Merhabalar dostlarım.
Gönlümüzün memleketlerimizden daha soğuk olduğu bu günlerde sıcak bir kaç cümlenin içimizi ısıtacağına inanıyorum. Tabiii üzerinde çizilmiş kestane pişen, ateşi tavana vuran bir soba gibi etki yaratmasını beklemeyin. Hadi kalkın kendinize bir bardak su alın da sohbetimize başlayalım.
Annemi kaybettiğimden beri anne gibi hissediyorum kendimi. Babamı ve abimi toparlamakta benim görevimmiş gibi hareket ediyorum. Babam; annemden sonra kendini eve kapatıp ne abimle ne de benle görüşmedi aylarca. Elli senelik eşini kaybetmiş olmanın verdiği acıyı kabullenmekti derdi belki. Ne abim ne ben ona ulaşamadık uzunca. E hal böyle olunca insan abisine hem annelik hem babalık yapmak zorunda hissediyor kendini. Hoş bu his neden abimde oluşmadı bilmem.. O oldu bitti vurdumduymaz, gamsız ve bencildi ben ise ailenin ineği. Şaka filan değil bi dönem her soru sorduğumda bana “möö” diye cevap vermişliği bile var. Eh böyle bir adamın anaç bi role bürünmesini beklemek tren istasyonunda uçak beklemek kadar saçma olurdu. Bana göre bir evde çorba kaynıyorsa o evde her şey yolundadır. En azından annemden sonra böyle düşünmeye başlamış olacağım ki kahvaltıda bile çorba pişirmeye başladım. Yenmese de kaynatılan çorbalar evin düzenini sağlayacak gibiydi. Hem kimseyle konuşmuyordum sanki annesizlik bir kusurmuş gibi hem de sürekli çorba yapıp yatıyordum. Anne ölünce insan rotasını kaybediyormuş. O rotayı çorbada aramasam iyidi de.. Tarhana çorbasını hiç sevmeyen ben tarhana tiryakisi oldum. Annelik zor gerçekten. Hele annelik duygularını içinde barındırmayan biri için çok daha zor.
Bırakın hayat sizi eğitsin. Acıta acıta eğitse de sonunda kazanclı olan hep siz olacaksınız. Yağmurlar, hayvanlar, çiçekler, ağaçlar hepsi boş bir yanımızı tamamlamak için var. Neyi sevmekten yoksun kaldıysak yerine bir başkasını koyabilmeliyiz. Ben çorbayı seçtim siz ister dünyayı, ister uzayı seçin. Yeter ki sevmekten vazgeçmeyin.
Resimde çorba olmamasının nedeni psikologum. Saplantı haline gelmemesi için çorba içmeyide resimlemeyi de bi süre yasakladı. Acılarımın ham halini yaşamalıymışım artık. Aramızda kalsın bende çorbanın yerini suya bıraktım.
Dipçe: aslında daha farklı bir şeyler yazmayı planlarken içimi dökmeye başlamışım. Yeni farkettim. Affınıza sığınarak.. hoşçakalın