IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Ocak 2016, 11:09   #1
Çevrimiçi
Hıristiyan Dini ile ilgili birkaç terim


-- Sponsor Baglantı --


Mini sözlük:

AHT-İ ATİK / AHT-İ CEDİD: Bk. Eski Ahit / Yeni Ahit.

APOSTOLİK: "Havarilere dayanan" manasına gelen bu terim havarilere ait, havarilere ilişkin veya havarilere kadar uzanan kişileri, teşkilatları v.s. belirtmektedir; örneğin, Katolik Kilise'si "Apostolik"tir, demek ki Havarilere kadar uzanır, onlar tarafından kurulmuştur. Bunun için Roma'nın Episkopos kürsüsüne" Apostolik Kürsüsü" denilir. İkinci, tali bir ma*nada bu Kürsü'de oturan episkoposun, yeni Papa'nın yazdığı bazı belgelere de bu Apostolik ünvanı verilir; örneğin, Apostolik mektup gibi.

ASLİ GÜNAH: bk. İlk Günah

AYİN ŞEKLİ: bk.İbadet Şekli.

AYİN USÜLÜ: bk. İbadet Şekli.

AZİZ/AZİZE: Allah'ın lütfuna erişmiş olan ve Hıristiyanlar için örnek sayılabilir dindar bir hayat sürmüş olan ve şimdi cennette bulunan kişilerdir. Allah'ın huzurunda bulunduğu ve, O'nun lütfuna erişmiş olduğu için Hıristiyanlar kendisine saygı gösterir, onlar da Allah'ın nezdinde diğer insanlar için şefaatte bulunabilir. Bugünkü Türkçede Aziz kelimesinin yerine birçok defa Ermiş kelimesi kullanılır; bazıları ise Evliya terimini kullanırlar.

DİN ADAMI:bk ruhbanlık konusu

EPİSKOPOS: bk ruhbanlık konusu

ERMİŞ: bk. Aziz

ESKİ AHİT: eskiden Aht-i Atik denilirdi. Musevilerin Kutsal Kitabına Eski Ahit denilir; en çok tanınmış bölümleri Tevrat ve Mezmurlardır; fakat aslında kırkyedi risaleden oluşur. Bu risaleler çeşitli tarihlerde yazılmıştır; Katolikler bu risaleleri şu üç sınıfa ayırlamaktadırlar: Tarihi Kitaplar, Peygamberler ve Hikmet Kitapları; Museviler ise onları şu üç sınıfa ayırmaktadırlar: Şeriat, Peygamberler ve Yazılar; genellikle Eski Ahit'e sadece Tevrat denilir, fakat Tevrat aslında Eski Ahit'in sadece bir bölümüdür.

EVLİYA: bk. Aziz.

HAÇ ÇIKARMAK: Hıristiyanlar ibadetlerinin başlangıcı olarak ya da bazı önemli durumlarda, kendi üzerlerine haç işaretini çizerler; şu şekilde yapılır: sağ eli alın, göğüs, sol omuz ve sonunda sağ omuza götürerek, "Tek Allah olan Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adına" denilir. Bazı Ortodokslar elini ilk önce sağ omuza ve sonra sol omuza götürürler. Bu hareketi yapan kişi hem Kutsal Üçlü-Birliği hem de Allah'ın birliğini hem de İsa'nın haç üzerindeki ölümünü hatırlatıp beyan eder. Bu harekete Haç İşareti yapmak diyenler de vardır.

HAÇ İŞARETİ : Bk. Haç çıkarmak.

HAVARİ: M.İsa tarafından seçilen, üç yıl süren aleni hayatı boyunca O'nunla beraber yaşayarak O'nun sözlerini dinlemiş olan ve sonra da O'nun tarafından İncil'i tanıtıp yaymakla görevlendirilmiş olan oniki kişiye Havari denilir.

İBADET ŞEKLİ: İbadet şekli ya da ayin şekli veya ayin usülü, bir dinin veya bir mezhebin ayinlerindeki uygulanan kural ve törenlerin tümüdür. Her Hıristiyan mezhebi ayrı, kendine özgü bir İbadet şekline sahip olabilir; bazen aynı mezhepte bile birkaç İbadet şekli olabilir; örneğin Roma Latin Katolik Kilise'sinde Roma şekli, Milano şekli, Lyon ve Mozarap şekli vardır. Manası ve maksadı ve aslı bakımından aralarında bir fark olmamasına rağmen, yine sadece dil bakımından da farklı bir şekilde düzenlenmişlerdir. Bu çeşitli şekiller birçok defa yerli geleneklere dayanmaktadırlar; böylece Roma şekilleri, doğu şekilleri, mustarip veya mustarap şekli, vs. şekiller vardır.

İLK GÜNAH: İlâhi Lütuf ile donatılmış olarak cenette yaşayan Adem ile Havva Allah'a karşı itaatsizlik suçu işleyerek ilk günahı işlemişlerdir. Allah'a karşı işlemiş olan bu günah dolayısıyla Âdem ve Havva ilâhi lütfu kaybetmişlerdir. Onları cezalandırmak için Allah onları cenneten kovmuştur. O zamandan beri dünyaya gelen insanlar Allah'ın lütfundan mahrum olarak dünyaya gelirler. İnsanın bu durumuna da ilk günah denilir, sanki insan suç işlemiş gibi, halbuki sadece Allah'ın lütfuna mahrumdur. Bu ilahi lütuf Vaftiz ile yeniden temin edilebilir. İlk Günah için, genellikle Aslî Günah terimi kullanılır.

İNCİL: Bu kelime bugünkü Türkçe'de şu dört ayrı anlamda kullanılır:

- M.İsa'nın müjdesi ve öğretisinin tümü; örneğin, M. İsa havarilerine "İncil'i bütün dünyaya ilan ediniz" diye emir verirken bu kelimeyi bu geniş manada kullanmıştır.

- Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Yeni Ahid'in bir bölümü olan ve M.İsa'nın hayat öyküsünü ve öğretisini ihtiva eden, M. İsa tarafından değil fakat Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isminde dört havari tarafından yazılmış olan dört risale;

- Yeni Ahid'in tümüne, demek ki dört İncil metni, Havarilerin mektupları vs. risalelerin tümüne de birçok defa sadece İncil denilir.

- Bazıları da, - bilmezlikten olmalı! - Musevilerin ve Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan ve Eski Ahid'i ile Yeni Ahid'i ihtiva eden Kitab-ı Mukaddes için de sadece bu İncil terimini kullanmaktadırlar.

KATOLİK: "Evrensel" manasına gelen bu terim Hıristiyan dininin en eski, en önemli ve en çok mensupları olan mezhebinin ya da Kilise'sinin sıfatıdır. Merkezi Roma'daki Vatikan Sitesi'dir. Bu Katolik sıfatı ikinci asrın ilk senelerinden beri kullanılmaktadır. Antakya esipskoposu İgnatius, 107 senesinde İzmir'de bulunan Hıristiyan cemaatine yazarken, Kilise'yi bu sözcükle sıfatlandırmıştır.

KEŞİŞ: ruhbanlık konusu

KİLİSE: bu terimin iki manası vardır:

- Hıristiyanların toplanarak ibadetlerini yerine getirdikleri bina, demek ki Hıristiyanların ibadethanesi; bu manada kullanılırsa umumiyetle küçük harflerle yazılır.

- Aynı zamanda bu terim Hıristiyan toplumunu belirtmek için kullanılır; bu toplum ya yerli bir Hıristiyan cemaati olabilir; örneğin aziz Paulus Efes'teki Kilise'ye veya aziz Yuhanna Bergama'daki veya İzmir'deki Kilise'ye yazdıkları zaman oradaki Hıristiyan cemaatlerini kastetmişlerdir (zaten o zamanlarda kilise denilen binalar yoktu!); ya da Hıristiyan mezheplerinden biri ve bu mezhebe bağlı olan müminler ve bilhassa bu mezhebi idare eden din adamları ve teşkilatı olabilir; meselâ Katolik Kilise'si, Suryani-Kadîm Kilisesi v.s. bu terim bu manada kullanılırsa umumiyetle büyük harflerle yazılır.

KİLİSE BABALARI: M.S. ilk asırlarda yaşayıp yazmış olan Hıristiyan ilâhiyatçıları umumiyetle bu lakap ile belirlenmektedirler; örneğin Antakyalı İgnatios, Kayserili Basilios, Amasyalı Asterios, Afrikalı Augustinus, v.s.

KİTAB-I MUKADDES: Hem Musevilerin hem de Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Eski Ahit ya da Ahit-i Atik denilen ve sadece Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Yeni Ahit ya da Aht-i Cedîd denilen iki ana bölümden ibaret olan Kutsal Kitaba eskiden beri Kitab-ı Mukaddes denilir; zaten Kitab-ı Mukaddes, Kutsal Kitap demektir; bugünlerde ise daha çok sadece Tevrat ve İncil terimleri kullanılır (ayrıca bk.Eski Ahit, İncil, Yeni Ahit).

KONSİL: Hıristiyan öğretisi ve Kilise disiplini konularında karar vermek için toplanan episkoposlar kuruluna Konsil denir. Konsil ya belli bir yerin, bir bölgenin, bir memleketin episkoposlarından oluşturulur ki, o halde ona yerli Konsil veya sadece Sinod denilir ve onun kararları ancak bu bölge için geçerlidirler; ya da bir Konsil Kilise'nin bütün episkoposlarından oluşturulabilir; hiç istisnasız tüm episkoposlar katılmazlarsa da onların hepsi çağrılmışlardır; bu nevi Konsillere ya bizzat Papa, ya da kendisi tarafından tayin edilmiş olan temsilcisi başkanlık eder; bu nevi Konsillere Genel Konsil ya da Okümenik Konsil denilir. Bu nevi Konsil tarafından verilen kararlar bütün Kilise için geçerlidir; son Ökümenik Konsil 1962-1965 seneleri arasında Vatikan'da toplanmıştır.

LÜTUF: Allah'ın insanlara gösterdiği, onların hak etmediği inayet veya manevi yardıma Lütuf veya ilâhi Lütuf denilir. Lütfun iki çeşidi olabilir: biri geçici, ki bir destek ya da yardımdır ve buna geçici Lütuf denir; ikincisi ise "olagelen" denilen, devam eden, insanın kalbinde kalan ve insanı Allah'a yaklaştıran, onu Allah'ın dostu yapan, ona Allah'ın sevgisini kazandıran ve onu Allah'ın evlâtı yapan bir lütuf, ilâhi inayettir. Bu sebepten dolayı ona "Kutsallaştıran Lütuf" da denilir.

MUKADDES KİTAP: bk. Kitab-ı Mukaddes.

NOEL: M.İsa'nın doğum gününün kutlandığı bayram gününe Noel denilir; Noel aslında Milat, yani doğum demektir. Batı Kiliseleri bu doğum gününün dördüncü asrın ortasından beri 25 aralıkta kutlarlar; doğuda ise eskiden 6 Ocakta kutlarlardı, şimdi ise ve çoktan beri onlar da bu bayramı 25 Aralıkta kutlamaktadırlar. Ancak bu bayram dini bir bayram olup tamamen dünyevi bir bayram olan Yılbaşı ile hiç alakası yoktur.

ORTODOKS: Doğru öğretiye sahip olan manasına gelen bir sıfattır; Bizans Kilise'si 1054 senesinde Roma Kilisesinden ayrıldıktan sonra bu sıfatı kendine özgü bir sıfat olarak kullanmaya başlamıştır. Asırlar boyunca bu sıfat sadece Bizans, yani Rum Ortodoks Kilise'si ve sonra bu Kilise'den türemiş olan diğer, -örneğin Rus Ortodoks, Bulgar Ortodoks, vs.- Kiliseleri için de kullanılmıştır. Sonra ise Roma'ya bağlı olmayıp Papa'nın yetkisini kabul etmeyen bütün Doğu Kiliseleri için kullanılmaya başlamıştır; meselâ Suryani-Kadim Kilise'sine umumiyetle Süryani Ortodoks Kilisesi veya Ermeni "Gregoryen" Kilisesine Ermeni Ortodoks Kilisesi denilir. Şimdi bu ünvan sadece "Roma'ya bağlı olmayan" Kilise manasına gelmektedir.

ÖKUMENİK: Ekümenik de denilir. "Evrensel" manasına gelen bu terim iki ayrı sahada kullanılır: ilk önce bazı Konsilleri vasıflandırmak için (bk. Konsil); ikinci sahada ise İstanbul Rum Ortodoks Patriğinin ünvanıdır; bu ünvanı ilk defa İstanbul Patriği IV. Yuhanna, 518 senesinde kullanmıştır; sonraki Patrikler de onun tuttuğu yolu takip etmişlerdir ve bu ünvan hâlâ kallunılmaktadır.

PASKALYA: Tüm Hıristiyanların her sene M.İsa'nın ölümünden üç gün sonra gerçekleşen O'nun dirilişini kutladıkları bayrama Paskalya denilir. Bu bayramın tarihi değişebilir fakat daima ilkbaharda ve bir pazar gününe rastlar.

RAHİP: bk. ruhbanlık konusu

SİNOD: bk. Konsil.

TEVRAT: bk. Eski Ahit.

VAFTİZ: İnsana ilâhi lütuf temin ederek onu her günahtan alındırmak ve Hıristiyan dinine girmek için yapılan bir kutsama âyinidir. İki şekli vardır: ya vaftiz edilen kişi tamamen suya daldırılır; ya da vaftiz edilenin başına biraz su dökülür. Birinci şekil Doğu Kiliselerinde ve şu son senelerde türemiş olan bazı yeni mezheplerde, ikinci şekil ise daha çok Batı Kiliselerinde uygulanır. Kullanılan madde ancak tabii su, sade sudur(şarap olamaz!) Genellikle bir din adamı tarafından yapılırsa da, vaftiz herkes tarafından yapılabilir, yani herkes vaftiz edebilir, yeter ki, iyi niyetli olsun ve nasıl yapılmasının gerektiğini bilsin.

YENİ AHİT: Eskiden Aht-i Cedîd denilirdi. Hıristiyanların Kutsal Kitabına Yeni Ahit denilir. Yirmi yedi parça veya risaleden ibarettir; bu risaleler şunlardır: dört İncil metni; Havarilerin Tarihi veya Havarilerin İşleri, Pavlus'un onüç Mektubu; İbranilere Mektup; Yakub'un Mektubu; Petrus'un iki Mektubu; Yuhanna'nın üç Mektubu; Yahuda'nın Mektubu ve Vahiy.


aLinti..
Mini sözlük:

AHT-İ ATİK / AHT-İ CEDİD: Bk. Eski Ahit / Yeni Ahit.

APOSTOLİK: "Havarilere dayanan" manasına gelen bu terim havarilere ait, havarilere ilişkin veya havarilere kadar uzanan kişileri, teşkilatları v.s. belirtmektedir; örneğin, Katolik Kilise'si "Apostolik"tir, demek ki Havarilere kadar uzanır, onlar tarafından kurulmuştur. Bunun için Roma'nın Episkopos kürsüsüne" Apostolik Kürsüsü" denilir. İkinci, tali bir ma*nada bu Kürsü'de oturan episkoposun, yeni Papa'nın yazdığı bazı belgelere de bu Apostolik ünvanı verilir; örneğin, Apostolik mektup gibi.

ASLİ GÜNAH: bk. İlk Günah

AYİN ŞEKLİ: bk.İbadet Şekli.

AYİN USÜLÜ: bk. İbadet Şekli.

AZİZ/AZİZE: Allah'ın lütfuna erişmiş olan ve Hıristiyanlar için örnek sayılabilir dindar bir hayat sürmüş olan ve şimdi cennette bulunan kişilerdir. Allah'ın huzurunda bulunduğu ve, O'nun lütfuna erişmiş olduğu için Hıristiyanlar kendisine saygı gösterir, onlar da Allah'ın nezdinde diğer insanlar için şefaatte bulunabilir. Bugünkü Türkçede Aziz kelimesinin yerine birçok defa Ermiş kelimesi kullanılır; bazıları ise Evliya terimini kullanırlar.

DİN ADAMI:bk ruhbanlık konusu

EPİSKOPOS: bk ruhbanlık konusu

ERMİŞ: bk. Aziz

ESKİ AHİT: eskiden Aht-i Atik denilirdi. Musevilerin Kutsal Kitabına Eski Ahit denilir; en çok tanınmış bölümleri Tevrat ve Mezmurlardır; fakat aslında kırkyedi risaleden oluşur. Bu risaleler çeşitli tarihlerde yazılmıştır; Katolikler bu risaleleri şu üç sınıfa ayırlamaktadırlar: Tarihi Kitaplar, Peygamberler ve Hikmet Kitapları; Museviler ise onları şu üç sınıfa ayırmaktadırlar: Şeriat, Peygamberler ve Yazılar; genellikle Eski Ahit'e sadece Tevrat denilir, fakat Tevrat aslında Eski Ahit'in sadece bir bölümüdür.

EVLİYA: bk. Aziz.

HAÇ ÇIKARMAK: Hıristiyanlar ibadetlerinin başlangıcı olarak ya da bazı önemli durumlarda, kendi üzerlerine haç işaretini çizerler; şu şekilde yapılır: sağ eli alın, göğüs, sol omuz ve sonunda sağ omuza götürerek, "Tek Allah olan Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adına" denilir. Bazı Ortodokslar elini ilk önce sağ omuza ve sonra sol omuza götürürler. Bu hareketi yapan kişi hem Kutsal Üçlü-Birliği hem de Allah'ın birliğini hem de İsa'nın haç üzerindeki ölümünü hatırlatıp beyan eder. Bu harekete Haç İşareti yapmak diyenler de vardır.

HAÇ İŞARETİ : Bk. Haç çıkarmak.

HAVARİ: M.İsa tarafından seçilen, üç yıl süren aleni hayatı boyunca O'nunla beraber yaşayarak O'nun sözlerini dinlemiş olan ve sonra da O'nun tarafından İncil'i tanıtıp yaymakla görevlendirilmiş olan oniki kişiye Havari denilir.

İBADET ŞEKLİ: İbadet şekli ya da ayin şekli veya ayin usülü, bir dinin veya bir mezhebin ayinlerindeki uygulanan kural ve törenlerin tümüdür. Her Hıristiyan mezhebi ayrı, kendine özgü bir İbadet şekline sahip olabilir; bazen aynı mezhepte bile birkaç İbadet şekli olabilir; örneğin Roma Latin Katolik Kilise'sinde Roma şekli, Milano şekli, Lyon ve Mozarap şekli vardır. Manası ve maksadı ve aslı bakımından aralarında bir fark olmamasına rağmen, yine sadece dil bakımından da farklı bir şekilde düzenlenmişlerdir. Bu çeşitli şekiller birçok defa yerli geleneklere dayanmaktadırlar; böylece Roma şekilleri, doğu şekilleri, mustarip veya mustarap şekli, vs. şekiller vardır.

İLK GÜNAH: İlâhi Lütuf ile donatılmış olarak cenette yaşayan Adem ile Havva Allah'a karşı itaatsizlik suçu işleyerek ilk günahı işlemişlerdir. Allah'a karşı işlemiş olan bu günah dolayısıyla Âdem ve Havva ilâhi lütfu kaybetmişlerdir. Onları cezalandırmak için Allah onları cenneten kovmuştur. O zamandan beri dünyaya gelen insanlar Allah'ın lütfundan mahrum olarak dünyaya gelirler. İnsanın bu durumuna da ilk günah denilir, sanki insan suç işlemiş gibi, halbuki sadece Allah'ın lütfuna mahrumdur. Bu ilahi lütuf Vaftiz ile yeniden temin edilebilir. İlk Günah için, genellikle Aslî Günah terimi kullanılır.

İNCİL: Bu kelime bugünkü Türkçe'de şu dört ayrı anlamda kullanılır:

- M.İsa'nın müjdesi ve öğretisinin tümü; örneğin, M. İsa havarilerine "İncil'i bütün dünyaya ilan ediniz" diye emir verirken bu kelimeyi bu geniş manada kullanmıştır.

- Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Yeni Ahid'in bir bölümü olan ve M.İsa'nın hayat öyküsünü ve öğretisini ihtiva eden, M. İsa tarafından değil fakat Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isminde dört havari tarafından yazılmış olan dört risale;

- Yeni Ahid'in tümüne, demek ki dört İncil metni, Havarilerin mektupları vs. risalelerin tümüne de birçok defa sadece İncil denilir.

- Bazıları da, - bilmezlikten olmalı! - Musevilerin ve Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan ve Eski Ahid'i ile Yeni Ahid'i ihtiva eden Kitab-ı Mukaddes için de sadece bu İncil terimini kullanmaktadırlar.

KATOLİK: "Evrensel" manasına gelen bu terim Hıristiyan dininin en eski, en önemli ve en çok mensupları olan mezhebinin ya da Kilise'sinin sıfatıdır. Merkezi Roma'daki Vatikan Sitesi'dir. Bu Katolik sıfatı ikinci asrın ilk senelerinden beri kullanılmaktadır. Antakya esipskoposu İgnatius, 107 senesinde İzmir'de bulunan Hıristiyan cemaatine yazarken, Kilise'yi bu sözcükle sıfatlandırmıştır.

KEŞİŞ: ruhbanlık konusu

KİLİSE: bu terimin iki manası vardır:

- Hıristiyanların toplanarak ibadetlerini yerine getirdikleri bina, demek ki Hıristiyanların ibadethanesi; bu manada kullanılırsa umumiyetle küçük harflerle yazılır.

- Aynı zamanda bu terim Hıristiyan toplumunu belirtmek için kullanılır; bu toplum ya yerli bir Hıristiyan cemaati olabilir; örneğin aziz Paulus Efes'teki Kilise'ye veya aziz Yuhanna Bergama'daki veya İzmir'deki Kilise'ye yazdıkları zaman oradaki Hıristiyan cemaatlerini kastetmişlerdir (zaten o zamanlarda kilise denilen binalar yoktu!); ya da Hıristiyan mezheplerinden biri ve bu mezhebe bağlı olan müminler ve bilhassa bu mezhebi idare eden din adamları ve teşkilatı olabilir; meselâ Katolik Kilise'si, Suryani-Kadîm Kilisesi v.s. bu terim bu manada kullanılırsa umumiyetle büyük harflerle yazılır.

KİLİSE BABALARI: M.S. ilk asırlarda yaşayıp yazmış olan Hıristiyan ilâhiyatçıları umumiyetle bu lakap ile belirlenmektedirler; örneğin Antakyalı İgnatios, Kayserili Basilios, Amasyalı Asterios, Afrikalı Augustinus, v.s.

KİTAB-I MUKADDES: Hem Musevilerin hem de Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Eski Ahit ya da Ahit-i Atik denilen ve sadece Hıristiyanların Kutsal Kitabı olan Yeni Ahit ya da Aht-i Cedîd denilen iki ana bölümden ibaret olan Kutsal Kitaba eskiden beri Kitab-ı Mukaddes denilir; zaten Kitab-ı Mukaddes, Kutsal Kitap demektir; bugünlerde ise daha çok sadece Tevrat ve İncil terimleri kullanılır (ayrıca bk.Eski Ahit, İncil, Yeni Ahit).

KONSİL: Hıristiyan öğretisi ve Kilise disiplini konularında karar vermek için toplanan episkoposlar kuruluna Konsil denir. Konsil ya belli bir yerin, bir bölgenin, bir memleketin episkoposlarından oluşturulur ki, o halde ona yerli Konsil veya sadece Sinod denilir ve onun kararları ancak bu bölge için geçerlidirler; ya da bir Konsil Kilise'nin bütün episkoposlarından oluşturulabilir; hiç istisnasız tüm episkoposlar katılmazlarsa da onların hepsi çağrılmışlardır; bu nevi Konsillere ya bizzat Papa, ya da kendisi tarafından tayin edilmiş olan temsilcisi başkanlık eder; bu nevi Konsillere Genel Konsil ya da Okümenik Konsil denilir. Bu nevi Konsil tarafından verilen kararlar bütün Kilise için geçerlidir; son Ökümenik Konsil 1962-1965 seneleri arasında Vatikan'da toplanmıştır.

LÜTUF: Allah'ın insanlara gösterdiği, onların hak etmediği inayet veya manevi yardıma Lütuf veya ilâhi Lütuf denilir. Lütfun iki çeşidi olabilir: biri geçici, ki bir destek ya da yardımdır ve buna geçici Lütuf denir; ikincisi ise "olagelen" denilen, devam eden, insanın kalbinde kalan ve insanı Allah'a yaklaştıran, onu Allah'ın dostu yapan, ona Allah'ın sevgisini kazandıran ve onu Allah'ın evlâtı yapan bir lütuf, ilâhi inayettir. Bu sebepten dolayı ona "Kutsallaştıran Lütuf" da denilir.

MUKADDES KİTAP: bk. Kitab-ı Mukaddes.

NOEL: M.İsa'nın doğum gününün kutlandığı bayram gününe Noel denilir; Noel aslında Milat, yani doğum demektir. Batı Kiliseleri bu doğum gününün dördüncü asrın ortasından beri 25 aralıkta kutlarlar; doğuda ise eskiden 6 Ocakta kutlarlardı, şimdi ise ve çoktan beri onlar da bu bayramı 25 Aralıkta kutlamaktadırlar. Ancak bu bayram dini bir bayram olup tamamen dünyevi bir bayram olan Yılbaşı ile hiç alakası yoktur.

ORTODOKS: Doğru öğretiye sahip olan manasına gelen bir sıfattır; Bizans Kilise'si 1054 senesinde Roma Kilisesinden ayrıldıktan sonra bu sıfatı kendine özgü bir sıfat olarak kullanmaya başlamıştır. Asırlar boyunca bu sıfat sadece Bizans, yani Rum Ortodoks Kilise'si ve sonra bu Kilise'den türemiş olan diğer, -örneğin Rus Ortodoks, Bulgar Ortodoks, vs.- Kiliseleri için de kullanılmıştır. Sonra ise Roma'ya bağlı olmayıp Papa'nın yetkisini kabul etmeyen bütün Doğu Kiliseleri için kullanılmaya başlamıştır; meselâ Suryani-Kadim Kilise'sine umumiyetle Süryani Ortodoks Kilisesi veya Ermeni "Gregoryen" Kilisesine Ermeni Ortodoks Kilisesi denilir. Şimdi bu ünvan sadece "Roma'ya bağlı olmayan" Kilise manasına gelmektedir.

ÖKUMENİK: Ekümenik de denilir. "Evrensel" manasına gelen bu terim iki ayrı sahada kullanılır: ilk önce bazı Konsilleri vasıflandırmak için (bk. Konsil); ikinci sahada ise İstanbul Rum Ortodoks Patriğinin ünvanıdır; bu ünvanı ilk defa İstanbul Patriği IV. Yuhanna, 518 senesinde kullanmıştır; sonraki Patrikler de onun tuttuğu yolu takip etmişlerdir ve bu ünvan hâlâ kallunılmaktadır.

PASKALYA: Tüm Hıristiyanların her sene M.İsa'nın ölümünden üç gün sonra gerçekleşen O'nun dirilişini kutladıkları bayrama Paskalya denilir. Bu bayramın tarihi değişebilir fakat daima ilkbaharda ve bir pazar gününe rastlar.

RAHİP: bk. ruhbanlık konusu

SİNOD: bk. Konsil.

TEVRAT: bk. Eski Ahit.

VAFTİZ: İnsana ilâhi lütuf temin ederek onu her günahtan alındırmak ve Hıristiyan dinine girmek için yapılan bir kutsama âyinidir. İki şekli vardır: ya vaftiz edilen kişi tamamen suya daldırılır; ya da vaftiz edilenin başına biraz su dökülür. Birinci şekil Doğu Kiliselerinde ve şu son senelerde türemiş olan bazı yeni mezheplerde, ikinci şekil ise daha çok Batı Kiliselerinde uygulanır. Kullanılan madde ancak tabii su, sade sudur(şarap olamaz!) Genellikle bir din adamı tarafından yapılırsa da, vaftiz herkes tarafından yapılabilir, yani herkes vaftiz edebilir, yeter ki, iyi niyetli olsun ve nasıl yapılmasının gerektiğini bilsin.

YENİ AHİT: Eskiden Aht-i Cedîd denilirdi. Hıristiyanların Kutsal Kitabına Yeni Ahit denilir. Yirmi yedi parça veya risaleden ibarettir; bu risaleler şunlardır: dört İncil metni; Havarilerin Tarihi veya Havarilerin İşleri, Pavlus'un onüç Mektubu; İbranilere Mektup; Yakub'un Mektubu; Petrus'un iki Mektubu; Yuhanna'nın üç Mektubu; Yahuda'nın Mektubu ve Vahiy.


aLinti..
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
birkac, dini, hıristiyan, ile, ilgili, terim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hıristiyan Mezhepleri (Hıristiyanlık Dini, Üç Ana Kola Ayrılmaktadır.) Sevda Hristiyanlık 0 06 Temmuz 2013 11:33
Tefsir ile ilgili birkaç söz InTheDarK Tefsir 0 06 Mayıs 2012 22:20