IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Ocak 2016, 18:19   #1
Çevrimiçi
Papa yanılabilir mi?


-- Sponsor Baglantı --


Papa'nın Yanılmazlığı..
Kilisenin reisi olan papa hata yapamazmış;
Böyle bir şey olabilir mi?


Bu soruya cevap verebilmek için ilk önce bu "yanılmazlık" ibaresinin doğru ve gerçeğe uygun manasını açıklamak lazım. Bir çok kişiye göre, - ki bilhassa Kilise dışında bulunanlar bu nevi fikirler yaymaktadırlar,- Papalar bu papalık makamına getirildiği günden itibaren hiç bir hata yapamazmış; ne yapsa*lar, ahlaka ve kanuna uygun, ve ne söylerlerse hakikate uygun olurmuş. Ne günah işleyebilir ne de hata yapamazmış.

Bu gibi iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu ayrıca vurgulamaya gerek yok; bu gibi iddiaların doğru olmadığı apaçıktır; Kilise de böyle bir şey ileri sürerek öğretmemiştir; Papalar da, her insan gibi, hergünkü hayatında hatalar yapabilir, günah işleyebilir, ve gerçekten işlemişlerdir; tarihi gerçekler ve belgeler bunu teyid eder; zaten "günahımız yoktur dersek, kendi kendimizi aldatırız ve içimizde gerçek olmaz," (I. Yu. 1,8). Ay*nı şekilde, Papalar doğru olmayan şeyler söyleyebilirler; bunu da her insan gibi ya bilmeden, cahillikten, dikkatsizlikten vs. sebeplerden dolayı yapabilirler; demek ki Papa da yanılabilir; ya da gerçekten, bilerek ve isteyerek ve maksadı ne olursa olsun, kasten doğru olmayan şeyler söyleyebilir; demek ki, yalan da söyleyebilir. Ve bu nevi hataları her sahada, dini sa*halarda bile yapabilir.

O halde, "Papa'nın yanılmazlığı" ne demektir? nerede ve ne zaman gerçekleşir, yoksa bir efsane midir?

Papa'nın yanılmazlığı bir efsane değildir, fakat bu yanıl*mazlık ancak kesin bir şekilde sınırlanmış belli bir sahada ve belli şartlara bağlı olarak gerçekleşebilir.

Papa'nın yanılmazlığı ancak dini konularda geçerli olabilir; ilk sınırlanma bundan ibarettir. Ve dini sahalarda bile her konuda ve devamlı olarak değil, ancak inak veya "dogma" denilen iman veya itikat ve ahlak sahalarında, ve Papa bunu açık ve resmi bir şekilde ifade ederse söz konusu olabilir; demek ki Papa'nın dini bir konuda her söylediği söz, ileri sürdüğü her ibare bu yanılmazlığın alanına girmez.

Papa böyle bir sıfatla donatılmış ise, bu şahsi bir imtiyaza ya da kişisel bir yeteneğe bağlı değildir; sadece Kilise'nin reisi veya başkanı olduğu için ve Kilise'yi doğru yolda yöneltebilmek için bu imtiyaza sahiptir.Aslında bu imtiyazın sahibi Kilisenin kendisidir; Kilise, bir bütün olarak, M. İsa'nın getirdiği hakikatlerden sapmaz. Bizzat M. İsa, şakirtlerine, "dünyanın sonuna kadar sizinle beraberim," (Mt. 28,20), demiş ve Havarilerine Kutsal Ruh'u yani "Hakikat Ruh'unu" ilk önce vaadetmiş sonra da ihsan etmiştir (Yu. 14, 25; 15, 26; 20, 22-23). Havariler de, ellerini kendi şakirtleri üzerine koyarak onlara bu Kutsal Ruh'u vermişlerdir (H. İ. 6,6; 8,14; 19,6 vs.). Demek ki, Kutsal Ruh'un sayesinde Kilise doğru yoldan devam etmektedir.

Aynı zamanda M. İsa Petrus'a ayrı bir görev vermiştir; ilk önce ona şöyle demiştir: "Sen Petrus (yani kaya)'sın ve ben Kilise'mi bu kaya üzerine kuracağım!" (Mt. 16,18); sonra da "... ben, imanın sarsılmasın diye senin için dua ettim, sen de kardeşlerini güçlendir." (Lk. 22, 32) ve dirildikten sonra yine Petrus'u "kuzularını ve koyunlarını" gütmekle görevlendirmiştir (Yu. 21,15-17); demek ki Petrus Kilise'nin Reisi olacak ve bu sıfatıyla diğer imanlılara, Hıristiyanlara bakmakla, onları gütmekle ve onların imanını korumakla görevlendirilmiştir.

Demek ki, M. İsa Kilise'sine öğretmek görevini vermiştir; bu görevi uygun ve iyi bir şekilde yerine getirsin diye, ona Kutsal Ruh'un, Hakikat Ruh'unun yardımını ve himayesini vermiştir ki, yanlış bir şey öğretmesin; bu Hakikat Ruh'u bütün Kilise'yi yanlış yolda, yanılgıda bırakmayacaktır.Belli bir bölgede, ya da belli kişilerce yanlış olan faraziyeler ortaya çıkarılabilir; bazı ilâhiyatçılar veya episkoposlar bile yanlış şeyler öğretebilirler; bu gibi hallerde bir kaç tartışmadan sonra bu meseleyi incelemek ve problemi çözmek için ya bir Konsil toplanır ya da doğrudan doğruya Papa'ya başvurulur.

İlk asırlardan beri yerel bir Kilise'de, bir bölgede önemli bir soru ortaya çıkınca, bu bölgenin episkoposları onu çözememişlerse en son merci olarak Roma episkoposuna, yani Papa'ya başvurmuşlardır; oradaki makam Kilise babaları tarafından bir çok defa "Hakikat Kürsüsü" olarak vasıflandırılmıştır; M.S. 258 senesinde M. İsa uğruna şehit edilmiş olan Kartago (Kartaca Kuzey Afrika) Episkoposu Kipriyanus bütün bu izahatları, şu kısa ibarede özetlemiştir: "Roma konuştu, dava bitti".

Papa da, bir karar vermeden önce episkoposlara ve ilâhiyatçılara danışır; bazan da, tartışılacak mesele çok önemli ve karışık ise, bir Konsil toplanır ve bu Konsilde bütün mesele tamamıyla ve derinliğine tartışılır. Böylece görürüz ki, "Papa'nın yanılmazlığı" denilen ilke, aslında Kilise'nin doğru yolda olduğunun bir simgesidir. Papa da bu Kilise'nin reisi olduğu için, hem bu doğru yolun simgesidir hem de onu sağlamlaştır*maktadır. Papa ise gerektiği zaman çok önemli iman ve ahlak meselelerinde kati bir karar vermek için bu ilkeyi kullanır. Gerçekten onu çok nadiren kullanır.

Hal böyle ise, Papa'nın yanılmazlığından söz etmek doğru mudur? Gerçekten bu deyim, yukarıda zikrettiğimiz yanlış veya kötü niyetli yorumlardan dolayı bir çok yanlışlıklara ve anlaşmazlıklara yol açmıştır ve başka daha gerçekçi bir deyim kullanılsaydı bu yorumlar belki önlenebilirdi, fakat bu deyim çoktan yerleşmiştir ve onu değiştirmek imkansız gibi görünür. Fakat bu nevi yanlış yorumlar her sahada olabilir, zaten ciddi ve iyi niyetli olan insanlar, bir yorum yapmadan önce konu*nun aslını ve gerçeğini araştırırlar.

Nihayet şu son noktayı da belirtmeli ki, bu ilke ne denemelerden ne de tarihi gereksinmelerden çıkmıştır, sadece yukarda belirtildiği ve İncil'de de kaydedildiği gibi, M. İsa'nın vaadettiği Kutsal Ruh'un, Hakikat Ruh'unun güvencesine dayanmaktadır.



aLinti..
Papa'nın Yanılmazlığı..
Kilisenin reisi olan papa hata yapamazmış;
Böyle bir şey olabilir mi?


Bu soruya cevap verebilmek için ilk önce bu "yanılmazlık" ibaresinin doğru ve gerçeğe uygun manasını açıklamak lazım. Bir çok kişiye göre, - ki bilhassa Kilise dışında bulunanlar bu nevi fikirler yaymaktadırlar,- Papalar bu papalık makamına getirildiği günden itibaren hiç bir hata yapamazmış; ne yapsa*lar, ahlaka ve kanuna uygun, ve ne söylerlerse hakikate uygun olurmuş. Ne günah işleyebilir ne de hata yapamazmış.

Bu gibi iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu ayrıca vurgulamaya gerek yok; bu gibi iddiaların doğru olmadığı apaçıktır; Kilise de böyle bir şey ileri sürerek öğretmemiştir; Papalar da, her insan gibi, hergünkü hayatında hatalar yapabilir, günah işleyebilir, ve gerçekten işlemişlerdir; tarihi gerçekler ve belgeler bunu teyid eder; zaten "günahımız yoktur dersek, kendi kendimizi aldatırız ve içimizde gerçek olmaz," (I. Yu. 1,8). Ay*nı şekilde, Papalar doğru olmayan şeyler söyleyebilirler; bunu da her insan gibi ya bilmeden, cahillikten, dikkatsizlikten vs. sebeplerden dolayı yapabilirler; demek ki Papa da yanılabilir; ya da gerçekten, bilerek ve isteyerek ve maksadı ne olursa olsun, kasten doğru olmayan şeyler söyleyebilir; demek ki, yalan da söyleyebilir. Ve bu nevi hataları her sahada, dini sa*halarda bile yapabilir.

O halde, "Papa'nın yanılmazlığı" ne demektir? nerede ve ne zaman gerçekleşir, yoksa bir efsane midir?

Papa'nın yanılmazlığı bir efsane değildir, fakat bu yanıl*mazlık ancak kesin bir şekilde sınırlanmış belli bir sahada ve belli şartlara bağlı olarak gerçekleşebilir.

Papa'nın yanılmazlığı ancak dini konularda geçerli olabilir; ilk sınırlanma bundan ibarettir. Ve dini sahalarda bile her konuda ve devamlı olarak değil, ancak inak veya "dogma" denilen iman veya itikat ve ahlak sahalarında, ve Papa bunu açık ve resmi bir şekilde ifade ederse söz konusu olabilir; demek ki Papa'nın dini bir konuda her söylediği söz, ileri sürdüğü her ibare bu yanılmazlığın alanına girmez.

Papa böyle bir sıfatla donatılmış ise, bu şahsi bir imtiyaza ya da kişisel bir yeteneğe bağlı değildir; sadece Kilise'nin reisi veya başkanı olduğu için ve Kilise'yi doğru yolda yöneltebilmek için bu imtiyaza sahiptir.Aslında bu imtiyazın sahibi Kilisenin kendisidir; Kilise, bir bütün olarak, M. İsa'nın getirdiği hakikatlerden sapmaz. Bizzat M. İsa, şakirtlerine, "dünyanın sonuna kadar sizinle beraberim," (Mt. 28,20), demiş ve Havarilerine Kutsal Ruh'u yani "Hakikat Ruh'unu" ilk önce vaadetmiş sonra da ihsan etmiştir (Yu. 14, 25; 15, 26; 20, 22-23). Havariler de, ellerini kendi şakirtleri üzerine koyarak onlara bu Kutsal Ruh'u vermişlerdir (H. İ. 6,6; 8,14; 19,6 vs.). Demek ki, Kutsal Ruh'un sayesinde Kilise doğru yoldan devam etmektedir.

Aynı zamanda M. İsa Petrus'a ayrı bir görev vermiştir; ilk önce ona şöyle demiştir: "Sen Petrus (yani kaya)'sın ve ben Kilise'mi bu kaya üzerine kuracağım!" (Mt. 16,18); sonra da "... ben, imanın sarsılmasın diye senin için dua ettim, sen de kardeşlerini güçlendir." (Lk. 22, 32) ve dirildikten sonra yine Petrus'u "kuzularını ve koyunlarını" gütmekle görevlendirmiştir (Yu. 21,15-17); demek ki Petrus Kilise'nin Reisi olacak ve bu sıfatıyla diğer imanlılara, Hıristiyanlara bakmakla, onları gütmekle ve onların imanını korumakla görevlendirilmiştir.

Demek ki, M. İsa Kilise'sine öğretmek görevini vermiştir; bu görevi uygun ve iyi bir şekilde yerine getirsin diye, ona Kutsal Ruh'un, Hakikat Ruh'unun yardımını ve himayesini vermiştir ki, yanlış bir şey öğretmesin; bu Hakikat Ruh'u bütün Kilise'yi yanlış yolda, yanılgıda bırakmayacaktır.Belli bir bölgede, ya da belli kişilerce yanlış olan faraziyeler ortaya çıkarılabilir; bazı ilâhiyatçılar veya episkoposlar bile yanlış şeyler öğretebilirler; bu gibi hallerde bir kaç tartışmadan sonra bu meseleyi incelemek ve problemi çözmek için ya bir Konsil toplanır ya da doğrudan doğruya Papa'ya başvurulur.

İlk asırlardan beri yerel bir Kilise'de, bir bölgede önemli bir soru ortaya çıkınca, bu bölgenin episkoposları onu çözememişlerse en son merci olarak Roma episkoposuna, yani Papa'ya başvurmuşlardır; oradaki makam Kilise babaları tarafından bir çok defa "Hakikat Kürsüsü" olarak vasıflandırılmıştır; M.S. 258 senesinde M. İsa uğruna şehit edilmiş olan Kartago (Kartaca Kuzey Afrika) Episkoposu Kipriyanus bütün bu izahatları, şu kısa ibarede özetlemiştir: "Roma konuştu, dava bitti".

Papa da, bir karar vermeden önce episkoposlara ve ilâhiyatçılara danışır; bazan da, tartışılacak mesele çok önemli ve karışık ise, bir Konsil toplanır ve bu Konsilde bütün mesele tamamıyla ve derinliğine tartışılır. Böylece görürüz ki, "Papa'nın yanılmazlığı" denilen ilke, aslında Kilise'nin doğru yolda olduğunun bir simgesidir. Papa da bu Kilise'nin reisi olduğu için, hem bu doğru yolun simgesidir hem de onu sağlamlaştır*maktadır. Papa ise gerektiği zaman çok önemli iman ve ahlak meselelerinde kati bir karar vermek için bu ilkeyi kullanır. Gerçekten onu çok nadiren kullanır.

Hal böyle ise, Papa'nın yanılmazlığından söz etmek doğru mudur? Gerçekten bu deyim, yukarıda zikrettiğimiz yanlış veya kötü niyetli yorumlardan dolayı bir çok yanlışlıklara ve anlaşmazlıklara yol açmıştır ve başka daha gerçekçi bir deyim kullanılsaydı bu yorumlar belki önlenebilirdi, fakat bu deyim çoktan yerleşmiştir ve onu değiştirmek imkansız gibi görünür. Fakat bu nevi yanlış yorumlar her sahada olabilir, zaten ciddi ve iyi niyetli olan insanlar, bir yorum yapmadan önce konu*nun aslını ve gerçeğini araştırırlar.

Nihayet şu son noktayı da belirtmeli ki, bu ilke ne denemelerden ne de tarihi gereksinmelerden çıkmıştır, sadece yukarda belirtildiği ve İncil'de de kaydedildiği gibi, M. İsa'nın vaadettiği Kutsal Ruh'un, Hakikat Ruh'unun güvencesine dayanmaktadır.



aLinti..
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
mi, papa, yanılabilir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Papa * Düş Komedi ve Mizah 0 26 Ekim 2011 12:14
Papa Kalemzede Hristiyanlık 0 20 Ağustos 2011 18:19