[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kendini bulma ümidiyle yola çıkıp...
Kendinden daha da uzaklaşan insanlar var.
Bir öğretinin, bir sözün, bir rehberin arkasına saklanıp, “Ben artık kendim olacağım” derken
kendi olmayan her şeye dönüşen insanlar.
Eskiden sıkıştıkları pencereden kaçmak isterken,
şimdi kendilerini başka pencerelere hapsedenler.
Çerçeveleri değiştirdikçe özgürleştiğini sanan, ama aslında sadece hücre değiştirenler.
Bir umutla başladılar.
“Kendimi bulacağım.”
Ama buldukları şey.
Daha dar bir hayat, daha kırılgan bir ruh, daha kapalı bir kalp oldu.
Ve zamanla...
Kendini bulma ümidiyle öyle bencilleşti ki, tanınmaz hale geldi.
Kendini bulma ümidiyle öyle kırıcı oldu ki, kendisine dokunmayan herkesi düşman sandı.
Kendini bulma ümidiyle öyle alınganlaştı ki, en küçük sözleri bile savaş sebebi yaptı.
Öyle koptu ki, bağ kurmayı özgürlüğüne tehdit saydı.
Öyle daraldı ki, hayatı tek bir görüşün içine sıkıştırdı.
Öyle küçüldü ki, artık sadece kendisine zarar veren bir gölgeye dönüştü.
Öyle kapandı ki, herkesi dışarıda bırakmayı olgunluk sandı.
Öyle kasıldı ki, en ufak eleştiriyi ihanet kabul etti.
Öyle yabancılaştı ki, ‘kendin olmak’ adı altında herkese karşı bir canavara dönüştü.
Öyle koptu ki, bağlanmamayı bilgelik sanmaya başladı.
Bunların hepsini “kendim olacağım” diyerek yaptılar.
Ama insanın aklına şu geliyor.
“Sen buysan. Keşke hiç kendin olmasaydın.”
Çünkü bazıları kendini bulma yolunda genişlemesi gerekirken daralıyor.
Büyümesi gerekirken küçülüyor.
Derinleşmesi gerekirken yüzeyselleşiyor.
Hayatın tüm cephelerinden beslenmek yerine
tek bir pencereye sığınıyorlar.
Ve o pencere, zamanla bir duvara dönüşüyor.
O duvar da, bir hücreye.
Ve tüm bunların sonunda.
Çok mutlu olmak isterken herkesi tüketen,
çok huzur istemişken herkesi yoran,
çok “kendim olacağım” demişken kendine bile yabancılaşan doymak bilmeyen bir canavar oluyorlar.
Kendini bulmak kolay değil.
Ama kendini kaybetmenin en hızlı yolu,
aydınlanma sandığın karanlık bir çukura inmek.
Gerçek dönüşüm, kendini büyütürken kimseyi küçültmemektir.
Bağlarını koparmadan özgür olabilmektir.
Kendin olurken kendine zarar vermemektir.
Ve en önemlisi.
Bir pencereye değil, hayata açılmaktır.