IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Mart 2012, 23:22   #1
Çevrimdışı
Dan brown’un iddiasi


-- Sponsor Baglantı --


İddianın kesin olarak Da Vinci’den mi, yoksa başka birinden mi kaynaklandığını bilmiyoruz. Ancak Dan Brown’un “Da Vinci şifresi” adıyla ona bağladığı ve işlediği iddia, özellikle Hristiyanlık tarihi ve ona inananlar yönünden, yenilir yutulur bir şey değildir.

Hemen söyleyelim ki, biz Dan Brown türü yazarlarda, sanat ve edebiyat değeri bakımından derunî bir şey göremiyoruz. Bunlar, ticarî endişelerle yazılan romanlardır ve roman olarak bir keyfiyet belirtmez. Hemen hepsi birbirine benzer; “hâdise örgüsü” üzerinde köpürtülmüş şeylerdir. Ne bir sanat tutumu, ne fikrî bir mesele göremezsiniz. Ancak, günün roman okuyucusu böylesi çalışmalardan hoşlanır.

Dan Brown’un, günün roman okuyucusuna pek güzel hitab eden romanındaki, onun dünya çapında alâka uyandırmasına yol açan iddiaya gelince, şudur:

-“Hazret-i İsa, Kilise’nin anlatageldiği gibi Tanrı değil, insandır; evlenmemiş birisi de değil, evlenmiştir. Hem de Kilise’nin “fahişe” saydığı Mecdeli Meryem (Mari Magdalen) ile evlenmiştir. Hazret-i İsa çarmıha gerileceği sırada, Mecdeli Meryem bazı Havariler tarafından Fransa’ya kaçırılır. Mecdeli Meryem Fransa’ya geldiğinde hamiledir, doğum yapar ve Hazret-i İsa’nın soyu böylece Fransa’da devam eder.”

İddia bu. Dan Brown bu iddiayı biraz daha “satılabilir” hâle getirmek için; öteden beri Kilise’nin de bu gerçeği bildiğini, ama insanlardan büyük bir sır gibi sakladığını, çünkü Hazret-i İsa’nın çocukları ve torunları olmasının O’nu “Tanrı” diye lanse eden Kilise’nin gücünü zayıflatacağını, ancak Kilise’nin, Hazret-i İsa’nın torunları daima bir avuç şövalye tarafından korunduğu için, onları bir türlü yok edemediğini, Da Vinci ve Newton gibi dehâların da bu gerçeği bildiklerini, ancak Kilise korkusu yüzünden imâ yoluyla anlatabildiklerini falan söylüyor.

Hazret-i İsa’nın “İlâh değil, İlâhî olduğu” ve Kilise’nin O’nun hakkında köklü bir yanılgı ve hattâ yalan içinde olduğunu biz de kabul edebiliriz. Ama işin bundan sonraki kısmı, çene düşürmeye mahsus ve hayâl ürünü. Özellikle de Fransızları “onore” etmeye yönelik. Şimdi her Fransız kendini Hazret-i İsa’nın soyundan sayıyor olmalı. Hazret-i İsa soyundan dinsizlik ve laiklik; “yuvarlak kare”!?!

Hazret-i İsa’nın Mecdeli Meryem’le evlendiğini söyleyen iddia, İslâm kaynakları tarafından doğrulanmamış olan havada bir iddiadır. Biz bu iddianın, Da Vinci’den değil, Aylık dergisinin Ocak 2010 tarihli sayısında Oğuz Yıldırım gönüldaşımızın bize başarılı bir şekilde tanıttığı Kazancakis’ten kaynaklandığını sanıyoruz. Kazancakis, Günaha Son Çağrı isimli fırtınalar koparan romanında, bir rüya ve hayâl atmosferi içinde, Hazret-i İsa’nın çarmıha gerildikten sonra yeniden dünyaya geldiğini ve Mecdeli Meryem’le evlenmeksizin bir araya geldiğini anlatıyordu. Dan Brown ise rüya ve hayâl atmosferinden çıkıp işi gerçeklik plânına taşıyor ve onların aslında evlenmiş olduğunu iddia ediyor.

Mecdeli Meryem, modern zamanlar Hristiyan toplumunun, “fahişe” olduğu söylenmesi bakımından çok değer verdiği ve kendisiyle özdeşleştirdiği bir figürdür. İnciller’e göre, recmedilmekten son ânda Hazret-i İsa tarafından kurtarılmış, O, “İçinizde bu günahı hiç işlemeyen ilk taşı atsın” deyince, topluluk kendi iki yüzlülüğünden utanarak fahişeyi serbest bırakmıştır. Dolayısiyle, onun üzerine yapılacak bir modern spekülasyon, ne olursa olsun, günümüz Hristiyanlarını peşinen peşinden koşturacaktır. Hele Hazret-i İsa’nın karısı olduğu söylenecek olursa…

İslâm kaynaklarına göre, Hazret-i İsa, çarmıha gerilmediği gibi, evlenmemiştir de. Ancak yeniden dünyaya geldiğinde evleneceği ve çocuğu olacağı söylenmiştir. Kazancakis, romanında, bu türlü İslâmî rivayetlere âşinalığını sergilemekte, ama onları kendi akıl ve hüner bünyesinde eritmeye çalışmaktadır. Oysa Dan Brown, tamamen fantastik bir iddiayla gelmektedir. Zir⠓böyle bir sır”rın, 2.000 sene boyunca bir avuç insan tarafından bilindiğini ve özenle saklandığını düşünmek, hurafeler yatağı Hristiyan dünyasını yerinden oynatır.

“Hâdise” bundan ibarettir ve “örgüsü” bu minvaldedir.
İddianın kesin olarak Da Vinci’den mi, yoksa başka birinden mi kaynaklandığını bilmiyoruz. Ancak Dan Brown’un “Da Vinci şifresi” adıyla ona bağladığı ve işlediği iddia, özellikle Hristiyanlık tarihi ve ona inananlar yönünden, yenilir yutulur bir şey değildir.

Hemen söyleyelim ki, biz Dan Brown türü yazarlarda, sanat ve edebiyat değeri bakımından derunî bir şey göremiyoruz. Bunlar, ticarî endişelerle yazılan romanlardır ve roman olarak bir keyfiyet belirtmez. Hemen hepsi birbirine benzer; “hâdise örgüsü” üzerinde köpürtülmüş şeylerdir. Ne bir sanat tutumu, ne fikrî bir mesele göremezsiniz. Ancak, günün roman okuyucusu böylesi çalışmalardan hoşlanır.

Dan Brown’un, günün roman okuyucusuna pek güzel hitab eden romanındaki, onun dünya çapında alâka uyandırmasına yol açan iddiaya gelince, şudur:

-“Hazret-i İsa, Kilise’nin anlatageldiği gibi Tanrı değil, insandır; evlenmemiş birisi de değil, evlenmiştir. Hem de Kilise’nin “fahişe” saydığı Mecdeli Meryem (Mari Magdalen) ile evlenmiştir. Hazret-i İsa çarmıha gerileceği sırada, Mecdeli Meryem bazı Havariler tarafından Fransa’ya kaçırılır. Mecdeli Meryem Fransa’ya geldiğinde hamiledir, doğum yapar ve Hazret-i İsa’nın soyu böylece Fransa’da devam eder.”

İddia bu. Dan Brown bu iddiayı biraz daha “satılabilir” hâle getirmek için; öteden beri Kilise’nin de bu gerçeği bildiğini, ama insanlardan büyük bir sır gibi sakladığını, çünkü Hazret-i İsa’nın çocukları ve torunları olmasının O’nu “Tanrı” diye lanse eden Kilise’nin gücünü zayıflatacağını, ancak Kilise’nin, Hazret-i İsa’nın torunları daima bir avuç şövalye tarafından korunduğu için, onları bir türlü yok edemediğini, Da Vinci ve Newton gibi dehâların da bu gerçeği bildiklerini, ancak Kilise korkusu yüzünden imâ yoluyla anlatabildiklerini falan söylüyor.

Hazret-i İsa’nın “İlâh değil, İlâhî olduğu” ve Kilise’nin O’nun hakkında köklü bir yanılgı ve hattâ yalan içinde olduğunu biz de kabul edebiliriz. Ama işin bundan sonraki kısmı, çene düşürmeye mahsus ve hayâl ürünü. Özellikle de Fransızları “onore” etmeye yönelik. Şimdi her Fransız kendini Hazret-i İsa’nın soyundan sayıyor olmalı. Hazret-i İsa soyundan dinsizlik ve laiklik; “yuvarlak kare”!?!

Hazret-i İsa’nın Mecdeli Meryem’le evlendiğini söyleyen iddia, İslâm kaynakları tarafından doğrulanmamış olan havada bir iddiadır. Biz bu iddianın, Da Vinci’den değil, Aylık dergisinin Ocak 2010 tarihli sayısında Oğuz Yıldırım gönüldaşımızın bize başarılı bir şekilde tanıttığı Kazancakis’ten kaynaklandığını sanıyoruz. Kazancakis, Günaha Son Çağrı isimli fırtınalar koparan romanında, bir rüya ve hayâl atmosferi içinde, Hazret-i İsa’nın çarmıha gerildikten sonra yeniden dünyaya geldiğini ve Mecdeli Meryem’le evlenmeksizin bir araya geldiğini anlatıyordu. Dan Brown ise rüya ve hayâl atmosferinden çıkıp işi gerçeklik plânına taşıyor ve onların aslında evlenmiş olduğunu iddia ediyor.

Mecdeli Meryem, modern zamanlar Hristiyan toplumunun, “fahişe” olduğu söylenmesi bakımından çok değer verdiği ve kendisiyle özdeşleştirdiği bir figürdür. İnciller’e göre, recmedilmekten son ânda Hazret-i İsa tarafından kurtarılmış, O, “İçinizde bu günahı hiç işlemeyen ilk taşı atsın” deyince, topluluk kendi iki yüzlülüğünden utanarak fahişeyi serbest bırakmıştır. Dolayısiyle, onun üzerine yapılacak bir modern spekülasyon, ne olursa olsun, günümüz Hristiyanlarını peşinen peşinden koşturacaktır. Hele Hazret-i İsa’nın karısı olduğu söylenecek olursa…

İslâm kaynaklarına göre, Hazret-i İsa, çarmıha gerilmediği gibi, evlenmemiştir de. Ancak yeniden dünyaya geldiğinde evleneceği ve çocuğu olacağı söylenmiştir. Kazancakis, romanında, bu türlü İslâmî rivayetlere âşinalığını sergilemekte, ama onları kendi akıl ve hüner bünyesinde eritmeye çalışmaktadır. Oysa Dan Brown, tamamen fantastik bir iddiayla gelmektedir. Zir⠓böyle bir sır”rın, 2.000 sene boyunca bir avuç insan tarafından bilindiğini ve özenle saklandığını düşünmek, hurafeler yatağı Hristiyan dünyasını yerinden oynatır.

“Hâdise” bundan ibarettir ve “örgüsü” bu minvaldedir.
__________________
şah hatayi'm muhabbete bakarım
ben doluyum ben dolana akarım


Maya
Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
brown’un, dan, iddiasi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dan Brown Melodram Şairler / Yazarlar 0 01 Ekim 2011 17:29
'pi sayisi' yanliş iddiasi Caddeci Bilim Dünyasından Son Haberler 0 11 Eylül 2011 06:38