IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Mayıs 2014, 22:01   #1
Çevrimdışı
Emeğin Tevekkülü - Yasin Durak


sohbet


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

“Hepsi Allah’tandır… işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik…”


“Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta… Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte ‘gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi’ filan diye söylüyorlardı, biz pek sıcak bakmayız böyle şeylere.”


Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak’ın Konya Organize Sanayi Sitesi’ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor. Dindar muhafazakârlık ekseninde sağlanan “ütopik uzlaşmayı” ve enformel ilişki ağları sistemini gözler önüne seriyor.


Bunun yanı sıra Durak, kültürel hegemonyanın meşruiyet çerçevesi içinde kalmakla beraber, işçilerin rıza ve tevekkül yerine açık veya gizli direniş mekanizmaları geliştirdiği anlara da dikkat çekiyor. Sınıf mücadelesinin “saklı” bir sahnesine dair ipuçları veriyor bize.


Canlı gözlemlerle Türkiye’de işçi sınıfı kültürünün puslu kalmış bir kesitini sunan, çarpıcı bir çalışma.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

“Hepsi Allah’tandır… işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik…”


“Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta… Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte ‘gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi’ filan diye söylüyorlardı, biz pek sıcak bakmayız böyle şeylere.”


Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak’ın Konya Organize Sanayi Sitesi’ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor. Dindar muhafazakârlık ekseninde sağlanan “ütopik uzlaşmayı” ve enformel ilişki ağları sistemini gözler önüne seriyor.


Bunun yanı sıra Durak, kültürel hegemonyanın meşruiyet çerçevesi içinde kalmakla beraber, işçilerin rıza ve tevekkül yerine açık veya gizli direniş mekanizmaları geliştirdiği anlara da dikkat çekiyor. Sınıf mücadelesinin “saklı” bir sahnesine dair ipuçları veriyor bize.


Canlı gözlemlerle Türkiye’de işçi sınıfı kültürünün puslu kalmış bir kesitini sunan, çarpıcı bir çalışma.
__________________
Kırk yılda bir gibisin...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
durak, emeğin, tevekkülü, yasin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yasin 443 Sır Kuran-ı Kerim 0 23 Ağustos 2013 11:16
Yasin 442 Sır Kuran-ı Kerim 0 23 Ağustos 2013 11:15
Yasin 441 Sır Kuran-ı Kerim 0 23 Ağustos 2013 11:15
Maymundan İnsana Geçişte Emeğin Rolü Kalemzede Felsefe 0 07 Nisan 2012 08:20
'Emeğin filmleri' yolculuğuna başlıyor Lucifer Sinema Dünyası 0 29 Mart 2010 19:10