| Cevap: İçinden Geçeni Söyle!
Elimdeki kelimelerle aram son zamanlarda biraz soğuk. Aynı evde yaşayıp da birbirine çarpıp geçmeyen iki insan gibiyiz. Konuşsak iyi olacak, biliyorum; konuşmazsak içimizde birikenin pas yapacağını da. Ama günler öyle tekdüze, öyle “idare eder” tonunda akıyor ki, insanın cümle kurası gelmiyor. Büyük sevinçlere ayıracak bir ferahlık yok, büyük acılara yakışacak bir yalnızlık da. Arada bir, başkalarının hayatlarına bakıp “benimki de fena sayılmaz” diyerek avutuyorum kendimi; fena sayılmamak da çağımızın gizli mutluluğu zaten. Yazmak istiyorum, çünkü yazmayınca daha çok susuyorum; susunca da her şey daha ağır geliyor. Belki yazdıklarım iyi olmayacak, belki kimseye değmeyecek. Olsun. Bazı cümleler okunmak için değil, insanın kendi içinde biraz nefes alabilmesi için yazılıyor. Bana şimdilik bu yetiyor. Bir de Beşiktaş kazanırsa, fena toparlarım.
__________________ Sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye, bıktım ardımda yarım kalmış hikayeler taşımaktan. Yazmanın eziyeti öğretecek bana; Hayat sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer. |