|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | SADAKAT NEDEN ARTIK ÖNEMLİ BİR DUYGU DEĞİL? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Sadakat. Bir zamanlar insanın içindeki en büyük bağlayıcı güçlerden biriydi. Bir söze, bir dosta, bir sevdiğine “seninleyim” diyebilmeyi değerli kılan şeydi. Ama bugün? Bu çağda? Sadakat neredeyse antika bir davranışa dönüştü. Çünkü modern insan, bağlı kalmayı değil. “Kaçırmamayı” önemsiyor. Artık insanlar birine sadık kalmayı, kendilerine bir şeylerin kapanması gibi görüyor. Yeni bir ihtimal kaçırmak istemiyor, yeni bir duygunun üzerinden atlamak istemiyor, yeni bir fırsatı elinden kaçırmaktan korkuyor. Sanki sadakat, kapıları kapatmak, sadakatsizlik ise sınırsız bir evrene açılmakmış gibi... Oysa kimse fark etmiyor. Sadakatsizliğin yarattığı özgürlük, sadece ilk beş dakika iyi hissettirir. Sonrası boşluk, karmaşa ve sürekli bir tatminsizliktir. Sadakat artık önemli değil çünkü insanlar sürekli “daha iyisi” olabileceğine inanıyor. Ekrandan izledikleri hayatların büyüsünde, ellerindekilerin gerçek değerini anlayamadan, o görünmez yarışın içinde kayboluyorlar. Aynı zamanda bağ kurmak da korkutuyor onları, çünkü birine sadakat duyduğun anda savunmasızlaşıyorsun. Bu çağda herkes güçlü görünmeye çalıştığı için, birine bağlı kalmak onlara zaaf gibi geliyor. Bir diğer yanılsama da şu. İnsanlar hak ettiğinden daha fazlasını bulabileceğini düşünüyor. Ego yükseldikçe sadakat düşüyor, herkes kendinin çok özel olduğunu sanıp, her an daha üstün birinin karşılarına çıkacağına inanıyor. Böyle olunca ilişkiler yüzeyselleşiyor ve insanlar birbirinin yanından akıp gidiyor. Rahatlığın kutsandığı bir dönemdeyiz. Çaba göstermek istemeyen, en ufak zorlukta vazgeçen büyük bir kalabalık var. Oysa sadakat çaba ister. Çaba da bugünün insanına ağır geliyor. Ve en önemlisi. Kendine sadık olmayan, kimseye sadık kalamaz. İçindeki boşluğu dolduramayan, kim olduğunu bilmeyen biri başkasına sadakat veremez, çünkü sadakat, önce kendini tanımakla başlar. Ama en acı taraf şu. Sadakatsizliğin nedeni “özgürlük” değil. Korku. Kaybetme korkusu değil. Bağlanma korkusu değil. “Geç kalma” korkusu. Sanki biriyle kalınca hayatın geri kalanına yetişemeyecekmiş gibi. Sanki birine sadık olunca başka güzelliklere denk gelemeyecekmiş gibi. Oysa gerçek şu. Sadakat seni özgürlüğünden almaz, karmaşadan kurtarır. Sadakatsizlik seni özgür kılmaz, bomboş bırakır. Bugünün dünyasında sadakat öldü sanıyorlar. Oysa ölmedi. Sadece onu tutacak gücü kendinde bulamayanlar çoğaldı. Sadakat hâlâ en güçlü duygu... Ama onu hak eden ve taşıyabilen insan sayısı çok az. Ve sonunda herkes şunu öğrenecek. Sadakatsizlik özgürlük değil, içi oyulmuş bir yalnızlıktır.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | |
| | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İhtiyaçtan doğan sadakat, sadakat değildir | Sarya | EylulFM Paylaşım | 0 | 20 Ekim 2022 13:24 |
| Googleda çıkan Duygu Asena kimdir, neden öldü? İşte Duygu Asena'nın kitapları ve sözleri | yaSmin | Biyografiler | 0 | 19 Nisan 2019 14:10 |
| Sadakat ve vefa nedir? Günümüzde Sadakat ve Vefayı Nasıl Anlamalıyız? | xena | Haftanin Polemigi | 4 | 16 Ekim 2016 12:56 |
| GİYSİ ÖNEMLİ DEĞİL | Bozkurt- | Fıkra | 0 | 05 Mart 2014 19:59 |