları vardı. Gönül rahatlığı ile kaliteli hocalardan kaliteli eğitim aldım diyebilirim. Ayrıca yurt dışında önemli üniversiteler de ders vermiş hocalarım vardı.

6-) Psikolojinin neden Alt Alanlarından olan Gelişim, Bilişsel, Sosyal, Eğitim vb. gibi Psikolojiler değil de Klinik Psikoloji Alanını tercih etmek istiyorsunuz?

İlgilendiğim konular daha çok bu alana girdiği için. Nöropsikiyatrik hastalıklarla ilgilenmek istiyorum bunun yolu da buradan geçiyor.

7-) Üniversitede neden Sosyoloji veyahut Felsefe Bölümleri değil de Psikoloji Bölümünü tercih ettiniz, Liseden itibaren Psikolojiye karşı ilginiz var mıydı?

Aslına bakarsan hiç ilgilendiğim bir alan değildi. Lise de seçmeli ders olarak bile almadım. Hukuk okumak istedim çalışmamı bu yönde yaptım kazandım da bu bölümü hatta ilk birkaç ay okula da gittim ama sonra bıraktım ve tekrar sınava hazırlandım. Güzel bir puan aldım ee dedim şimdi ne yapacağım? bıraktığım bölümü tekrar yazmak istemedim; puanım da sıralamam da çok iyiydi TM' de de gidebileceğim puanı yüksek bölümler sınırlıydı biri hukuk diğeri psikoloji idi bende psikoloji yazdım. Pişman mıyım ? hayır değilim. Yani hayalim değildi ama iyi de oldu diyelim. Şimdi ilerisi için hayaller kuruyorum. ;d Sosyoloji ve Felsefe çok değerli iki bölüm ancak Türkiye' de kıymeti yok, iş olanağı da çok az.

Benim, konuda mesajımla size en çok sormak istediğim sorulardan biri de şuydu... Bir Üniversitede Psikoloji Bölümü'nde Dersleriniz, Öğrencileriniz, Odanız, Bilgisayarınız, Kitaplarınız vs. birçok şey de dahil 6-7-8.000 TL ki Araştırma Görevlisi dahi 4700 TL Aylık alırken neden Akademisyen olmak istemiyorsunuz?

Alanın içerisinde çalışmak istiyorum. Şuan için akademisyen olma gibi bir hayalim yok ama ileride ne olur bilemem. Açıkçası sırf parası iyi diye de bir iş yapılmaz önce sevmek gerekiyor, mutlu olamayacağım bir iş yapmak istemiyorum.

Ben, sorulara vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ediyorum.

Rica ederim.

--IRCForumlari.NET ; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 23:03 -->-> Daha önceki mesaj 22:31 --



Bu kısmı atlamışım şimdi farkettim kusura bakmayın. İyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız ? Sosyal psikoloji için Çiğdem Kağıtçıbaşından da yararlanabilirsiniz. Sosyal Psikoloji de çok önemli ve değerli bir isim. Sanırım Başkent Üniversitesin de çalışıyorsunuz, orada da çok değerli hocalar var Doğan Kökdemir ve Zuhal Yeniçeri gibi..ikisinden de ders almadım ancak çeşitli konferanslar da onların bakış açısından da yararlandım.

Evet; İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ardından Başkent Üniversitesi'nde de Yabancı Diller Yüksekokulu'nda İngilizce Hazırlık Birimi'nde ve Akademik İngilizce Birimi'nde Akademik (Tam anlamı ile) olmasam da Yardımcı Asistan olarak vardım. Bir de Özel Ayşeabla Okulları'nda da İngilizce Öğretmenliği yapmıştım. Başkent'te 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında da Yardımcı Asistan olarak İngilizce Hazırlık Sınıflarına birçok Dersim de oldu. YÖK'ün 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı için YÖKSİS üzerinden Kontenjan açmasıyla da Araştırma Görevlisi olmak için Başvuru yapacağım. Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanıdır da Prof. Dr. Doğan Kökdemir, Eşi de Dr. Öğr. Üye. Zuhal Yeniçeri Kökdemir. Türkiye'nin 'En İyi Psikologları' diyebileceğim Akademisyenlerdir. Ağustosun İlk Haftası da Nil adında 'Dünyanın Sekizinci Harikası' diyebileceğim bir Kız Çocukları oldu. Ayrıca Prof. Dr. Doğan Kökdemir'in iyi de bir Sosyal Psikolog olduğunu açıkça ifade edebilirim. Ben, Psikoloji ile ilgili sorularıma vermiş olduğunuz cevaplardan dolayı teşekkür ederim, ben normalde konuda herhangi bir üyeye soru soran, üyeden cevap alan biri değildim, fakat benim de ilgili olduğum bir şeyle ilgili olan üyelerin olmasından dolayı da mutluyum, müteşekkirim.

__________________

English Preparatory Department
School of Foreign Languages
Assistant English Teacher
Ankara Baskent University
2017-18

“Benim, senden öncem ve senden sonram yok, yalnızca sen varsın...”
C.A - 31.12.2010 - ∞

English Language and Literature
Faculty of Humanities and Letters
Ankara Bilkent University
2010-15
 

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları tatlim sohbet Mobil Chat