IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  sohbet

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Ağustos 2023, 18:39   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Tekil Kavram Nedir? Ne Değildir?





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Tekil Kavram Nedir? Ne Değildir?

Mantıkta somutluk ve soyutluğun, mantıksal değil, ontolojik ve epistemolojik ayırımlar olduğuna ve tümellik ve tikelliğin kavramlardan çok önermelere ait özellikler sayılabileceğine yukarıda değindik. Mantık açısından önemli olan genellik (generality, umumiyet) ve tekillik (singularity, ferdiyet)'tir. Algılanan her bir şey, somut ve tektir (individuum) ve soyut olarak teklik (Individualite) halinde tasarlanabilir. Üzerinde yazı yazdığım şu masa, tek'e, tek-olana (Individuum) bir örnektir; o zihnimizde bir teklik (Individualite) halinde tasarlanmıştır (A) ve diğer teklerle özdeş değildir, kendisi dışındaki her şeyden (Aolmayan) ayrılmıştır. Leibniz'in belirttiği gibi, biz bu bakımdan, ancak tek-olanlarin özdeşliğinden söz edebiliriz; ancak tekolanlar kendileriyle özdeş olabilirler. Bununla birlikte, daha özdeşlik ilkesi üzerinde dururken şunu belirtmiştik ki, özdeşlik ilkesi, tek başına, düşünmemiz açısından kısırdır. Dolayısıyla bir şeyi daima kendisinden ayrı duran, başka olan (divers) bir şeyle ilişki içine sokarız, Şu anda üzerinde yazı yazdığım masa tektir ve tüm diğer masalar, çelişmezlik ilkesine göre, benim masamla özdeş olamazlar. Düşünmemiz burada kalsaydı yani her bir şeyin kendi başına tekliğini ve kendine özdeşliğini ve çelişmezlik ilkesi gereği diğer teklerden ayrılığını saptamakla yetinseydi, pek kısır kalırdı. Çünkü, tek-olanlar yalnızca birbirlerinden ayrı durabilirler; aralarında bir ilişki yoktur. Mantıksal açıdan burada söylenebilecek tek şey, bu teklerin işte bu birbirlerinden başka olmalarıdır (diversitas). İşte, düşünmemiz bu kısır durumu aşar ve bu kısırlığı gidermek üzere bir adım atar. Düşünmemizin attığı bu adıma aşağıda değineceğiz. Ancak burada saptanması gereken şey, düşünmemizin ilk hamlesinin tek-olanları kavramakla smırlı bir filmle olduğudur. Yâni teklik kavramları veya tekil kavramlar, mantıksal düşünme ediminin ilk ürünleridir.

Düşünmemizin ikinci hamlesi ise, tek-olanlar arasında ilişki kurma hamlesidir. Burada artık, masama sadece bir tek-olan olarak bakmam; oim, aynı biçimde yapılmış, aynı özellikleri taşıyan diğer (divers) masalarla ilişkiye sokar, bu masaları büküme veya mantıktaki adlarıyla bir cins veya sınıf altında toplar ve aynı özellikleri paylaşan masaları, özellikleri bakımından özdeş sayarım. Ama burada yaptığım işlem, tamamen zihinsel bir işlemdir. Yani burada tek tek masaları birbüleriyle özdeş kılmıyorum. Çünkü bu, Leibniz'in belüttiği gibi, ne ontolojik ne de mantıksal bakımdan mümkündür. Başka bir deyişle, burada yaptığım işlem, tek-olanları kendileri bakımından değil, özellikleri bakımından özdeş saymak olmaktadır. Yani tek tek masaların taşıdığı özellikler arasından ortak olanlarını saptıyor ve bu ortak özellikler dolayımında ve bu ortak özellikler bakımından, bu tek tek masalar arasında bir özdeşlik kuruyorum. Böylece, tek tek masaların ortak özelliklerinden hareketle, bir masa kavramı, ama artık bir genel kavram haline gelmiş bir masa kavramı oluşturuyorum. Bir genel kavram, bu nedenle, aynı zamanda, bir cins (genus) ve sınıf kavramıdır da. Çünkü artık tek masaya ("şu masa"), bir genel kavram olarak kurmuş olduğum "masa" kavramı altında, bir sınıfın üyesi olarak bakabilirim. Böylece düşünmem, tekillerle geneller arasında kurduğu bu bağıntı sayesinde çok büyük bir genişleme gösterir. Bu düşünme imkânınının, özellikle nesneleri bilmek bakımından, onları cinslere, türlere bölmek yönünden ne büyük bir imkân olduğu açıktır.

ekil kavram-genel kavram ilişkisinde, yukarıda değindiğimiz bir noktanın bir kez daha vurgulanmasının yararı büyüktür. Genel kavramlar, yalnızca kendilerine özdeş olabilen tekleri, tek-olanları birbirlerine özdeş kılmamaktadır; buna mantıksal ve ontolojik bakımdan imkân yoktur. Mantıkça mümkün olan, tek-olanlar halinde birbirinden ayrı duran şeyler arasında, bu şeylerin ortak özelliklerini özdeş saymaktır. Bu nokta, genel kavramlar söz konusu olduğunda, ontolojik özdeşlik (özdeşlik yasası) ile mantıksal özdeşlik (özdeşlik ilkesi) arasındaki ayırımı daha açık görmemizi de sağlayabilir. Tekler, tek-olanlar söz konusu olduğunda, ontolojik özdeşlik ile mantıksal özdeşliği ayırmanın olanağı yoktur. Çünkü tekler, tek-olanlar, ontoloji açısından da, mantık açısından da, kendi başlarına diğer tekolanlardan ayrı duran ve kendilerine özdeş şeylerdir. Ontolojik özdeşliğin bundan başka anlamı da yoktur. Oysa mantıksal özdeşlik, tek-olanlar arasında ontolojik bakımdan değilse bile, tekolanların ortak özellikleri arasında zihinsel açıdan kurulan bir özdeşlik de olabilmektedir. Bu belirtilenler, ontoloji ile mantığın birleştiği ve ayrıldığı noktaları görmek bakımından çok önemlidir. Bunu şöyle ifade edebiliriz: Ontolojik olan aynı zamanda mantıksaldır, ama mantıksal olanın ontolojik olma zorunluluğu yoktur. Mantık-ontoloji ilişkisinde ortaya çıkan bu yönler, mantığın ve ontolojinin kurucusu olmasına rağmen Aristoteles'ten Hegel'e kadar, pek çok filozofta yeterli bir açıklıkla ortaya konmamıştır. Buna göre, tekil kavramlar tek-olanlara ve bunların kendilerine özdeşliğini işaret ederlerken; genel kavramlar, ontolojik anlamda birbirlerine özdeş olmayan teklerin (İndividuum'ların) ortak özellikleri bakımından özdeş olduklarını işaret ederler. Ancak iki tekilin ortak özellikleri arasında bir özdeşlik mi, yoksa bir eşitlik mi olduğu sorusu da tartışmalara neden olmuştur. Mantıkçılar, genellikle, eşitlik kavramını kaplam yönünden, özdeşliği ise içlem yönünden değerlendirmişler ve eşitliğin kaplamları aynı olan tekiller arasında, özdeşliğin ise özellikleri aynı tekiller arasında söz konusu olduğunu belirtmişlerdir. Gerçekten de, eşitlik, kavramları kaplam yönünden ele alan matematikte (sayılar ve şekiller dünyasmda) büyük önem taşır. Ne var ki, bu sorunun anlamı ve önemi, bir kaç sayfa sonra ele alacağımız "içlem-kaplam" konusu işlendikten sonra daha açık hale gelebilir.

__________________

English Preparatory Department
School of Foreign Languages
Assistant English Teacher
Ankara Baskent University
2017-18

“Benim, senden öncem ve senden sonram yok, yalnızca sen varsın...”
C.A - 31.12.2010 - ∞

English Language and Literature
Faculty of Humanities and Letters
Ankara Bilkent University
2010-15
 
Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları sohbet odaları Yazgulu Sohbet
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Tikel Kavram Nedir? Ne Değildir? Kalemzede Felsefe 0 16 Ağustos 2023 18:39
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Tümel Kavram Nedir? Ne Değildir? Kalemzede Felsefe 0 16 Ağustos 2023 18:39
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Somut Kavram Nedir? Ne Değildir? Kalemzede Felsefe 0 16 Ağustos 2023 18:39
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Soyut Kavram Nedir? Ne Değildir? Kalemzede Felsefe 0 16 Ağustos 2023 18:39
Klasik Mantığa Giriş: Klasik Mantıkta Kavram Nedir? Ne Değildir? Kalemzede Felsefe 0 16 Ağustos 2023 18:39