[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bazen bir an gelir.
Karşındaki kişi öyle bir bakış atar ki, öyle bir söz söyler ki, öyle bir sohbet başlar ki...
İçinde fırtınalar kopar.
Kalbin, ilk önce hafif bir çarpıntıyla uyanır, sonra hızlanır, sanki bağımsız bir varlık gibi kontrolü ele alır.
Aklın birden donar, düşünceler birbirine karışır, mantığın sana "dur" der ama bedenin, ruhun, duyguların, her hücrenle karşı koyamaz.
O an, etkilendiğini fark ettiğin an, gözlerinde bir kıvılcım yanar, ellerin istemsiz titrer, nefesin hafifçe hızlanır, sanki tüm vücudun tek bir enerjiyle dolmuştur.
Konuşurken kelimeler dudaklarında kaybolur, doğru cümleyi kuramamanın heyecanı içini kaplar.
Gülümsemesi seni hem büyüler hem korkutur, o kadar yakın ama bir o kadar da ulaşılmaz gelir.
Kalbin aynı anda hem hızla atarken hem de geriye çekilmek ister.
Ve o anda iki şey olur.
Ya kontrolü kaybetmemek için kendini donuk, soğuk bir kabuğa hapsedersin, ya da o kişiden uzaklaşmayı tercih eder, sessizce, görünmez bir köşeye çekilirsin.
Ama kaçışın, o hislerin gerçekliğini silmez.
Her bakışta, her sözde, o hislerin dalgalar halinde geri gelir.
Gülüşü seni şaşkına çevirir, varlığı bir anda tüm dikkatin olur.
Sohbet sıradan başlasa da, sen onunla geçirdiğin her saniyeyi ezberlersin, sesi kulaklarında çınlar, dokunuşu hayalinle birleşir.
Çekim böyle bir şeydir, hem korkutucu, hem büyüleyici.
İçindeki heyecanı bastırmaya çalışırsın ama ellerin, gözlerin, nefesin seni ele verir.
Kalbin, aklın ve bedenin arasında bir savaş başlar, etkilenmiş olmanın verdiği bu savunmasız güç, hem korkutucu hem de bağımlılık yapıcıdır.
O bakış, o söz, o dokunuş, yıllar içinde birikmiş hislerin bütünlüğüyle birleşir.
O anda kendini kontrol etmeye çalışırken, bir yandan da tüm sınırların yıkılır.
Kendi kendine "dur" dersin ama tüm varlığın onun yanında var olmak ister.
Ve sen bilirsin ki, etkilendiğin an, kontrolü kaybettiğin an, insan olmanın en güçlü, en çarpıcı hâlidir.
Çok şükür.