IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




1Beğeni(ler)
  • 1 Post By HaYaL_eLa

Yeni Makale Ekle Cevapla
 
LinkBack Makale Seçenekleri Stil
  #1  
Alt
Çevrimdışı
HaYaL_eLa
HaYaL_eLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Hayvan sevgisi
Yazan; HaYaL_eLa 05 Kasım 2018, 06:09

Hayvanların acı çekip çekmediğidir Francione’nin asıl sorusu. Acı çektikleri sürece onları kendimizle eşit gözetmemiz gerektiğini anlatır bıkmaksızın; ama onun anlattıklarına, verdiği bilgilere bakınca, hayvan haklarının gerçek anlamından ne denli uzak olduğumuzu yüzümüz kızararak düşünmeye başlayacağız. Hayvan Haklarına Giriş’i belki de bir okul kitabı yapmak ya da bununla da yetinmeyip -nasıl yapılırsa yapılsın- bir halk kitabına dönüştürmek gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla kendini eğiten bir kuşağın sonunda şimdiki kuşakları tanımak istemeyebileceğini de düşünerek...

Hayvanlara insanca davranmakla yetinmeyi değil, onların sömürüsüne toptan son verilmesi gerektiğini belirtiyor Francione. Sonunda hayvanlara insanların ettiklerinin kötü birer izleyicisi değil miyiz? Bugünlerde bir televizyon kanalında “Can Dostum” adı konmuş programı hayvan sevgisi diye sunanlar, barınak köpeklerini eğitip kandırıp televizyonda maskara ediyor. Köpeklerin sorumluluğunu üstlenen televizyon ünlüleri yaptıklarından pek hoşnut, ama birer eğlence nesnesi olarak kullanılmaktan hoşnut olup olmadıklarını bir de köpeklere sorsalar...

Bu programa yarışmacı olarak katılanların sevgiyle davrandığına inanılır elbette, ama dünyanın her yerinde eğlence için kullanılan hayvanların çok kötü davranışlarla eğitildikleri de bilinir. Sözgelimi çocukları eğlendiren sirk hayvanları kırbaçla, elektrikli copla, metal kancalarla “terbiye edilir”. Sirklerde “dans ederken” arka ayakları üstünde durmaları için bazen ayıların ön pençeleri yakılır; insanların o karnaval içinde dövüşür gibi yaptıkları hayvanların tırnakları ve dişleri sökülür. Rodeolarda hınçla ileri atılan hayvanları öfkelendirmek için elektrikli cop ve dayak sıradan eziyet araçlarından. Eğlence amacıyla kullanılan hayvanlar sonunda yaşlanıp işe yaramaz hale gelince de ya öldürülüyor ya da araştırma malzemesi yapmak gibi ahlaksızca biçimlerde kullanılıyor. Köpekleri televizyonda yarıştırmak için sıkı bir “eğitimden” geçiren iyi yürekli ünlüler de kötülük olsun diye değil, iyi yarışmaları için onları yapay yollarla şartlandırma, belki ara sıra cezalandırma yoluna gidiyor olabilir. Amaç eziyet etmek değil de, iyilik yapmak olduğu için...

Bir hayvan üreticisi de yenmek için beslediği hayvanları dağlama, onları bağlayıp ara sıra dövme, berbat barınaklarda tıkış tıkış tutma, hadım etme, sığırları kesmeden önce acı çekmesin diye elektrikle şoka uğratma, daha neler neler yapama hakkını yasalardan alıyor.

Deneylerde ve testlerde kullanılan hayvanların insanın canavarlığını nasıl sıradanlaştırdığını durup düşünmediğimiz de kuşkusuz. Yoksa hayvanların yakılması, zehirlenmesi, kör edilmesi, mekanik şiddet araçlarına dayanıklı olup olmadıklarının ölçülmesi, türlü çeşitli hastalıklara maruz bırakılmak için akla gelmedik uygulamalara uğratılması, kol ve bacaklarının kesilmesi, gözlerinin çıkarılması, uyuşturucuya alıştırılması, kullanıldıktan sonra da hemen her zaman öldürülmesi yanı başımızda bir yerlerde olmuyor mu?
Alıntı ile Cevapla
Görüntüleme 151 Yorumlar 1
Toplam Yorum 1

Yorumlar

Alt 23 Kasım 2018, 18:17   #2
Çevrimiçi
Cevap: Hayvan sevgisi




HaYaL_eLa Nickli Üyeden Alıntı
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Hayvanların acı çekip çekmediğidir Francione’nin asıl sorusu. Acı çektikleri sürece onları kendimizle eşit gözetmemiz gerektiğini anlatır bıkmaksızın; ama onun anlattıklarına, verdiği bilgilere bakınca, hayvan haklarının gerçek anlamından ne denli uzak olduğumuzu yüzümüz kızararak düşünmeye başlayacağız. Hayvan Haklarına Giriş’i belki de bir okul kitabı yapmak ya da bununla da yetinmeyip -nasıl yapılırsa yapılsın- bir halk kitabına dönüştürmek gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla kendini eğiten bir kuşağın sonunda şimdiki kuşakları tanımak istemeyebileceğini de düşünerek...

Hayvanlara insanca davranmakla yetinmeyi değil, onların sömürüsüne toptan son verilmesi gerektiğini belirtiyor Francione. Sonunda hayvanlara insanların ettiklerinin kötü birer izleyicisi değil miyiz? Bugünlerde bir televizyon kanalında “Can Dostum” adı konmuş programı hayvan sevgisi diye sunanlar, barınak köpeklerini eğitip kandırıp televizyonda maskara ediyor. Köpeklerin sorumluluğunu üstlenen televizyon ünlüleri yaptıklarından pek hoşnut, ama birer eğlence nesnesi olarak kullanılmaktan hoşnut olup olmadıklarını bir de köpeklere sorsalar...

Bu programa yarışmacı olarak katılanların sevgiyle davrandığına inanılır elbette, ama dünyanın her yerinde eğlence için kullanılan hayvanların çok kötü davranışlarla eğitildikleri de bilinir. Sözgelimi çocukları eğlendiren sirk hayvanları kırbaçla, elektrikli copla, metal kancalarla “terbiye edilir”. Sirklerde “dans ederken” arka ayakları üstünde durmaları için bazen ayıların ön pençeleri yakılır; insanların o karnaval içinde dövüşür gibi yaptıkları hayvanların tırnakları ve dişleri sökülür. Rodeolarda hınçla ileri atılan hayvanları öfkelendirmek için elektrikli cop ve dayak sıradan eziyet araçlarından. Eğlence amacıyla kullanılan hayvanlar sonunda yaşlanıp işe yaramaz hale gelince de ya öldürülüyor ya da araştırma malzemesi yapmak gibi ahlaksızca biçimlerde kullanılıyor. Köpekleri televizyonda yarıştırmak için sıkı bir “eğitimden” geçiren iyi yürekli ünlüler de kötülük olsun diye değil, iyi yarışmaları için onları yapay yollarla şartlandırma, belki ara sıra cezalandırma yoluna gidiyor olabilir. Amaç eziyet etmek değil de, iyilik yapmak olduğu için...

Bir hayvan üreticisi de yenmek için beslediği hayvanları dağlama, onları bağlayıp ara sıra dövme, berbat barınaklarda tıkış tıkış tutma, hadım etme, sığırları kesmeden önce acı çekmesin diye elektrikle şoka uğratma, daha neler neler yapama hakkını yasalardan alıyor.

Deneylerde ve testlerde kullanılan hayvanların insanın canavarlığını nasıl sıradanlaştırdığını durup düşünmediğimiz de kuşkusuz. Yoksa hayvanların yakılması, zehirlenmesi, kör edilmesi, mekanik şiddet araçlarına dayanıklı olup olmadıklarının ölçülmesi, türlü çeşitli hastalıklara maruz bırakılmak için akla gelmedik uygulamalara uğratılması, kol ve bacaklarının kesilmesi, gözlerinin çıkarılması, uyuşturucuya alıştırılması, kullanıldıktan sonra da hemen her zaman öldürülmesi yanı başımızda bir yerlerde olmuyor mu?

Alti tane can I olan biri olarak emeginize yureginize saglik diyorum

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Makale Seçenekleri
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Makaleler
Article Author Forum Cevaplar Son Mesaj
77'lik Meliha Kaya'nın hayvan sevgisi NarÇiçeği Haber Arşivi 0 17 Aralık 2015 11:31
Hayvan Sevgisi... NarÇiçeği Hayvanlar Alemi 0 17 Aralık 2015 00:18
Öğrencilerin hayvan sevgisi MasteR06 Haber Arşivi 0 11 Şubat 2014 12:52
Pertevniyal Sultan'ın, Hayvan Sevgisi.. Sevda Osmanlı Tarihi 0 20 Kasım 2011 21:43