| Kaostan Gelen Zihin, Yavaşlığa Neden Tahammül Edemez?
Kaostan Gelen Zihin, Yavaşlığa Neden Tahammül Edemez?
Açıklama (açık sözlü ve derin):
Çocukluğu kaos içinde geçen bir çocuk için hız, hayatta kalma stratejisidir.
O çocuk erken uyanık olmayı öğrenir. Tehlikeyi sezmek, ortamı taramak, hızlı karar vermek zorundadır. Beyin sürekli “bir şey olacak mı?” modundadır.
Bu yüzden yetişkinlikte:
• Yavaş konuşan biri tehdit gibi algılanır
• Yavaş hareket kontrol kaybı hissi yaratır
• Beklemek gerilim doğurur
Bu bir kibir değil, bir sinir sistemi ayarıdır.
Kaos ortamında büyüyen zihin, yavaşlığı “güvensizlik” olarak kodlar.
Çünkü çocukken yavaş olmak, çoğu zaman bedel ödetmiştir.
Bugün bu tahammülsüzlük;
sabırsızlık, çabuk sinirlenme, “hadi ama” iç sesi olarak görünür.
Ama kökeninde hâlâ aynı cümle vardır:
“Hazır ol. Her an bir şey olabilir.”
İleri görüşlü gerçek şu:
Bu insanlar sorunlu değil, aşırı adapte olmuşlardır.
Şimdi yapılması gereken hızlanmak değil;
sinir sistemine artık güvende olduğunu öğretmektir. Kaynak:goktigin
__________________ Umudun bir rengi olsaydı MAVİ olurdu.
Deniz gibi gökyüzü gibi sonsuz.. |