IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:21   #1
Çevrimdışı
Elçisel İnanç Bildirgesi


sohbet


Elçisel İnanç Bildirgesi

Peki diğer saldırılara karşı kilise kendini nasıl korudu? Öncelikle Kutsal Kitap sıralaması ve savunma yazıları dışında inanç bildirgesini yazmıştır. Tabi ki Kutsal Kitap vardır ve yetki olarak en ön sıradadır. Ama inanç bildirgesi de bütün bu sapkın öğretişler karşısında inancımızı öz ve net olarak açıklamak için çok önemlidir.

Günümüzde bazı kiliseler “Kutsal Kitap varken neden inanç bildirgesine ihtiyacımız olsun” demektedirler. Aslında yazılı olsun ya da olmasın mutlaka her kilisenin bir inanç bildirgesi vardır.

Kutsal Kitap içinde de inanç bildirgeleri vardır. Pavlus şiirsel bir dille aslında Kutsal Kitap içinde ilk inanç bildirgesini yazmıştır.

Filipililer 2:7-11 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. 9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı. 10-11 Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin.

Bu bir inanç bildirgesidir.

Credo Grekçe basitçe inanıyorum demektir ve vaftiz törenlerinde de vaftiz olacak olan Mesih inanların söylemesi gerekiyordu.

Göğün ve yerin Yaradan’ı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı’ya ve Onun biricik Oğlu Rabbimiz Mesih İsa’ya inanıyorum.
O Kutsal Ruh’tan vücut buldu ve Bakire Meryem’den doğdu. Pontius Pilatus döneminde acı çekerek çarmıha gerildi; öldü ve gömüldü; ölüler diyarına indi, üçüncü gün ölüler arasından dirildi, göğe çıktı ve her şeye gücü yeten Baba Tanrı’nın sağında oturdu; oradan dirileri ve ölüleri yargılamak için tekrar geleceğine inanıyorum.
Kutsal Ruh’a, kutsal evrensel kiliseye, kutsalların birliğine, günahların affına, ölülerin dirilişine ve sonsuz yaşama inanıyorum.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][3]

Daha önce de söylediğimiz gibi o dönemde birçok sapkın öğretiş ortaya çıkmıştı ve bunlar kilisede karışıklıklara neden oluyordu. Bu karışıklıkları gidermek için kilise babaları bir araya gelip bir inanç bildirgesi oluşturmaya çalıştılar.
Ama bu bildirge yaklaşık olarak 200 yıl içinde oluşturulabilmiştir. 50’li yıllarda yazılmasına başlanmış ve birkaç cümle hariç 150’li yıllarda da tamamlanmıştır. Dördüncü yüzyılda ise birkaç cümle daha eklenerek bugün kullandığımız halini almıştır.

Elçisel İnanç bildirgesi özellikle Gnostikler ve özellikle Marcion gibi adamların görüşlerine ve saldırılarına karşı yazılmıştır. Bu bildirgeye Elçisel İnanç Bildirgesi diyoruz. Ama bunun nedeni bu bildirgeyi elçiler yazdığı için değil, elçilerin öğretilerini belli cümlelerle ifade ettiği için bu isim verilmiştir.

Elçisel İnanç Bildirgesi üçlü birilik öğretisine uygun olarak yazılmıştır. Birinci paragraf Baba, ikinci paragraf Oğul, üçüncü paragraf da Kutsal Ruh hakkındadır.

Gökleri ve yeri yaratan her şeye gücü yeten yüce Baba Tanrı’ya: Bu ifade özellikle Gnostikler’in öğretilerine karşı yazılmıştır. Tanrı’nın her şeye gücü yeten Tanrı yeri ve göğü yaratmıştır. Ruhsal dünya ile fiziksel dünyayı yaratan iki ayrı tanrı yoktur. Tek bir Tanrı vardır ve bu Tanrı ruhsal şeyleri yarattığı gibi maddesel şeyleri de yaratmıştır. Bu paragrafta aynı zamanda Mesih İsa’yı Tanrı Oğlu ve bizim Rabbimiz olarak gösteren bir ifade de bulunmaktadır.

Kutsal Ruh aracılığıyla Bakire Meryem’den doğduğuna: Kilise İsa’nın doğumu ile ilgili bu sorular üzerinde 300 yıl durmuştur. Gnostikler Mesih İsa’nın hem insan hem de Tanrı olması fikrine de karşıydılar. İsa Mesih yüzde yüz insan ve yüzde yüz Tanrı’dır.

Bu gerçekten çok önemli bir konudur. Çünkü buradaki hamilelik olayı fiziksel bir cinsellik sonucunda oluşan bir hamilelik değildi. Bu Kutsal Ruh aracılığı ile gerçekleşen Tanrısal bir sırdır. Tanrı oğlu bir beden olarak da dünyaya gelmemiştir. Yumurtayla spermin birleşmesinden meydana gelen normal bir bebek oluşumunun sonucunda bir bakirenin vücudunda gelişmiş ve doğmuştur. Yunan mitolojisinde insanlarla birlikte olan tanrılar çoktur. Aynı zamanda Gnostik düşüncede de bu tür fikirler bulunmaktadır.

300’lü yıllarda bu düşünce şöyle bir soruyu akla getirmiştir? Meryem Tanrı mı doğurdu? Şunu unutmamalıyız ki Meryem Kutsal Üçlüğü doğurmamıştır. Meryem’in dünyaya getirdiği çocuk yüzde yüz insan, yüzde yüz Tanrı olan Mesih’tir.
Bu soru da şöyle bir soruyu akla getirmiştir. Tanrı çarmıhta öldü mü? Evet çarmıhta yüzde yüz Tanrı ve yüzde yüz insan olan Mesih İsa ölmüştür. Peki o zaman Tanrı yok mu oldu? Aslında burada bilmemiz gereken ölümün kendisinin yokluk anlamına gelmediğidir. Ölüm yokluk değil, ayrılıktır.

Pontius Pilatus zamanında: Elçilerin İnanç Bildirgesinde bu şekilde belirtmesinin nedeni bu yazılanların bir efsane olmadığını göstermek içindir. Özellikle belli bir tarihi belirtmek için böyle bir ifade kullanılmıştır.

Çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü: Çarmıha gerimle konusunda birçok değişik grubun değişik fikirleri daha doğrusu karşı görüşleri bulunmaktadır. Bunlardan en çok söyleneni İsa’nın çarmıhta ölmediği sadece ölüm derecesine gelip bayıldığı ama mağaranın serinliğinde ise ayılıp kendine geldiğidir. Bu nedenle kilise babaları bu konun üzerinde çok fazla durmuşlardır. Çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü diye üzerine bastırarak durmuşlardır.

Ölüler diyarına indi: Biz günahlarımızın bedeli olarak ölümü hak etmiştik. Ama İsa çarmıhta bizim yerimize günahlarımızın bedelini ödemek için ölmüştür. Ona iman edenlerde Mesih aracılığıyla sonsuz yaşamı hak etmektedirler.

Bu ifade de birçok soruya neden olmuştur. “Tanrı cehenneme mi gitti” sorusu bunlardan bir tanesidir. Bu ifade ile anlatılmak istenen bizim için cehennem olan her şeyi üzerine aldığıdır. Biz günahlarımız yüzünden cehenneme gitmeyi hak etmiştik. Cehennem sonsuz ölüm, sonsuz ayrılıktır. Ama Mesih İsa sayesinde cennete gidiyoruz. Cennet ise sonsuz yaşam, Tanrı ile sonsuz birlikteliktir. Bu nedenle çarmıhta “Tanrım neden beni terk ettin” diye bağırmıştı. Aslında bu da Kutsal Kitap’taki sırlardan bir tanesidir. Kutsal Kitap’ta bazı sırlar var ki bunları Kutsal Ruh’un yardımı olmadan anlayabilmemiz mümkün değildir.

Üçüncü gün ölümden dirildi: Bu ifadede de kesin bir rakam verilmektedir. Bunun nedeni de yine tarih kavramını kesinleştirmektir.

İlk kilise için diriliş ölüm kadar önemliydi. Bugün günümüz insanı için diriliş daha çok sonsuz yaşama geçiş ya da cennete çıkış olarak daha çok önem taşımaktadır. Ama o günlerde diriliş aynı zamanda ölüm üzerinde kazanılan zafer olarak da çok önemliydi. Bu farklılık hala doğu ve batı kiliseleri arasında devam etmektedir.

Her şeye gücü yeten Tanrı’nın sağında oturuyor: İlk kilise diriliş konusuyla gerçekten çok fazla ilgilenmiştir.

Filipililer 2:9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı.

O yükseldiği, Tanrı Onu yükselttiği için Onun adı bütün isimlerden üstündür. Bu yüzden yükseliş önemlidir.

Yeniden gelecek ölüleri yargılayacak: Aynı zamanda kilise ikinci geliş üzerinde de çok fazla durmaktadır.

Kutsal Ruh’a inanıyorum: Son paragraf üçlü birliğin üçüncü kişisi olan Kutsal Ruh’la ve Kutsal Ruh’un kilise ve inanlılar üzerindeki etkileri ile ilgilidir.

Evrensel kiliseye inanıyorum: Kilise Kutsal Ruh’un tapınağıdır ve bizler de aynı zamanda inanlılar olarak Kutsal Ruh’un tapınağıyız. Kutsal Ruh kiliseyi vaftiz edip bir araya toplayandır. Kutsal Ruh olmadan kilise ölüdür. Kutsal Ruh’la kilise kutsaldır ve evrenseldir.

Evrensel kilisenin aslı görevi doğruyu korumaktı. Yanlış öğretiye sahip kişiler özellikle o dönemdeki Gnostikler kiliseden ayrılıp kendi kiliselerini kurdular. Fakat elçisel öğretinin dışında oldukları için otomatik olarak evrensel kilisenin dışında kaldılar. Zaten 1.Yuhanna’da Yuhanna bu tip insanlara karşı çok net konuşmuştur.

1.Yuhanna 2:19 Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.

Ama dikkat edin burada bahsedilen mezhepsel farklılıklar değil, sapkın öğretişlerdir.

1.Yuhanna 2:22 İsa'nın Mesih olduğunu yadsıyan yalancı değilse, kim yalancıdır? Baba'yı ve Oğul'u yadsıyan Mesih karşıtıdır.

Bütün mezhepsel farklılıklarımıza karşın hepimiz aynı Kutsal Ruh’un evrensel kilisesini oluşturuyoruz.

Burada dikkat etmemiz gereken bir noktada da evrensel kilise dendiğinde bunun bir yönetim biçimi olmadığıdır. Evrensel kilise aynı Kutsal Ruh’ta bir beden olan kilise anlamındadır. Fakat tarihte bu kavram kötüye kullanılmıştır. Özellikle Roma Katolik Kilisesi kendisini Pavlus ve Petrus’un durumlarından ve Roma’nın merkezi bir yer olmasından dolayı evrensel kabul edip dışında kalan bütün kiliseleri sapkın ilan edip cehenneme göndermiştir. Birçok fikir gibi evrensel kilise fikri de iyi bir amaçla başlamış ama zamanla amacından sapmıştır.

Kutsalların birliğine inanıyorum: Mesih inancında Gnostikler’in dediği gibi bilgide ya da kutsallıkta yükselen ayrı seviyelerin bulunduğu bir sistem yoktur. Mesih izleyicisi olan her inanlı kutsaldır ve Kutsal Ruh aracılığıyla birlik içindedir.

Bedenlerin dirilişine inanıyorum: Bedenlerimizden kaçamıyoruz. Dirilişte sadece ruhsal olarak dirilmiyoruz. Kutsal Ruh bizim bedenlerimizde yaşıyor ve Mesih’in ikinci gelişinde bedenlerimizi diriltecektir.

Sonsuz yaşama inanıyorum: Bu aynı zamanda İsa Mesih’in sözünü de pekiştirmektedir.

Tabi ki bildirgenin son sözü Amin son sözdür. Bizler bu inanç bildirgesini okuyup amin diyoruz ve burada yazanlara inandığımızı ilan ediyoruz.

Tekrar hatırlamamız ve unutmamamız gereken bu bildirge Kutsal Kitap üzerinde bir açıklama değildir. Tam tersi bu açıklama Kutsal Kitap’ın karşısında olan saldırılara ve öğretilere karşı öz ve net bir açıklama yapmamızı sağlamaktadır.

Kilise tarihinde daha başka inanç açıklamaları da yazılmıştır. Ama bu inanç açıklamaları Elçilerin İnanç Bildirgesi gibi bütün kiliselerin birleştiği bir inanç açıklaması olmamıştır.

Presbiteryen kiliseleri 400 yıl önce Westminister İnanç Açıklaması’nı kendilerine temel almışlardır. Westminister İnanç Açıklaması da çok önemli bir inanç açıklamasıdır. Çünkü Protestan Kilisesi’nin doğuşunun inanç açıklamasıdır. Protestan Kilisesi Roma Katolik kilisesinden ayrıldığında bu açıklamayı yapmışlardır.

Alıntı.
Elçisel İnanç Bildirgesi

Peki diğer saldırılara karşı kilise kendini nasıl korudu? Öncelikle Kutsal Kitap sıralaması ve savunma yazıları dışında inanç bildirgesini yazmıştır. Tabi ki Kutsal Kitap vardır ve yetki olarak en ön sıradadır. Ama inanç bildirgesi de bütün bu sapkın öğretişler karşısında inancımızı öz ve net olarak açıklamak için çok önemlidir.

Günümüzde bazı kiliseler “Kutsal Kitap varken neden inanç bildirgesine ihtiyacımız olsun” demektedirler. Aslında yazılı olsun ya da olmasın mutlaka her kilisenin bir inanç bildirgesi vardır.

Kutsal Kitap içinde de inanç bildirgeleri vardır. Pavlus şiirsel bir dille aslında Kutsal Kitap içinde ilk inanç bildirgesini yazmıştır.

Filipililer 2:7-11 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. 9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı. 10-11 Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin.

Bu bir inanç bildirgesidir.

Credo Grekçe basitçe inanıyorum demektir ve vaftiz törenlerinde de vaftiz olacak olan Mesih inanların söylemesi gerekiyordu.

Göğün ve yerin Yaradan’ı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı’ya ve Onun biricik Oğlu Rabbimiz Mesih İsa’ya inanıyorum.
O Kutsal Ruh’tan vücut buldu ve Bakire Meryem’den doğdu. Pontius Pilatus döneminde acı çekerek çarmıha gerildi; öldü ve gömüldü; ölüler diyarına indi, üçüncü gün ölüler arasından dirildi, göğe çıktı ve her şeye gücü yeten Baba Tanrı’nın sağında oturdu; oradan dirileri ve ölüleri yargılamak için tekrar geleceğine inanıyorum.
Kutsal Ruh’a, kutsal evrensel kiliseye, kutsalların birliğine, günahların affına, ölülerin dirilişine ve sonsuz yaşama inanıyorum.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][3]

Daha önce de söylediğimiz gibi o dönemde birçok sapkın öğretiş ortaya çıkmıştı ve bunlar kilisede karışıklıklara neden oluyordu. Bu karışıklıkları gidermek için kilise babaları bir araya gelip bir inanç bildirgesi oluşturmaya çalıştılar.
Ama bu bildirge yaklaşık olarak 200 yıl içinde oluşturulabilmiştir. 50’li yıllarda yazılmasına başlanmış ve birkaç cümle hariç 150’li yıllarda da tamamlanmıştır. Dördüncü yüzyılda ise birkaç cümle daha eklenerek bugün kullandığımız halini almıştır.

Elçisel İnanç bildirgesi özellikle Gnostikler ve özellikle Marcion gibi adamların görüşlerine ve saldırılarına karşı yazılmıştır. Bu bildirgeye Elçisel İnanç Bildirgesi diyoruz. Ama bunun nedeni bu bildirgeyi elçiler yazdığı için değil, elçilerin öğretilerini belli cümlelerle ifade ettiği için bu isim verilmiştir.

Elçisel İnanç Bildirgesi üçlü birilik öğretisine uygun olarak yazılmıştır. Birinci paragraf Baba, ikinci paragraf Oğul, üçüncü paragraf da Kutsal Ruh hakkındadır.

Gökleri ve yeri yaratan her şeye gücü yeten yüce Baba Tanrı’ya: Bu ifade özellikle Gnostikler’in öğretilerine karşı yazılmıştır. Tanrı’nın her şeye gücü yeten Tanrı yeri ve göğü yaratmıştır. Ruhsal dünya ile fiziksel dünyayı yaratan iki ayrı tanrı yoktur. Tek bir Tanrı vardır ve bu Tanrı ruhsal şeyleri yarattığı gibi maddesel şeyleri de yaratmıştır. Bu paragrafta aynı zamanda Mesih İsa’yı Tanrı Oğlu ve bizim Rabbimiz olarak gösteren bir ifade de bulunmaktadır.

Kutsal Ruh aracılığıyla Bakire Meryem’den doğduğuna: Kilise İsa’nın doğumu ile ilgili bu sorular üzerinde 300 yıl durmuştur. Gnostikler Mesih İsa’nın hem insan hem de Tanrı olması fikrine de karşıydılar. İsa Mesih yüzde yüz insan ve yüzde yüz Tanrı’dır.

Bu gerçekten çok önemli bir konudur. Çünkü buradaki hamilelik olayı fiziksel bir cinsellik sonucunda oluşan bir hamilelik değildi. Bu Kutsal Ruh aracılığı ile gerçekleşen Tanrısal bir sırdır. Tanrı oğlu bir beden olarak da dünyaya gelmemiştir. Yumurtayla spermin birleşmesinden meydana gelen normal bir bebek oluşumunun sonucunda bir bakirenin vücudunda gelişmiş ve doğmuştur. Yunan mitolojisinde insanlarla birlikte olan tanrılar çoktur. Aynı zamanda Gnostik düşüncede de bu tür fikirler bulunmaktadır.

300’lü yıllarda bu düşünce şöyle bir soruyu akla getirmiştir? Meryem Tanrı mı doğurdu? Şunu unutmamalıyız ki Meryem Kutsal Üçlüğü doğurmamıştır. Meryem’in dünyaya getirdiği çocuk yüzde yüz insan, yüzde yüz Tanrı olan Mesih’tir.
Bu soru da şöyle bir soruyu akla getirmiştir. Tanrı çarmıhta öldü mü? Evet çarmıhta yüzde yüz Tanrı ve yüzde yüz insan olan Mesih İsa ölmüştür. Peki o zaman Tanrı yok mu oldu? Aslında burada bilmemiz gereken ölümün kendisinin yokluk anlamına gelmediğidir. Ölüm yokluk değil, ayrılıktır.

Pontius Pilatus zamanında: Elçilerin İnanç Bildirgesinde bu şekilde belirtmesinin nedeni bu yazılanların bir efsane olmadığını göstermek içindir. Özellikle belli bir tarihi belirtmek için böyle bir ifade kullanılmıştır.

Çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü: Çarmıha gerimle konusunda birçok değişik grubun değişik fikirleri daha doğrusu karşı görüşleri bulunmaktadır. Bunlardan en çok söyleneni İsa’nın çarmıhta ölmediği sadece ölüm derecesine gelip bayıldığı ama mağaranın serinliğinde ise ayılıp kendine geldiğidir. Bu nedenle kilise babaları bu konun üzerinde çok fazla durmuşlardır. Çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü diye üzerine bastırarak durmuşlardır.

Ölüler diyarına indi: Biz günahlarımızın bedeli olarak ölümü hak etmiştik. Ama İsa çarmıhta bizim yerimize günahlarımızın bedelini ödemek için ölmüştür. Ona iman edenlerde Mesih aracılığıyla sonsuz yaşamı hak etmektedirler.

Bu ifade de birçok soruya neden olmuştur. “Tanrı cehenneme mi gitti” sorusu bunlardan bir tanesidir. Bu ifade ile anlatılmak istenen bizim için cehennem olan her şeyi üzerine aldığıdır. Biz günahlarımız yüzünden cehenneme gitmeyi hak etmiştik. Cehennem sonsuz ölüm, sonsuz ayrılıktır. Ama Mesih İsa sayesinde cennete gidiyoruz. Cennet ise sonsuz yaşam, Tanrı ile sonsuz birlikteliktir. Bu nedenle çarmıhta “Tanrım neden beni terk ettin” diye bağırmıştı. Aslında bu da Kutsal Kitap’taki sırlardan bir tanesidir. Kutsal Kitap’ta bazı sırlar var ki bunları Kutsal Ruh’un yardımı olmadan anlayabilmemiz mümkün değildir.

Üçüncü gün ölümden dirildi: Bu ifadede de kesin bir rakam verilmektedir. Bunun nedeni de yine tarih kavramını kesinleştirmektir.

İlk kilise için diriliş ölüm kadar önemliydi. Bugün günümüz insanı için diriliş daha çok sonsuz yaşama geçiş ya da cennete çıkış olarak daha çok önem taşımaktadır. Ama o günlerde diriliş aynı zamanda ölüm üzerinde kazanılan zafer olarak da çok önemliydi. Bu farklılık hala doğu ve batı kiliseleri arasında devam etmektedir.

Her şeye gücü yeten Tanrı’nın sağında oturuyor: İlk kilise diriliş konusuyla gerçekten çok fazla ilgilenmiştir.

Filipililer 2:9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı.

O yükseldiği, Tanrı Onu yükselttiği için Onun adı bütün isimlerden üstündür. Bu yüzden yükseliş önemlidir.

Yeniden gelecek ölüleri yargılayacak: Aynı zamanda kilise ikinci geliş üzerinde de çok fazla durmaktadır.

Kutsal Ruh’a inanıyorum: Son paragraf üçlü birliğin üçüncü kişisi olan Kutsal Ruh’la ve Kutsal Ruh’un kilise ve inanlılar üzerindeki etkileri ile ilgilidir.

Evrensel kiliseye inanıyorum: Kilise Kutsal Ruh’un tapınağıdır ve bizler de aynı zamanda inanlılar olarak Kutsal Ruh’un tapınağıyız. Kutsal Ruh kiliseyi vaftiz edip bir araya toplayandır. Kutsal Ruh olmadan kilise ölüdür. Kutsal Ruh’la kilise kutsaldır ve evrenseldir.

Evrensel kilisenin aslı görevi doğruyu korumaktı. Yanlış öğretiye sahip kişiler özellikle o dönemdeki Gnostikler kiliseden ayrılıp kendi kiliselerini kurdular. Fakat elçisel öğretinin dışında oldukları için otomatik olarak evrensel kilisenin dışında kaldılar. Zaten 1.Yuhanna’da Yuhanna bu tip insanlara karşı çok net konuşmuştur.

1.Yuhanna 2:19 Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.

Ama dikkat edin burada bahsedilen mezhepsel farklılıklar değil, sapkın öğretişlerdir.

1.Yuhanna 2:22 İsa'nın Mesih olduğunu yadsıyan yalancı değilse, kim yalancıdır? Baba'yı ve Oğul'u yadsıyan Mesih karşıtıdır.

Bütün mezhepsel farklılıklarımıza karşın hepimiz aynı Kutsal Ruh’un evrensel kilisesini oluşturuyoruz.

Burada dikkat etmemiz gereken bir noktada da evrensel kilise dendiğinde bunun bir yönetim biçimi olmadığıdır. Evrensel kilise aynı Kutsal Ruh’ta bir beden olan kilise anlamındadır. Fakat tarihte bu kavram kötüye kullanılmıştır. Özellikle Roma Katolik Kilisesi kendisini Pavlus ve Petrus’un durumlarından ve Roma’nın merkezi bir yer olmasından dolayı evrensel kabul edip dışında kalan bütün kiliseleri sapkın ilan edip cehenneme göndermiştir. Birçok fikir gibi evrensel kilise fikri de iyi bir amaçla başlamış ama zamanla amacından sapmıştır.

Kutsalların birliğine inanıyorum: Mesih inancında Gnostikler’in dediği gibi bilgide ya da kutsallıkta yükselen ayrı seviyelerin bulunduğu bir sistem yoktur. Mesih izleyicisi olan her inanlı kutsaldır ve Kutsal Ruh aracılığıyla birlik içindedir.

Bedenlerin dirilişine inanıyorum: Bedenlerimizden kaçamıyoruz. Dirilişte sadece ruhsal olarak dirilmiyoruz. Kutsal Ruh bizim bedenlerimizde yaşıyor ve Mesih’in ikinci gelişinde bedenlerimizi diriltecektir.

Sonsuz yaşama inanıyorum: Bu aynı zamanda İsa Mesih’in sözünü de pekiştirmektedir.

Tabi ki bildirgenin son sözü Amin son sözdür. Bizler bu inanç bildirgesini okuyup amin diyoruz ve burada yazanlara inandığımızı ilan ediyoruz.

Tekrar hatırlamamız ve unutmamamız gereken bu bildirge Kutsal Kitap üzerinde bir açıklama değildir. Tam tersi bu açıklama Kutsal Kitap’ın karşısında olan saldırılara ve öğretilere karşı öz ve net bir açıklama yapmamızı sağlamaktadır.

Kilise tarihinde daha başka inanç açıklamaları da yazılmıştır. Ama bu inanç açıklamaları Elçilerin İnanç Bildirgesi gibi bütün kiliselerin birleştiği bir inanç açıklaması olmamıştır.

Presbiteryen kiliseleri 400 yıl önce Westminister İnanç Açıklaması’nı kendilerine temel almışlardır. Westminister İnanç Açıklaması da çok önemli bir inanç açıklamasıdır. Çünkü Protestan Kilisesi’nin doğuşunun inanç açıklamasıdır. Protestan Kilisesi Roma Katolik kilisesinden ayrıldığında bu açıklamayı yapmışlardır.

Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
bildirgesi, elcisel, inanc

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İş yeri bildirgesi düzenleme Burce Ödev ve Tezler 0 05 Haziran 2014 16:57
Özgürlük Bildirgesi efLatun Dünya Tarihi 0 29 Mart 2012 21:32
Elçisel Yetkinin Devamı YapraK Hristiyanlık 0 18 Nisan 2009 15:19
Elçisel (Apostolik) Kilise Babaları YapraK Hristiyanlık 0 18 Nisan 2009 15:03