IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Mayıs 2018, 00:56   #1
Çevrimdışı
Çocuğunuz Sık Sık Kabız Oluyorsa




Çocukların yanlış beslenme alışkanlıkları, hareket ve spordan uzak ev içi yaşamları ya da ev dışında tuvalete gitmek istememeleri fonksiyonel kabızlık denilen rahatsız edici dışkılama alışkanlığına sahip olmalarına neden oluyor. Uzun süren kabızlıkların doktor gözetiminde çözülmesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Özdemir ailelere önemli bilgiler veriyor.

Normal dışkılama nasıl görülür?
Bebeklik ve çocukluk yaş gruplarında normal dışkılama özelliklerinin bilinmesi kabızlık tanımı açısından en önemli noktadır. Yeni doğan döneminde, özellikle sadece anne sütü ile beslenen bebekler, her beslenme sonrası dışkılayabilirler veya hiçbir rahatsızlık duymadan 3-4 günde bir altın sarısı renginde ve yumuşak kıvamda dışkı yapabilirler. Bebeklerin keyifleri yerinde ve kilo alımları normalse bu dışkılama şekilleri normal olarak kabul edilir.

Ek gıdaların başlaması ile dışkı özellikleri değişir ve günlük dışkı sayısı azalarak, oyun çocuğu yaşından itibaren erişkin tipi dışkılama özelliklerine geçiş gerçekleşir. Her gün ya da gün aşırı bir kez, çok zorlanmadan ve normal kıvamda dışkı yapılması normal bağırsak alışkanlığıdır. Kabızlık ise, normalden daha seyrek ve sıkıntı verecek ölçüde sert ve/veya zorlu dışkılama ya da haftada ikiden az ve zorlu dışkılama olarak tanımlanmaktadır.

Çocukluklarda üç dönemde kabızlığın sıklığında artış gözlenir. Birincisi, bebeklerin beslenmesine tahıl ve katı gıdaların eklendiği dönem, ikincisi tuvalet eğitimi dönemi ve üçüncüsü okula başlama dönemidir.

Kabızlık gelişmeden önce yapılması gerekenler
Bebekler ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmeli ve 2 yaşını dolduruncaya kadar anne sütü devam etmelidir. Anne sütü verilemiyorsa doktor tarafından önerilen mamalar tercih edilmelidir.

Tuvalet eğitiminin 2,5 yaşından önce verilmemesi ve bu konuda zorlayıcı bir tavır takınılmaması önemlidir. Tuvalet eğitimi sırasında, tuvalette müzik dinletilmesi veya kitap okunması gibi hoş eğlencelerle bu zorlu dönem kolaylaştırılabilir. Klozet tipi tuvalet kullanılıyorsa, çocuğun ayağının altına bir tabure koyularak dizlerin kalçadan yüksek olması sağlanmalıdır. Çömelme benzeri bu hareketin oluşturduğu açı ile dışkılama kolaylaşacaktır.

Okul çocuğunda ise, tuvalet ertelenmemelidir. Bu çocukların spor yapmaları teşvik edilmelidir. Eski nesillerle karşılaştırıldığında günümüz çocuklarının işlenmiş gıdalardan zengin, meyve, sebze veya lif içeren gıdalardan fakir beslendikleri bir gerçektir.
Liften fakir beslenmenin kronik kabızlığı arttırdığı bilinmektedir. Lifli gıdalar suyu emerek ve faydalı bakterileri arttırarak dışkıyı yumuşatırlar. Böylece sindirilmiş yiyecekler bağırsakta daha hızlı ve kolay ilerler. Bu nedenle, tam tahıl ürünlü (buğday, koyu çavdar, yulaf) ekmekler, işlenmemiş kepek ya da kepek parçaları, kuru baklagiller, domates, şeftali, kayısı, vişne, taze sıkılmış meyve suları, kurutulmuş meyve ve her türlü yeşil sebze tüketimi arttırılmalıdır. Mümkün olduğunca muz, havuç ve pirinç tüketimi azaltılmalıdır. Atıştırma alışkanlığı olan çocuklar için, cips yerine patlamış mısır, fındık ve kurutulmuş meyve tercih edilmelidir. Meyveler kabuklu tüketilmeli ve bolca su içilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle sabahları ılık su içmek bağırsakları olumlu yönde çalıştıracaktır.

Yeni doğanlarda kabızlık nedenleri
Anne sütü alan bebeklerde kabızlık sorunu ile pek karşılaşılmaz. Ancak, doğumdan sonraki ilk dışkılarını ilk 24 saatten sonra çıkaran yenidoğanlar veya yeni doğan döneminde başlayan kabızlık olgularında, organik bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu hastalıklar makat açıklığının darlığı (anal stenoz), kalın bağırsak darlığı, bağırsak sinir sisteminin gelişimi ile ilgili doğumsal problemler (Hirschsprung hastalığı, vb), tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi), kanda artmış kalsiyum veya azalmış potasyum düzeyleri (hiperkalsemi/hipokalemi) ya da kistik fibrozis hastalığı gibi kabızlığa yol açan sistemik bozukluklardır. Mama ile beslenen veya ek gıdalara geçiş sürecinde olan bebeklerde kabızlık daha sık görülmektedir. İnek sütü proteini alerjisi, çok fazla inek sütü tüketimi ve farklı nedenlerle kullanılan ilaçlar da kabızlığa neden olabilirler.

Çocuklarda kabızlık nedenleri
Bu yaş grubunda, FONKSİYONEL KABIZLIK olarak adlandırılan, altta yatan başka bir hastalığın olmadığı kabızlık tipi sık görülmektedir. Tuvalet eğitiminin 2,5 yaşından önce verilmesi; yeterli, dengeli ve düzenli beslenmemek; bol su tüketmemek; oyundan kopamama, yeterli vaktin olmaması, dışarıda tuvaletin kirli olması gibi nedenlerle tuvalet ihtiyacını ertelemek; vaktin büyük bir bölümünü televizyon ya da bilgisayar başında geçirmek gibi hareketsizlikler; okula başlamak gibi yeni bir sosyal yaşantıya adım atmak veya okulda tuvalete gitmekten çekinmek gibi nedenlerle bir kez dışkılama düzeni bozulan çocukta, dışkı sertleşir ve dışkılama sırasında canı yanar. Böylece çocuk dışkılamaktan korkar. Bu olay tekrarlandıkça gelişen kısır döngü ile kabızlık ağırlaşır. Dışkısı gelen çocuk, bir köşeye saklanır, dışkılamayı ertelemek için bacaklarını ve kalçasını kasar, ağlar, terler ve kızarır. Uzun süren kabızlıkla karın ağrısı, iç çamaşırını kirletme, iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi şikâyetler gelişir. Ayrıca, kalın bağırsak ile idrar torbasının yakınlığından dolayı, devam eden kabızlıkta çocuğun idrar torbasının kapasitesi azalır. Böylece bu çocuklar normalden daha sık idrara çıkabilir ve daha sık idrar yolu enfeksiyonu geçirebilirler.

Kabızlık ciddiye alınmalıdır
Kabız olan çocukların %95’inden fazlasında herhangi bir hastalık bulunmaz ve bunlar fonksiyonel kabızlık olarak kabul edilirler. Ancak, kabızlık devam ettiğinde, aşırı gerilmeye bağlı basur (hemoroid), sert dışkıya bağlı anüste çatlaklar (anal fissür) ve kanama gelişebilir. Çok zorlanma bağırsak yüzeyinin makattan dışarı itilmesine de neden olabilir. Bu nedenle dikkatlice değerlendirilmeli, eğitim verilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Kabız olan çocuk için yapılması gerekenler
Aile ve çocuk iyi ikna edilirse ve ciddi bir hastalık olmadığı anlatılırsa fonksiyonel kabızlık tedavisi etkili olur. Özellikle bu tedavinin aylarca sürebileceği anlatılmalıdır. Kabızlık gelişiminde asıl suçlanan faktör beslenme şeklidir. Bu nedenle, kabız olan çocuklarda beslenme tarzının detaylı olarak sorgulanması gerekir. Kabızlık gelişmeden yapılması gerekenler kısmında anlatılan yaşam tarzı tedbirlerinin uygulanması tedavi sürecinde büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, her yemek sonrası 10 dakika süreyle tuvalete oturma ve böylece normal dışkılama alışkanlığının kazandırılması önerilmelidir.
Tedavinin başlangıcında, doktor tarafından yapılan makat muayenesinde büyük, sert dışkı ele gelirse bunun çıkarılması gereklidir. Bu dışkı tıkacının çözülmesi, ağız yoluyla, makattan veya her ikisinden verilen ilaçlarla yapılabilir. Sonrasında bu hastalara, zarar vermeyecek, uzun süreli ve uygun dozlarda ilaç tedavileri doktor tarafından önerilebilir. Bu tedavi ile dışkının yumuşatılması, dışkı tutma isteğinin azaltılması, tam boşalma ve günde 1-2 kez yumuşak kıvamda dışkılama çoğunlukla sağlanmış olur. Verilen ilaç tedavilerinin tarif edilen şekilde ve en az 3-6 ay süre ile kullanılması gerekebilir. Tedavinin uzun süreli olması çocuğun ağrılı dışkılama deneyimini unutması açısından çok önemlidir. Tedavide başarısızlığa yol açan hatalar; aile ve çocuğa fonksiyonel kabızlık hakkında yeteri kadar eğitim verilmemesi, yaşam tarzı değişikliklerine dikkat edilmemesi, ilaç tedavisinin uygun dozda verilmemesi veya yarar gören çocuklarda ilaçların kısa zaman sonra kesilmesidir.


alıntı
Çocukların yanlış beslenme alışkanlıkları, hareket ve spordan uzak ev içi yaşamları ya da ev dışında tuvalete gitmek istememeleri fonksiyonel kabızlık denilen rahatsız edici dışkılama alışkanlığına sahip olmalarına neden oluyor. Uzun süren kabızlıkların doktor gözetiminde çözülmesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Özdemir ailelere önemli bilgiler veriyor.

Normal dışkılama nasıl görülür?
Bebeklik ve çocukluk yaş gruplarında normal dışkılama özelliklerinin bilinmesi kabızlık tanımı açısından en önemli noktadır. Yeni doğan döneminde, özellikle sadece anne sütü ile beslenen bebekler, her beslenme sonrası dışkılayabilirler veya hiçbir rahatsızlık duymadan 3-4 günde bir altın sarısı renginde ve yumuşak kıvamda dışkı yapabilirler. Bebeklerin keyifleri yerinde ve kilo alımları normalse bu dışkılama şekilleri normal olarak kabul edilir.

Ek gıdaların başlaması ile dışkı özellikleri değişir ve günlük dışkı sayısı azalarak, oyun çocuğu yaşından itibaren erişkin tipi dışkılama özelliklerine geçiş gerçekleşir. Her gün ya da gün aşırı bir kez, çok zorlanmadan ve normal kıvamda dışkı yapılması normal bağırsak alışkanlığıdır. Kabızlık ise, normalden daha seyrek ve sıkıntı verecek ölçüde sert ve/veya zorlu dışkılama ya da haftada ikiden az ve zorlu dışkılama olarak tanımlanmaktadır.

Çocukluklarda üç dönemde kabızlığın sıklığında artış gözlenir. Birincisi, bebeklerin beslenmesine tahıl ve katı gıdaların eklendiği dönem, ikincisi tuvalet eğitimi dönemi ve üçüncüsü okula başlama dönemidir.

Kabızlık gelişmeden önce yapılması gerekenler
Bebekler ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmeli ve 2 yaşını dolduruncaya kadar anne sütü devam etmelidir. Anne sütü verilemiyorsa doktor tarafından önerilen mamalar tercih edilmelidir.

Tuvalet eğitiminin 2,5 yaşından önce verilmemesi ve bu konuda zorlayıcı bir tavır takınılmaması önemlidir. Tuvalet eğitimi sırasında, tuvalette müzik dinletilmesi veya kitap okunması gibi hoş eğlencelerle bu zorlu dönem kolaylaştırılabilir. Klozet tipi tuvalet kullanılıyorsa, çocuğun ayağının altına bir tabure koyularak dizlerin kalçadan yüksek olması sağlanmalıdır. Çömelme benzeri bu hareketin oluşturduğu açı ile dışkılama kolaylaşacaktır.

Okul çocuğunda ise, tuvalet ertelenmemelidir. Bu çocukların spor yapmaları teşvik edilmelidir. Eski nesillerle karşılaştırıldığında günümüz çocuklarının işlenmiş gıdalardan zengin, meyve, sebze veya lif içeren gıdalardan fakir beslendikleri bir gerçektir.
Liften fakir beslenmenin kronik kabızlığı arttırdığı bilinmektedir. Lifli gıdalar suyu emerek ve faydalı bakterileri arttırarak dışkıyı yumuşatırlar. Böylece sindirilmiş yiyecekler bağırsakta daha hızlı ve kolay ilerler. Bu nedenle, tam tahıl ürünlü (buğday, koyu çavdar, yulaf) ekmekler, işlenmemiş kepek ya da kepek parçaları, kuru baklagiller, domates, şeftali, kayısı, vişne, taze sıkılmış meyve suları, kurutulmuş meyve ve her türlü yeşil sebze tüketimi arttırılmalıdır. Mümkün olduğunca muz, havuç ve pirinç tüketimi azaltılmalıdır. Atıştırma alışkanlığı olan çocuklar için, cips yerine patlamış mısır, fındık ve kurutulmuş meyve tercih edilmelidir. Meyveler kabuklu tüketilmeli ve bolca su içilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle sabahları ılık su içmek bağırsakları olumlu yönde çalıştıracaktır.

Yeni doğanlarda kabızlık nedenleri
Anne sütü alan bebeklerde kabızlık sorunu ile pek karşılaşılmaz. Ancak, doğumdan sonraki ilk dışkılarını ilk 24 saatten sonra çıkaran yenidoğanlar veya yeni doğan döneminde başlayan kabızlık olgularında, organik bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu hastalıklar makat açıklığının darlığı (anal stenoz), kalın bağırsak darlığı, bağırsak sinir sisteminin gelişimi ile ilgili doğumsal problemler (Hirschsprung hastalığı, vb), tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi), kanda artmış kalsiyum veya azalmış potasyum düzeyleri (hiperkalsemi/hipokalemi) ya da kistik fibrozis hastalığı gibi kabızlığa yol açan sistemik bozukluklardır. Mama ile beslenen veya ek gıdalara geçiş sürecinde olan bebeklerde kabızlık daha sık görülmektedir. İnek sütü proteini alerjisi, çok fazla inek sütü tüketimi ve farklı nedenlerle kullanılan ilaçlar da kabızlığa neden olabilirler.

Çocuklarda kabızlık nedenleri
Bu yaş grubunda, FONKSİYONEL KABIZLIK olarak adlandırılan, altta yatan başka bir hastalığın olmadığı kabızlık tipi sık görülmektedir. Tuvalet eğitiminin 2,5 yaşından önce verilmesi; yeterli, dengeli ve düzenli beslenmemek; bol su tüketmemek; oyundan kopamama, yeterli vaktin olmaması, dışarıda tuvaletin kirli olması gibi nedenlerle tuvalet ihtiyacını ertelemek; vaktin büyük bir bölümünü televizyon ya da bilgisayar başında geçirmek gibi hareketsizlikler; okula başlamak gibi yeni bir sosyal yaşantıya adım atmak veya okulda tuvalete gitmekten çekinmek gibi nedenlerle bir kez dışkılama düzeni bozulan çocukta, dışkı sertleşir ve dışkılama sırasında canı yanar. Böylece çocuk dışkılamaktan korkar. Bu olay tekrarlandıkça gelişen kısır döngü ile kabızlık ağırlaşır. Dışkısı gelen çocuk, bir köşeye saklanır, dışkılamayı ertelemek için bacaklarını ve kalçasını kasar, ağlar, terler ve kızarır. Uzun süren kabızlıkla karın ağrısı, iç çamaşırını kirletme, iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi şikâyetler gelişir. Ayrıca, kalın bağırsak ile idrar torbasının yakınlığından dolayı, devam eden kabızlıkta çocuğun idrar torbasının kapasitesi azalır. Böylece bu çocuklar normalden daha sık idrara çıkabilir ve daha sık idrar yolu enfeksiyonu geçirebilirler.

Kabızlık ciddiye alınmalıdır
Kabız olan çocukların %95’inden fazlasında herhangi bir hastalık bulunmaz ve bunlar fonksiyonel kabızlık olarak kabul edilirler. Ancak, kabızlık devam ettiğinde, aşırı gerilmeye bağlı basur (hemoroid), sert dışkıya bağlı anüste çatlaklar (anal fissür) ve kanama gelişebilir. Çok zorlanma bağırsak yüzeyinin makattan dışarı itilmesine de neden olabilir. Bu nedenle dikkatlice değerlendirilmeli, eğitim verilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Kabız olan çocuk için yapılması gerekenler
Aile ve çocuk iyi ikna edilirse ve ciddi bir hastalık olmadığı anlatılırsa fonksiyonel kabızlık tedavisi etkili olur. Özellikle bu tedavinin aylarca sürebileceği anlatılmalıdır. Kabızlık gelişiminde asıl suçlanan faktör beslenme şeklidir. Bu nedenle, kabız olan çocuklarda beslenme tarzının detaylı olarak sorgulanması gerekir. Kabızlık gelişmeden yapılması gerekenler kısmında anlatılan yaşam tarzı tedbirlerinin uygulanması tedavi sürecinde büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, her yemek sonrası 10 dakika süreyle tuvalete oturma ve böylece normal dışkılama alışkanlığının kazandırılması önerilmelidir.
Tedavinin başlangıcında, doktor tarafından yapılan makat muayenesinde büyük, sert dışkı ele gelirse bunun çıkarılması gereklidir. Bu dışkı tıkacının çözülmesi, ağız yoluyla, makattan veya her ikisinden verilen ilaçlarla yapılabilir. Sonrasında bu hastalara, zarar vermeyecek, uzun süreli ve uygun dozlarda ilaç tedavileri doktor tarafından önerilebilir. Bu tedavi ile dışkının yumuşatılması, dışkı tutma isteğinin azaltılması, tam boşalma ve günde 1-2 kez yumuşak kıvamda dışkılama çoğunlukla sağlanmış olur. Verilen ilaç tedavilerinin tarif edilen şekilde ve en az 3-6 ay süre ile kullanılması gerekebilir. Tedavinin uzun süreli olması çocuğun ağrılı dışkılama deneyimini unutması açısından çok önemlidir. Tedavide başarısızlığa yol açan hatalar; aile ve çocuğa fonksiyonel kabızlık hakkında yeteri kadar eğitim verilmemesi, yaşam tarzı değişikliklerine dikkat edilmemesi, ilaç tedavisinin uygun dozda verilmemesi veya yarar gören çocuklarda ilaçların kısa zaman sonra kesilmesidir.


alıntı
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
çocuklarda beslenme, çocuklarda kabızlık

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Minik Eren'e kabız dediler kanser çıktı Zen Haber Arşivi 0 06 Mart 2013 21:50
Yürek Olmadan Aşk Oluyorsa Öğret Bana Sana Dair Ne Varsa Afrodit Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 1 15 Şubat 2012 22:49
Çocuğunuz Çok mu İnatçı? Lucifer Çocuk Sağlığı 0 22 Kasım 2011 00:12
Gemicik Oluyorsa Boğazcık Niye Olmasın Şekerim? Noyan Makaleler 0 28 Nisan 2011 10:49