IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Temmuz 2009, 11:42   #1
Çevrimdışı
Yelkovan Göçü..


sohbet


'seni...
gördüm'


Yelkovanını yitirmiş bir zaman diliminde ilerleyen uykusuz bir gece, iflah olmaz çırpınışıma direnirken kanatlarım... seni gördüm.
Hayat denen akrep takibimdeydi ve öfkeliydi belli ki iflah olmaz geri dönüşlerime, üzerinden geçip gidişime ve yelkovanını yitirmiş bir zaman diliminde sırtına yasladığım birkaç nefeslik dinlenişime...
Bir andan bir sonrakine akmaktaydı zaman seni gördüğümde ve kırıp kanatlarımı düşüşe geçtiğimde. Sana yakın uçmak, düştüğüm binlerce boşluktan uzaklaşmak ve artık boşluğa düşecek olmaktan korkmamaktı. Bilirdim... kırılsa kanadım, mavi şefkatinle saracaktın.

'Fırtına kuşlarındanım...
Göçmendir aslım ve güçlüdür kanatlarım.
Şimdi düştüysem bil ki sende kalmak için onları kendim yaraladım...
Korkma, dalgalansana!
Unutma...
Fırtına kuşlarındanım..."


'sende...
kaldım'


Yadırganmayan bir yataktın. Gökyüzüne rest çekip inadına ve aşkına maviydin yağmurlu havalarda. Oysa ben seni bilirdim.
Sıradan bir göç yolu uğraklığında griye çalan öfkenden uzak dursam da bil ki hiç düşünmedim kirlendiğini ve hiç yitirmedim umudumu bereketine açken ruhum... Hiç düşünmedim içinde barındırdığın yaşama gereksinimlerimi tükettiğini, balıkçı kayıkları ve ağlarıyla örselendiğinde maviliğin...
Sende kalmaya geldim, aslımdan vazgeçip göç yollarına hiç bakmadım inan... Sende kaldım...
Üşüsem de yaklaşmadım güneşe, olduğun yerde seninle ısınayım istedim. Elimde olsa yükselip kanatlarımla taşırdım gökyüzünü içine, değildi... Kanatlarımdan vazgeçip uçmayı unutmayı denedim ve inan... İnan... Bunu gerçekten istedim.
İçim sızlamadı, kendime acımadım hem nasılsa ben fırtına kuşlarındandım.
Keşke... kırsaydın da, özünü saklamasaydın benden.
Keşke... kendini yitirmene sebep olduğumu düşündürmeseydin, yağmurlu havalarda bile hep böyle şefkatliyken...
Sende kaldım. Kendini yarım bıraktın. Fırtınalara alışkındım oysa bu dinginlikte hep kendimi suçladım...

"Yelkovanını yitirmiş kaç zaman daha sürecek sanırsın
Beni dinginliğine hapsedişin
Mavi şefkatine gönüllü geldiğim esaretim...
Seni gördüm
Göç yolunda sıradan bir karşılaşmaydın
Sende kaldım
Korkma! Dalgalansana...
At maviliğini ve griye çalsın yüzün
İnanmazsın ama
Öfkeni özledim yabancı karşılaşmalarda
Hoyratlığını bilirim
Dalgalan ve savursana
Fırtına kuşlarındanım
Unutma"


'benden...
geçtin'


Alışmış mıydın varlığıma, ki duymaz olmuştun sesimi? Alışmış mıydın koynuna saklanmış göçmen bir kuşu sarmaya? Alışmış mıydın bana, ki unutmuştun yaşamam için gerekliliğini? Maviliğin değil; senin, içinin, tutsağı olduğum özünde beslediklerinin...
Alışmıştın tüm bunlara ve alışmıştın bu sessiz sakin kaygısızlığa, ki hiç öfkelenmedin balıkçı kayıkları ve ağları tüketirken seni, yaşama sebebimi...
Açlığıma aldırmadın ve benim için kendinden tek parça ayırmadın. Söylesene, ben mi yanılmıştım yoksa sen hep mi böyle fedakardın?
Kendinden geçtiğini sanıyordun oysa sen... Benden geçtin.

"Kanatlarıma uçmayı öğrettim yeniden.
Zordu, çünkü onca zamandır seninle ıslanmışlardı.
Ağırlığını üzerimden atmak kolay olmadı...
Olduğun yerde kal!
Dalgalanma artık hep böyle durgun kal.
Saklandığım koynunu buldu hayat denen akrep,
Akıttı zehrini.
Düşünme...
Belki de sonu böyle olmalıydı.
Dayanmalıydım.
Nasılsa direngendi aslım...
Fırtına kuşlarındandım."


'senden...
gittim'


Yelkovanını yitirmiş bir zaman dilimindeyim. Hayır, artık uçmakta eskisi kadar iyi değilim. Üzerimde sularında ıslanmışlığın ağırlığı ve gözlerimde maviliğin var.
Seni yitirmiş bir beni çekiştiriyorum göç yollarına...
Söyleyecek çok sözüm yok artık... ne sana, ne de ona...
Bir parçan var gövdemde, tekmeleyip duran ve ağrıtan bir sancı büyütüyorum içimde.
Söyleyecek sözüm yok...
Ayrılık vakti yitirsen de yelkovanı, düşme benim gibi bir zamansızlığa.
Neyse...
Şimdi bir yol bulup göçmeliyim okyanuslara. Kendimi doğurmaya...


'Seni gördüm...
Seni sevdim...
Tüm şefkatinle nasıl da acıttın...
Yine de
Sende kaldım...
Kanatlarımdan vazgeçtim
Sen önce kendinden
Sonra
Benden geçtin...
Göç vaktini bilirim
Şimdi
Ben
Acısam da 'ben'
Yansam da 'ben'
Ağlasam da 'ben'

Senden...
Gittim.'

alıntı ~
'seni...
gördüm'


Yelkovanını yitirmiş bir zaman diliminde ilerleyen uykusuz bir gece, iflah olmaz çırpınışıma direnirken kanatlarım... seni gördüm.
Hayat denen akrep takibimdeydi ve öfkeliydi belli ki iflah olmaz geri dönüşlerime, üzerinden geçip gidişime ve yelkovanını yitirmiş bir zaman diliminde sırtına yasladığım birkaç nefeslik dinlenişime...
Bir andan bir sonrakine akmaktaydı zaman seni gördüğümde ve kırıp kanatlarımı düşüşe geçtiğimde. Sana yakın uçmak, düştüğüm binlerce boşluktan uzaklaşmak ve artık boşluğa düşecek olmaktan korkmamaktı. Bilirdim... kırılsa kanadım, mavi şefkatinle saracaktın.

'Fırtına kuşlarındanım...
Göçmendir aslım ve güçlüdür kanatlarım.
Şimdi düştüysem bil ki sende kalmak için onları kendim yaraladım...
Korkma, dalgalansana!
Unutma...
Fırtına kuşlarındanım..."


'sende...
kaldım'


Yadırganmayan bir yataktın. Gökyüzüne rest çekip inadına ve aşkına maviydin yağmurlu havalarda. Oysa ben seni bilirdim.
Sıradan bir göç yolu uğraklığında griye çalan öfkenden uzak dursam da bil ki hiç düşünmedim kirlendiğini ve hiç yitirmedim umudumu bereketine açken ruhum... Hiç düşünmedim içinde barındırdığın yaşama gereksinimlerimi tükettiğini, balıkçı kayıkları ve ağlarıyla örselendiğinde maviliğin...
Sende kalmaya geldim, aslımdan vazgeçip göç yollarına hiç bakmadım inan... Sende kaldım...
Üşüsem de yaklaşmadım güneşe, olduğun yerde seninle ısınayım istedim. Elimde olsa yükselip kanatlarımla taşırdım gökyüzünü içine, değildi... Kanatlarımdan vazgeçip uçmayı unutmayı denedim ve inan... İnan... Bunu gerçekten istedim.
İçim sızlamadı, kendime acımadım hem nasılsa ben fırtına kuşlarındandım.
Keşke... kırsaydın da, özünü saklamasaydın benden.
Keşke... kendini yitirmene sebep olduğumu düşündürmeseydin, yağmurlu havalarda bile hep böyle şefkatliyken...
Sende kaldım. Kendini yarım bıraktın. Fırtınalara alışkındım oysa bu dinginlikte hep kendimi suçladım...

"Yelkovanını yitirmiş kaç zaman daha sürecek sanırsın
Beni dinginliğine hapsedişin
Mavi şefkatine gönüllü geldiğim esaretim...
Seni gördüm
Göç yolunda sıradan bir karşılaşmaydın
Sende kaldım
Korkma! Dalgalansana...
At maviliğini ve griye çalsın yüzün
İnanmazsın ama
Öfkeni özledim yabancı karşılaşmalarda
Hoyratlığını bilirim
Dalgalan ve savursana
Fırtına kuşlarındanım
Unutma"


'benden...
geçtin'


Alışmış mıydın varlığıma, ki duymaz olmuştun sesimi? Alışmış mıydın koynuna saklanmış göçmen bir kuşu sarmaya? Alışmış mıydın bana, ki unutmuştun yaşamam için gerekliliğini? Maviliğin değil; senin, içinin, tutsağı olduğum özünde beslediklerinin...
Alışmıştın tüm bunlara ve alışmıştın bu sessiz sakin kaygısızlığa, ki hiç öfkelenmedin balıkçı kayıkları ve ağları tüketirken seni, yaşama sebebimi...
Açlığıma aldırmadın ve benim için kendinden tek parça ayırmadın. Söylesene, ben mi yanılmıştım yoksa sen hep mi böyle fedakardın?
Kendinden geçtiğini sanıyordun oysa sen... Benden geçtin.

"Kanatlarıma uçmayı öğrettim yeniden.
Zordu, çünkü onca zamandır seninle ıslanmışlardı.
Ağırlığını üzerimden atmak kolay olmadı...
Olduğun yerde kal!
Dalgalanma artık hep böyle durgun kal.
Saklandığım koynunu buldu hayat denen akrep,
Akıttı zehrini.
Düşünme...
Belki de sonu böyle olmalıydı.
Dayanmalıydım.
Nasılsa direngendi aslım...
Fırtına kuşlarındandım."


'senden...
gittim'


Yelkovanını yitirmiş bir zaman dilimindeyim. Hayır, artık uçmakta eskisi kadar iyi değilim. Üzerimde sularında ıslanmışlığın ağırlığı ve gözlerimde maviliğin var.
Seni yitirmiş bir beni çekiştiriyorum göç yollarına...
Söyleyecek çok sözüm yok artık... ne sana, ne de ona...
Bir parçan var gövdemde, tekmeleyip duran ve ağrıtan bir sancı büyütüyorum içimde.
Söyleyecek sözüm yok...
Ayrılık vakti yitirsen de yelkovanı, düşme benim gibi bir zamansızlığa.
Neyse...
Şimdi bir yol bulup göçmeliyim okyanuslara. Kendimi doğurmaya...


'Seni gördüm...
Seni sevdim...
Tüm şefkatinle nasıl da acıttın...
Yine de
Sende kaldım...
Kanatlarımdan vazgeçtim
Sen önce kendinden
Sonra
Benden geçtin...
Göç vaktini bilirim
Şimdi
Ben
Acısam da 'ben'
Yansam da 'ben'
Ağlasam da 'ben'

Senden...
Gittim.'

alıntı ~
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
gocu, yelkovan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Akrep İle Yelkovan Arasındaki Açıyı Hesaplama Swat Java 0 03 Temmuz 2014 12:29
Akrep İle Yelkovan arasındaki açı aSi C ve C++ 0 19 Şubat 2012 18:50
Akrep ve Yelkovan Thief Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 1 10 Ocak 2009 10:50
Akrep ile Yelkovan Asimavi Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 05 Temmuz 2008 16:09