IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04 Ekim 2009, 17:00   #1
Çevrimdışı
AŞık Mahzunİ Şerİf 'in Biyografisi


sohbet


Kalp yetersizliği nedeniyle bir süredir yoğun bakımda tutulduğu Almanya'nın Köln kentindeki hastanede hayatını kaybeden Aşık Mahzuni, 1939'da Kahramanmaraş Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. 1956 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulunu bitirdikten sonra, Kuleli Askeri Lisesi'nden ayrılan ozan, 1989-1991 yılları arasında Halk Ozanları Derneği genel başkanlığını yürüttü. Pir Sultan Abdal Dernekleri genel merkez disiplin kurulu başkanlığı, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği ve Ozan-Der onur kurulu başkanlığını da üstlenen Aşık Mahsuni, evli ve 8 çocuk babasıydı.

400 e yakın plak, 50 den fazla kaset ve 9 adet yayınlanmış kitabı bulunan, deyişleri pek çok dile çevrilen Aşık Mahzuni Şerif, Türk Halk Müziği sanatçılarının söz ve beste kaynağıydı.YaşatmaK eLimizDe..

Söyleşi ;- Devlet Sanatçisi" teklifi almadınız mı?
- Devlet benim ödülümü sıkıyönetim dönemlerinde tırnaklarımı çekerek verdi!
- Kaç yıl yattınız?
- Peyder pey beş yılın üstünde.
- Çok işkence gördünüz mü peki?
- Çook. Benim mesela gördüğüm iskenceden dolayı on tırnağımın onu da düştü.
- Başka?
- Ayağımdan asılmalar, cereyan vermeler, gözü bağlı olarak her türlü hakaretlere maruz kaldım. Ama bir gün ben kalkıp o sopadan bahsetmedim.
- Neden?
- Çünkü o bahsetmem gereken sopa, devletin kendi sistemiydi
- Pişmanlık duydunuz mu hiç?
- Eğer pişmanlık duysaydım, Aşık Mahzuni Şerif olmazdım
- Peki bunca acı, işkence, dışlanma, korku sizi "uslandırma"dı mı?
- Aksine daha da bileyledi. Çünkü eğer gerçekten halk ozanıysanız yasadığınız toplumsal gerçeklere dikkat çekmek ve o acıları paylaşmak zorundasınız.
Evet elektrik verdiler, tırnaklarını çektiler, dişlerini söktüler, küfürler savurdular.Kolay değildi ozan olmanın bedeli:

"BİZİM SUÇUMUZ ŞEREFİMİZDİR"


Bazı Şarkıları ;
NE DEDİMSE HALKA
Ne dedimse halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni

Duman eksik olmaz her yüce dağda
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni

Ebedi değildir şu yüce dağlar
Ebedi değildir şu yeşil bağlar
Öz gardaşım ama bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni

Mahzuni Şerif'im gayri gam yemem
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vucuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni.

Yuh Yuh

Uzaktan Yakından Yuh Çekme Bana
Sana Senin Gibi Baktım İse Yuh
Efendi Görünüp Bütün İnsana
Hakkın Kullarını Yıktın İse Yuh

Bu Kadar Milletin Hakkın Alanlar
Onları Kandırıp Zevke Dalanlar
Diplomayla Olmaz Hakim Olanlar
Suçsuzun Başına Çöktüm İse Yuh

Ben İnsanım Benden Başlar Asalet
Asillere Paydos, Beye Nihayet
Şu İnsanlık Derde Girerse Şayet
Ona Yar Olmaktan Bıktım İse Yuh

Yuh Yuh Soyanlara
Soyup Kaçıp Doyanlara
İnsanlara Kıyanlara
Yuh Nefsine Uyanlara Yuh

Amerika Katil

Bütün insanlık adına
Amerika katil katil
Kanun yapar kendi teper
Amerika katil katil

Vietnam'ın suçu nedir?
Hür yaşamak ayıp mıdır?
Atom patlat ister kudur?
Amerika katil katil

Türk Milleti! Türk Milleti!
Nerden gelmiş elin iti?
Bu gidişin sonu kötü
Amerika katil katil

Birgün gramlar bir olur
Kilodan hakkını alır
Zalim olan bela bulur
Amerika katil katil

Mahzuni Şerif uyuma
Gün geldi çattı akşama
Bizden selam Vietnam'a
Amerika katil katil

Nerdesin

Sana hasret, sana hayran gönlümüz
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin
Bu gemi bu "Kara Deniz"
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Kurban olam yürüdüğün yollara
Kara peçe, yakışmıyor kullara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Bulutlar teriden, dağlar korkundan
Sarhoştur Mahzuni, senin kokudan
Bir daha gel gel Samsun'dan
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Babasını

Bir fakirin hatırını
Kıranın da babasını
Bizim köye katırını
Sürenin de babasını

Sahte molla, sahte derviş
İnsanın ömrünü yermiş
Bir kişi yalanla ermiş
Erenin de babasını

Parayla diploma alan
Haklının hakkını çalan
Bizim başımıza plan
Kuranın da babasını

Bizim köyün yolu harap
Beyler içer kızıl şarap
Doğru söze yanlış cevap
Verenin de babasını

Bir avuç pis kabadayı
Nerden almış böyle payı
Fikirlere prangayı
Vuranın da babasını

Çalışanlar Ay'ı yendi
Yıldızlara çıkıp indi
Adam çalıştırıp kendi
Duranın da babasını

Bu ne Aslı bu ne Kerem
İnsanlığı etti verem
Zalim yarasına merhem
Sürenin de babasını

Çaldı bizi taştan taşa
Yandık gitti baştan başa
Mahzuniyi boştan boşa
Yoranın da babasını.
Kalp yetersizliği nedeniyle bir süredir yoğun bakımda tutulduğu Almanya'nın Köln kentindeki hastanede hayatını kaybeden Aşık Mahzuni, 1939'da Kahramanmaraş Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. 1956 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulunu bitirdikten sonra, Kuleli Askeri Lisesi'nden ayrılan ozan, 1989-1991 yılları arasında Halk Ozanları Derneği genel başkanlığını yürüttü. Pir Sultan Abdal Dernekleri genel merkez disiplin kurulu başkanlığı, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği ve Ozan-Der onur kurulu başkanlığını da üstlenen Aşık Mahsuni, evli ve 8 çocuk babasıydı.

400 e yakın plak, 50 den fazla kaset ve 9 adet yayınlanmış kitabı bulunan, deyişleri pek çok dile çevrilen Aşık Mahzuni Şerif, Türk Halk Müziği sanatçılarının söz ve beste kaynağıydı.YaşatmaK eLimizDe..

Söyleşi ;- Devlet Sanatçisi" teklifi almadınız mı?
- Devlet benim ödülümü sıkıyönetim dönemlerinde tırnaklarımı çekerek verdi!
- Kaç yıl yattınız?
- Peyder pey beş yılın üstünde.
- Çok işkence gördünüz mü peki?
- Çook. Benim mesela gördüğüm iskenceden dolayı on tırnağımın onu da düştü.
- Başka?
- Ayağımdan asılmalar, cereyan vermeler, gözü bağlı olarak her türlü hakaretlere maruz kaldım. Ama bir gün ben kalkıp o sopadan bahsetmedim.
- Neden?
- Çünkü o bahsetmem gereken sopa, devletin kendi sistemiydi
- Pişmanlık duydunuz mu hiç?
- Eğer pişmanlık duysaydım, Aşık Mahzuni Şerif olmazdım
- Peki bunca acı, işkence, dışlanma, korku sizi "uslandırma"dı mı?
- Aksine daha da bileyledi. Çünkü eğer gerçekten halk ozanıysanız yasadığınız toplumsal gerçeklere dikkat çekmek ve o acıları paylaşmak zorundasınız.
Evet elektrik verdiler, tırnaklarını çektiler, dişlerini söktüler, küfürler savurdular.Kolay değildi ozan olmanın bedeli:

"BİZİM SUÇUMUZ ŞEREFİMİZDİR"


Bazı Şarkıları ;
NE DEDİMSE HALKA
Ne dedimse halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni

Duman eksik olmaz her yüce dağda
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni

Ebedi değildir şu yüce dağlar
Ebedi değildir şu yeşil bağlar
Öz gardaşım ama bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni

Mahzuni Şerif'im gayri gam yemem
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vucuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni.

Yuh Yuh

Uzaktan Yakından Yuh Çekme Bana
Sana Senin Gibi Baktım İse Yuh
Efendi Görünüp Bütün İnsana
Hakkın Kullarını Yıktın İse Yuh

Bu Kadar Milletin Hakkın Alanlar
Onları Kandırıp Zevke Dalanlar
Diplomayla Olmaz Hakim Olanlar
Suçsuzun Başına Çöktüm İse Yuh

Ben İnsanım Benden Başlar Asalet
Asillere Paydos, Beye Nihayet
Şu İnsanlık Derde Girerse Şayet
Ona Yar Olmaktan Bıktım İse Yuh

Yuh Yuh Soyanlara
Soyup Kaçıp Doyanlara
İnsanlara Kıyanlara
Yuh Nefsine Uyanlara Yuh

Amerika Katil

Bütün insanlık adına
Amerika katil katil
Kanun yapar kendi teper
Amerika katil katil

Vietnam'ın suçu nedir?
Hür yaşamak ayıp mıdır?
Atom patlat ister kudur?
Amerika katil katil

Türk Milleti! Türk Milleti!
Nerden gelmiş elin iti?
Bu gidişin sonu kötü
Amerika katil katil

Birgün gramlar bir olur
Kilodan hakkını alır
Zalim olan bela bulur
Amerika katil katil

Mahzuni Şerif uyuma
Gün geldi çattı akşama
Bizden selam Vietnam'a
Amerika katil katil

Nerdesin

Sana hasret, sana hayran gönlümüz
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin
Bu gemi bu "Kara Deniz"
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Kurban olam yürüdüğün yollara
Kara peçe, yakışmıyor kullara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Bulutlar teriden, dağlar korkundan
Sarhoştur Mahzuni, senin kokudan
Bir daha gel gel Samsun'dan
Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin

Babasını

Bir fakirin hatırını
Kıranın da babasını
Bizim köye katırını
Sürenin de babasını

Sahte molla, sahte derviş
İnsanın ömrünü yermiş
Bir kişi yalanla ermiş
Erenin de babasını

Parayla diploma alan
Haklının hakkını çalan
Bizim başımıza plan
Kuranın da babasını

Bizim köyün yolu harap
Beyler içer kızıl şarap
Doğru söze yanlış cevap
Verenin de babasını

Bir avuç pis kabadayı
Nerden almış böyle payı
Fikirlere prangayı
Vuranın da babasını

Çalışanlar Ay'ı yendi
Yıldızlara çıkıp indi
Adam çalıştırıp kendi
Duranın da babasını

Bu ne Aslı bu ne Kerem
İnsanlığı etti verem
Zalim yarasına merhem
Sürenin de babasını

Çaldı bizi taştan taşa
Yandık gitti baştan başa
Mahzuniyi boştan boşa
Yoranın da babasını.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
asik, atilla, áşık, biyografisi, hikmet, ilhan, mahzuni, mahzunİ, nazim, ran, serif, Şerİf

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ömer Faruk Aşık Hayatı ( Biyografisi ) AftieL Sporcular 0 08 Haziran 2014 19:46
İnsan aşık olduğu insanı mı görür, yoksa gördüğü insana mı aşık olur? Deep Tartışma & Meydan 4 04 Mart 2014 20:48
Hoş geldin ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN-I ŞERİF! Kalemzede Ekstra 7 21 Temmuz 2012 16:40
Aşık İmami Kimdir - Aşık İmami Biyografisi - Aşık İmami Hakkında Liaaa Biyografiler 0 28 Şubat 2012 14:19
Tanıdığın birine aşık olmak mı daha zor, yoksa aşık olduğun kişiyi tanımak mı? Lin Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 7 06 Aralık 2007 13:08