Tekil Mesaj gösterimi
Alt 23 Aralık 2025, 11:28   #1
Çevrimdışı
Tanem Doğrulanmış Üye
~ TeFeCi’nin KıZı ~
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
DİNGİNLİK RUHSUZLUK DEĞİLDİR




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Bir yanlış anlama var.

Ve bu yanlış anlama, en çok derin insanları incitiyor.

Dinginlik, ruhsuzluk değildir.

Dinginlik, duygusuzluk hiç değildir.

Tam da burada duralım ve şunu netleştirelim.

Dinginlik nedir?

Duygularını bastırmak değil, onları yönetebilmektir.

Öfkeyi yok etmek değil, yıkıcı olmadan yaşayabilmektir.

Bağırmaktan korkmak değil, ne zaman susacağını bilmektir.

Tepki vermemek değil, tepkini bilinçle seçebilmektir.

Hep sakin görünmek değil, iç karmaşayı dengeye getirebilmektir.

Hissizleşmek değil, derin hissederken dağılmamaktır.

Uyumak değil, uyanık kalabilmektir.

Kaçmak değil, kalabilmektir.

Ve şimdi de karıştırılan yere bakalım.

Dinginlik ne değildir?

Duygusuzluk değildir.

Tepkisizlik değildir.

Umursamazlık değildir.

Her şeye aynı yüzle bakmak değildir.

Her şeye “tamam” demek değildir.

Sürekli yumuşak sesli olmak değildir.

Hiç öfkelenmemek değildir.

Hiç yükselmemek değildir.

Hayatı düz bir çizgiye sıkıştırmak değildir.

Bastırmayı “olgunluk” sanmak hiç değildir.

Şimdi devam edelim.

Dingin olmak demek, sesimizin hep yumuşak olması mı demek?

Hiç mi bağırmayacağız?

Hiç mi öfkelenmeyeceğiz?

Hiç mi heyecanlanmayacağız?

Hiç mi coşmayacağız?

Eğer dinginlik buysa, bu dinginlik değil, bastırmadır.

Dinginlik, duygularını iptal etmek değil,
duygularının direksiyonuna geçebilmektir.

Öfkelenebilirsin.

Hem de çok öfkelenebilirsin.

Ama öfken seni değil, sen öfkeni sürersin.

Bağırabilirsin.

Sesin yükselebilir.

Kalbin çarpabilir.

Adrenalin damarına dolabilir.

Bunlar dinginliğin zıttı değildir.

Bunlar hayatın ta kendisidir.

Dinginlik, duygusuzluk değildir, duyguların içinde kaybolmama becerisidir.

Hislerini yaşamamak değil, hislerine teslim olmamayı öğrenmektir.

Dinginlik, “her şeye susmak” değildir.

“Hiçbir şeye karışmamak” değildir.

“Umursamıyormuş gibi yapmak” hiç değildir.

Bu, çoğu zaman korkunun, yorgunluğun ve kaçışın üstüne giydirilmiş sahte bir bilgeliktir.

Bugün şöyle bir yanlış da var.

Kendini “ermiş”, “dingin”, “zen” etiketiyle pazarlayan bazı insanlar, dinginliği neredeyse tepkisizlik, donukluk ve umursamazlık sanıyor.

Her şeye aynı yüzle bakmak, her acıya aynı mimikle yaklaşmak, sevinci de felaketi de aynı tonda karşılamak...

Bu derinlik değil, duygusal felçtir.

Gerçek dingin insan taş gibidir sanılıyor.

Oysa gerçek dingin insan taş değil, denizdir.

Bazen durgundur, bazen kabarır, bazen dalga olur, bazen kıyıya vurur.

Ama kendi yatağından çıkmaz.

Dinginlik, patlamamak değildir.

Patladığında bile kendini yakmamaktır.

Öfkelenmemek değildir.

Öfkenin enkaz bırakmasına izin vermemektir.

Heyecanlanmamak değildir.

Heyecanla kendini dağıtmamaktır.

Dinginlik, duygularını reddetmek değil, duygularını tanıyıp yönetmeyi öğrenmektir.

Ölçüyü kestirebilmektir.

Ne zaman yükseleceğini, ne zaman duracağını bilmektir.

Ve şunu net söyleyeyim.

Hiç bağırmayan insan dingin değildir.

Hiç öfkelenmeyen insan olgun değildir.

Hiç coşmayan insan derin değildir.

Bunlar çoğu zaman sadece kendini kapatmış insanlardır.

Dinginlik, hayatı kısmak değil, hayatı taşırmadan yaşamaktır.

Ve tekrar söyleyeyim.

Dinginlik ruhsuzluk değildir.

Dinginlik, ruhun en bilinçli halidir.

Ruhun kendini yönetebildiği yerdir.

__________________
''Zamanın Eli Değdi Bize
Artık Aynı Değiliz
İkimiz de''


Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları sohbet bizimmekan reklamver