[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seksi bırakın, yapamıyorsunuz.
Çünkü bu yaptığınız seks değil.
Bu, güç gösterisi, pazarlık, tehdit, vitrin ve fırsat kollama.
Son dönemde ayyuka çıkan seks partileri,
“özgürlük” diye pazarlanan ama herkesin birbirini tarttığı, kim kiminle ne kazanır hesabının yapıldığı karanlık panayırlar...
Kimsenin kimseye dokunmadığı, herkesin kendini sattığı yerler.
Kadınlar seksi olmak zorunda hissediliyor.
Ama bu “seksi” olmak değil, daha fazla görünmek, daha fazla talep edilmek, daha fazla tüketilmek.
Seksi olmakla dikkat çekmek arasındaki fark
bilinçli olarak silindi.
Kadınlar artık arzulanmak için değil, oyunda kalmak için soyunuyor.
Çünkü bu düzende görünmez olmak, yok olmak demek.
Erkeklerse seks yapabilmek için kılıktan kılığa giriyor.
Olmadığı biri gibi davranıyor, inanmadığı şeyleri savunuyor, taşımadığı değerleri vitrine koyuyor.
Karakter değil, strateji sergileniyor.
Dürüstlük değil, taktik çalışılıyor.
Ve herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı bir gerçek var.
Ortada dolaşan şey seks değil, karaktersizlik.
Mal mülk düşkünlüğü, para düşkünlüğü,
gösteriş, şaşa, etiket...
Bunların hepsi arzunun yerine geçti.
İnsanlar artık birbirini istemiyor, birbirinin imkânlarını istiyor.
Seks bir yakınlık değil artık, bir pazarlık aracı.
Bir “karşılık” meselesi.
Bir “ben bunu verdim, sen ne vereceksin?” hesabı.
Yükselmek için kullanılıyor.
Tutunmak için kullanılıyor.
Susturmak için kullanılıyor.
Tehdit etmek için kullanılıyor.
“Bunu söylerim.”
“Bunu gösteririm.”
“Bunu ima ederim.”
Seks, duygunun değil, iktidarın dili hâline geldi.
Bu yüzden ilişkiler çürüyor.
Bu yüzden insanlar birbirine yaklaşamıyor.
Bu yüzden yakınlaşma daha başlamadan
hesap kitap devreye giriyor.
Kim kiminle görünürse ne kazanır?
Kim kiminle yatarsa ne yükselir?
Kim kiminle fotoğraf verirse ne olur?
Aşk değil bu.
Arzu hiç değil.
Bu, piyasa.
Ve bu piyasada herkes kaybediyor.
Çünkü bedenler çoğaldıkça anlam azalıyor.
Seçenekler arttıkça değer düşüyor.
Herkes her şeye ulaşabiliyor ama kimse kimseye dokunamıyor.
Çünkü seks bu kadar kirliyken kimse kendini güvende hissetmiyor.
Kadınlar kullanıldığını hissediyor, erkekler değersizleştiğini.
Kimse seçilmediğini, sadece işe yaradığını biliyor.
Ve kimse bunu itiraf etmiyor.
O yüzden tekrar söylüyorum.
Seksi bırakın, yapamıyorsunuz.
Çünkü seks, pazarlık değildir.
Tehdit değildir.
Basamak değildir.
Kariyer planı değildir.
Seks, iki insanın kendini saklamadan yaklaşabilmesidir.
Ama siz saklamıyorsunuz, satıyorsunuz.
Siz yakınlaşmıyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz.
Bu yüzden tatmin yok.
Bu yüzden huzur yok.
Bu yüzden herkes bu kadar çok seks konuşup
bu kadar az şey hissediyor.
Ben bu oyuna girmiyorum.
Ucuzlamış bir arzunun, kirlenmiş bir yakınlığın
parçası olmuyorum.
Seksi olmaya çalışmayı bırakıyorum.
Çünkü seksilik, çekicilik teşhirde değil, bütünlükte yaşar.
İsteyen bedenini pazara çıkarsın.
İsteyen ruhunu teminat göstersin.
Ben kendim olarak kalmayı seçiyorum.
Ve evet, çok net söylüyorum.
Seksi olmak isteyen çok.
Ama seks yapabilen çok az.
Alıntıdır.