| Cevap: Dipnot
Empati kuramayan insan, sınır da tanımaz. Kendi ihtiyacını, başkasının halinden önde tutar. “Ben istiyorum” cümlesi,“sen ne hissediyorsun” sorusunu bastırır.
Empati yoksa, insan yoktur; sadece istek vardır. Empati kuramayan biri için dünya tek merkezlidir: kendisi. O merkezde başkasının yorgunluğu ayrıntıdır, kırgınlığı abartıdır, sınırı ise engel.
“Ben istiyorum” dediği an,karşısındaki insan olmaktan çıkar;bir araç, bir imkân, bir sabır testi olur. Çünkü empati şunu sorar: “Bunu yaparken sana ne oluyor?” Empati yoksa bu soru hiç doğmaz. Ve işte tam burada sınırlar aşılır. Ses yükseltilir, talepler büyür, beklentiler hoyratlaşır. Karşı taraf susuyorsa, vicdan rahatlar. Çünkü sessizlik, onay sanılır.
Ama empatisizlik aslında güç değil, duygusal körlüktür. Başkalarının hislerini göremeyen insan, kendi yaptığının ağırlığını da ölçemez.
O yüzden empati kuramayan biriyle yaşanan en sağlıklı ilişki, mesafeli olandır. Çünkü empati öğretilemez, ama sınır gösterilebilir.
Ve bazen insanlara verilebilecek en net cevap şudur: “Sen istiyorsun ama ben artık bunu istemiyorum.”
__________________ | Umrumdışı... |