IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Mayıs 2014, 19:38   #1
Çevrimdışı
Baki


-- Sponsor Baglantı --


1526′da İstanbul’da dünyaya geldi.. 1600 yılında İstanbul’da vefaat etti. Osmanlı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]‘nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken “Sultanü’ş Şuâr┠([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sultanı) unvanını alan şairi. Asıl adı Mahmud Abdülbaki. Fatih Camii müezzinlerinden Mehmed Efendi’nin oğlu. Çocukluğunda bir süre esnaf yanında çıraklık yaptı. Güçlü okuma isteği sonucu medreseye girdi. Zamanının ünlü müderrislerinden Karamanlı Ahmed ve Mehmed efendilerden ders aldı. Birçok ünlü edebiyatçı ile tanıştı. Hocası Mehmed Efendi için yazdığı “Sümbül [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]si” ününü artırdı. Dönemin ünlü şairlerinden Zâtî’nin dikkatini çekti. 18-19 yaşlarında ünlü bir şair oldu. Süleymaniye Medresesi’nde Ahmed Şemseddin Efendi’nin derslerine devam etti. 1955′te Nahçıvan seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu kasideyle saray çevrelerine girmeyi başardı. Kadılık göreviyle Halep’e gönderilen hocası Ahmed Şemseddin Efendi ile Halep’e gitti. 1560′ta İstanbul’a dönüşünde Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile tanıştı. Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü üzerine düyduğu üzüntüyü “Kanuni Mersiyesi” ile dile getirdi. 2. Selim döneminde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın korumasına girdi. Saray toplantılarına çağrılmaya başlandı. 3′üncü Murad döneminde de yerini korudu. Süleymaniye Müderrisi oldu. Düşmanlarının bir oyunu ile bir süre gözden düştü. Edirne’ye sürüldü. Medine ve Mekke kadılıkları yaptı. 1581′de İstanbul’a döndü. 1584′te İstanbul Kadısı oldu. 1591′de Rumeli Kazaskerliği görevine getirildi. Şeyhülislam olmak
istiyordu ama bu görevi elde edemeden

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
yaşamını yitirdi. Zevke ve eğlenceye düşkün, neşeli, hoş [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve hırslı bir kişiliği vardı. Nükteci ve dedikoducu yapısı yüzünden zaman zaman döneminin önde gelenlerini darıltıp zor durumlara da düştü. Hicviyeleri ile ünlüdür. Özel yaşamındaki özgürlüğüne ve sınırsızlığına rağmen kadınlık görevlerinde adalete düşkünlüğü ile dikkat çekti. Mesnevi yazmadı. Başarılı kasideleri de olmasına rağmen [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] şairi olarak tanınır. Dünyanın geçiciliğinden yakınan, okurları aşk ve şarabın tadını çıkarmaya çağıran [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]iyle ünlendi. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]inde [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]i değil, dünyevi aşka önem verdi. Mersiye, methiye ve fahriyelerinde içten ve abartısız bir anlatım kullandı. Edebiyatta geleneklere bağlı kaldı ama şiir diline yeni bir düzen ve akıcılık getirdi. Nazım tekniğini geliştirdi, birçok büyük şairin “kaçınılmaz” olarak gördüğü nazım kusurlarından kurtulmayı bildi. Çağdaşı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]e göre daha sade ve anlaşılır bir dil seçti. Biçim açısından kusursuz şiirleri, duygu ve anlam bakımından [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]‘ninkiler kadar derin, Nevî’ninkiler kadar içten bulunmaz. Eserleri, 16′ncı Yüzyıl Osmanlı toplumunun beğenisine uygun, sanat incelikleri ve hayal güzellikleri ile doludur. Duru ve temiz bir İstanbul lehçesinin yanı sıra şiirlerinde halk [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]i ve söyleyişleri de kullandı. Divanı Kanuni Sultan Süleyman döneminde hazırlandı. Ama bu divan bütün şiirlerini kapsamaz. Başında manacaat ve na’t bulunmayan divanında 27 kaside, 2 terkib-i bend, 1 terci-i bend, 7 tahmis, 619 gazel, 24 kıta, bir tarih ve 38 müfred yer alır. Çevirileri ve dinsel konularda eserleri de var.
1526′da İstanbul’da dünyaya geldi.. 1600 yılında İstanbul’da vefaat etti. Osmanlı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]‘nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken “Sultanü’ş Şuâr┠([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sultanı) unvanını alan şairi. Asıl adı Mahmud Abdülbaki. Fatih Camii müezzinlerinden Mehmed Efendi’nin oğlu. Çocukluğunda bir süre esnaf yanında çıraklık yaptı. Güçlü okuma isteği sonucu medreseye girdi. Zamanının ünlü müderrislerinden Karamanlı Ahmed ve Mehmed efendilerden ders aldı. Birçok ünlü edebiyatçı ile tanıştı. Hocası Mehmed Efendi için yazdığı “Sümbül [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]si” ününü artırdı. Dönemin ünlü şairlerinden Zâtî’nin dikkatini çekti. 18-19 yaşlarında ünlü bir şair oldu. Süleymaniye Medresesi’nde Ahmed Şemseddin Efendi’nin derslerine devam etti. 1955′te Nahçıvan seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu kasideyle saray çevrelerine girmeyi başardı. Kadılık göreviyle Halep’e gönderilen hocası Ahmed Şemseddin Efendi ile Halep’e gitti. 1560′ta İstanbul’a dönüşünde Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile tanıştı. Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü üzerine düyduğu üzüntüyü “Kanuni Mersiyesi” ile dile getirdi. 2. Selim döneminde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın korumasına girdi. Saray toplantılarına çağrılmaya başlandı. 3′üncü Murad döneminde de yerini korudu. Süleymaniye Müderrisi oldu. Düşmanlarının bir oyunu ile bir süre gözden düştü. Edirne’ye sürüldü. Medine ve Mekke kadılıkları yaptı. 1581′de İstanbul’a döndü. 1584′te İstanbul Kadısı oldu. 1591′de Rumeli Kazaskerliği görevine getirildi. Şeyhülislam olmak
istiyordu ama bu görevi elde edemeden

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
yaşamını yitirdi. Zevke ve eğlenceye düşkün, neşeli, hoş [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve hırslı bir kişiliği vardı. Nükteci ve dedikoducu yapısı yüzünden zaman zaman döneminin önde gelenlerini darıltıp zor durumlara da düştü. Hicviyeleri ile ünlüdür. Özel yaşamındaki özgürlüğüne ve sınırsızlığına rağmen kadınlık görevlerinde adalete düşkünlüğü ile dikkat çekti. Mesnevi yazmadı. Başarılı kasideleri de olmasına rağmen [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] şairi olarak tanınır. Dünyanın geçiciliğinden yakınan, okurları aşk ve şarabın tadını çıkarmaya çağıran [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]iyle ünlendi. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]inde [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]i değil, dünyevi aşka önem verdi. Mersiye, methiye ve fahriyelerinde içten ve abartısız bir anlatım kullandı. Edebiyatta geleneklere bağlı kaldı ama şiir diline yeni bir düzen ve akıcılık getirdi. Nazım tekniğini geliştirdi, birçok büyük şairin “kaçınılmaz” olarak gördüğü nazım kusurlarından kurtulmayı bildi. Çağdaşı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]e göre daha sade ve anlaşılır bir dil seçti. Biçim açısından kusursuz şiirleri, duygu ve anlam bakımından [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]‘ninkiler kadar derin, Nevî’ninkiler kadar içten bulunmaz. Eserleri, 16′ncı Yüzyıl Osmanlı toplumunun beğenisine uygun, sanat incelikleri ve hayal güzellikleri ile doludur. Duru ve temiz bir İstanbul lehçesinin yanı sıra şiirlerinde halk [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]i ve söyleyişleri de kullandı. Divanı Kanuni Sultan Süleyman döneminde hazırlandı. Ama bu divan bütün şiirlerini kapsamaz. Başında manacaat ve na’t bulunmayan divanında 27 kaside, 2 terkib-i bend, 1 terci-i bend, 7 tahmis, 619 gazel, 24 kıta, bir tarih ve 38 müfred yer alır. Çevirileri ve dinsel konularda eserleri de var.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
baki

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cennetül Baki Sevda Peygamberler Tarihi 0 07 Ocak 2012 07:14