![]() | |
Cevap: İçini dök! tüm nefret ettiğim insanların isminin önünde hep önemli ünvanlar olmak zorunda mı? doç, av, prf, uzm, psk.. ağzımı açıp iki kelam etsem bi türlü susup otursam bi türlü. |
Cevap: İçini dök! . Elimde kahve fincanı, yine pencere kenarını mesken tutmuş dışarıyı izliyorum. Aslında izlemiyorum, aklımda, yüreğimde çok uzaklarda. Derin düşlere dalmışım, yakındaki uzaklarda. Hava puslu, sanki gözyaşlarını akıtmaya hazırlanıyormuş gibi, hüzünlü geliyor bana. İçimi bir sızı kaplıyor. Tam sol yanımda, az da olsa canım yanıyor. Birden dışarı çıkmak istiyorum. Ayaklarım nereye götürürse oraya gitmek istiyorum. Yürüyorum... Ayaklarım sürüklüyor, sokaklarda nereye gittiğimi bilmeden, öylece yürüyorum. Birden yüzüme bir damla düşüyor, başımı yukarıya kaldırıp bakıyorum. Sonra bir damla daha düşüyor, dudaklarımda ince bir gülümseme beliriyor. Yağmuru özlemişim diyorum içimden. Hafif hafif çiseliyor, sanki damlalar dans ediyor tenime değdiği yerlerde. Yağmur yağıyor ve ben yürüyorum, tıpkı nereye düşeceğini hiç bilmeyen yağmur damlaları gibi, gideceğim yeri bilmiyorum. Geri dönmek istemiyorum, hep gitmek, gitmek ve bir daha dönmemek üzere yürüyorum... Karanlığımdan aydınlığıma yürüyorum. Ayaklarım sürüklüyor beni gidiyorum. Dönüşüm olmamasını diliyorum, birazdan geri döneceğimi bile bile. Yine de yürüyorum... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] . |
Cevap: İçini dök! İnsanın sevdiklerini uyurken seyretmekten, Saçlarını okşamaktan, Açılmışsa şayet üstünü örtmekten mahrum olması, Doğrusunu Allah bilir, Günahlarına kefaret sayılsa yeridir.. |
Cevap: İçini dök! Ben böyle saçmalık görmedim yahu.. |
Cevap: İçini dök! Bazen; Ummadığımız kişilerden Yani sevdiklerimizden Ummadıkları hareketler görebiliriz Bu yüzden belki de gözümüzden düşerler.. Ya yüreğimizden nasıl düşecek ? Her gözden düşen kalpten düşmüyor işte.. s.c. |
Cevap: İçini dök! Bir Gün Ölüp gidersem su fani dünyadan gelinliğim kefenim olsun. |
Cevap: İçini dök! İçimde bir şeyler kopuyor bu aralar, bir fırtına, Ne olduğunu anlamak için durup dinliyorum yüreğimin en derininden gelen sesleri. Bir fırtına kadar sert değil ama bir rüzgar kadar güçlü bir duygu kaplıyor yine bedenimi, Beni senden kendimden uzaklaştırıyor farkettirmeden. Rüzgarın önünde savrulan bir yaprak misali, savruluyorum bir duygu denizinde... Dipsiz bir kuyu misali, Ucu bucağı olmayan bir çöl misali. Kendimi göremiyorum görmek istediğim yerde, Yansımam bile ben gibi gelmiyor artık bana. Belki saçmalıyorum, kendimi kendime anlatamıyorum.. Yüreğimi bırakıp çekip gidesim var çok ama çoook uzaklara, Öylece olduğu gibi herşeyi bırakıp çekip gitmek. |
Cevap: İçini dök! of Allah'ım... Ne yaptımda ben bana bunları gösteriyosun? :( |
Cevap: İçini dök! Hoşcakal |
Cevap: İçini dök! Yüreğimde bir sızı var inceden inceye beni yakan. Bir ateş! Bir anda ansızın kalbime saplanan hançerler misali acı çekiyor yüreğim. Bedenim uyuşmuş hissetmiyorum. Öylece durup halimi düşünmeye çalışıyorum. Başım ağır geliyor vücuduma. Kaldıramıyorum. Nedenleri sıralıyorum önce, sonra sebepleri. Neden? Neden? Neden? Sebep? Sebep? Sebep? Düşünmek istemiyorum ne nedenleri, ne sebebleri. Saçmalıyorum öylesine kendimce... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:13. | |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk