IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Haziran 2013, 13:40   #1
Zen
Guest
Zen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erkekler Odun Değildir


sohbet


Erkekler Odun Değildir


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bir evlilik iki kişilik olmalı.
Araya insanlar sokulmamalı. Yada eş es geçilmemeli.
Üç dört kişilik, yada tek kişilik evlilik nasıl olur?
Zor olur, çok zor olur, benim evliliğim gibi...

Bir yuvada iki tarafta mutlu olmalı. Bizde öyle değil ben mutlu değilim.

Neden mi? Karım mutlu olsun diye böyle değilim, bağırıp çağırmasın huzur kaçmasın diye her dediğini yapar oldum.
Maazallah, bir istediği olmasın yuvamızın kıyametini koparırır oldu.


Ben istemez miyim karımın makul isteklerini o mutlu olsun diye yapmayı.
O güldü mü dünyalar benim olmuyor mu? Yada eskiden benim olmuyor muydu?

Şimdi sadece bağırmasın, çocuklar kavgalı bir ortamda büyümesin diye uğraşıyorum.
O kadar gayret ediyorum ki takatim kalmıyor bazen, ruh gibi gezer oldum.
Huzur başka, olmayınca olmuyor.

Mesela can arkadaşımı evime kabul edemiyorum. Çünkü eşim karısını sevmiyormuş.
Gelmek istediklerini haber verseler, karım burnumdan getiriyor hayatı. Yok şöyle yaptı, yok böyle yaptı.
Diyecek bir şey bulamadı mı sevmiyorum onları deyip işin içinden çıkıyor.
Benim için sevmeyi denese, yok yok onuda istemiyorum, geldiklerinde makul davransa güler yüz gösterse olmaz mı?
İnsan sevdiği için kocası için bu kadarını yapamaz mı?
Artık onlarda gelmek istemiyorlar, istenilmediklerinin farkındalar.
Zaten bende istemiyorum. Kavgamız onlar gelmeden başlıyor ve bir hafta devam ediyor.
Bekarlar gibi arkadaşımı cafelerde, parklarda, çay bahçelerinde görüyorum, hasretimi gideriyorum.

Bir eve alınacak her şey mi sorun olur?
Olur, olur merak etmeyin.
Ama bir çözümü var. Sorun çıkmasın diye bir tarafın pasif, ruhsuz, istediğini belirtmeyen biri olması lazım.
Benim gibi.

Evimize koltuk alıyoruz. Evimize! ne onun evine, ne benim evime.
Ortak beğenmemiz, bütçemize uygun olanı seçmemiz gerekmez mi?
Öyle mi olurmuş? Onun istediği olacakmış. Ne biçim adammışım, hiç bir istediğini yapmazmışım.
Ah be kadın, hangi dediğini yapmadım? Hem bu günü konuş.
Bütün yaptığımı ettiğimi neden yok sayıyorsun? Neden konuyu adamlığıma getiriyorsun?

Eskiden karıma süpriz elbise, takı, ayakkabı alırdım.
Çünkü aldıklarımı beğenir karıma yakıştırırdım, üzerinde görmek isterdim.
Akılsız adam, sen misin karına onları alan zevksiz, karın hiç giyer mi onları?
Ne zevksiz, ucuzcu şeysin sen? Nerde çer çöp, karına yakışmayacak şey var alır gelirsin evine. Karın beğenir mi onları?
Senin ona yakıştırman önemli değil ki. Sana giymeyecek ya onları!
Sen zevksizsin ne demeye alırsın karına senin beğendiğin hediyeleri?
Halada akıllanamadım, arada karıma yakıştırıp aldığım şeyler oluyor. Ama karım her defasında onları değiştiriyor, üzerine
duyduğum lafkarda cabası..

Deterjanda sorun olabilir mi bir evde?
Karının istediği detarjanı alma bakayım, oluyor mu olmuyor mu?
Gittiğin markette kalmamış olsun, yada iki marka arasında fiyat farkı olsun.
O aldığın detarjan bitene kadar karının ağzından kurtulabiliyormusun?
Tabi sen beceriksiz adamsın, bir detarjanı bile almayı beceremiyorsun.

Bende artık çözüm buldum, ne kadar çözüm denilirse.
Artık karımın istediği her şeyi alıyorum.
Deterjan, sebze, çikolata yada herhangi bir ev eşyası.
3-5 markette dolaşsam istediğini alıyorum.
Çünkü dediği lafları kaldıramıyorum.
Ben yaptığım her şeyi o mutlu olsun diye yapmak isterdim, şimdi sadece bağırmasın huzur kaçmasın diye yapıyorum.
Kılıbık oldum çıktım. Kılıbık değil kalbi ılık olmak isterdim.
Karıma olan sevgimle Ferhat olup dağları delebilecek kuvvette olabilirdim. Her erkekte o potansiyel var.
Ama doğru yönlendirilirse.

Erkekleri doğa üstü bir varlık olarak görüyorlar bu kibar mı oldu? Odun olarak desem daha doğru olurdu sanırım.
Erkekler üzülmez, kırılmaz, ağlamaz, yıpranmaz. Karımda bu görüşte.

Bir kavga sonrası hemen yatıp uyursam, ben gamsız mı oluyorum?
Sabahtan akşama kadar hem beynimi hem bedenimi kullandığım için yoruluyorum. Akşama pilim bitmiş oluyor.
Evime dinlenmeye huzur bulmaya geliyorum. Ama huzuru, sakinliği, sevgiyi bulamayınca birde üstüne üstlük kavga
ortamı olunca yatar yatmaz hemen uyuyorum. Kafam karışık, gönlüm kırık olsada elimden gelmesede uyuyorum.
Uyuyup bedenimin dinlenmesi lazım ben istemesemde uyuyorum, gözlerim kapanıveriyor. Vücut dinlenmek istiyor.
Her ne kadar ruhum yorgun olsada vücudum uykuyla kendini şarj etmeyi başarıyor.
Keşke ruhumun yorgunluğunuda uykuyla giderebilsem, sanırım bu o kadar kolay değil!

HAKAİK
Erkekler Odun Değildir


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bir evlilik iki kişilik olmalı.
Araya insanlar sokulmamalı. Yada eş es geçilmemeli.
Üç dört kişilik, yada tek kişilik evlilik nasıl olur?
Zor olur, çok zor olur, benim evliliğim gibi...

Bir yuvada iki tarafta mutlu olmalı. Bizde öyle değil ben mutlu değilim.

Neden mi? Karım mutlu olsun diye böyle değilim, bağırıp çağırmasın huzur kaçmasın diye her dediğini yapar oldum.
Maazallah, bir istediği olmasın yuvamızın kıyametini koparırır oldu.


Ben istemez miyim karımın makul isteklerini o mutlu olsun diye yapmayı.
O güldü mü dünyalar benim olmuyor mu? Yada eskiden benim olmuyor muydu?

Şimdi sadece bağırmasın, çocuklar kavgalı bir ortamda büyümesin diye uğraşıyorum.
O kadar gayret ediyorum ki takatim kalmıyor bazen, ruh gibi gezer oldum.
Huzur başka, olmayınca olmuyor.

Mesela can arkadaşımı evime kabul edemiyorum. Çünkü eşim karısını sevmiyormuş.
Gelmek istediklerini haber verseler, karım burnumdan getiriyor hayatı. Yok şöyle yaptı, yok böyle yaptı.
Diyecek bir şey bulamadı mı sevmiyorum onları deyip işin içinden çıkıyor.
Benim için sevmeyi denese, yok yok onuda istemiyorum, geldiklerinde makul davransa güler yüz gösterse olmaz mı?
İnsan sevdiği için kocası için bu kadarını yapamaz mı?
Artık onlarda gelmek istemiyorlar, istenilmediklerinin farkındalar.
Zaten bende istemiyorum. Kavgamız onlar gelmeden başlıyor ve bir hafta devam ediyor.
Bekarlar gibi arkadaşımı cafelerde, parklarda, çay bahçelerinde görüyorum, hasretimi gideriyorum.

Bir eve alınacak her şey mi sorun olur?
Olur, olur merak etmeyin.
Ama bir çözümü var. Sorun çıkmasın diye bir tarafın pasif, ruhsuz, istediğini belirtmeyen biri olması lazım.
Benim gibi.

Evimize koltuk alıyoruz. Evimize! ne onun evine, ne benim evime.
Ortak beğenmemiz, bütçemize uygun olanı seçmemiz gerekmez mi?
Öyle mi olurmuş? Onun istediği olacakmış. Ne biçim adammışım, hiç bir istediğini yapmazmışım.
Ah be kadın, hangi dediğini yapmadım? Hem bu günü konuş.
Bütün yaptığımı ettiğimi neden yok sayıyorsun? Neden konuyu adamlığıma getiriyorsun?

Eskiden karıma süpriz elbise, takı, ayakkabı alırdım.
Çünkü aldıklarımı beğenir karıma yakıştırırdım, üzerinde görmek isterdim.
Akılsız adam, sen misin karına onları alan zevksiz, karın hiç giyer mi onları?
Ne zevksiz, ucuzcu şeysin sen? Nerde çer çöp, karına yakışmayacak şey var alır gelirsin evine. Karın beğenir mi onları?
Senin ona yakıştırman önemli değil ki. Sana giymeyecek ya onları!
Sen zevksizsin ne demeye alırsın karına senin beğendiğin hediyeleri?
Halada akıllanamadım, arada karıma yakıştırıp aldığım şeyler oluyor. Ama karım her defasında onları değiştiriyor, üzerine
duyduğum lafkarda cabası..

Deterjanda sorun olabilir mi bir evde?
Karının istediği detarjanı alma bakayım, oluyor mu olmuyor mu?
Gittiğin markette kalmamış olsun, yada iki marka arasında fiyat farkı olsun.
O aldığın detarjan bitene kadar karının ağzından kurtulabiliyormusun?
Tabi sen beceriksiz adamsın, bir detarjanı bile almayı beceremiyorsun.

Bende artık çözüm buldum, ne kadar çözüm denilirse.
Artık karımın istediği her şeyi alıyorum.
Deterjan, sebze, çikolata yada herhangi bir ev eşyası.
3-5 markette dolaşsam istediğini alıyorum.
Çünkü dediği lafları kaldıramıyorum.
Ben yaptığım her şeyi o mutlu olsun diye yapmak isterdim, şimdi sadece bağırmasın huzur kaçmasın diye yapıyorum.
Kılıbık oldum çıktım. Kılıbık değil kalbi ılık olmak isterdim.
Karıma olan sevgimle Ferhat olup dağları delebilecek kuvvette olabilirdim. Her erkekte o potansiyel var.
Ama doğru yönlendirilirse.

Erkekleri doğa üstü bir varlık olarak görüyorlar bu kibar mı oldu? Odun olarak desem daha doğru olurdu sanırım.
Erkekler üzülmez, kırılmaz, ağlamaz, yıpranmaz. Karımda bu görüşte.

Bir kavga sonrası hemen yatıp uyursam, ben gamsız mı oluyorum?
Sabahtan akşama kadar hem beynimi hem bedenimi kullandığım için yoruluyorum. Akşama pilim bitmiş oluyor.
Evime dinlenmeye huzur bulmaya geliyorum. Ama huzuru, sakinliği, sevgiyi bulamayınca birde üstüne üstlük kavga
ortamı olunca yatar yatmaz hemen uyuyorum. Kafam karışık, gönlüm kırık olsada elimden gelmesede uyuyorum.
Uyuyup bedenimin dinlenmesi lazım ben istemesemde uyuyorum, gözlerim kapanıveriyor. Vücut dinlenmek istiyor.
Her ne kadar ruhum yorgun olsada vücudum uykuyla kendini şarj etmeyi başarıyor.
Keşke ruhumun yorgunluğunuda uykuyla giderebilsem, sanırım bu o kadar kolay değil!

HAKAİK
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
değildir, erkekler, odun

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Odun Kömürü İle Yapılan Çizimler [ Florros Yanni ] HANDSOME Fotoğraf Kulübü 0 15 Ekim 2012 19:25
Odun yüklü kamyon, 6 kişilik aileyi yok etti pyracantha Haber Arşivi 0 07 Aralık 2010 21:41