IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Tufan

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Eylül 2013, 22:20   #1
Çevrimdışı
Unutulmaz Ramiz Dayı replikleri


-- Sponsor Baglantı --


Türk sinemasının ve tiyatrosunun dev ismi Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti.Unutulmaz Ramiz Dayı repliklerini haberimizde bulabilirsiniz

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Tuncel Kurtiz 1 Şubat 1936 yılında İzmit, Kocaeli'nde doğdu. Babası Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Boşnak olan sanatçı, üniversitede kısa bir süre hukuk fakültesinde, daha sonra ise filoloji, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okudu.

Ancak hiçbirinden mezun olmadı. İlk kez 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuğa başlamış olan sanatçı, sinema filmlerinde rol aldı. Sürü filmiyle zirveye çıkan sanatçı, doğayla içiçe yaşamayı tercih etti.1981 Antalya Altın Portakal Film Festivalinde en iyi senaryo ödülünü Nurettin Sezer ile birlikte kaleme aldığı Gül Hasan filminin senaryosuyla kazanmıştır.


UNUTULMAZ RAMİZ DAYI REPLİKLERİ

Tuncel Kurtiz, Ezel'de Ramiz Dayı karakterini canlandırırken replikleri unutulmaz arasına girmişti. İşte unutulmaz Ramiz Dayı replikleri:

En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar. Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler yoksa seni içeri...

Güvercinin boynundaki o kırmızımtırak tüyler vardır ya, bir kere taktı mı güvercin o tasmayı boynuna başka birisini sevemezmiş, ama bazen fazla sevgiden güvercinler birbirlerini de öldürürlermiş, birbirlerinin gırtlağını deşerlermiş fazla sevgiden, o yüzden o kızıl tasmaya da güvercin gerdanlığı derlermiş.

Madem bu kadar çok sevdiniz birbirinizi bakalım kim takacak o gerdanlığı boynuna... Madem ikiniz de hasmımsınız artık geldik sınavın son sorusuna. Biriniz ölürse diğeriniz sağ çıkacak buradan, bakalım kim daha çok seviyor diğerini... Kim takacak o gerdanlığı boynuna...

Sen ha sen! Görmeyeli çok büyümüşsün eski dost çok! Ben görmeyeli yaşlandım, ufaldım. Ben içerde hüküm giyerken sen dışarıda hüküm sürdün. Gerçi ben kötü girdim içeri ama içerde insanı anladım. Sen iyi çocuktun. İyi çocuktun da iyice insanlıktan çıkmışsın. Tamam ben sana kötülük ettim ama şimdi sen baştan aşağıya kötülük olmuşsun. Yani diyeceğim o ki şimdi sen güçlüsün, gençsin, vurup bana beni yere yıkarsın, dua et ki o iş orda bitsin. Çünkü iş orda bitmezse vurup beni yıkamazsan yere boyuna posuna gelmişine geçmişine bakmam bu işi ben başlattım, bitirmeden bırakmam. Bitirmeden bırakmam.

Her yanım yanım acıyor, gençliğime, halime şu mavi gök mavi deniz uçan kuş işe giden insanlar ipimi çeken cellat on gün on gün...

Öyle Durursan Kolay Hedef Olursun.

Durursan Senin Başlattığın Olaylar,

Gelir Seni Bulur.

Mızrak Gibi Saplanır Kalbine

Unutma Yeğen...

Tek Başına Değilsin !

Tek Başına Kalırsan;

Sen Kendin Değil, Kendi Celladın Olursun Ancak.

Sırası Değil Yeğen !

Kanma Onlara...

Hangi İsminle Çağırırsa Çağırsınlar Seni.

Çağırdıkları Yere Gidersen...

Dönsende Oradan, Kendin Dönemezsin Yeğen...!

Cevabını bulamadığın her sorudan korkacaksın.

Sana çekilen her bıçağın kınında,

Cevabını bilmediğin başka bir soru gizlidir çünkü.

Bazen yeğen işleri yoluna koymak için sıkmayacaksın yumruğunu, açacaksın avucunu avucundakileri savuracaksın havaya. Bekleyeceksin, bekleyeceksin sana geri gelmelerini.

Bir şey yapmadan önce eğer yaparsan sana ne yapacağımı bir düşün önce.

Oysa herkes öldürür sevdiğini,

Kulak verin bu dediklerime,

Kimi bir bakışı ile yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözler ile...

Kimi bir bakışıyla yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözlerle.

Korkaklar öpücükle öldürür...

Yürekliler kılıç darbeleriyle.

Kimi gençken öldürür sevdiğini

Kimi yaşlıyken.

Şehvetli ellerle boğar kimi

Kimi altından ellerle

Merhametli kişi bıçak kullanır

Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur

Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever

Kimi satar; kimi de satın alır

Kimi gözyaşı döker öldürürken

Kimi kılı kıpırdamadan

Çünkü herkes öldürür sevdiğini

Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Bu gün bi köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan, ikisi de aynı soruyu sordu... Kimsin sen, kimin tarafındasın...

Aşk mı intikam mı, mahkum mu, cellat mı... hep ikisinden birini seçmen istendi... Ama hep bir üçüncü şık var... O da ateşe atlamak...

Öyle Bir Döngüdür ki Hayat,

Sevdiklerinle Yer Değiştirir Durur.

Çaresiz Hep Oynarsın, Aynı Oyunu...

Bir Kere Olan Herşey, Olmaya Devam Eder.

Bir Kere Kaçtın mı Herşeyden ?

Aynı Ayak İzlerine Basarak Kaçarsın Sürekli

Bastıkça Büyür Geçmişin Ayak İzleri,

Arkanda Bıraktıkça Ansızın Önüne Çıkarlar.

Kendi Ayak İzlerini Takip Edip Dönemezsin Geçmişe

Ama Yeterince Beklersen Eğer,

Geçmiş Eninde Sonunda Dönecektir Sana Geri

Geçmişi Değiştiremesende...

Çağırabilirsin Ama Kendine

Oyunu Bi Kere Kaybettiysen Eğer,

Silemezsin Kayıplarını.

Ama Yeterli Bedeli Ödediysen Eğer

Herşeyini Kaybettiğin O Masaya,

Birgün Oturabilirsin Yeniden.

Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele...

Herkez gerçeği aradığını söyler, Herkez gerçeğin onu kurtarmasını bekler ama seni özgür bırakan gerçeğin değil sonunda kavuştuğun yüzüdür sevdiğinin...

Gerçeği öğrenmek için kimi kendini ortaya atar kimide başkasını ateşe atar ama çaresizce aradığın şey gerçek değil aslında sen bir kuytuda bırakıp gittiğin kendini arıyorsun aslında...

Gerçeği yine de öğrenmek için yalanlardan örülü bir ipe tutunmak ne korkunçtur...

Korkunçtur sonunda gördüğün gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bile bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak...

Gerçekleri saklayarak ulaşabilirmisin gerçeğe anıların içinde aradığın insanı bulabilirmisin hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilirmisin orada olmayan birinin seni hala koruduğuna inanabilirmisin gerçeğin o kadar çok yüzü var ki senin gördüğüne inanabilirmisin...

Hayal ettiğin her şey bir gün bir ihtimal gerçek olabilir o ihtimali yok etmeden unutabilirmisin gerçekten sevdiğin tek insanı...

Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen... Aynı adam olmak daha zordur... Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin... Şimdi her şeyi yapabilirim...
(alıntı)
Türk sinemasının ve tiyatrosunun dev ismi Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti.Unutulmaz Ramiz Dayı repliklerini haberimizde bulabilirsiniz

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Tuncel Kurtiz 1 Şubat 1936 yılında İzmit, Kocaeli'nde doğdu. Babası Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Boşnak olan sanatçı, üniversitede kısa bir süre hukuk fakültesinde, daha sonra ise filoloji, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okudu.

Ancak hiçbirinden mezun olmadı. İlk kez 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuğa başlamış olan sanatçı, sinema filmlerinde rol aldı. Sürü filmiyle zirveye çıkan sanatçı, doğayla içiçe yaşamayı tercih etti.1981 Antalya Altın Portakal Film Festivalinde en iyi senaryo ödülünü Nurettin Sezer ile birlikte kaleme aldığı Gül Hasan filminin senaryosuyla kazanmıştır.


UNUTULMAZ RAMİZ DAYI REPLİKLERİ

Tuncel Kurtiz, Ezel'de Ramiz Dayı karakterini canlandırırken replikleri unutulmaz arasına girmişti. İşte unutulmaz Ramiz Dayı replikleri:

En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar. Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler yoksa seni içeri...

Güvercinin boynundaki o kırmızımtırak tüyler vardır ya, bir kere taktı mı güvercin o tasmayı boynuna başka birisini sevemezmiş, ama bazen fazla sevgiden güvercinler birbirlerini de öldürürlermiş, birbirlerinin gırtlağını deşerlermiş fazla sevgiden, o yüzden o kızıl tasmaya da güvercin gerdanlığı derlermiş.

Madem bu kadar çok sevdiniz birbirinizi bakalım kim takacak o gerdanlığı boynuna... Madem ikiniz de hasmımsınız artık geldik sınavın son sorusuna. Biriniz ölürse diğeriniz sağ çıkacak buradan, bakalım kim daha çok seviyor diğerini... Kim takacak o gerdanlığı boynuna...

Sen ha sen! Görmeyeli çok büyümüşsün eski dost çok! Ben görmeyeli yaşlandım, ufaldım. Ben içerde hüküm giyerken sen dışarıda hüküm sürdün. Gerçi ben kötü girdim içeri ama içerde insanı anladım. Sen iyi çocuktun. İyi çocuktun da iyice insanlıktan çıkmışsın. Tamam ben sana kötülük ettim ama şimdi sen baştan aşağıya kötülük olmuşsun. Yani diyeceğim o ki şimdi sen güçlüsün, gençsin, vurup bana beni yere yıkarsın, dua et ki o iş orda bitsin. Çünkü iş orda bitmezse vurup beni yıkamazsan yere boyuna posuna gelmişine geçmişine bakmam bu işi ben başlattım, bitirmeden bırakmam. Bitirmeden bırakmam.

Her yanım yanım acıyor, gençliğime, halime şu mavi gök mavi deniz uçan kuş işe giden insanlar ipimi çeken cellat on gün on gün...

Öyle Durursan Kolay Hedef Olursun.

Durursan Senin Başlattığın Olaylar,

Gelir Seni Bulur.

Mızrak Gibi Saplanır Kalbine

Unutma Yeğen...

Tek Başına Değilsin !

Tek Başına Kalırsan;

Sen Kendin Değil, Kendi Celladın Olursun Ancak.

Sırası Değil Yeğen !

Kanma Onlara...

Hangi İsminle Çağırırsa Çağırsınlar Seni.

Çağırdıkları Yere Gidersen...

Dönsende Oradan, Kendin Dönemezsin Yeğen...!

Cevabını bulamadığın her sorudan korkacaksın.

Sana çekilen her bıçağın kınında,

Cevabını bilmediğin başka bir soru gizlidir çünkü.

Bazen yeğen işleri yoluna koymak için sıkmayacaksın yumruğunu, açacaksın avucunu avucundakileri savuracaksın havaya. Bekleyeceksin, bekleyeceksin sana geri gelmelerini.

Bir şey yapmadan önce eğer yaparsan sana ne yapacağımı bir düşün önce.

Oysa herkes öldürür sevdiğini,

Kulak verin bu dediklerime,

Kimi bir bakışı ile yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözler ile...

Kimi bir bakışıyla yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözlerle.

Korkaklar öpücükle öldürür...

Yürekliler kılıç darbeleriyle.

Kimi gençken öldürür sevdiğini

Kimi yaşlıyken.

Şehvetli ellerle boğar kimi

Kimi altından ellerle

Merhametli kişi bıçak kullanır

Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur

Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever

Kimi satar; kimi de satın alır

Kimi gözyaşı döker öldürürken

Kimi kılı kıpırdamadan

Çünkü herkes öldürür sevdiğini

Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Bu gün bi köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan, ikisi de aynı soruyu sordu... Kimsin sen, kimin tarafındasın...

Aşk mı intikam mı, mahkum mu, cellat mı... hep ikisinden birini seçmen istendi... Ama hep bir üçüncü şık var... O da ateşe atlamak...

Öyle Bir Döngüdür ki Hayat,

Sevdiklerinle Yer Değiştirir Durur.

Çaresiz Hep Oynarsın, Aynı Oyunu...

Bir Kere Olan Herşey, Olmaya Devam Eder.

Bir Kere Kaçtın mı Herşeyden ?

Aynı Ayak İzlerine Basarak Kaçarsın Sürekli

Bastıkça Büyür Geçmişin Ayak İzleri,

Arkanda Bıraktıkça Ansızın Önüne Çıkarlar.

Kendi Ayak İzlerini Takip Edip Dönemezsin Geçmişe

Ama Yeterince Beklersen Eğer,

Geçmiş Eninde Sonunda Dönecektir Sana Geri

Geçmişi Değiştiremesende...

Çağırabilirsin Ama Kendine

Oyunu Bi Kere Kaybettiysen Eğer,

Silemezsin Kayıplarını.

Ama Yeterli Bedeli Ödediysen Eğer

Herşeyini Kaybettiğin O Masaya,

Birgün Oturabilirsin Yeniden.

Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele...

Herkez gerçeği aradığını söyler, Herkez gerçeğin onu kurtarmasını bekler ama seni özgür bırakan gerçeğin değil sonunda kavuştuğun yüzüdür sevdiğinin...

Gerçeği öğrenmek için kimi kendini ortaya atar kimide başkasını ateşe atar ama çaresizce aradığın şey gerçek değil aslında sen bir kuytuda bırakıp gittiğin kendini arıyorsun aslında...

Gerçeği yine de öğrenmek için yalanlardan örülü bir ipe tutunmak ne korkunçtur...

Korkunçtur sonunda gördüğün gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bile bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak...

Gerçekleri saklayarak ulaşabilirmisin gerçeğe anıların içinde aradığın insanı bulabilirmisin hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilirmisin orada olmayan birinin seni hala koruduğuna inanabilirmisin gerçeğin o kadar çok yüzü var ki senin gördüğüne inanabilirmisin...

Hayal ettiğin her şey bir gün bir ihtimal gerçek olabilir o ihtimali yok etmeden unutabilirmisin gerçekten sevdiğin tek insanı...

Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen... Aynı adam olmak daha zordur... Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin... Şimdi her şeyi yapabilirim...
(alıntı)
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
dayı, ramiz, replikleri, unutulmaz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Unutulmaz film replikleri Soul Film Replikleri 509 07 Eylül 2019 23:41
Ramiz Dayı Suskunlar'da Liaaa Kültür ve Sanat 5 28 Mart 2012 18:59
Ramiz Dayı da oyunun rengini açık etti Dilara Haber Arşivi 0 01 Eylül 2010 13:43
Unutulmaz Türk filmi replikleri! Süslü Komedi ve Mizah 2 25 Mart 2009 11:14
Unutulmaz Yeşilçam replikleri. Lee Film Replikleri 0 11 Kasım 2007 17:18