[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Yüzyıllardır kedilerin ölüme yaklaşan insanların yanında huzursuzlaştığı veya tam tersine onlara olağanüstü bir sadakatle bağlandığı hikayeleri anlatılır. Birçok kişi bunu doğaüstü bir yetenek olarak görse de, modern bilim bu durumun arkasında yatan büyüleyici bir biyolojik gerçekliğe işaret ediyor: Kedilerin gelişmiş koku alma duyusu.
Kedilerin koku alma sistemi, insanlara kıyasla kat kat daha hassastır. Kedilerde yaklaşık 200 milyon koku reseptörü bulunurken (insanlarda bu sayı sadece 5 milyon civarındadır), bu sayede vücudun bilinçsizce verdiği kimyasal sinyalleri "okuyabilirler". Organlar zayıflarken yayılan koku değişimlerini tespit eden kediler, alışılmadık bir duruma tepki verirler.
Kedilerin "ölümü tahmin etme" yeteneği, aslında doğanın onlara sunduğu muazzam bir koku alma kapasitesinin sonucudur. Vücudun son anlarında verdiği biyokimyasal ipuçları, bu hassas canlılar için net birer mesaj niteliğindedir. Bu durum, insan ve hayvan arasındaki bağın sadece duygusal değil, aynı zamanda derin biyolojik temellere dayandığını bir kez daha kanıtlamaktadır.
Kaynak: Dosa, D. M. (2007). A day in the life of Oscar the cat. New England Journal of Medicine, 357(4), 328–329.