|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | "Büyük devletler tarihinden korkmazlar" Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, '------- World View' kanalının konuğu oldu. NTV'den yayınlanan programda Cumhurbaşkanı Gül; "Dersim olayları ve bu konuda yaşanan tartışmalar", "atanamayan öğretmenlerin durumu", "vicdani ret", "aktif siyasete dönüp dönmeyeceği" gibi birçok konuda kendisine yöneltilen suallere cevap verdi. Dersim olaylarıyla ilgili tartışmalara ilişkin soruya yanıtında Gül, "Bizim tarihimiz büyük bir tarih ama tarihin içerisinde acı tatlı günler, dönemler çok olmuş oluyor. Yakın tarihimiz içinde Dersim olayları da gerçekten çok üzücü. Kendi bilgilerim çerçevesinde bunu biliyorum; üzücü olaylar, insanın vicdanıyla ve bugünkü insan hakları uygulamaları ile çok bağdaşmayacak olaylar. Bu benim kendi bilgilerimden ulaştığım kanaattir. Bununla ilgili arşivlerin açılmasında hiçbir mahsur yok. Aslında büyük devletler iç tarihinden korkmazlar. Biz bunu açıkça söylüyoruz da, birçok tartışmalı konuda arşivlerimizi de açıyoruz. Yeter ki, bu konular polemik yapılıp, bunların üzerinden başka yerlere ulaşmak, başka amaçlar peşinde koşmak olmasın. Yeteri kadar olgunluğa da ulaştığımızı düşünüyorum. O bakımdan arşivlerimizin bilim adamlarına, tarihçilere açılması ve herkesin bunları okuması bunda hiçbir mahsur olmadığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. Öğretmen atamalarına ilişkin soruya yanıtında, konunun büyük bir sorun olduğunu, kendisine bu sorunun çözümü için çok talep geldiğini belirten Gül, "Milli Eğitim Bakanı ile, hükümetle konuştum bu konuları; ciddi bir şekilde ele almaları gerektiğini ve bu konularla ilgili tatmin edici açıklamaların yapılması gerektiğini ve adımların atılması gerektiğini söyledim. Eminim ki Milli Eğitim Bakanlığı da hükümet de bu konuyla ilgili elinden gelenleri yapıyordur ve yapacaktır" dedi. Gül, "ücretli öğretmenlik" uygulamasına ilişkin ise şunları söyledi: "Bunlar öğretmen olmayan ama öğretmen olmadığı için öğretmenlik yapan kişilerle ilgili ücretli öğretmenler deniyor. Aslında bunların herhalde büyük kısmı da pedagojik formasyonu yoktur öğretmenlik yapabilmeleri için. Bu niçin uygulamada söz konusu oluyor buna bakmak gerekir. Bir çok valinin de bundan şikayetçi olduğunu biliyorum. Acaba tayin edilen öğretmenler gitmiyor ondan mı; yoksa başka şeyler mi bu konuyu yakından takip edeceğim. Kendisine de burada söz veriyorum bu konuyu yakından takip edeceğim. Bu da bir çözüm olabilirse, onların yerine sonradan olduğu gibi diğer öğretmenler kadrolu bir şekilde atanabilirse, tahmin edersem ki burada epey mesafe alınır diye düşünüyorum. Ama bunun biraz yapısal olduğunu da görüyorum. Bugün bakanın da açıklamaları var onu da okudum. Bu konuyu takip edeceğim." Cumhurbaşkanlığı görevinin ardından aktif siyasete dönüp dönemeyeceğiyle ilgili soruya da yanıt veren Gül, "Yaptığım görevleri hep hakkıyla yapmaya çok özen gösterdim daha önce, kısa da olsa başbakanlık dönemi, dışişleri bakanlığı dönemi. Şimdi cumhurbaşkanı olarak yaptığım görevi en iyi şekilde yapmak için bütün aklımı fikrimi gücümü ona veririm. Bugün de aynı şekilde cumhurbaşkanlığı sorumluluğumu en iyi şekilde yapmak için çalışıyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül; "bedelli askerlik" ve bu konuda yaşanan tartışmalara ilişkin soruya, "Şimdi bu çok tartışmalı bir konu. Öyle ki, bir aile var diyelim, bir oğlu var. Eğer askere gitmediyse 'aman böyle bir yasa çıksın' istiyor ama oğlu askerdeyse 'bu niye çıkıyor' diyor. Zor bir konu, o bakımdan hükümetlerin de işi kolay değil gerçekten. Böyle bir yasa artık çıkıyor. Burada önemli olan, yasa çıkarken vicdani rahatsızlık oluşturmaması. Bundan gelecek gelirlerin genel bütçe içine konulmadan bunların harcanacağı yerlerin açıkça belirtilmesi ve özellikle de maddi imkanları olmadığı için askere giden ailelere bu fonlardan güçlü yardımların yapılması. Bunun çok dengeli bir şey olacağı kanaatindeyim" yanıtını verdi. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği süreci ile ilgili bir soru üzerine Gül, "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi için uğraşması lazım. Özelikle müzakere sürecini başarıyla bitirmesi için çok uğraşması lazım. Bugün Türkiye, eğer bir çok Avrupa Birliği ülkesinden daha iyi bir konumdaysa ekonomik olarak, biz Avrupa Birliği Maastricht Kriterleri'ni uyguladığımız için. Kendilerini uygulamadıkları için bu duruma düştüler. Ve müzakere süreci; Türk ekonomisini, Türk demokrasisini, Türk hukuk sistemini de çok güçlendirdi, çok katkıları oldu, hala bizim alacağımız katkılar var. Bundan vazgeçmemek gerektiği kanaatindeyim" dedi. Uzun tutukluluk sürelerine ilişkin bir soruya Cumhurbaşkanı Gül, "Uzun tutukluluk süreleri, cezalandırmaya dönüşüyor. Bundan gerçekten rahatsız oluyorum. Yargılama sürecinin süratlendirilmesi, bununla ilgili bütün imkanların toparlanıp bunların gecikmemesi gerekiyor..Bir an önce insanların varsa bir hatası ortaya çıkması, yoksa serbest olması gerekir" dedi. Uzun tutukluluk sürecine ilişkin TBMM'yi bir kez daha göreve çağıran Gül, "Türkiye'nin reformist sürecini gölgeleyici bir hal alıyor bu" diye konuştu. | |
| |
| Etiketler |
| büyük devletler tarihinden korkmazlar |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |