Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07 Şubat 2026, 22:36   #1
Çevrimiçi
Dem
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Hayatının Kaptanı mısın, Yoksa Dalgaların Misafiri mi?




Hepimiz o meşhur hayalin peşindeyiz: Hayatımızın kaptan köşküne oturmak, dümene sıkıca sarılmak ve o sonsuz ufka doğru, sadece kendi istediğimiz rotada ilerlemek. "Hayatımın efendisi benim" demek, sabah aynaya baktığımızda kendimize verdiğimiz en güçlü sözdür. Ama dürüst olalım; bazen o dümen elimizdeyken bile geminin başka yöne süzüldüğünü hissetmiyor muyuz?

Aslında çoğu zaman yaptığımız şey, azgın bir denizde rüzgârın savurduğu yöne giderken, sırf kendimizi güvende hissetmek için dümene hayali bir güçle asılmaktan ibaret.

Doğduğumuz ev, kulağımıza fısıldanan "yapamazsın"lar, toplumun üzerimize diktiği o dar elbiseler... Biz daha dümene uzanmadan, rotamız çoktan çizilmiş oluyor bazen. Bir bakıyoruz ki, aslında hiç sevmediğimiz bir limana doğru tam yol ileri gidiyoruz. "Bu benim kararım" dediğimiz pek çok şeyin altında, aslında başkalarını hayal kırıklığına uğratma korkusu veya onaylanma arzusu yatıyor.

Dümen elimizde gibi görünüyor ama ellerimizin üzerinde başkalarının gölgeleri var.

Gerçek şu ki; deniz her zaman süt liman değil. Hayat bazen öyle bir dalga vuruyor ki, dümene ne kadar sıkı sarılırsan sarıl, seni kıyıya çarpmaktan koruyamıyor. Bir hastalık, bir ayrılık, ansızın gelen bir kayıp... O anlarda anlıyoruz ki, her şeyi kontrol edebileceğimiz düşüncesi sadece ruhumuzu teskin eden bir illüzyon.

Peki, dümen bizde değilse biz kimiz? Sadece birer seyirci mi?

Hayır. İşte dürüstlüğün ve cesaretin başladığı yer tam burası: Denizi kontrol edemezsin ama yelkenleri ayarlayabilirsin. Dümenin her zaman bizde olması demek, her istediğimizin olması demek değildir. Dümenin bizde olması, başımıza gelen o dev dalgalara karşı hangi yöne bakacağımızı seçmektir.

Çoğu günümüz "otomatik pilot"ta geçiyor. Alışkanlıklarımızın, korkularımızın ve "el âlem ne der"lerin bizi götürdüğü yere, hiç sorgulamadan gidiyoruz. Dümen başında uyuyakalıyoruz.

Hayatının dümenini gerçekten eline almak, bazen o konforlu uykudan acıyla uyanmayı gerektirir. "Ben buraya gitmek istemiyorum" diyebilmek, gerekirse akıntıya karşı kürek çekmekten yorulmayı göze almaktır. Bu bir güç gösterisi değil, bir özgürlük çığlığıdır.

Belki dümen her zaman %100 senin elinde olmayacak. Belki rüzgâr bazen seni istemediğin kıyılara sürükleyecek. Ama önemli olan, o fırtına dindiğinde ellerinin hâlâ o dümenin üzerinde olup olmadığıdır.

Şimdi bir an dur ve avuçlarının içine bak. Hissettiğin o soğuk metal mi, yoksa sadece boşluk mu? Bugün hayatında hangi kararı sadece "sen" olduğun için aldın?

Unutma; rotan ne kadar saparsa sapsın, gözlerini ufuktan ayırmadığın sürece, sen hâlâ o geminin kaptanısın.

__________________
|
Umrumdışı...
 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
İslami Sohbet sohbet bizimmekan reklamver