IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:40   #1
Çevrimdışı
Arianizm’in Sonu ve Teodosius Dönemi (380-395)


sohbet


Arianizm’in Sonu ve Teodosius Dönemi (380-395)

Üç büyük Kapadokyalı uzun yıllara dayanan dostlukları ve enine boyuna yaptıkları tartışmaları sayesinde İznik Konseyi’nde benimsenmiş formüller ve terimler için herkesin kabul edip memnun olacağı bir açıklama ve yorum sağlamışlardır. Üç Tanrı değil ama, tek bir Tanrı Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta eşit ve aynı şekilde bulunmaktadır. Bunu tarif etmek için de kişilik ve öz kavramlarını tercih etmişlerdir.
Arianizm’e karşı savaşma işini Athanasius’tan devralan Kapadokyalılar kullandıkları dilleriyle kavrama ve engelleri tümden yok edemedilerse de Arius’un başlattığı inanç ve düşünme akımının sona ermesine sağlamışlardır.

İspanya’da doğmuş olan Teodosius İznikçi görüş taraftarı olduğu için bu dönemde İznikçiler daha iyi durumdaydılar. Teodosius imparatorlukta bulunan herkesin Petrus’un Romalılara emanet ettiği inanca sahip olması gerektiğini buyurmuştur. Konstantin kendi döneminde Hıristiyanlığa birtakım toleranslar tanımıştı ama, resmi din değildi. Fakat Teodosius dönemiyle birlikte Hıristiyanlık artık resmi olarak imparatorluk dini olmuştur. Tabi ki Hıristiyanlığın resmi din oluşu iyi miydi kötü müydü tartışılabilir? Böylece politika kilisenin içine daha fazla girecekti. Aslında Hıristiyanlığın devlet dini olmasını isteyen Ariusçular’dı. Onlar bu fikri Kutsal Kitap’tan desteklemişlerdi. İsa her şeyin başı, Tanrı da Onun başıydı. O zaman İsa nasıl Tanrı’ya bağlıysa kilise de imparatora bağlı olmalıydı. Hatta Ariusçular, Tanrı’ya dokunamadığımız gibi imparatora da dokunamayız diye bir fikir bile ortaya attılar. İznikçiler ise, devlet ve kilisenin ayrı kalması gerektiğini, imparatoru da sadece kilisenin bir üyesi olarak kabul edebileceklerini söylediler.

Kararlı bir Arianizm karşıtı olan Teodosius bu inancı paylaşan gruplar ya da topluluklar kilise olarak tanınmamalı ve hatta yasaklanmalıydılar.

381’de İznik formülünü pekiştirmek üzere Teodosius’un çağrısı üzerine İstanbul’da bir konsey düzenlenmiştir. İznik İnanç Açıklaması tam halini bu konseyde almış ve Hıristiyanlığın devlet dini olmasına da bu konseyde karar verilmiştir. İznik İnanç Bildirgesi’ni kabul etmeyenler de dışlanarak yasaklanmıştır.

İki tarafın teolojik görüşleri politik görüşlerini de etkiliyordu. 453’te batıdaki imparatorluk sona erdiğinde, batıda devlet ve kilise ayrılmak zorunda kalmıştır. Aslında bu da kiliseyi negatif olarak etkilemiş ve Papa’yı ön plana çıkararak vazgeçilmez yapmıştır.

Doğuda ise, imparatorluk devam etmiş ve imparatorla patrik hep birlikte çalışmışlardır. 325’ten 1453’ kadar yaklaşık 1000 yıl boyunca doğuda imparatorluk ve kilise birbirine karışmıştır. Bu da doğu kilisesinin her açıdan özellikle de teolojik açıdan gelişmesini etkilemiştir.


Alıntı.
Arianizm’in Sonu ve Teodosius Dönemi (380-395)

Üç büyük Kapadokyalı uzun yıllara dayanan dostlukları ve enine boyuna yaptıkları tartışmaları sayesinde İznik Konseyi’nde benimsenmiş formüller ve terimler için herkesin kabul edip memnun olacağı bir açıklama ve yorum sağlamışlardır. Üç Tanrı değil ama, tek bir Tanrı Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta eşit ve aynı şekilde bulunmaktadır. Bunu tarif etmek için de kişilik ve öz kavramlarını tercih etmişlerdir.
Arianizm’e karşı savaşma işini Athanasius’tan devralan Kapadokyalılar kullandıkları dilleriyle kavrama ve engelleri tümden yok edemedilerse de Arius’un başlattığı inanç ve düşünme akımının sona ermesine sağlamışlardır.

İspanya’da doğmuş olan Teodosius İznikçi görüş taraftarı olduğu için bu dönemde İznikçiler daha iyi durumdaydılar. Teodosius imparatorlukta bulunan herkesin Petrus’un Romalılara emanet ettiği inanca sahip olması gerektiğini buyurmuştur. Konstantin kendi döneminde Hıristiyanlığa birtakım toleranslar tanımıştı ama, resmi din değildi. Fakat Teodosius dönemiyle birlikte Hıristiyanlık artık resmi olarak imparatorluk dini olmuştur. Tabi ki Hıristiyanlığın resmi din oluşu iyi miydi kötü müydü tartışılabilir? Böylece politika kilisenin içine daha fazla girecekti. Aslında Hıristiyanlığın devlet dini olmasını isteyen Ariusçular’dı. Onlar bu fikri Kutsal Kitap’tan desteklemişlerdi. İsa her şeyin başı, Tanrı da Onun başıydı. O zaman İsa nasıl Tanrı’ya bağlıysa kilise de imparatora bağlı olmalıydı. Hatta Ariusçular, Tanrı’ya dokunamadığımız gibi imparatora da dokunamayız diye bir fikir bile ortaya attılar. İznikçiler ise, devlet ve kilisenin ayrı kalması gerektiğini, imparatoru da sadece kilisenin bir üyesi olarak kabul edebileceklerini söylediler.

Kararlı bir Arianizm karşıtı olan Teodosius bu inancı paylaşan gruplar ya da topluluklar kilise olarak tanınmamalı ve hatta yasaklanmalıydılar.

381’de İznik formülünü pekiştirmek üzere Teodosius’un çağrısı üzerine İstanbul’da bir konsey düzenlenmiştir. İznik İnanç Açıklaması tam halini bu konseyde almış ve Hıristiyanlığın devlet dini olmasına da bu konseyde karar verilmiştir. İznik İnanç Bildirgesi’ni kabul etmeyenler de dışlanarak yasaklanmıştır.

İki tarafın teolojik görüşleri politik görüşlerini de etkiliyordu. 453’te batıdaki imparatorluk sona erdiğinde, batıda devlet ve kilise ayrılmak zorunda kalmıştır. Aslında bu da kiliseyi negatif olarak etkilemiş ve Papa’yı ön plana çıkararak vazgeçilmez yapmıştır.

Doğuda ise, imparatorluk devam etmiş ve imparatorla patrik hep birlikte çalışmışlardır. 325’ten 1453’ kadar yaklaşık 1000 yıl boyunca doğuda imparatorluk ve kilise birbirine karışmıştır. Bu da doğu kilisesinin her açıdan özellikle de teolojik açıdan gelişmesini etkilemiştir.


Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 11 Mart 2010, 11:03   #2
Çevrimdışı
Cevap: Arianizm’in Sonu ve Teodosius Dönemi (380-395)




Siz Venüs te değilsiniz. Bence Venüsün ta kendisisiniz

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
380395, arianizmand#8217in, donemi, sonu, teodosius

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Avrupa’nın 400 Yıllık Pislik Dönemi Kalemzede İslami Makaleler 2 09 Temmuz 2011 10:05
Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler Dönemi Ecrin Cumhuriyet Tarihi 0 05 Haziran 2011 19:17
Ana Hakkı ve Alkama’nın Sonu Ein Dini Hikayeler 0 04 Ekim 2010 15:34
Diyarbakırspor’da Sağlam dönemi ReaL Süper Lig (Anadolu Takımları) 0 30 Haziran 2009 10:55
Ankaraspor’da Röber dönemi ReaL Süper Lig (Anadolu Takımları) 0 16 Haziran 2009 09:34