IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Haziran 2010, 14:25   #1
Çevrimdışı
Kur'an Kursları 21 Haziran'da başlıyor


sohbet


Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın, başkanlık olarak dini değerleri ezberletmeyi değil, kavratmayı önemsediklerini belirterek, ''Halkımızdan rica ediyoruz. Neleri, ne zaman, nasıl öğretileceği konusunu hocalarımıza bıraksınlar. Kendileri hocalarımıza yön vermeye kalkışmasınlar'' dedi.

Aydın, 21 Haziran Pazartesi günü başlayacak yaz Kur'an kurslarında, çocukların dine, dini değerlere ve Kur'ana ilgi duymalarını, bu değerleri kendi aralarında konuşarak, anlamlandırmalarını sağlamaya dönük bir eğitim öngördüklerini söyledi.
Bu yeni eğitim anlayışının yerleşmesinde imamlara ve Kur'an kursu öğreticilerine büyük görev düştüğünü belirterek, ''Görevlilerimizin çocuklarla iyi bir diyalog kurmaları, kendilerini sevdirmeli, kendilerinin şahsında da temsil ettikleri dini sevdirmeleri önem arz ediyor'' değerlendirmesinde bulundu.
Bu anlamda kur'an kursu ve din görevlilerinin eğitimine de büyük önem verdiklerini belirten Aydın, hizmet içi eğitimler, kitap ve metaryallerle görevlileri desteklediklerini anlattı.
Yaz Kur'an kurslarının çocukların tatile girdiği dönemde başladığını anımsatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Amacımız, sıkmadan eğlendirerek öğretmek. İşte öğretmenlerimizin işi burada zorlaşıyor. Halkımızın bir takım alışkanlıkları var. Hocalarımızın halkı da yönlendirmeleri gerekiyor. Mesela vatandaşlar geliyor, hocamızdan kendi dünyasındaki eğitim anlayışına uygun davranmasını istiyor. 'Sureleri ezberlet' diyor. Oysa biz birinci kurda sure ezberletmeye pek yer vermiyoruz. Ezberlemesi kolay olduğu için sadece İhlas ve Kevser sureleri öğretiyoruz. Doğru olan önce Kur'an-ı yüzünden okuyarak sureleri ezberlemesi. Ama babası annesi Kur'anı okumadan ezberlemeye alışmış. Bizim görevlilerimizden de öyle istiyorlar. Halkımızdan rica ediyoruz. Neleri, ne zaman, nasıl öğretileceği konusunu hocalarımıza bıraksınlar. Kendileri hocalarımıza yön vermeye kalkışmasınlar.
Belli bilgileri ezberletip ezberletilmediğini halk çok önemsiyor. Çocuğuna 'say bakalım namazın farzlarını' diyor. Hasbel kader sayamazsa hoca birşey öğretmedi sayıyor. Oysa bizim derdimiz dini değerleri ezberletmek değil, dini değerleri kavratmak. Ahlaki değerler olsun diğer ibadetle ilgili esaslar olsun bunları anlamlandırmayan bir insan, kendi dünyasına bunu yerleştirip kendine mal edemiyor. Kendine mal etmediği bir bilgiyi de benimseyemiyor.''
-'ÇOĞULCU TOPLUMUN DİNDARINI YETİŞTİRMEKLE YÜKÜMLÜYÜZ''
Aydın, artık çocukların bile kendi değerlerini üretmelerini, onları anlamlandırarak, o konuda kendi kararlarını oluşturmalarını arzu ettiklerini vurgulayarak, Kur'an kursu hocalarının bu anlamda çocuklara kılavuzluk yapacaklarını söyledi.
Din eğitiminde bireyin anlam arayışını tetiklemenin ve desteklemenin önemine dikkati çeken Aydın, bunlar olmadan insanın sağlıklı kararlar vermesinin ve hayatını doğru bir zemine oturtmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
''Biz bugün artık çoğulcu toplumun, açık toplumun dindarını yetiştirmekle yükümlüyüz'' diyen Aydın, çoğulcu toplumun dindarını da kendi kendini yöneten, denetleyen, özgür bir birey olarak tanımladı.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Aydın, şunları kaydetti:
''Bu da ezberci bir yaklaşımla değil, anlamlı öğrenmeleri gerçekleştirerek olabilir. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımız kendi inandığı değerleri adlandırsın, bizzat kendisi o konuda dindarlık kararlarını oluşturmaya başlasın, kendi dindarlığını kendisi inşa etsin, kendi dindarlığının mimarı bizzat kendisi olsun, o konuda tercihlerini kendisi yapsın istiyoruz. Ondan sonra da o dindarlığına sahip çıksın ve hayatın içinde de ortaya koymaya çalışsın. Bu yapıldığı takdirde çoğulcu toplumun dindarı yetiştirebilir. Bu dindar da inandığı değerlere göre tutum ve davranışlarını ahlakını şekillendirebilir. O zaman toplum olarak da biz iyi bir yöne doğru gideriz. Bugün inandığımız değerlerle insanımızın tutum ve davranışları arasında büyük bir mesafe var. Bunun en önemli nedenlerden biri de yanlış din eğitimi ve uygulamaları.''
''MADDİ YERİNE MANEVİ ÖDÜL''
Din görevlilerini ve Kur'an Kursu öğreticilerini abartılı ödüller konusunda uyardıklarını da belirten Aydın, abartılı dış ödüllerin ahlaki gelişimi engellediğini dile getirdi.
Aydın, kursa devam eden çocuklara piknik, futbol turnuvası, tarihi mekan ziyareti gibi ödüller verilmesinin önerdiklerini kaydetti.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın, başkanlık olarak dini değerleri ezberletmeyi değil, kavratmayı önemsediklerini belirterek, ''Halkımızdan rica ediyoruz. Neleri, ne zaman, nasıl öğretileceği konusunu hocalarımıza bıraksınlar. Kendileri hocalarımıza yön vermeye kalkışmasınlar'' dedi.

Aydın, 21 Haziran Pazartesi günü başlayacak yaz Kur'an kurslarında, çocukların dine, dini değerlere ve Kur'ana ilgi duymalarını, bu değerleri kendi aralarında konuşarak, anlamlandırmalarını sağlamaya dönük bir eğitim öngördüklerini söyledi.
Bu yeni eğitim anlayışının yerleşmesinde imamlara ve Kur'an kursu öğreticilerine büyük görev düştüğünü belirterek, ''Görevlilerimizin çocuklarla iyi bir diyalog kurmaları, kendilerini sevdirmeli, kendilerinin şahsında da temsil ettikleri dini sevdirmeleri önem arz ediyor'' değerlendirmesinde bulundu.
Bu anlamda kur'an kursu ve din görevlilerinin eğitimine de büyük önem verdiklerini belirten Aydın, hizmet içi eğitimler, kitap ve metaryallerle görevlileri desteklediklerini anlattı.
Yaz Kur'an kurslarının çocukların tatile girdiği dönemde başladığını anımsatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Amacımız, sıkmadan eğlendirerek öğretmek. İşte öğretmenlerimizin işi burada zorlaşıyor. Halkımızın bir takım alışkanlıkları var. Hocalarımızın halkı da yönlendirmeleri gerekiyor. Mesela vatandaşlar geliyor, hocamızdan kendi dünyasındaki eğitim anlayışına uygun davranmasını istiyor. 'Sureleri ezberlet' diyor. Oysa biz birinci kurda sure ezberletmeye pek yer vermiyoruz. Ezberlemesi kolay olduğu için sadece İhlas ve Kevser sureleri öğretiyoruz. Doğru olan önce Kur'an-ı yüzünden okuyarak sureleri ezberlemesi. Ama babası annesi Kur'anı okumadan ezberlemeye alışmış. Bizim görevlilerimizden de öyle istiyorlar. Halkımızdan rica ediyoruz. Neleri, ne zaman, nasıl öğretileceği konusunu hocalarımıza bıraksınlar. Kendileri hocalarımıza yön vermeye kalkışmasınlar.
Belli bilgileri ezberletip ezberletilmediğini halk çok önemsiyor. Çocuğuna 'say bakalım namazın farzlarını' diyor. Hasbel kader sayamazsa hoca birşey öğretmedi sayıyor. Oysa bizim derdimiz dini değerleri ezberletmek değil, dini değerleri kavratmak. Ahlaki değerler olsun diğer ibadetle ilgili esaslar olsun bunları anlamlandırmayan bir insan, kendi dünyasına bunu yerleştirip kendine mal edemiyor. Kendine mal etmediği bir bilgiyi de benimseyemiyor.''
-'ÇOĞULCU TOPLUMUN DİNDARINI YETİŞTİRMEKLE YÜKÜMLÜYÜZ''
Aydın, artık çocukların bile kendi değerlerini üretmelerini, onları anlamlandırarak, o konuda kendi kararlarını oluşturmalarını arzu ettiklerini vurgulayarak, Kur'an kursu hocalarının bu anlamda çocuklara kılavuzluk yapacaklarını söyledi.
Din eğitiminde bireyin anlam arayışını tetiklemenin ve desteklemenin önemine dikkati çeken Aydın, bunlar olmadan insanın sağlıklı kararlar vermesinin ve hayatını doğru bir zemine oturtmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
''Biz bugün artık çoğulcu toplumun, açık toplumun dindarını yetiştirmekle yükümlüyüz'' diyen Aydın, çoğulcu toplumun dindarını da kendi kendini yöneten, denetleyen, özgür bir birey olarak tanımladı.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Aydın, şunları kaydetti:
''Bu da ezberci bir yaklaşımla değil, anlamlı öğrenmeleri gerçekleştirerek olabilir. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımız kendi inandığı değerleri adlandırsın, bizzat kendisi o konuda dindarlık kararlarını oluşturmaya başlasın, kendi dindarlığını kendisi inşa etsin, kendi dindarlığının mimarı bizzat kendisi olsun, o konuda tercihlerini kendisi yapsın istiyoruz. Ondan sonra da o dindarlığına sahip çıksın ve hayatın içinde de ortaya koymaya çalışsın. Bu yapıldığı takdirde çoğulcu toplumun dindarı yetiştirebilir. Bu dindar da inandığı değerlere göre tutum ve davranışlarını ahlakını şekillendirebilir. O zaman toplum olarak da biz iyi bir yöne doğru gideriz. Bugün inandığımız değerlerle insanımızın tutum ve davranışları arasında büyük bir mesafe var. Bunun en önemli nedenlerden biri de yanlış din eğitimi ve uygulamaları.''
''MADDİ YERİNE MANEVİ ÖDÜL''
Din görevlilerini ve Kur'an Kursu öğreticilerini abartılı ödüller konusunda uyardıklarını da belirten Aydın, abartılı dış ödüllerin ahlaki gelişimi engellediğini dile getirdi.
Aydın, kursa devam eden çocuklara piknik, futbol turnuvası, tarihi mekan ziyareti gibi ödüller verilmesinin önerdiklerini kaydetti.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
21, haziranda, kuran

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Festival Coşkusu 12 Haziran'da Başlıyor Thetis Kültür ve Sanat 0 09 Haziran 2012 17:55