IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:20   #1
Çevrimdışı
İlk Yüzyıllarda Yeni Anlaşma


sohbet


İlk Yüzyıllarda Yeni Anlaşma

İlk Mesih inanlıları toplantılarında Yahudilerin Kutsal Yazıları’nı okudular. Bununla beraber 50’li yılların ortalarında Pavlus’un mektuplarını kopya edip kiliselere göndererek Yeni Antlaşma yazılmaya başlanmıştır. İlk olarak Selaniklilere Mektup ya da Markos kitabı yazılmıştır. Kesin olarak bilinmese de Matta, Markos ve Luka kitapları Kudüs’ün yıkılışından önce yazılmıştı. Yuhanna kitabı ise 90’lı yılların ortalarında yazılmış olmalı. Pavlus 60’lı yılların ortasında öldüğüne göre mektupların, Yuhanna kitabından önce yazılmış olması gerekmektedir. Bu dönemlerde basılmış bütün bir kitap olmamasına rağmen Kutsal Kitap parçalar halinde kiliselerde dolaşmaktaydı. Vahiy bölümünün en son olarak 95-99 arası yazıldığı düşünülmektedir. Vahiy bölümüne duyulan şüpheci tavır belki de gözetmenlerin Montanistler’e karşı duydukları güvensizlikten oluşmuştur.

İkinci yüzyılda yazan İrenaeus, bazılarının Yuhanna bölümünden şüphe duyduğunu fakat, kendisine göre tam tamına dört anlatıma gereksinim duyulduğunu belirtmektedir. İrenaeus’a göre bundan ne daha fazlası ne de daha azı olmalıydı.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Marcion da kendine göre bir kutsal yazı kanonu oluşturmuştu. Belki de onun bu gayreti kilise önderlerinin bu konudaki girişimlerini hızlandırmıştır.


367’de İskenderiyeli gözetmen Athanasius bir yazısında Yeni Anlaşma’yı oluşturan 27 bölümün Tanrı esiniyle gelen Kutsal Yazılar olarak tanındığını yazmıştır. Doğudaki kiliselerden kısa bir süre sonra aynı liste tüm kiliselerde de kabul görmüştür. Ancak bu tarihlerden epey önce, ikinci yüzyılın sonunda bile, bu yazıların çoğu evrensel kilise tarafından Eski Anlaşma yazıları ile aynı seviyede Tanrı Sözü olarak tanınmıştır.

Yeni Anlaşma’dan sonra yazılan erken dönem yazılarına “Erken Elçisel (Apostel) yazılar” diyoruz. Yeni Anlaşma’dan sonra yazılan en erken yazılar Romalı Klement’e aittir. Özellikle ihtiyarlara karşı gelen Korintlilere yazdığı mektubu Yeni Anlaşma’dan sonraki yazılan ilk metindir. Bu tarz yazılar yazan ikinci kişi de Antakyalı İgnatius’dur. Kiliselere birçok mektuplar yazmıştır. İzmirli Policarp da aynı şekilde bu tip yazılar yazmış bir kilise babasıdır. Bir de 130’lu yıllarda yaşamış olan Barnaba bulunmaktadır. Bu Barnaba Kutsal Kitap’ta adı geçen Barnaba değildir. Barnaba özellikle putperestlerin Müjde’yi duyması için çalışıyordu ve özellikle de Yahudi geleneklerini öğrenmelerine mani oluyordu. Barnaba’nın da birçok yazıları bulunmaktadır ve genelde yazılarında alegorik yazı tarzını kullanmıştır. Papius’da birçok yazılar yazmıştır. Ama kendi yazıları günümüze ulaşmağı halde İrenaeus ve Eusebius onun yazılarından alıntılar yapmıştır.

Diğer bir yazı biçimi de Apokaliptik yazı biçimidir. Apokaliptik yazı rüya ve görüm biçimindeki yazı biçimidir. Daniel, Hezekiel, Zekeriya, Vahiy ve 2.yüzyılda Hermes’in yazdığı Hermes’in Çobanı kitapları apokaliptik yazı biçimiyle yazılmıştır.

Bir de öğretme amaçlı yazılmış yazılar bulunmaktadır ve bu yazılara da Katekitikıl yazılar denmektedir. Bu tarzdaki yazılar içinde 1.yüzyılın sonu ile 2.yüzyılın ortalarına doğru yazılan Didache’nin yazıları çok önemlidir. Zaten Grekçe Didache kelimesi öğretmek anlamına gelmektedir. Didache ton Dodeka Apostolon yani 12 Elçinin Öğretisi isimli kitap 1883 yılında İstanbul’da bulunmuştur. Bu kitapta tek bir kilisede birden fazla gözetmenin yanı sıra seyahat eden elçiler, peygamberler ve de kalıcı peygamber ve öğretmenlerin olabildiğini görüyoruz.

Bu kitabın dört bölüm vardır:

Birinci bölüm: Ölüme götüren yaşamla Hıristiyan yaşam arasındaki farkı,
İkinci bölüm: Vaftiz, Oruç, Rabbin Sofrası gibi kilisenin düzenli ibadetlerini,
Üçüncü bölüm: Sahte peygamberi gerçek peygamberden ayırma yöntemlerini,
Dördüncü bölüm: Mesih’in ikinci gelişini anlatmaktadır.

Didache’den ilk Hıristiyanların vaftiz konusunda tek bir yöntem değil de üç değişik yöntem kullandıklarını öğreniyoruz. Didache şöyle diyor: “Birinci ve en çok kullanılan yöntem Yahudi geleneğinden gelen nehirde, gölde ya da denizde yani duran ya da hareket eden suya tamamen batırmak ve çıkarmak şeklindeydi. İkinci yöntem ise eğer bunu yapamazsanız vaftiz olacak kişinin üzerinden su dökerek de vaftiz edebilirsiniz. Eğer bunu da yapamıyorsanız elinize aldığınız suyu kişiye serperek de vaftiz edebilirsiniz.”


Alıntı.
İlk Yüzyıllarda Yeni Anlaşma

İlk Mesih inanlıları toplantılarında Yahudilerin Kutsal Yazıları’nı okudular. Bununla beraber 50’li yılların ortalarında Pavlus’un mektuplarını kopya edip kiliselere göndererek Yeni Antlaşma yazılmaya başlanmıştır. İlk olarak Selaniklilere Mektup ya da Markos kitabı yazılmıştır. Kesin olarak bilinmese de Matta, Markos ve Luka kitapları Kudüs’ün yıkılışından önce yazılmıştı. Yuhanna kitabı ise 90’lı yılların ortalarında yazılmış olmalı. Pavlus 60’lı yılların ortasında öldüğüne göre mektupların, Yuhanna kitabından önce yazılmış olması gerekmektedir. Bu dönemlerde basılmış bütün bir kitap olmamasına rağmen Kutsal Kitap parçalar halinde kiliselerde dolaşmaktaydı. Vahiy bölümünün en son olarak 95-99 arası yazıldığı düşünülmektedir. Vahiy bölümüne duyulan şüpheci tavır belki de gözetmenlerin Montanistler’e karşı duydukları güvensizlikten oluşmuştur.

İkinci yüzyılda yazan İrenaeus, bazılarının Yuhanna bölümünden şüphe duyduğunu fakat, kendisine göre tam tamına dört anlatıma gereksinim duyulduğunu belirtmektedir. İrenaeus’a göre bundan ne daha fazlası ne de daha azı olmalıydı.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Marcion da kendine göre bir kutsal yazı kanonu oluşturmuştu. Belki de onun bu gayreti kilise önderlerinin bu konudaki girişimlerini hızlandırmıştır.


367’de İskenderiyeli gözetmen Athanasius bir yazısında Yeni Anlaşma’yı oluşturan 27 bölümün Tanrı esiniyle gelen Kutsal Yazılar olarak tanındığını yazmıştır. Doğudaki kiliselerden kısa bir süre sonra aynı liste tüm kiliselerde de kabul görmüştür. Ancak bu tarihlerden epey önce, ikinci yüzyılın sonunda bile, bu yazıların çoğu evrensel kilise tarafından Eski Anlaşma yazıları ile aynı seviyede Tanrı Sözü olarak tanınmıştır.

Yeni Anlaşma’dan sonra yazılan erken dönem yazılarına “Erken Elçisel (Apostel) yazılar” diyoruz. Yeni Anlaşma’dan sonra yazılan en erken yazılar Romalı Klement’e aittir. Özellikle ihtiyarlara karşı gelen Korintlilere yazdığı mektubu Yeni Anlaşma’dan sonraki yazılan ilk metindir. Bu tarz yazılar yazan ikinci kişi de Antakyalı İgnatius’dur. Kiliselere birçok mektuplar yazmıştır. İzmirli Policarp da aynı şekilde bu tip yazılar yazmış bir kilise babasıdır. Bir de 130’lu yıllarda yaşamış olan Barnaba bulunmaktadır. Bu Barnaba Kutsal Kitap’ta adı geçen Barnaba değildir. Barnaba özellikle putperestlerin Müjde’yi duyması için çalışıyordu ve özellikle de Yahudi geleneklerini öğrenmelerine mani oluyordu. Barnaba’nın da birçok yazıları bulunmaktadır ve genelde yazılarında alegorik yazı tarzını kullanmıştır. Papius’da birçok yazılar yazmıştır. Ama kendi yazıları günümüze ulaşmağı halde İrenaeus ve Eusebius onun yazılarından alıntılar yapmıştır.

Diğer bir yazı biçimi de Apokaliptik yazı biçimidir. Apokaliptik yazı rüya ve görüm biçimindeki yazı biçimidir. Daniel, Hezekiel, Zekeriya, Vahiy ve 2.yüzyılda Hermes’in yazdığı Hermes’in Çobanı kitapları apokaliptik yazı biçimiyle yazılmıştır.

Bir de öğretme amaçlı yazılmış yazılar bulunmaktadır ve bu yazılara da Katekitikıl yazılar denmektedir. Bu tarzdaki yazılar içinde 1.yüzyılın sonu ile 2.yüzyılın ortalarına doğru yazılan Didache’nin yazıları çok önemlidir. Zaten Grekçe Didache kelimesi öğretmek anlamına gelmektedir. Didache ton Dodeka Apostolon yani 12 Elçinin Öğretisi isimli kitap 1883 yılında İstanbul’da bulunmuştur. Bu kitapta tek bir kilisede birden fazla gözetmenin yanı sıra seyahat eden elçiler, peygamberler ve de kalıcı peygamber ve öğretmenlerin olabildiğini görüyoruz.

Bu kitabın dört bölüm vardır:

Birinci bölüm: Ölüme götüren yaşamla Hıristiyan yaşam arasındaki farkı,
İkinci bölüm: Vaftiz, Oruç, Rabbin Sofrası gibi kilisenin düzenli ibadetlerini,
Üçüncü bölüm: Sahte peygamberi gerçek peygamberden ayırma yöntemlerini,
Dördüncü bölüm: Mesih’in ikinci gelişini anlatmaktadır.

Didache’den ilk Hıristiyanların vaftiz konusunda tek bir yöntem değil de üç değişik yöntem kullandıklarını öğreniyoruz. Didache şöyle diyor: “Birinci ve en çok kullanılan yöntem Yahudi geleneğinden gelen nehirde, gölde ya da denizde yani duran ya da hareket eden suya tamamen batırmak ve çıkarmak şeklindeydi. İkinci yöntem ise eğer bunu yapamazsanız vaftiz olacak kişinin üzerinden su dökerek de vaftiz edebilirsiniz. Eğer bunu da yapamıyorsanız elinize aldığınız suyu kişiye serperek de vaftiz edebilirsiniz.”


Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
anlasma, ilk, yeni, yuzyillarda

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yunanistan borçlar için yeni anlaşma istedi Desmont Haber Arşivi 0 02 Şubat 2015 00:16
Türkiye ve Kosova arasında yeni anlaşma Chelt Havacılık Haberleri 0 29 Aralık 2011 04:09
Beren saat'ten 600 bin dolara yeni anlaşma! yoSun Gazete Manşetleri 0 10 Şubat 2011 10:24