IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:36   #1
Çevrimdışı
İmparator Julian Dönemi (361-381)


sohbet


İmparator Julian Dönemi (361-381)

İmparator Konstantius’un zorla sağladığı barış aslında hayaldi ve Arius taraftarlarının zaferi de kalıcı olmayacaktı. 361’de Ariusçu imparator Konstantius ölünce yerine yeğeni Julian tahta geçmiştir. Konstans hayattayken onun bütün akrabalarını öldürdüğü için Julian putperestliği seçmiş ve Hıristiyanlığı birleştirmek yerine imparatorlukta paganizmi yeniden canlandırmaya çalışmıştır. Julian çocukken olduğu vaftizi sildirmek için de kocaman bir varilin içine girip üzerinde bir hayvan kestirmiş ve kanını kendi üzerine döktürmüştür. Böylelikle de çocukken yaptırdıkları vaftizden kurtulduğunu söylemiştir.

Tabi ki putperestliğin tekrar gündeme gelmesi kötüydü ama, bu sayede Athanasius çöldeki sürgünden İskenderiye’ye geri dönebilmiştir. Ama yine Athanasius’un sevinci uzun sürmemiş ve İskenderiye’de bir sürü putperest kişiyi Mesih’e kazandığı için Julian onu tekrar sürgüne göndermiştir. Bu sürgün onun dördüncü sürgünüydü. Athanasius 363’te Julian ölüp Jovian imparator olduğunda tekrar memleketine dönebilmiştir. Jovian’dan sonra ise I.Valentian imparator olmuş fakat, o egemenliğinin iktidarını kısa bir süre sonra kardeşi Valens ile paylaşmıştır. Arius yanlısı Valens imparatorluğun doğusunu yönetirken İznikçi olan Athanasius’a beşinci defa sürgüne göndermiştir.

Dördüncü yüzyılın altmışlı ve yetmişli yıllarında doğudaki kiliselerde Üçlübirlik ve Mesih’in kişiliği ile ilgili üç yeni tartışma yer almıştır:

Birincisi; Baba ile Oğul’un aynı öze sahip oldukları savunulmuş ama, Kutsal Ruh Tanrılığın bir üyesi olarak görülmemiştir. Önderlerinin isminden dolayı Makedonyalılar diye bilinen gruba göre, Kutsal Ruh yaratılmış bir melek veya ruhlar dünyasının en üst noktasıydı. Bunu savunmak için de iki üç ayetle beraber İznik İnanç Bildirgesini kullanıyorlardı.

İkinci tartışma teknik terimlerle ilgiliydi. Tanrı bir hypostasis yani kendi başına varlığını sürdüren bir varlık mı, yoksa üç hypostasis miydi? Ankaralı Basil bu görüşlerin ikincisine karar verirken üç hypostasis terimini tek bir öz kelimesiyle bağlantılı olarak kullanılması gerektiğini savunmuştur.

Üçüncü tartışma ise Mesih’in kişiliği ile ilgiliydi. Suriye’deki Laodikya’da Athanasius’un Apollinaris adında eski bir arkadaşı vardı. Arius karşıtı olan bu teolog, Mesih’in insan doğasının bir noktada herkesten apayrı olduğu görüşündeydi. İsa Mesih doğal insan aklı yerine Tanrısal Logos’a sahipti. Çünkü sadece bu şekilde olunca Mesih’in çift kişiliğe sahip olmadığı anlaşılabiliyordu.

O yıllarda ipleri ellerinde tutan Ariusçular da kendi aralarında bölünmüşlerdi. Bazıları çok aşırı bir görüşe sahiptiler. Aşırı olan bu grup Oğul’un Baba gibi yani homois olduğunu bile söylemiyorlar, tam tersi anamois yani Oğul’un Baba gibi olmadığını söylüyorlar ve hatta günah işleyebilecek durumda olduğunu bile savundular.

Daha ortada olan bir grup daha vardı ki bu grup homois kelimesini kullanmışlardır ve bu yüzden de tarihte Homoisiler diye bilinmektedirler.

Diğer grup ise İznikçilere daha yakın olan ve orada kullanılan kelimelere sadık kalmak isteyenlerdi ki bunlara da Yarı Ariusçular denmiştir. Athanasius’un 362’de İskenderiye’de düzenlediği toplantıda benzer özde görüşünde olan Melitanlar kazanılmaya çalışılmıştır. Bu konseyde Ankaralı Basil’in tek ousia ama üç hypostasis görüşü kabul edilmiştir.
Bir sorunda bu kelimelerin Latince çevirisiydi. Ousia kelimesi Latince’de substantia yani cevher, hypostasis ise persone yani kişi anlamına gelecekti.

Bu konseyde aynı zamanda Kutsal Ruh’un yaratılmadığı ama, Baba ve Oğul ile ayrılmaz olduğu konusunda da fikir birliğine varılmıştır.

Alıntı.
İmparator Julian Dönemi (361-381)

İmparator Konstantius’un zorla sağladığı barış aslında hayaldi ve Arius taraftarlarının zaferi de kalıcı olmayacaktı. 361’de Ariusçu imparator Konstantius ölünce yerine yeğeni Julian tahta geçmiştir. Konstans hayattayken onun bütün akrabalarını öldürdüğü için Julian putperestliği seçmiş ve Hıristiyanlığı birleştirmek yerine imparatorlukta paganizmi yeniden canlandırmaya çalışmıştır. Julian çocukken olduğu vaftizi sildirmek için de kocaman bir varilin içine girip üzerinde bir hayvan kestirmiş ve kanını kendi üzerine döktürmüştür. Böylelikle de çocukken yaptırdıkları vaftizden kurtulduğunu söylemiştir.

Tabi ki putperestliğin tekrar gündeme gelmesi kötüydü ama, bu sayede Athanasius çöldeki sürgünden İskenderiye’ye geri dönebilmiştir. Ama yine Athanasius’un sevinci uzun sürmemiş ve İskenderiye’de bir sürü putperest kişiyi Mesih’e kazandığı için Julian onu tekrar sürgüne göndermiştir. Bu sürgün onun dördüncü sürgünüydü. Athanasius 363’te Julian ölüp Jovian imparator olduğunda tekrar memleketine dönebilmiştir. Jovian’dan sonra ise I.Valentian imparator olmuş fakat, o egemenliğinin iktidarını kısa bir süre sonra kardeşi Valens ile paylaşmıştır. Arius yanlısı Valens imparatorluğun doğusunu yönetirken İznikçi olan Athanasius’a beşinci defa sürgüne göndermiştir.

Dördüncü yüzyılın altmışlı ve yetmişli yıllarında doğudaki kiliselerde Üçlübirlik ve Mesih’in kişiliği ile ilgili üç yeni tartışma yer almıştır:

Birincisi; Baba ile Oğul’un aynı öze sahip oldukları savunulmuş ama, Kutsal Ruh Tanrılığın bir üyesi olarak görülmemiştir. Önderlerinin isminden dolayı Makedonyalılar diye bilinen gruba göre, Kutsal Ruh yaratılmış bir melek veya ruhlar dünyasının en üst noktasıydı. Bunu savunmak için de iki üç ayetle beraber İznik İnanç Bildirgesini kullanıyorlardı.

İkinci tartışma teknik terimlerle ilgiliydi. Tanrı bir hypostasis yani kendi başına varlığını sürdüren bir varlık mı, yoksa üç hypostasis miydi? Ankaralı Basil bu görüşlerin ikincisine karar verirken üç hypostasis terimini tek bir öz kelimesiyle bağlantılı olarak kullanılması gerektiğini savunmuştur.

Üçüncü tartışma ise Mesih’in kişiliği ile ilgiliydi. Suriye’deki Laodikya’da Athanasius’un Apollinaris adında eski bir arkadaşı vardı. Arius karşıtı olan bu teolog, Mesih’in insan doğasının bir noktada herkesten apayrı olduğu görüşündeydi. İsa Mesih doğal insan aklı yerine Tanrısal Logos’a sahipti. Çünkü sadece bu şekilde olunca Mesih’in çift kişiliğe sahip olmadığı anlaşılabiliyordu.

O yıllarda ipleri ellerinde tutan Ariusçular da kendi aralarında bölünmüşlerdi. Bazıları çok aşırı bir görüşe sahiptiler. Aşırı olan bu grup Oğul’un Baba gibi yani homois olduğunu bile söylemiyorlar, tam tersi anamois yani Oğul’un Baba gibi olmadığını söylüyorlar ve hatta günah işleyebilecek durumda olduğunu bile savundular.

Daha ortada olan bir grup daha vardı ki bu grup homois kelimesini kullanmışlardır ve bu yüzden de tarihte Homoisiler diye bilinmektedirler.

Diğer grup ise İznikçilere daha yakın olan ve orada kullanılan kelimelere sadık kalmak isteyenlerdi ki bunlara da Yarı Ariusçular denmiştir. Athanasius’un 362’de İskenderiye’de düzenlediği toplantıda benzer özde görüşünde olan Melitanlar kazanılmaya çalışılmıştır. Bu konseyde Ankaralı Basil’in tek ousia ama üç hypostasis görüşü kabul edilmiştir.
Bir sorunda bu kelimelerin Latince çevirisiydi. Ousia kelimesi Latince’de substantia yani cevher, hypostasis ise persone yani kişi anlamına gelecekti.

Bu konseyde aynı zamanda Kutsal Ruh’un yaratılmadığı ama, Baba ve Oğul ile ayrılmaz olduğu konusunda da fikir birliğine varılmıştır.

Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
361381, donemi, imparator, julian

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Julian Barnes Biyografisi AftieL Şairler / Yazarlar 0 13 Haziran 2014 22:04
Julian Alden Weir Biyografisi - Julian Alden Weir Hayatı - Julian Alden Weir Kimdir AftieL Ressamlar 0 15 Mayıs 2014 11:16
Julian Hakes Tasarımı Ayakkabı Afrodit Ayakkabı Trendleri 1 21 Eylül 2011 16:39
Nesin sen julian beever !? Sheima Kültür ve Sanat 1 04 Temmuz 2008 15:54