IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Ocak 2012, 20:12   #1
Çevrimdışı
Esmaü'l Hüsnâ Yazıları - Ya Rahim


-- Sponsor Baglantı --


Yâ Rahîm




Rahman ve
Rahim olan Allah’ın adıyla,

Rabbim,

Sırtındaki heybesi günahlarla dolu bir kulunum. İçtiğim tüm çeşmelerin arkından günah suları akıyordu onca zaman. Testilerimden taşıdığım bu sulardı içtiğim. Gökyüzünden habersiz, mavi derinliklerden uzak bir karanlıktaydım. İçimdeki kör kuyularda büyütüyordum kederlerimi. Heybem gün be gün ağırlaşıyor, ruhum ağırlaşıyor, kederim artıyordu. Bir ele muhtaçtım. Beni , ruhumu sağaltan bir elin şefkatine muhtaçtım. Ruhumun derinlerinde bir yerde içten içe bir okyanus kaynıyordu. Beni yaratan, bana can bahşeden senin varlığın dürtüyordu kalbimin en mutena yerini. Varlığına inanıyordum. Beni sevdiğini biliyordum. İçimdeki o efsunlu ses, her daim fısıldıyordu ruhuma.
Ne güzel söylüyordu o ses:
İnanana acıyor
Her fırsatta “Yâ Rahîm”
Mü’mini bağışlıyor
Ahirette “Yâ Rahîm”

Rabbim,
Heybem günah yüklü olsa da beni bağışlayacağına , beni affedeceğine inancım tam. Senden yana ümidim tam. Sana tapan ruhumun başka ilacı yok. Gideceği başka yönü yok. Sen istemesen seni tanıyamazdım... Senin sevgili kullarından olamazdım. Beni inananlardan eyledin. Bana kendini tanıttın.. Kalbime nurunun ışığını doldurdun. Şükürler olsun Rabbim. Senin sevgin canıma can kattı. İçime yerleşen senin aşkın bana seni fısıldıyor. Yağmur bulutlarıyla daralan gökyüzü, gurup vakti efkarlanan gün, şafak vakti sürurlu seher hep seni anlatıp duruyor bana. Her şey senin varlığın ispatı. Gönlüm bir ashap şenliğini misafir ediyor. Senin sevgini kuşanıyor benliğim. İçimdeki selva kuşu ne güzel söylüyor:

İslam şerbeti ile
Gönüller benzer güle
Dilediği her kula
Hidayette “Yâ Rahîm”


Allah’ım,
Bizi, beni katıksız inananlardan eyle. Zerre kadar şek ve şüphe kalmasın gönlümüzde. Sana bir melek saffetiyle gelelim. Huzurunda mahçup düşmesin Ümmet-i Muhammed. İki alemde yar ol bize rabbim. Yaran ol kullarına. Senin aşkın dışında başka sevgiler tanımasın yüreğimiz. Tek bir yüzümüz olsun . Tek bir sözümüz olsun. Aklımız gönlümüzün yoldaşı olsun, düşsün senin yoluna. Bizi iki yüzlülerden bed sözlülerden ayır Rabbim. Bize rahmeyle. Senin Rahim sıfatının hakkı için, Rahman olan olan adının hakkı için bizi bağışla, bize merhamet et. Şefkatinin, merhametinin güneşi batmasın üzerimizden. Bize senin yollarını tarif eden bütün mana erlerinin içimi bayıltan füsunlu seslerini duyuyorum. Ne güzel söylüyorlar hak yolunun erenleri:


Bizi affına erdir
Nur-u cemâlin gördür
İki âlemde yârdir
İnayette “Yâ Rahîm”

Allahım,

Nur-u cemalin aksediyor cümle kainatta. Her zerresinde seni tespih ediyor dar-ı dünya. Dünya dönüyor biz dönüyoruz. Gece günle kesişirken , her bir yandan rüzgarlar esişirken, zaman akıyor. Zamanın getiriyor bizi sana doğru. Her anımız seninle nakışlanıyor... Her yanımızda, her yönümüzde sen varsın. Dünyanın nimetleri tad vermiyor. Gördüğümüz, bildiğimiz, duyduğumuz her şey, bizi sana getiriyor. Gerçek mutluluğu ve huzuru seninle buluyor gönlümüz. Yoksa bu gönül avare, huzursuz, mutsuz. Biz sana inandık, sana sığındık. Bize rahmeyle Allahım. Bu kimsesiz kullarının kimsesi ol. Karanlıktayız nurumuz ol. Uzaklardayız yakınımız ol. Her iki cihanda da Rahman ve Rahim sıfatının, inayeti rabbaniye yağmurlarında ıslanalım. Biz aciz kullarız. Huzurumuz ol.
Ta uzaklardan bir ses duyuyorum. Ne güzel söylüyor o ses:



İnanan kula nâzır
Her yerde mevcûd hâzır
Sendendir mutlak huzur
Saadette “Ya Rahîm”


Allahım,

Ne zaman daralsam, ne zaman engin bir sevgi ve şefkate muhtaç olsam yanımdasın. Ne zaman kana kana ağlasam, ardından yüzümü güldürensin. Ne zaman ateşlere düşsem merhamet yağmurlarınla söndürensin. Ne zaman çaresiz kalsam, çıkmaz sokaklara dalsam, yol gösterensin. Ne zaman yolumu kaybetsem, karanlık göklerime Kervankıranları dizensin. Ne zaman kederden kör kuyulara insem, beni düzlüğe çıkaransın. Ne zaman şaşırsam beni uyaransın. Ne zaman öldüm, bittim, tükendim desem, yeni baştan sağaltansın, diriltensin. Ne zaman bunalsam, ferahlatansın. Ne zaman dağlar başında kalsam kervanlara katansın.
Beni kayıransın.
Bizi kayıransın.
Ahrette de bizi yalnız, bizi kimsesiz, bizi yarsız-yaransız bırakma.

Sana şükürler olsun Güzel Allahım, Büyük Allahım, Rahman Allah’ım,
Ve...
Rahim Allah’ım.
alıntı
şair yazar musa dektaş
Yâ Rahîm




Rahman ve
Rahim olan Allah’ın adıyla,

Rabbim,

Sırtındaki heybesi günahlarla dolu bir kulunum. İçtiğim tüm çeşmelerin arkından günah suları akıyordu onca zaman. Testilerimden taşıdığım bu sulardı içtiğim. Gökyüzünden habersiz, mavi derinliklerden uzak bir karanlıktaydım. İçimdeki kör kuyularda büyütüyordum kederlerimi. Heybem gün be gün ağırlaşıyor, ruhum ağırlaşıyor, kederim artıyordu. Bir ele muhtaçtım. Beni , ruhumu sağaltan bir elin şefkatine muhtaçtım. Ruhumun derinlerinde bir yerde içten içe bir okyanus kaynıyordu. Beni yaratan, bana can bahşeden senin varlığın dürtüyordu kalbimin en mutena yerini. Varlığına inanıyordum. Beni sevdiğini biliyordum. İçimdeki o efsunlu ses, her daim fısıldıyordu ruhuma.
Ne güzel söylüyordu o ses:
İnanana acıyor
Her fırsatta “Yâ Rahîm”
Mü’mini bağışlıyor
Ahirette “Yâ Rahîm”

Rabbim,
Heybem günah yüklü olsa da beni bağışlayacağına , beni affedeceğine inancım tam. Senden yana ümidim tam. Sana tapan ruhumun başka ilacı yok. Gideceği başka yönü yok. Sen istemesen seni tanıyamazdım... Senin sevgili kullarından olamazdım. Beni inananlardan eyledin. Bana kendini tanıttın.. Kalbime nurunun ışığını doldurdun. Şükürler olsun Rabbim. Senin sevgin canıma can kattı. İçime yerleşen senin aşkın bana seni fısıldıyor. Yağmur bulutlarıyla daralan gökyüzü, gurup vakti efkarlanan gün, şafak vakti sürurlu seher hep seni anlatıp duruyor bana. Her şey senin varlığın ispatı. Gönlüm bir ashap şenliğini misafir ediyor. Senin sevgini kuşanıyor benliğim. İçimdeki selva kuşu ne güzel söylüyor:

İslam şerbeti ile
Gönüller benzer güle
Dilediği her kula
Hidayette “Yâ Rahîm”


Allah’ım,
Bizi, beni katıksız inananlardan eyle. Zerre kadar şek ve şüphe kalmasın gönlümüzde. Sana bir melek saffetiyle gelelim. Huzurunda mahçup düşmesin Ümmet-i Muhammed. İki alemde yar ol bize rabbim. Yaran ol kullarına. Senin aşkın dışında başka sevgiler tanımasın yüreğimiz. Tek bir yüzümüz olsun . Tek bir sözümüz olsun. Aklımız gönlümüzün yoldaşı olsun, düşsün senin yoluna. Bizi iki yüzlülerden bed sözlülerden ayır Rabbim. Bize rahmeyle. Senin Rahim sıfatının hakkı için, Rahman olan olan adının hakkı için bizi bağışla, bize merhamet et. Şefkatinin, merhametinin güneşi batmasın üzerimizden. Bize senin yollarını tarif eden bütün mana erlerinin içimi bayıltan füsunlu seslerini duyuyorum. Ne güzel söylüyorlar hak yolunun erenleri:


Bizi affına erdir
Nur-u cemâlin gördür
İki âlemde yârdir
İnayette “Yâ Rahîm”

Allahım,

Nur-u cemalin aksediyor cümle kainatta. Her zerresinde seni tespih ediyor dar-ı dünya. Dünya dönüyor biz dönüyoruz. Gece günle kesişirken , her bir yandan rüzgarlar esişirken, zaman akıyor. Zamanın getiriyor bizi sana doğru. Her anımız seninle nakışlanıyor... Her yanımızda, her yönümüzde sen varsın. Dünyanın nimetleri tad vermiyor. Gördüğümüz, bildiğimiz, duyduğumuz her şey, bizi sana getiriyor. Gerçek mutluluğu ve huzuru seninle buluyor gönlümüz. Yoksa bu gönül avare, huzursuz, mutsuz. Biz sana inandık, sana sığındık. Bize rahmeyle Allahım. Bu kimsesiz kullarının kimsesi ol. Karanlıktayız nurumuz ol. Uzaklardayız yakınımız ol. Her iki cihanda da Rahman ve Rahim sıfatının, inayeti rabbaniye yağmurlarında ıslanalım. Biz aciz kullarız. Huzurumuz ol.
Ta uzaklardan bir ses duyuyorum. Ne güzel söylüyor o ses:



İnanan kula nâzır
Her yerde mevcûd hâzır
Sendendir mutlak huzur
Saadette “Ya Rahîm”


Allahım,

Ne zaman daralsam, ne zaman engin bir sevgi ve şefkate muhtaç olsam yanımdasın. Ne zaman kana kana ağlasam, ardından yüzümü güldürensin. Ne zaman ateşlere düşsem merhamet yağmurlarınla söndürensin. Ne zaman çaresiz kalsam, çıkmaz sokaklara dalsam, yol gösterensin. Ne zaman yolumu kaybetsem, karanlık göklerime Kervankıranları dizensin. Ne zaman kederden kör kuyulara insem, beni düzlüğe çıkaransın. Ne zaman şaşırsam beni uyaransın. Ne zaman öldüm, bittim, tükendim desem, yeni baştan sağaltansın, diriltensin. Ne zaman bunalsam, ferahlatansın. Ne zaman dağlar başında kalsam kervanlara katansın.
Beni kayıransın.
Bizi kayıransın.
Ahrette de bizi yalnız, bizi kimsesiz, bizi yarsız-yaransız bırakma.

Sana şükürler olsun Güzel Allahım, Büyük Allahım, Rahman Allah’ım,
Ve...
Rahim Allah’ım.
alıntı
şair yazar musa dektaş
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
esmaül, hüsna, rahim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Esmaü'l Hüsnâ Yazıları Ya Allah efLatun Esmâ-Ül Hüsnâ 0 26 Ocak 2012 19:52
Esmâü´l-Hüsna´nın Sırasındaki Hikmet Ein Esmâ-Ül Hüsnâ 0 10 Haziran 2011 14:30
Esmaü'l-Hüsna [açıklamalı] Ein Esmâ-Ül Hüsnâ 0 10 Haziran 2011 14:07
Esmaü'l Hüsna - Allah'ın İsimleri BaRoN Kuran-ı Kerim 107 28 Nisan 2010 10:56
Esmaü-l Hüsna Hasan Genel Paylaşım 3 22 Mayıs 2006 09:38