IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Şubat 2011, 03:10   #1
Çevrimdışı
Çay Nedir? Çay'ın Özelliklerini Tanımak + Dünyada ki Üretici Ülkeler..


sohbet


Çay Nedir? Çay'ın Özelliklerini Tanımak + Dünyada ki Üretici Ülkeler..

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay:
Çay, işlenmiş yapraklarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla içecek elde edilen bir bitki türüdür. Çay çalısının bilimsel ismi Lat. Camellia sinensisdir. Çay, çalının yapraklarının fermantasyonu, ısıtılması, kurutulması ve bazen diğer meyve veya bitkilerle karıştırılması sonucu elde edilir. Ülkemizde çay, sadece Gürcistan sınırından başlayan ve Fatsa'ya kadar uzanan alan içerisinde yetiştirilmektedir.
Türkiye'de yaygın olarak çay, Doğu Karadeniz bölgesinden toplanan çay yapraklarından yapılan kırmızı renkteki içecek için kullanılır..


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Çayları bir çok kritere göre sınıflara ayırmak münkün olmakla beraber; üç temel çay çeşidi vardır. Bunlar, siyah çay, yeşil çay ve beyaz çaydır. Bunların dışında, yetiştiği bahçe, yaprak boyutu, işleme yöntemi, fermantasyon yöntemlerine göre de sınıflara ayırmak mümkündür. "Bitki çayı" terimi meyve ve bitkilerin işlenmesi ile elde edilen içecekleri kapsar. Kuşburnu gibi bitki çaylarında gerçekte çay yaprakları yoktur. Bazı bitkilerin aromaları çaylara eklenerek meyve ve bitki aromalı çaylar elde edilmektedir.

Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. Ancak neredeyse hiç karbonhidrat, protein ve yağ içermez.
Dünyada en önde gelen çay üretici ülkeleri şunlardır:
Hindistan, Srilanka, Çin, Türkiye, Kenya, Endonezya, Malawi, Vietnam.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kelime Kökeni Hakkında
Çay kelimesinin kökeni, anavatanı Çin'e dayanır. Mandarin lehçesindeki ç'a ve Amoy lehçesindeki t'e çayın iki farklı söyleniş şeklidir.

Batı dünyasında çayın ismi iki formu da kullanır. Mandarin formu ilk defa 1559'de Portekizli tüccarlar tarafından kullanılmıştır. Bu tüccarlar sayesinde Mandarin lehçesindeki ç'a Rusça'ya (çai), Farsça'ya (ça), Arapça'ya (şay) ve dilimize girmiştir. Avrupa'da daha sonraları Hollandalı tüccarlar tarafından Amoy lehçesi yaygınlaştırılmıştır.
Bu sayede çay Batı dillerinde Amoy lehçesindeki 't'e kelimesinden türeyip, İngilizce'ye (tea), Fransızca'ya (the), İspanyolca'ya (te), Almanca'ya (tee) yerleşmiştir.

Doğu dillerinde ise Mandarin formu daha yaygındır, Hintçe (çay) ve Japonca (cha) bu formu kullanılır. Diğer bir kaynaga göre, çayın ilk yudumlanışı çok eskilere, M.Ö. 2737 yılına, Çin İmparatorluğu'na kadar dayanır.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Efsaneye göre Çin’in ilk imparatorlarından Shen Yung , çay bitkisinin tesadüfen sıcak suya düşmesine şahit olur. İmparator, işte bu keşifle birlikte çayın büyüsüne kapılır ve yine efsaneye göre yedi yıl boyunca o bölgede kalarak sürekli çay içer.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Tarihçesine Dair
Çayın Avrupa’da ilk söz edilişi ise binlerce yıl sonra, 1559 yılında gerçekleşir. 1606 yılı ise çayın Avrupa’yla tanıştığı yıl olarak tarihe geçer. 1635 yılından sonra, Hollanda ve Fransa, Avrupa’da çay tüketimine öncülük eden ülkeler olurlar.
İlk demlik örneklerinin Çin’den Avrupa’ya ulaşması ise 1650 ’li yıllarda gerçekleşir.
Çayın Amerika’ya ulaştıran ise Peter Stuyvesant ’tır. Bugün New York olarak anılan New Amsterdam ’a yerleşen Hollandalı koloniler, Amerika’nın ilk çay tiryakileri olarak tarihe geçerler. Çaya bilimsel adının yani Camelia sinensis ’in verilişi ise 1753 yılına rastlar. 1800’lü yıllarda, Avrupa ve Amerika’da yavaş yavaş çay endüstrisi boy göstermeye başlar.
Thomas Lipton’un ilk dükkânı da 1871 yılında, İngiltere / Glasgow ’da hizmete girer. 1890 yılına gelindiğinde Thomas Lipton, Seylan ’da ilk çay tarlasını satın alır. Hindistan’dan getirilen çay tohumları 1903 yılından itibaren Kenya ’da yeşermeye başlar.
Amerika’da, sıcak havalarda çay satmakta zorlanan Richard Blechynden , çayı soğuk halde sunmayı akıl eder. Amerika kökenli Ice Tea kavramı da işte bu tesadüfle doğar. Poşet çayın keşfi ise 1908 yılında gerçekleşir.
Üst sınıflara hitap eden pahalı bir içecek olmaktan uzaklaşarak gitgide herkes tarafından tüketilen bir içecek haline gelen çay, çeşitli yeniliklerle birlikte gelişmeye devam eder.
Günümüzde ise, bir yıl içinde dünyada tüketilen Lipton sıcak çaylarıyla tam 3 bin 660 adet olimpik yüzme havuzu doldurmak mümkün. Dünyada en çok çay tüketen ülkeler arasında Türkiye’nin de yer aldığının da unutmadan altını çizelim. 1900’lü yıllara kadar çayı tanımayan ve tam bir ’kahve tiryakisi’ olan ülkemizde bugün çay, sudan sonra en sık tüketilen içecek haline gelmiş durumdadır.


Kanserin %100 Doktorudur.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAY DEMLEME


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay demleme konusunda dünyada bir standart bulunmamaktadır.
Çay tutkusu, çayın türüne göre her toplumda farklı hazırlanış süreleri ve şekilleriyle yaşanır. Örneğin, Japonya’da yeşil çay kısa bir süre demlenirken, Türkiye’de sıkça tüketilen siyah çay ise daha uzun süre demlenmektedir.

Gerek demleme çay hazırlamak, gerekse poşet çay hazırlamak için dikkat edilmesi gereken en önemli şey kullanılan suyun kalitesidir.
Çay suyu; kireçsiz, klorsuz, yumuşak ve kaynak suyu olmalıdır. Türkiye’de çok içilen ve bağımlısı olduğumuz siyah çay iki parçalı çaydanlıkla demlenir. Kullanılacak çay çok küçük parçalı ve neredeyse toz halindeyse çayı soğuk suyla yıkamak çayın içindeki tozun gitmesini sağlar. Buna karşın daha iri veya yaprak çay olarak adlandırılan çay tipini yıkamaya gerek yoktur. Çaydanlığın alt kısmına bol miktarda kaliteli soğuk su ve demlik denilen üst kısmına kişi sayısına göre ayarlanmakla beraber en az iki çorba kaşığı çay konulur ve çaydanlık orta hararetli ocak üzerine yerleştirilir.

Çaydanlığın alt kısmındaki su ısındıkça oluşan buharla üst kısımdaki demlik ve çay ısınır, çay nemini kaybeder ve bu esnada çayın aroması demliğe yayılır. Alt kısımda su, iyice kaynadıktan sonra demlikte bulunan ve nefis aromasını salmış çayın üzerine, çay miktarına ve kişi sayısına bağlı olarak tamamen içgüdülere dayalı bir miktarda gezdirilir. Daha sonra çaydanlık altı kısılmış ocağa alınarak yaklaşık 10–15 dakika daha beklenir ki, tavşankanı diye tabir edilen kırmızı-bordo tonundaki renkte ve enfes tattaki çay
yakalanabilsin..



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Ülkemizde tüketilen çayın en makbul olanı bu şekilde ve yaklaşık sürelerde hazırlananıdır. Kaldı ki ocakta yarım saat ve üzerinde kalan bir çay yanmaya başlar ve tat acı bir hal alır. Bu tip çay tüketimin fazla olmadığı çay ocaklarında, tiryakiyi oldukça rahatsız eden bir durumdur. Elbette çay tercihe göre açık, koyu, limonlu ve istenilen miktarda şekerli içilebilir. Ama çay içilen objeyi ince belli ve neredeyse sürahi boyutlarına ulaşmayan, küçük cam bardak olarak benimsemiş Türk insanına; çayın üzerine İngilizlerde adet olduğu üzere süt dök demek abesle iştigal etmektir..


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çaydanlıktaki demliğin porselen olması daha lezzetli bir çay hazırlamasını sağlamakla beraber kullanımının pek pratik olmaması yüzünden çay ocaklarında pek tercih edilmez. Ama çay demlemeyi bir seremoni veya ritüel olarak gören kişiler porselen demlik kullanılmasını şiddetle tercih ve tavsiye ederler.

Demleme çayın bulunamadığı durumlarda, taze kaynamış sıcak suyun üzerine eklendiği poşet çaylar ise en esaslı tiryakilerin bile kriz anlarını yatıştırmada kullanılan bir diğer çay türüdür. Bir de hanimiş benim paşamın çayı diye ilk bakışta pek anlam veremediğimiz bir miktar sıcak çayın üzerine soğuk su eklenen ve çocukların içebileceği hale getirilmiş paşa çayı mevcuttur.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAYIN FAYDALARI

-Çay, kan dolaşımını kolaylaştırır, uyku halini giderir, konsantrasyonu arttırır.
-Çay, yorgunluğu engeller. Bu özelliklerinden ötürü çay, ders çalışan veya sınavlara hazırlanan öğrencilerin uzun gecelerinin favori içeceğidir.
-Çay, depresyon problemlerine yardımcı olur ve huzur verici etkiye sahiptir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay, gergin bir cilt sağlar,
Çay, idrarı temizler..

-Çay, vücudun direncine olumlu katkıda bulunur
-Çay, kan arttırıcıdır ve kandaki zehirli maddelerin çabuk atılmasını sağlar
-Çay, tansiyonu düşürür
-Yeşil çay, C vitamini yönünden zengindir.
-Çayda, kalsiyum, fosfor asidi, kafein, bakır, potasyum, nikel, karotin, çinko, flüor, tanen ve magnezyum içerir.

-Çay, damar serliğini önlüyor
-Çay, vücudun hararetini düşürür bu sebepten ötürü çay çöl ve kurak ortamlarda yaşayanlar tarafından çokça tüketilir.
-Çay, içeriğindeki antioksidan maddeler sayesinde zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında ve akciğer, mide,bağırsak kanserlerinin önlenmesinde etkilidir
-Çay, cilde yüzeysel olarak uygulandığında kaşıntı, egzama gibi cilt rahatsızlıklarına da iyi gelmektedir.

KANSER


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah çay, polifenol denilen anti-kanser madde içermektedir. Bağırsak ve mide kanserinde çayın olumlu etkileri önemlidir. Çayın içindeki maddeler sayesinde kanser hücreleri kendilerini öldürüyorlar veya büyümeyi durduruyorlar. Ancak yine kesin değerlendirmeler yapılamıyor. Mesela kanserden korunmak için gerekli olan çay miktarı henüz bilinmiyor. Yeşil Çayda da bu madde bulunsa da siyah çaydaki kadar yüksek oranda gözlenmiyor.

DİŞ ÇÜRÜKLERİ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah çayın diş çürüklerine karşı etkili olduğu gözlenmiştir. Siyah çay, içindeki florid ile ağız içerisinde bulunan çürüğe sebep olan bakterilerin ölümüne yol açmaktadır. Bu bakteriler ağız içerisinde bulunan şekeri yapışkan maddelere çevirmektedir.

KALP KRİZİ RİSKİ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], Kalp krizi ihtimalini düşürmektedir. Günde 2 su bardağı çay içen deneklerde, kalp krizi riskinin yüzde 50 daha az olduğu gözlemlenmiştir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] antioksidanları kötü kolesterolü düşürüp kalbin güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Yapılan araştırmalarda kalp rahatsızlığı çekenlerin çay içmesiyle kan damarlarının rahatladığı ve daha iyi çalıştığı gözlenmiştir.

KATARAKT


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Katarakt (Gözdeki merceğin saydamlığını kaybetmesi), zaman içerisinde körlük ile sonuçlanabilmektedir. Çay, antioksidan olarak katarakta neden olan molekülleri ortadan kaldırmada etkili rol oynuyor. Her ne kadar çay, kataraktı tamamen yok etmese de gelişmesini yavaşlatıyor.
NE SIKLIKTA İÇELİM?

Bunca faydası olan çayı çok tüketen kişilerde veya toplumlarda sözü edilen rahatsızlıkların en az oranlarda ortaya çıktığı gözlenmiştir.
Uzmanlar çaydan mümkün olduğunca faydalanabilmek için, çayı çok fazla içmekten ziyade sürekli ve makul miktarda çay içme alışkanlığının kazanılmasının daha iyi sonuçlar vereceğini belirtmektedirler.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAYIN ZARARLARI

Genel Rahatsızlıklar

- Çarpıntı
- Göğüs anjini
- Sinir bozukluğu
- Baş ağrısı
- Sıkıntı
- Mide bulantısı
- El titremesi
- Uykusuzluk
Çayı az içmesi gerekenler

- Fazla kilolular
- Böbreklerinde kum veya taş olanlar
- Üremi veya albüminüri olanlar
- Yüksek tansiyondan hastaları
- Sinir, kalp, mide ve karaciğer hastaları,
- Romatizma şikâyeti olanlar
Çayın Zararları Hakkında Yorumlar

Günde 2–4 bardak çay faydalıdır ama fazlası zararladır.
Bir-iki bardak çay içmenin herhangi bir zararı bulunmamaktadır.
Çayın belirlenen tek zararı yiyeceklerden aldığımız demir miktarını düşürmesidir.
Bazı uzmanlar özellikle yemeklerden hemen sonra içilen çayın vücuttaki demir miktarını eksilttiğini belirtmektedirler.
Bilhassa vejetaryen kişilere demir ihtiva eden yiyecekleri tükettikten hemen sonra çay içmeleri tavsiye edilmez..

kaynak: Alıntılar
Çay Nedir? Çay'ın Özelliklerini Tanımak + Dünyada ki Üretici Ülkeler..

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay:
Çay, işlenmiş yapraklarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla içecek elde edilen bir bitki türüdür. Çay çalısının bilimsel ismi Lat. Camellia sinensisdir. Çay, çalının yapraklarının fermantasyonu, ısıtılması, kurutulması ve bazen diğer meyve veya bitkilerle karıştırılması sonucu elde edilir. Ülkemizde çay, sadece Gürcistan sınırından başlayan ve Fatsa'ya kadar uzanan alan içerisinde yetiştirilmektedir.
Türkiye'de yaygın olarak çay, Doğu Karadeniz bölgesinden toplanan çay yapraklarından yapılan kırmızı renkteki içecek için kullanılır..


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Çayları bir çok kritere göre sınıflara ayırmak münkün olmakla beraber; üç temel çay çeşidi vardır. Bunlar, siyah çay, yeşil çay ve beyaz çaydır. Bunların dışında, yetiştiği bahçe, yaprak boyutu, işleme yöntemi, fermantasyon yöntemlerine göre de sınıflara ayırmak mümkündür. "Bitki çayı" terimi meyve ve bitkilerin işlenmesi ile elde edilen içecekleri kapsar. Kuşburnu gibi bitki çaylarında gerçekte çay yaprakları yoktur. Bazı bitkilerin aromaları çaylara eklenerek meyve ve bitki aromalı çaylar elde edilmektedir.

Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. Ancak neredeyse hiç karbonhidrat, protein ve yağ içermez.
Dünyada en önde gelen çay üretici ülkeleri şunlardır:
Hindistan, Srilanka, Çin, Türkiye, Kenya, Endonezya, Malawi, Vietnam.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kelime Kökeni Hakkında
Çay kelimesinin kökeni, anavatanı Çin'e dayanır. Mandarin lehçesindeki ç'a ve Amoy lehçesindeki t'e çayın iki farklı söyleniş şeklidir.

Batı dünyasında çayın ismi iki formu da kullanır. Mandarin formu ilk defa 1559'de Portekizli tüccarlar tarafından kullanılmıştır. Bu tüccarlar sayesinde Mandarin lehçesindeki ç'a Rusça'ya (çai), Farsça'ya (ça), Arapça'ya (şay) ve dilimize girmiştir. Avrupa'da daha sonraları Hollandalı tüccarlar tarafından Amoy lehçesi yaygınlaştırılmıştır.
Bu sayede çay Batı dillerinde Amoy lehçesindeki 't'e kelimesinden türeyip, İngilizce'ye (tea), Fransızca'ya (the), İspanyolca'ya (te), Almanca'ya (tee) yerleşmiştir.

Doğu dillerinde ise Mandarin formu daha yaygındır, Hintçe (çay) ve Japonca (cha) bu formu kullanılır. Diğer bir kaynaga göre, çayın ilk yudumlanışı çok eskilere, M.Ö. 2737 yılına, Çin İmparatorluğu'na kadar dayanır.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Efsaneye göre Çin’in ilk imparatorlarından Shen Yung , çay bitkisinin tesadüfen sıcak suya düşmesine şahit olur. İmparator, işte bu keşifle birlikte çayın büyüsüne kapılır ve yine efsaneye göre yedi yıl boyunca o bölgede kalarak sürekli çay içer.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Tarihçesine Dair
Çayın Avrupa’da ilk söz edilişi ise binlerce yıl sonra, 1559 yılında gerçekleşir. 1606 yılı ise çayın Avrupa’yla tanıştığı yıl olarak tarihe geçer. 1635 yılından sonra, Hollanda ve Fransa, Avrupa’da çay tüketimine öncülük eden ülkeler olurlar.
İlk demlik örneklerinin Çin’den Avrupa’ya ulaşması ise 1650 ’li yıllarda gerçekleşir.
Çayın Amerika’ya ulaştıran ise Peter Stuyvesant ’tır. Bugün New York olarak anılan New Amsterdam ’a yerleşen Hollandalı koloniler, Amerika’nın ilk çay tiryakileri olarak tarihe geçerler. Çaya bilimsel adının yani Camelia sinensis ’in verilişi ise 1753 yılına rastlar. 1800’lü yıllarda, Avrupa ve Amerika’da yavaş yavaş çay endüstrisi boy göstermeye başlar.
Thomas Lipton’un ilk dükkânı da 1871 yılında, İngiltere / Glasgow ’da hizmete girer. 1890 yılına gelindiğinde Thomas Lipton, Seylan ’da ilk çay tarlasını satın alır. Hindistan’dan getirilen çay tohumları 1903 yılından itibaren Kenya ’da yeşermeye başlar.
Amerika’da, sıcak havalarda çay satmakta zorlanan Richard Blechynden , çayı soğuk halde sunmayı akıl eder. Amerika kökenli Ice Tea kavramı da işte bu tesadüfle doğar. Poşet çayın keşfi ise 1908 yılında gerçekleşir.
Üst sınıflara hitap eden pahalı bir içecek olmaktan uzaklaşarak gitgide herkes tarafından tüketilen bir içecek haline gelen çay, çeşitli yeniliklerle birlikte gelişmeye devam eder.
Günümüzde ise, bir yıl içinde dünyada tüketilen Lipton sıcak çaylarıyla tam 3 bin 660 adet olimpik yüzme havuzu doldurmak mümkün. Dünyada en çok çay tüketen ülkeler arasında Türkiye’nin de yer aldığının da unutmadan altını çizelim. 1900’lü yıllara kadar çayı tanımayan ve tam bir ’kahve tiryakisi’ olan ülkemizde bugün çay, sudan sonra en sık tüketilen içecek haline gelmiş durumdadır.


Kanserin %100 Doktorudur.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAY DEMLEME


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay demleme konusunda dünyada bir standart bulunmamaktadır.
Çay tutkusu, çayın türüne göre her toplumda farklı hazırlanış süreleri ve şekilleriyle yaşanır. Örneğin, Japonya’da yeşil çay kısa bir süre demlenirken, Türkiye’de sıkça tüketilen siyah çay ise daha uzun süre demlenmektedir.

Gerek demleme çay hazırlamak, gerekse poşet çay hazırlamak için dikkat edilmesi gereken en önemli şey kullanılan suyun kalitesidir.
Çay suyu; kireçsiz, klorsuz, yumuşak ve kaynak suyu olmalıdır. Türkiye’de çok içilen ve bağımlısı olduğumuz siyah çay iki parçalı çaydanlıkla demlenir. Kullanılacak çay çok küçük parçalı ve neredeyse toz halindeyse çayı soğuk suyla yıkamak çayın içindeki tozun gitmesini sağlar. Buna karşın daha iri veya yaprak çay olarak adlandırılan çay tipini yıkamaya gerek yoktur. Çaydanlığın alt kısmına bol miktarda kaliteli soğuk su ve demlik denilen üst kısmına kişi sayısına göre ayarlanmakla beraber en az iki çorba kaşığı çay konulur ve çaydanlık orta hararetli ocak üzerine yerleştirilir.

Çaydanlığın alt kısmındaki su ısındıkça oluşan buharla üst kısımdaki demlik ve çay ısınır, çay nemini kaybeder ve bu esnada çayın aroması demliğe yayılır. Alt kısımda su, iyice kaynadıktan sonra demlikte bulunan ve nefis aromasını salmış çayın üzerine, çay miktarına ve kişi sayısına bağlı olarak tamamen içgüdülere dayalı bir miktarda gezdirilir. Daha sonra çaydanlık altı kısılmış ocağa alınarak yaklaşık 10–15 dakika daha beklenir ki, tavşankanı diye tabir edilen kırmızı-bordo tonundaki renkte ve enfes tattaki çay
yakalanabilsin..



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Ülkemizde tüketilen çayın en makbul olanı bu şekilde ve yaklaşık sürelerde hazırlananıdır. Kaldı ki ocakta yarım saat ve üzerinde kalan bir çay yanmaya başlar ve tat acı bir hal alır. Bu tip çay tüketimin fazla olmadığı çay ocaklarında, tiryakiyi oldukça rahatsız eden bir durumdur. Elbette çay tercihe göre açık, koyu, limonlu ve istenilen miktarda şekerli içilebilir. Ama çay içilen objeyi ince belli ve neredeyse sürahi boyutlarına ulaşmayan, küçük cam bardak olarak benimsemiş Türk insanına; çayın üzerine İngilizlerde adet olduğu üzere süt dök demek abesle iştigal etmektir..


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çaydanlıktaki demliğin porselen olması daha lezzetli bir çay hazırlamasını sağlamakla beraber kullanımının pek pratik olmaması yüzünden çay ocaklarında pek tercih edilmez. Ama çay demlemeyi bir seremoni veya ritüel olarak gören kişiler porselen demlik kullanılmasını şiddetle tercih ve tavsiye ederler.

Demleme çayın bulunamadığı durumlarda, taze kaynamış sıcak suyun üzerine eklendiği poşet çaylar ise en esaslı tiryakilerin bile kriz anlarını yatıştırmada kullanılan bir diğer çay türüdür. Bir de hanimiş benim paşamın çayı diye ilk bakışta pek anlam veremediğimiz bir miktar sıcak çayın üzerine soğuk su eklenen ve çocukların içebileceği hale getirilmiş paşa çayı mevcuttur.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAYIN FAYDALARI

-Çay, kan dolaşımını kolaylaştırır, uyku halini giderir, konsantrasyonu arttırır.
-Çay, yorgunluğu engeller. Bu özelliklerinden ötürü çay, ders çalışan veya sınavlara hazırlanan öğrencilerin uzun gecelerinin favori içeceğidir.
-Çay, depresyon problemlerine yardımcı olur ve huzur verici etkiye sahiptir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çay, gergin bir cilt sağlar,
Çay, idrarı temizler..

-Çay, vücudun direncine olumlu katkıda bulunur
-Çay, kan arttırıcıdır ve kandaki zehirli maddelerin çabuk atılmasını sağlar
-Çay, tansiyonu düşürür
-Yeşil çay, C vitamini yönünden zengindir.
-Çayda, kalsiyum, fosfor asidi, kafein, bakır, potasyum, nikel, karotin, çinko, flüor, tanen ve magnezyum içerir.

-Çay, damar serliğini önlüyor
-Çay, vücudun hararetini düşürür bu sebepten ötürü çay çöl ve kurak ortamlarda yaşayanlar tarafından çokça tüketilir.
-Çay, içeriğindeki antioksidan maddeler sayesinde zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında ve akciğer, mide,bağırsak kanserlerinin önlenmesinde etkilidir
-Çay, cilde yüzeysel olarak uygulandığında kaşıntı, egzama gibi cilt rahatsızlıklarına da iyi gelmektedir.

KANSER


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah çay, polifenol denilen anti-kanser madde içermektedir. Bağırsak ve mide kanserinde çayın olumlu etkileri önemlidir. Çayın içindeki maddeler sayesinde kanser hücreleri kendilerini öldürüyorlar veya büyümeyi durduruyorlar. Ancak yine kesin değerlendirmeler yapılamıyor. Mesela kanserden korunmak için gerekli olan çay miktarı henüz bilinmiyor. Yeşil Çayda da bu madde bulunsa da siyah çaydaki kadar yüksek oranda gözlenmiyor.

DİŞ ÇÜRÜKLERİ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah çayın diş çürüklerine karşı etkili olduğu gözlenmiştir. Siyah çay, içindeki florid ile ağız içerisinde bulunan çürüğe sebep olan bakterilerin ölümüne yol açmaktadır. Bu bakteriler ağız içerisinde bulunan şekeri yapışkan maddelere çevirmektedir.

KALP KRİZİ RİSKİ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Siyah [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], Kalp krizi ihtimalini düşürmektedir. Günde 2 su bardağı çay içen deneklerde, kalp krizi riskinin yüzde 50 daha az olduğu gözlemlenmiştir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] antioksidanları kötü kolesterolü düşürüp kalbin güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Yapılan araştırmalarda kalp rahatsızlığı çekenlerin çay içmesiyle kan damarlarının rahatladığı ve daha iyi çalıştığı gözlenmiştir.

KATARAKT


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Katarakt (Gözdeki merceğin saydamlığını kaybetmesi), zaman içerisinde körlük ile sonuçlanabilmektedir. Çay, antioksidan olarak katarakta neden olan molekülleri ortadan kaldırmada etkili rol oynuyor. Her ne kadar çay, kataraktı tamamen yok etmese de gelişmesini yavaşlatıyor.
NE SIKLIKTA İÇELİM?

Bunca faydası olan çayı çok tüketen kişilerde veya toplumlarda sözü edilen rahatsızlıkların en az oranlarda ortaya çıktığı gözlenmiştir.
Uzmanlar çaydan mümkün olduğunca faydalanabilmek için, çayı çok fazla içmekten ziyade sürekli ve makul miktarda çay içme alışkanlığının kazanılmasının daha iyi sonuçlar vereceğini belirtmektedirler.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇAYIN ZARARLARI

Genel Rahatsızlıklar

- Çarpıntı
- Göğüs anjini
- Sinir bozukluğu
- Baş ağrısı
- Sıkıntı
- Mide bulantısı
- El titremesi
- Uykusuzluk
Çayı az içmesi gerekenler

- Fazla kilolular
- Böbreklerinde kum veya taş olanlar
- Üremi veya albüminüri olanlar
- Yüksek tansiyondan hastaları
- Sinir, kalp, mide ve karaciğer hastaları,
- Romatizma şikâyeti olanlar
Çayın Zararları Hakkında Yorumlar

Günde 2–4 bardak çay faydalıdır ama fazlası zararladır.
Bir-iki bardak çay içmenin herhangi bir zararı bulunmamaktadır.
Çayın belirlenen tek zararı yiyeceklerden aldığımız demir miktarını düşürmesidir.
Bazı uzmanlar özellikle yemeklerden hemen sonra içilen çayın vücuttaki demir miktarını eksilttiğini belirtmektedirler.
Bilhassa vejetaryen kişilere demir ihtiva eden yiyecekleri tükettikten hemen sonra çay içmeleri tavsiye edilmez..

kaynak: Alıntılar
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
cay, Çayın, ki, nedir, ülkeler, özelliklerini

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bu Dünyada En Güzel Şey Nedir? uKaLa Kıssadan Hisse 0 18 Aralık 2014 18:14
Farnsızca Konuşulan Ülkeler - Hangi Ülkeler Fransızca Konuşur PySSyCaT Fransızca 0 26 Ekim 2014 19:54
Kivi Nedir? Kivi'nin Özelliklerini Tanımak + Dünyada ki, Kivi Üretici Ülkeler.. Sevda Merak Ettikleriniz 3 14 Aralık 2010 12:28
Dünyada Atom Bombası Atılan Ülkeler YapraK Dünya Tarihi 0 28 Aralık 2009 13:53
Dünyada 4 mevsim yaşamayan ülkeler.. ( Acil Lazım ) ReiS Serbest Kürsü 1 14 Şubat 2008 18:44