IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  irc hosting

Go Back   IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası > > >

Forum tutkunlarının tek adresi Türkiye Sohbet Odaları Sohbet Odalari Sohbet
Sekershell ZOkey muhabbet sohbet ayna chat

1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Tufan

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Ağustos 2014, 22:32   #1
Batı Edebiyatı sanatçıları


-- Sponsor Baglantı --


Aiskhylos
Tarihte bilinen ilk tiyatro oyunu yazarıdır. Kendisinden sonra gelen Sophokles ve Euripides ile birlikte Yunan tragedyasının üç büyük yazarından biri olarak kabul edilmektedir. Aiskhylos, o zamana kadar tek oyuncu ile gerçekleştirilen oyunların aksine, kendi oyunlarına ikinci oyuncuyu da katmayı akıl etmiştir. Daha sonra üçlemeler de yapar. Böylece oyunlarında diyalog ön plana çıkar, koronun önemi ise azalır. Oyunlarında kanlı sahneler yerine ilginç maskeler ve kostümler kullanmayı tercih eder. Aiskhylos, tragedyanın yapısına uygun bir sahnelemeyi gerçekleştirecek biçimde, sahneye doğaüstü kişilikler getirir, maskeleri büyütür, oyuncuları uzun parlak giysilerle donatır. Bunun yanı sıra sahne dekorunun zenginleştirilmesine de önemli katkılarda bulunur. Aiskhylos, dünya edebiyatına da vazgeçilmez eserler kazandırmıştır.

Eserleri: Persler, Agamemnon, Tabiat Önünde Yedi Komutan, Thebai'ye Yediler, Zincire Vurulmuş Prometheus, Yalvaran Kızlar


Tarihteki ilk tiyatro yazarı ve trajedi türünün atası olarak bilinen Aeschylus, oyunları hala yaşayan ve oynanan üç büyük Yunan Trajedi yazarından biriydi, diğerleri ise Sophocles(Sofokles) ve Euripides. Tahmini olarak, yetmiş oyunundan sadece yedisi günümüze ulaşmıştır. Bir efsaneye göre bir kartal Aeschylus’un kafasına bir kaplumbağa attı ve ölümüne neden oldu. Başka iddia ise, bir kartalın ya da akbabanın Aeschylus’un kafasına bir taş attığıdır.


Aisopos (Ezop)


Aisopos, Hayvan masallarının efsanevi babası Aisopos’un yaşamı üstüne elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. İlkçağ söylencelerine göre MÖ 6. yüzyılda yaşamış bir köledir ve Frigya’da doğmuştur; ama Trakya’da, Samos’ta, Sardeis’te, hatta Mısır’da doğduğunu iddia edenler de vardır. Anlatılanlara göre çirkin, kekeme ve kamburdur; buna karşılık ince bir zekâya sahiptir. Hiçbir şey yazmamış; ama anlattığı eğretilemeli hayvan masallarıyla büyük bir üne kavuşmuştur. Büyük olasılıkla bu çağlarda Anadolu, Ege Adaları ve Yunanistan’da halk arasında üretilen hayvan masallarının tümü Aisopos’a mal edilmiştir. Hayvanların başoyuncu olduğu bu masalların kimilerini Sokrates şiir biçimine sokmuştur. Kapsamlı ilk Aisopos derlemesini Phaleronlu Demetrios M.Ö. 4. yüzyılda yayımlamıştır. Latinlerde Phaedrus (M.S. 1. yy) ve Avienus (M.S. 4. yy), tüm ortaçağ masalcıları, daha sonra da La Fontaine, bu masallardan geniş biçimde yararlanmışlardır.

Albert Camus
Ünlü Fransız yazar ve filozof Camus, Egzistansiyalizm akımının öncülerindendir. Cezayir’de doğan yazar, yoksul bir ailenin çocuğudur. Bir işçi olan babası I. Dünya Savaşı sırasında ölünce, İspanyol asıllı olan annesi çocuklarına bakmak için ev işlerinde çalışmak durumunda kalmıştır. Camus, çocukluğunu küçük bir evde, erkek kardeşi, anneannesi ve felçli dayısı ile geçirmiştir. Yazar, öğrenimini öğretmeninin yardımıyla aldığı burslar sayesinde tamamlamıştır. Cezayir Üniversitesi’nin felsefe bölümünü bitiren Albert Camus, öğrencilik yıllarında tiyatroyla yakından ilgilenmiştir. Onun tiyatroya olan ilgisi yaşamının sonuna kadar sürmüştür. Bir dönem gazeteciliğe başlamış, Fransa’da Nazilere karşı direniş örgütlerine katılmıştır. Bu sırada Combat adlı gizli bir yayını yönetmiştir. İntihar ettiği iddia edilen Camus’un, Fransa’da bir trafik kazasında yaşamını yitirdiği de söylenmektedir. Albert Camus, “Saçmanın Felsefesi” diye bir dünya görüşünü savunur. Bu dünya görüşü ve J. P Sartre’nin “Varoluşçuluğu” ile birlikte yepyeni bir düşünce ve duyuş biçimi getirmek amacındadır. Camus’e göre, “Dünya boş ve manasızdır. Her şey, insan, hayat, toplum saçmadır. Evrensel bir saçmalıktır her şey. Bunu düşünmek çok yorucu, hayattan bezdiricidir. Yaşamın tekdüzeliği altında, makineleşmiş bir dünyada makineleşmiş insan, ölümü bile rahatlıkla kabul eder. Hayat yaşamaya değmez.” Camus, düşüncelerini roman ve oyunlarında gayet mükemmel bir biçimde dile getirmektedir. Eserlerinde birey, hayatın anlamı, ölüm gibi konular üzerinde durmuştur. Dostoyevski ve Kafka’dan etkilenen Camus, belki de çok az yazar ve düşünürde görünen sıklıkta ölüm, anlamsızlık, nihilizm temalarını işlemiştir. 1957’de Nobel edebiyat ödülünü alan yazar, eserlerinde yalın ve özentisiz bir dil kullanmıştır. Roman: Yabancı, Veba, Düşüş, Mutlu Ölüm. Hikâye: Sürgün ve Krallık. Deneme: Tersi ve Yüzü, Düğün Gecesi, Sisyphe Efsanesi, Başkaldıran İnsan, Bir Alman Dosta Mektuplar. Tiyatro: Yanlışlık, Caligula
Aiskhylos
Tarihte bilinen ilk tiyatro oyunu yazarıdır. Kendisinden sonra gelen Sophokles ve Euripides ile birlikte Yunan tragedyasının üç büyük yazarından biri olarak kabul edilmektedir. Aiskhylos, o zamana kadar tek oyuncu ile gerçekleştirilen oyunların aksine, kendi oyunlarına ikinci oyuncuyu da katmayı akıl etmiştir. Daha sonra üçlemeler de yapar. Böylece oyunlarında diyalog ön plana çıkar, koronun önemi ise azalır. Oyunlarında kanlı sahneler yerine ilginç maskeler ve kostümler kullanmayı tercih eder. Aiskhylos, tragedyanın yapısına uygun bir sahnelemeyi gerçekleştirecek biçimde, sahneye doğaüstü kişilikler getirir, maskeleri büyütür, oyuncuları uzun parlak giysilerle donatır. Bunun yanı sıra sahne dekorunun zenginleştirilmesine de önemli katkılarda bulunur. Aiskhylos, dünya edebiyatına da vazgeçilmez eserler kazandırmıştır.

Eserleri: Persler, Agamemnon, Tabiat Önünde Yedi Komutan, Thebai'ye Yediler, Zincire Vurulmuş Prometheus, Yalvaran Kızlar


Tarihteki ilk tiyatro yazarı ve trajedi türünün atası olarak bilinen Aeschylus, oyunları hala yaşayan ve oynanan üç büyük Yunan Trajedi yazarından biriydi, diğerleri ise Sophocles(Sofokles) ve Euripides. Tahmini olarak, yetmiş oyunundan sadece yedisi günümüze ulaşmıştır. Bir efsaneye göre bir kartal Aeschylus’un kafasına bir kaplumbağa attı ve ölümüne neden oldu. Başka iddia ise, bir kartalın ya da akbabanın Aeschylus’un kafasına bir taş attığıdır.


Aisopos (Ezop)


Aisopos, Hayvan masallarının efsanevi babası Aisopos’un yaşamı üstüne elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. İlkçağ söylencelerine göre MÖ 6. yüzyılda yaşamış bir köledir ve Frigya’da doğmuştur; ama Trakya’da, Samos’ta, Sardeis’te, hatta Mısır’da doğduğunu iddia edenler de vardır. Anlatılanlara göre çirkin, kekeme ve kamburdur; buna karşılık ince bir zekâya sahiptir. Hiçbir şey yazmamış; ama anlattığı eğretilemeli hayvan masallarıyla büyük bir üne kavuşmuştur. Büyük olasılıkla bu çağlarda Anadolu, Ege Adaları ve Yunanistan’da halk arasında üretilen hayvan masallarının tümü Aisopos’a mal edilmiştir. Hayvanların başoyuncu olduğu bu masalların kimilerini Sokrates şiir biçimine sokmuştur. Kapsamlı ilk Aisopos derlemesini Phaleronlu Demetrios M.Ö. 4. yüzyılda yayımlamıştır. Latinlerde Phaedrus (M.S. 1. yy) ve Avienus (M.S. 4. yy), tüm ortaçağ masalcıları, daha sonra da La Fontaine, bu masallardan geniş biçimde yararlanmışlardır.

Albert Camus
Ünlü Fransız yazar ve filozof Camus, Egzistansiyalizm akımının öncülerindendir. Cezayir’de doğan yazar, yoksul bir ailenin çocuğudur. Bir işçi olan babası I. Dünya Savaşı sırasında ölünce, İspanyol asıllı olan annesi çocuklarına bakmak için ev işlerinde çalışmak durumunda kalmıştır. Camus, çocukluğunu küçük bir evde, erkek kardeşi, anneannesi ve felçli dayısı ile geçirmiştir. Yazar, öğrenimini öğretmeninin yardımıyla aldığı burslar sayesinde tamamlamıştır. Cezayir Üniversitesi’nin felsefe bölümünü bitiren Albert Camus, öğrencilik yıllarında tiyatroyla yakından ilgilenmiştir. Onun tiyatroya olan ilgisi yaşamının sonuna kadar sürmüştür. Bir dönem gazeteciliğe başlamış, Fransa’da Nazilere karşı direniş örgütlerine katılmıştır. Bu sırada Combat adlı gizli bir yayını yönetmiştir. İntihar ettiği iddia edilen Camus’un, Fransa’da bir trafik kazasında yaşamını yitirdiği de söylenmektedir. Albert Camus, “Saçmanın Felsefesi” diye bir dünya görüşünü savunur. Bu dünya görüşü ve J. P Sartre’nin “Varoluşçuluğu” ile birlikte yepyeni bir düşünce ve duyuş biçimi getirmek amacındadır. Camus’e göre, “Dünya boş ve manasızdır. Her şey, insan, hayat, toplum saçmadır. Evrensel bir saçmalıktır her şey. Bunu düşünmek çok yorucu, hayattan bezdiricidir. Yaşamın tekdüzeliği altında, makineleşmiş bir dünyada makineleşmiş insan, ölümü bile rahatlıkla kabul eder. Hayat yaşamaya değmez.” Camus, düşüncelerini roman ve oyunlarında gayet mükemmel bir biçimde dile getirmektedir. Eserlerinde birey, hayatın anlamı, ölüm gibi konular üzerinde durmuştur. Dostoyevski ve Kafka’dan etkilenen Camus, belki de çok az yazar ve düşünürde görünen sıklıkta ölüm, anlamsızlık, nihilizm temalarını işlemiştir. 1957’de Nobel edebiyat ödülünü alan yazar, eserlerinde yalın ve özentisiz bir dil kullanmıştır. Roman: Yabancı, Veba, Düşüş, Mutlu Ölüm. Hikâye: Sürgün ve Krallık. Deneme: Tersi ve Yüzü, Düğün Gecesi, Sisyphe Efsanesi, Başkaldıran İnsan, Bir Alman Dosta Mektuplar. Tiyatro: Yanlışlık, Caligula
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
batı, edebiyatı, sanatçıları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rus Edebiyatının Önemli Sanatçıları Violent Batı Edebiyatı 0 21 Kasım 2013 12:09
Batı Edebiyatı Hakkında Bilgiler Ruj Batı Edebiyatı 0 16 Aralık 2010 11:40
Batı Edebiyatı Nedir? Ruj Batı Edebiyatı 0 16 Aralık 2010 11:38
Batı Edebiyatı ve Akımlar Ruj Batı Edebiyatı 0 16 Aralık 2010 06:01
Batı Edebiyatı Ruj Batı Edebiyatı 0 16 Aralık 2010 05:59



forum trabzon Sağlık Forum Sevgi Forum Mutlu Forum Kadınca Forum Webmaster Forum Forum Karma Forum