IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:31   #1
Çevrimdışı
Dynamistik Monarkianizm


sohbet


Dynamistik Monarkianizm

Bu inanışa göre İsa Mesih bakire Meryem tarafından dünyaya getirilmiştir. Ama ayrı bir kişilik değildir. Sadece Tanrı’dan gelen bir güç bulunmaktadır. Tanrı’nın bütünlüğü ve tekliği de bu sayede korunmuştur. Mesih’te bulunan güç hiçbir şekilde ayrı bir kişilik değildir. Bu görüşü savunanların bazıları Adoptionistler yani Evlatlıkçılar olarak tanımlanmışlardır. Çünkü onlara göre İsa Mesih’e Tanrı’nın gücü vaftiz olduğunda verilmişti. Vaftiz sırasında Tanrı gökten seslenerek bu benim sevgili Oğlumdur, ondan hoşnut oldum dediğinde insan olan İsa’yı evlat edinmişti. Bazı Evlatlıkçılara göre ise Tanrısal güç Mesih’e dirilişten sonra verilmişti.

Dynamistik Monarkianizm’in bu kolları ikinci yüzyılın sonunda ve üçüncü yüzyılın ilk yıllarında Roma’da temsil edilmiş fakat, akımın önderleri episkopos tarafından kiliseden atılınca kendi kilise ve episkoposluklarını kurmaya çalışmışlardır.

İstanbullu deri tüccarı Theodotus Dynamistik Monarkianizm’i yaklaşık 190 yılında Roma’ya getiren ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Ancak öğretinin en ünlü savunucusu Antakya episkoposu Samsatlı (Adıyaman yakınlarında) Pavlus’tur. Kendisi kilisedeki karşıtları tarafından para sevgisi, gösterişe düşkünlüğü, kadınlarla kurduğu şüpheli ilişkilerle ve konuşmalarından sonra alkış duyma tutkusuyla suçlanmıştır. Bu suçlamaların ne kadar doğru ya da yanlış olduğu bilinmese de Samsatlı Pavlus öğretişlerinde daha çok İsa’nın insan tarafını ön plana çıkarmıştır. Ona göre Tanrı’da Logos ve Hikmet vardı. Ama Logos Tanrı’dan ayrı bir varlık değil, daha çok insandaki akıl ve mantık gibiydi. Bu hikmet peygamberlerde etkin olduysa da en üst seviyede İsa’da bulunmuştur. Samsatlıya göre İsa normal bir insandı ama, doğuştan itibaren günahsızdı. Kutsal Ruh İsa’daydı. İsa’nın Tanrı ile aynı istekte özdeşleşerek katlandığı acı ve eylemlerle Adem’in günahlarını yendiğini söylemiştir. Aynı zamanda İsa’nın bütün bunları yaparken Tanrı ile birlikteliği gelişmiştir.

Arka arkaya toplanan üç synodda, Samsatlı Pavlus’un yaşamı ve öğretileri değerlendirilmişti ve 268’de Antakya’da yapılan üçüncü toplantıda Pavlus’un öğretileri sapkın ilan edilmiştir. Kendisi de kiliseden atılıp görevinden alınmıştır. Ne var ki Pavlus 272’ye kadar episkoposluk görevine ısrarla devam etmiştir. O tarihlerde imparator olan Aurelian onu zorla bu görevinden uzaklaştırmıştır.

Tanrı’nın yapısını özellikle mantıkla kavramaya çalışan Dynamistik Monarkianizm hiçbir zaman geniş taraftar kitlelerine hitap eden bir görüş olamamıştır. Ama onun karşısında Modalistik Monarkianizm hem yaygın hem de popüler bir öğreti olmuştur.

Alıntı.
Dynamistik Monarkianizm

Bu inanışa göre İsa Mesih bakire Meryem tarafından dünyaya getirilmiştir. Ama ayrı bir kişilik değildir. Sadece Tanrı’dan gelen bir güç bulunmaktadır. Tanrı’nın bütünlüğü ve tekliği de bu sayede korunmuştur. Mesih’te bulunan güç hiçbir şekilde ayrı bir kişilik değildir. Bu görüşü savunanların bazıları Adoptionistler yani Evlatlıkçılar olarak tanımlanmışlardır. Çünkü onlara göre İsa Mesih’e Tanrı’nın gücü vaftiz olduğunda verilmişti. Vaftiz sırasında Tanrı gökten seslenerek bu benim sevgili Oğlumdur, ondan hoşnut oldum dediğinde insan olan İsa’yı evlat edinmişti. Bazı Evlatlıkçılara göre ise Tanrısal güç Mesih’e dirilişten sonra verilmişti.

Dynamistik Monarkianizm’in bu kolları ikinci yüzyılın sonunda ve üçüncü yüzyılın ilk yıllarında Roma’da temsil edilmiş fakat, akımın önderleri episkopos tarafından kiliseden atılınca kendi kilise ve episkoposluklarını kurmaya çalışmışlardır.

İstanbullu deri tüccarı Theodotus Dynamistik Monarkianizm’i yaklaşık 190 yılında Roma’ya getiren ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Ancak öğretinin en ünlü savunucusu Antakya episkoposu Samsatlı (Adıyaman yakınlarında) Pavlus’tur. Kendisi kilisedeki karşıtları tarafından para sevgisi, gösterişe düşkünlüğü, kadınlarla kurduğu şüpheli ilişkilerle ve konuşmalarından sonra alkış duyma tutkusuyla suçlanmıştır. Bu suçlamaların ne kadar doğru ya da yanlış olduğu bilinmese de Samsatlı Pavlus öğretişlerinde daha çok İsa’nın insan tarafını ön plana çıkarmıştır. Ona göre Tanrı’da Logos ve Hikmet vardı. Ama Logos Tanrı’dan ayrı bir varlık değil, daha çok insandaki akıl ve mantık gibiydi. Bu hikmet peygamberlerde etkin olduysa da en üst seviyede İsa’da bulunmuştur. Samsatlıya göre İsa normal bir insandı ama, doğuştan itibaren günahsızdı. Kutsal Ruh İsa’daydı. İsa’nın Tanrı ile aynı istekte özdeşleşerek katlandığı acı ve eylemlerle Adem’in günahlarını yendiğini söylemiştir. Aynı zamanda İsa’nın bütün bunları yaparken Tanrı ile birlikteliği gelişmiştir.

Arka arkaya toplanan üç synodda, Samsatlı Pavlus’un yaşamı ve öğretileri değerlendirilmişti ve 268’de Antakya’da yapılan üçüncü toplantıda Pavlus’un öğretileri sapkın ilan edilmiştir. Kendisi de kiliseden atılıp görevinden alınmıştır. Ne var ki Pavlus 272’ye kadar episkoposluk görevine ısrarla devam etmiştir. O tarihlerde imparator olan Aurelian onu zorla bu görevinden uzaklaştırmıştır.

Tanrı’nın yapısını özellikle mantıkla kavramaya çalışan Dynamistik Monarkianizm hiçbir zaman geniş taraftar kitlelerine hitap eden bir görüş olamamıştır. Ama onun karşısında Modalistik Monarkianizm hem yaygın hem de popüler bir öğreti olmuştur.

Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
dynamistik, monarkianizm

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Modalistik Monarkianizm YapraK Hristiyanlık 0 18 Nisan 2009 15:31
Monarkianizm YapraK Hristiyanlık 0 18 Nisan 2009 15:29