IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Mart 2016, 19:33   #1
Çevrimiçi
Kıt'a Nazım Şekli ve Özellikleri


-- Sponsor Baglantı --


Kıt'a bir edebiyat terimi olarak genellikle iki veya iki beyitten uzun, matla ve mahlas beyti olmayan bir nazım biçiminin adıdır. Bir başka ifadeyle kıt'alar kasîde ve gazel gibi musarra bir beyitle başlamayan ve mahlas kullanılmamış manzumelerdir. Kıt'ada beyitlerin ilk mısra'ları serbest, ikinci mısraları birbiriyle kafiyelidir. Kafiye düzeni şöyledir: xa, xa, xa, xa . . .
Divan şiirinde daha çok iki beyitli kıt'alar yazılmışsa da bu nazım biçimiyle yazılmış manzumelerin beyit sayısının otuza kadar çıktığı görülür. İki beyitten uzun olan böyle kıt'alara kıt'a-i kebîre (=büyük kıt'a) denilir. Uzun kıt'aları kasîdeden ayıran en önemli özellik, bu manzumelerde matla ve mahlas beyitlerinin bulunmamasıdır.
Kıt'alarda her türlü konunun işlendiği görülmektedir. Çeşitli olaylara ebcedle tarih düşürmede en fazla bu nazım biçimi kullanılmıştır. Beyitleri arasında konu birliğinin ve anlam bütünlüğünün bulunması bu nazım şeklinin başka bir özelliğidir.
Kıt'a, az ya da çok her şairin divanında yer alan bir nazım şeklidir. Övgüler ve tarihlerde kullanılan kıt'alarla, kıt'a-i kebireler divanlarda genellikle kasidelerden sonra, öteki kısa kıt'alar ise divan sonlarında "mukatta'ât" adı altında toplanmışlardır.
En çok kıt'ası olan şairler arasında 69 kıt'a ile Necâti Bey (ölm. 1508-09), 42 kıt'a ile Fuzûlî (ölm. 1556), 64 kıt'a ile Nev'î Yahyâ (ölm. 1599), 27 kıt'a ile Bâkî (ölm. 1600), 33 kıt'a ile Rûhî-i Bağdâdî (ölm.1605) sayılabilir.
XVII. yüzyıl sonlarında Nâbî (ölm. 1712), bir kısmı tarih ve kıt'a-i kebire olmak üzere 150'den çok, Sabit (ölm. 1712), 70 ve Beylikçi Abdülbaki Ârif (ölm. 1713)(68), 68 kıt'a yazmışlardır.
XVIII. yüzyılda Nedîm (ölm. 1730)'in 26 kıt'ası ile pek çok tarih kıt'ası, Mehmet Emin Belîğ ) ölm. 1758)'in 58, dördü kıt'a-i kebîre olmak üzere Galib Dede (ölm. 1798-11-1799)'in 49 ve Enderunlu Fâzıl (ölm. 1810)'ın 31 kıt'ası vardır.
Kıta Özellikleri (Özet)

  • Genelde 2-12 beyitten oluşur. Beyit sayısı ikiden fazla olan kıt'alara kıt'a-ı kebir (büyük kıt'a) denir.
  • Matla beyti olmayan bir nazım şeklidir.
  • Kafiye düzeni xa, xa, xa, xa . . .
  • Mahlasız şiirlerdir.
  • Mısralar arasında anlam bütünlüğü bulunur.
  • Kıt'alarda her türlü konu işlenmiştir.
Nazım

Nazım, Kıt'aya benzer bir nazım biçimidir. Nazım, bir edebiyat terimi olarak vezinli kafiyeli söz, şiir anlamındadır. Yine bir edebiyat terimi olarak musarra bir beyitle başlayan kıt'aya da nazım denilmektedir. Dolayısıyla nazmın kıt'adan ayrıldığı tek yön ilk beytin musarra olmasıdır. Bu nedenle nazım, kıt'anın bir türü olarak da değerlendirilebilir. Kafiye düzeni şu şekildedir: aa, xa . . .
Nazımı mahlas beyti olmayan bir gazele benzetmek de mümkündür. Uzunlukları iki ile on beş beyit arasındadır (bk. Örnek 13). Ancak uzun nazımlar kıt'a-i kebîre gibi farklı bir adla anılmamıştır. iki beyitli nazımlar beyit sayısı ikiden fazla olan nazımlara oranla daha azdır. ikiden fazla beyitle yazılan nazımların daha çok çeşitli olaylara tarih düşürmede, övgü ve yergide kullanıldığı görülmektedir. Kıt'a ve nazımı birbirinden ayıran tek özellik, nazımın ilk beytinin kıt'anın aksine musarra olmasıdır. Bu nedenle nazım ve kıt'a-i kebîreyi, ayrı birer nazım biçimi olarak değerlendirmek yerine kıt'anın iki ayrı türü olarak kabul etmek daha doğru olur.
Örnek 1
Aşağıdaki iki beyitli felsefî şiir Fuzulî'nin ünlü bir kıt'asıdır. Kıt'anın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), mefâ'ilün, fe'ilün (fa'lün); kafiye düzeni de "xa xa"dır.
İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
ilm bir kîl ü kâl imiş ancak (Fuzulî)

Kıt'anın düz yazıyla dil içi çevirisi: İlim yoluyla yücelmek, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir arzuymuş; bu dünyada her ne var ise aşk; ilim de yalnızca boş bir lafmış.
Örnek 2
Aşağıdaki felsefî şiir Fuzulî'ye ait dört beyitlik bir kıt'adır. Kıt'anın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), fe'ilâtün , fe'ilâtün, fe'ilün (fa'lün), kafiyesi düzeni de "xa xa xa xa"dır. Kıt'a, matla ve mahlassız bir gazel gibidir.
1 Her kimün var ise zâtında şerâret küfri
Istılâhât-ı ulûm ile müselmân olmaz

2 Ger kara taşı kızıl kan ile rengîn itsen
Tab'a tağyîr virüp la'l-i Bedahşân olmaz

3 Eylesen tûtîye ta'lîm-i edâ-yı kelimât
Nutkı insân olur ammâ özi insân olmaz

4 Her uzun boylu şecâ'at idebilmez da'vî
Her ağaç kim boy atar serv-i hırâmân olmaz (Fuzulî)

Kıt'anın düz yazıyla dil içi çevirisi:
1 Karakterinde kötülük küfrü bulunan kişi birtakım dinî terimleri kullanmakla Müslüman olmaz.
2 Kara taşı kızıl kanla boyasan; bu, doğasını değiştirip onu Bedahşan yakutu yapmaz.
3 Papağana konuşmayı öğretsen, sözü insan sözü olur ama, özü insan olmaz.
4 Her uzun ağacın salınan servi olmadığı gibi, her uzun boylu da cesaret davasına kalkışamaz.

Örnek 3
Aşağıdaki nazım XVIII. yüzyıl Divan şairlerinden fieyh Gâlib'e aittir. Konusu aşk olan bu nazmın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), fe'ilâtün, fe'ilâtün, fe'ilün (fa'lün), kafiye düzeni de "aa xa"dır.
Ey felek maksadun ülfet mi adâvet mi nedür
Yoksa ol mâh ile uşşâka felâket mi nedür
irmeden vuslata hicrâna irişdük ammâ
Anlasam bari bidâyet mi nihâyet mi nedür (Şeyh Gâlib)

Nazımın düz yazıyla dil içi çevirisi: Ey felek, senin maksadın dostluk mudur, düşmanlık mıdır? Yoksa o ay parçası gibi güzel ile âşıklara felâket getirmek midir? Sevgiliye kavuşamadan, ondan ayrıldı k; bari, şu kadarını anlasam, bu işin başlangıcı mı; yoksa sonu mudur?
Örnek 4
Dün elin yumuş dilerdi kim rakîb
Yaş eliyle duta zülfün dilberin
Âh edip eydür uzaktan Hâtifî
Dutma bir zaman kurusun ellerin (Hâtifî)

Örnek Kıt'a 5>>Fuzûlî
(Kıt'a-i kebîre)

1. Ey vücûd-ı kâmilün âyinedâr-ı feyz-i Hak
Âsitânun kıble-i hâcât-ı erbâb-ı yakîn

2. Ey kemâl-i re'fetün sermâye-i emn ü emân
V'ey cemâl-i şevkettin pîrâye-i dünye vü dîn

3. Hüsn-i re'yün âfıtâb-ı âlem-i sıdk u safâ
Hâk-i pâyün menşe'-i cem'iyyet-i rûy-ı zemîn

4. Gelmemiş bir sen kimi pâkîze-tıynet âleme
Tâ binâ-yı âlem etmiş nakş-bend-i mâ u tîn

5. Mesned-i Nûşirevândur buk'a-i Dârü's-selâm
Sensen istihkak ile Nûşirevâna câ-nişîn

6. Cismdür ma'nîde burc-ı evliya sen rûh-ı pâk
Bî-nigîndür hıtta-i Bağdad sen nakş-ı nigîn

7. Serverâ yüz şükr kim feyz-i kemâl-i re'fetün
Evliya burcını kılmış reşk-i fırdevs-i berîn

8. Hâs u âm olmış nevâl-i ni'metünden behre-mend
Aferin ey şehriyâr-ı mülk-perver âferîn

9. Men ki bir kemter du'â-gûyem nazar saldım mana
Koymadım hâk-i mezelletde kalam zâr u hazîn

10. Zayi' iken kadrümi bildürdün ehl-i âleme
Tîre iken eyledün hâk-i vücûdum anberîn

11. Ebr-i lutfun kıldı hâr-ı huşkumı gülbergi ter
Feyz-i cûdun kıldı eşk-i hârumı dürr-i semîn

12. Ni'metün şükri mana farz kıldı ızhâr-ı sena
Şefkatün tavkı meni kıldı gulâm-ı kemterîn

13. Gam degül ehl-i garaz eylerse menden men'-i hayr
Gam degül ehl-i hased men miskîne bağlarsa kîn

14. Rüzgâr ile menüm maksûdumı hâsıl kılup
Ol ki men' eyler olur bedhâh-ı Rabbü'l-âlemîn

15. Hîç şek yok kim yeter maksûda kalmaz nâ-ümîd
Hırmen-i eltâfun etrafında olan hûşe-çîn

16. Var ümîdüm mihr ü mâh etdükçe devrân olasan
Kâmyâb u kâmrân u kâmbahş u kâmbîn. ( Fuzûlî )

Kıt'a bir edebiyat terimi olarak genellikle iki veya iki beyitten uzun, matla ve mahlas beyti olmayan bir nazım biçiminin adıdır. Bir başka ifadeyle kıt'alar kasîde ve gazel gibi musarra bir beyitle başlamayan ve mahlas kullanılmamış manzumelerdir. Kıt'ada beyitlerin ilk mısra'ları serbest, ikinci mısraları birbiriyle kafiyelidir. Kafiye düzeni şöyledir: xa, xa, xa, xa . . .
Divan şiirinde daha çok iki beyitli kıt'alar yazılmışsa da bu nazım biçimiyle yazılmış manzumelerin beyit sayısının otuza kadar çıktığı görülür. İki beyitten uzun olan böyle kıt'alara kıt'a-i kebîre (=büyük kıt'a) denilir. Uzun kıt'aları kasîdeden ayıran en önemli özellik, bu manzumelerde matla ve mahlas beyitlerinin bulunmamasıdır.
Kıt'alarda her türlü konunun işlendiği görülmektedir. Çeşitli olaylara ebcedle tarih düşürmede en fazla bu nazım biçimi kullanılmıştır. Beyitleri arasında konu birliğinin ve anlam bütünlüğünün bulunması bu nazım şeklinin başka bir özelliğidir.
Kıt'a, az ya da çok her şairin divanında yer alan bir nazım şeklidir. Övgüler ve tarihlerde kullanılan kıt'alarla, kıt'a-i kebireler divanlarda genellikle kasidelerden sonra, öteki kısa kıt'alar ise divan sonlarında "mukatta'ât" adı altında toplanmışlardır.
En çok kıt'ası olan şairler arasında 69 kıt'a ile Necâti Bey (ölm. 1508-09), 42 kıt'a ile Fuzûlî (ölm. 1556), 64 kıt'a ile Nev'î Yahyâ (ölm. 1599), 27 kıt'a ile Bâkî (ölm. 1600), 33 kıt'a ile Rûhî-i Bağdâdî (ölm.1605) sayılabilir.
XVII. yüzyıl sonlarında Nâbî (ölm. 1712), bir kısmı tarih ve kıt'a-i kebire olmak üzere 150'den çok, Sabit (ölm. 1712), 70 ve Beylikçi Abdülbaki Ârif (ölm. 1713)(68), 68 kıt'a yazmışlardır.
XVIII. yüzyılda Nedîm (ölm. 1730)'in 26 kıt'ası ile pek çok tarih kıt'ası, Mehmet Emin Belîğ ) ölm. 1758)'in 58, dördü kıt'a-i kebîre olmak üzere Galib Dede (ölm. 1798-11-1799)'in 49 ve Enderunlu Fâzıl (ölm. 1810)'ın 31 kıt'ası vardır.
Kıta Özellikleri (Özet)

  • Genelde 2-12 beyitten oluşur. Beyit sayısı ikiden fazla olan kıt'alara kıt'a-ı kebir (büyük kıt'a) denir.
  • Matla beyti olmayan bir nazım şeklidir.
  • Kafiye düzeni xa, xa, xa, xa . . .
  • Mahlasız şiirlerdir.
  • Mısralar arasında anlam bütünlüğü bulunur.
  • Kıt'alarda her türlü konu işlenmiştir.
Nazım

Nazım, Kıt'aya benzer bir nazım biçimidir. Nazım, bir edebiyat terimi olarak vezinli kafiyeli söz, şiir anlamındadır. Yine bir edebiyat terimi olarak musarra bir beyitle başlayan kıt'aya da nazım denilmektedir. Dolayısıyla nazmın kıt'adan ayrıldığı tek yön ilk beytin musarra olmasıdır. Bu nedenle nazım, kıt'anın bir türü olarak da değerlendirilebilir. Kafiye düzeni şu şekildedir: aa, xa . . .
Nazımı mahlas beyti olmayan bir gazele benzetmek de mümkündür. Uzunlukları iki ile on beş beyit arasındadır (bk. Örnek 13). Ancak uzun nazımlar kıt'a-i kebîre gibi farklı bir adla anılmamıştır. iki beyitli nazımlar beyit sayısı ikiden fazla olan nazımlara oranla daha azdır. ikiden fazla beyitle yazılan nazımların daha çok çeşitli olaylara tarih düşürmede, övgü ve yergide kullanıldığı görülmektedir. Kıt'a ve nazımı birbirinden ayıran tek özellik, nazımın ilk beytinin kıt'anın aksine musarra olmasıdır. Bu nedenle nazım ve kıt'a-i kebîreyi, ayrı birer nazım biçimi olarak değerlendirmek yerine kıt'anın iki ayrı türü olarak kabul etmek daha doğru olur.
Örnek 1
Aşağıdaki iki beyitli felsefî şiir Fuzulî'nin ünlü bir kıt'asıdır. Kıt'anın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), mefâ'ilün, fe'ilün (fa'lün); kafiye düzeni de "xa xa"dır.
İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
ilm bir kîl ü kâl imiş ancak (Fuzulî)

Kıt'anın düz yazıyla dil içi çevirisi: İlim yoluyla yücelmek, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir arzuymuş; bu dünyada her ne var ise aşk; ilim de yalnızca boş bir lafmış.
Örnek 2
Aşağıdaki felsefî şiir Fuzulî'ye ait dört beyitlik bir kıt'adır. Kıt'anın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), fe'ilâtün , fe'ilâtün, fe'ilün (fa'lün), kafiyesi düzeni de "xa xa xa xa"dır. Kıt'a, matla ve mahlassız bir gazel gibidir.
1 Her kimün var ise zâtında şerâret küfri
Istılâhât-ı ulûm ile müselmân olmaz

2 Ger kara taşı kızıl kan ile rengîn itsen
Tab'a tağyîr virüp la'l-i Bedahşân olmaz

3 Eylesen tûtîye ta'lîm-i edâ-yı kelimât
Nutkı insân olur ammâ özi insân olmaz

4 Her uzun boylu şecâ'at idebilmez da'vî
Her ağaç kim boy atar serv-i hırâmân olmaz (Fuzulî)

Kıt'anın düz yazıyla dil içi çevirisi:
1 Karakterinde kötülük küfrü bulunan kişi birtakım dinî terimleri kullanmakla Müslüman olmaz.
2 Kara taşı kızıl kanla boyasan; bu, doğasını değiştirip onu Bedahşan yakutu yapmaz.
3 Papağana konuşmayı öğretsen, sözü insan sözü olur ama, özü insan olmaz.
4 Her uzun ağacın salınan servi olmadığı gibi, her uzun boylu da cesaret davasına kalkışamaz.

Örnek 3
Aşağıdaki nazım XVIII. yüzyıl Divan şairlerinden fieyh Gâlib'e aittir. Konusu aşk olan bu nazmın vezni fe'ilâtün (fâ'ilâtün), fe'ilâtün, fe'ilâtün, fe'ilün (fa'lün), kafiye düzeni de "aa xa"dır.
Ey felek maksadun ülfet mi adâvet mi nedür
Yoksa ol mâh ile uşşâka felâket mi nedür
irmeden vuslata hicrâna irişdük ammâ
Anlasam bari bidâyet mi nihâyet mi nedür (Şeyh Gâlib)

Nazımın düz yazıyla dil içi çevirisi: Ey felek, senin maksadın dostluk mudur, düşmanlık mıdır? Yoksa o ay parçası gibi güzel ile âşıklara felâket getirmek midir? Sevgiliye kavuşamadan, ondan ayrıldı k; bari, şu kadarını anlasam, bu işin başlangıcı mı; yoksa sonu mudur?
Örnek 4
Dün elin yumuş dilerdi kim rakîb
Yaş eliyle duta zülfün dilberin
Âh edip eydür uzaktan Hâtifî
Dutma bir zaman kurusun ellerin (Hâtifî)

Örnek Kıt'a 5>>Fuzûlî
(Kıt'a-i kebîre)

1. Ey vücûd-ı kâmilün âyinedâr-ı feyz-i Hak
Âsitânun kıble-i hâcât-ı erbâb-ı yakîn

2. Ey kemâl-i re'fetün sermâye-i emn ü emân
V'ey cemâl-i şevkettin pîrâye-i dünye vü dîn

3. Hüsn-i re'yün âfıtâb-ı âlem-i sıdk u safâ
Hâk-i pâyün menşe'-i cem'iyyet-i rûy-ı zemîn

4. Gelmemiş bir sen kimi pâkîze-tıynet âleme
Tâ binâ-yı âlem etmiş nakş-bend-i mâ u tîn

5. Mesned-i Nûşirevândur buk'a-i Dârü's-selâm
Sensen istihkak ile Nûşirevâna câ-nişîn

6. Cismdür ma'nîde burc-ı evliya sen rûh-ı pâk
Bî-nigîndür hıtta-i Bağdad sen nakş-ı nigîn

7. Serverâ yüz şükr kim feyz-i kemâl-i re'fetün
Evliya burcını kılmış reşk-i fırdevs-i berîn

8. Hâs u âm olmış nevâl-i ni'metünden behre-mend
Aferin ey şehriyâr-ı mülk-perver âferîn

9. Men ki bir kemter du'â-gûyem nazar saldım mana
Koymadım hâk-i mezelletde kalam zâr u hazîn

10. Zayi' iken kadrümi bildürdün ehl-i âleme
Tîre iken eyledün hâk-i vücûdum anberîn

11. Ebr-i lutfun kıldı hâr-ı huşkumı gülbergi ter
Feyz-i cûdun kıldı eşk-i hârumı dürr-i semîn

12. Ni'metün şükri mana farz kıldı ızhâr-ı sena
Şefkatün tavkı meni kıldı gulâm-ı kemterîn

13. Gam degül ehl-i garaz eylerse menden men'-i hayr
Gam degül ehl-i hased men miskîne bağlarsa kîn

14. Rüzgâr ile menüm maksûdumı hâsıl kılup
Ol ki men' eyler olur bedhâh-ı Rabbü'l-âlemîn

15. Hîç şek yok kim yeter maksûda kalmaz nâ-ümîd
Hırmen-i eltâfun etrafında olan hûşe-çîn

16. Var ümîdüm mihr ü mâh etdükçe devrân olasan
Kâmyâb u kâmrân u kâmbahş u kâmbîn. ( Fuzûlî )

__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
kıt'a nazım şekli ve özellikleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müstezat Nazım Şekli Özellikleri, Örnekleri PySSyCaT Divan Edebiyatı 0 20 Mart 2016 19:12
Mesnevi Nazım Şekli, Özellikleri, Yazarları PySSyCaT Divan Edebiyatı 0 20 Mart 2016 19:08
Kaside Nazım Şekli ve Özellikleri PySSyCaT Divan Edebiyatı 0 20 Mart 2016 18:58
Gazel Nazım Şekli ve Özellikleri PySSyCaT Divan Edebiyatı 0 20 Mart 2016 18:55
Divan Edebiyatında Nazım Şekilleri, Özellikleri ve Divan Şiirleri Kacak Divan Edebiyatı 0 27 Eylül 2011 21:01