| Kendimsiz
Kumdan kale umutlarımla var olmaya çalışırken, kanayan dizlerim kırılan tırnaklarımla mevsimsiz bir tepeye çıktım. Bir yanı okyanus, bir yanı çöl…
Sahicikli gibi gelen zamanlarda mağlubu oldum kavgalarımın. Dibini gördüğüm okyanusumdan ganimetsiz çöllere yuvarlandım. Düşlerimin ülkesi dünya, hayatımı çalarken elimden, girdaplarda kayboldu kelimelerim.
Hüznümü yağmura, düşlerimi güneşe vermişken ben, hangi yağmursuz günde kurudu kanadı umutlarım bilemedim.
Tek tek alıp tuğlalarımı ördüm hapishanemin duvarlarına. Kimse görmedi dört duvarımı.
Derken bir çığlık koptu içimde, yumrukladım hapishanemin duvarlarını. Nafile…
“Oysa bir tek el tutsaydı elimden “ dedi kendim
Seni kim takar, demek istedimse de beceremedim.”Yok senin kelimelerin” dedi. ”Sen hiç kendine bakmadın hep başkaları. Başaracağım, dedin. Sürükledin beni de oradan oraya. Al şu duvarları bile kıracak gücün kalmadı.”
Kalkıp bir daha yumrukladım duvarlarımı kan doldu ellerim…
Usulca yanaşıp yanıma,
Gel, dedi.
Gel önce barış kendinle… Anca öyle yıkarız bu duvarları. Aşarız dağlarI, tepeleri, nehirleri… İnan başarırız. Ama önce barış benimle…
__________________ Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. Ve görüyorsun ki .. Alnımıza yazılanla ..Gönlümüze kazınan bir olmuyor… |