IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Eylül 2014, 14:32   #1
Çevrimdışı
Kırmızı Işık




Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum. Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.

Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.

Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim.

Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm.

Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular,"Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim.. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.


Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.


Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.


Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi.

Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir.

Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.

Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artik kirmizida hep duruyorum."
Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum. Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.

Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.

Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim.

Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm.

Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular,"Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim.. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.


Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.


Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.


Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi.

Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir.

Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.

Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artik kirmizida hep duruyorum."
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
işık, kırmızı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beril Işık: Kenan Işık gözlerini açtı Elysian Magazin Haberleri 0 07 Mayıs 2014 11:28
Kırmızı Işık Fıkrası MateJaN Fıkra 0 23 Ocak 2013 01:36
Hiç Modası Geçmeyen ''Kırmızı'' -Kadının Vazgeçilmezi ''Kırmızı'' Sevda Ah Kadınlar 5 22 Ekim 2012 09:58
Kırmızı Işık Burce Fıkra 2 05 Nisan 2012 18:44
Kırmızı Dizayn - Çocuk Odası. (Kırmızı Severlere) Sevda Ev Dekorasyonu 1 13 Nisan 2011 21:51