IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Eylül 2011, 23:16   #1
Çevrimdışı
Genetik Güvenlik


sohbet


Dünyaca ünlü National Geographic dergisi bünyesinde son derece ilginç bir proje başlatıldı. “Genographic Project” adı verilen proje hakkında yapılan açıklamaya göre dergiye bir miktar para gönderirseniz size bir test paketi yolluyorlarmış. Paketin içindeki ucuna pamuk sarılı çubukları ağzınızın içine sokarak yanaklarınızın iç kısmından tükürük örnekleri alıyorsunuz ve gene paketin içinden çıkan deney tüplerine koyarak geri postalıyorsunuz.

Birkaç hafta sonra size verilen giriş şifresiyle projenin Internet sitesine girerek test sonuçlarınızı görebilir ve genlerinizde hangi ırkın veya ırkların izinin olduğunu anlayabilirmişsiniz. Bu projeyi yapanlarda edindikleri veriler sayesinde geçmişte yapılan göçleri ve insan ırklarının dağılımını anlayabileceklermiş. Projenin tanıtımı ve test paketlerinin satışını National Geographic dergisi, toplanan verilerin analizi için gereken süper bilgisayarları IBM firması ve parasal desteği de Waitt Ailesi Vakfı karşılayacakmış. Projenin bilimsel yönetimi de dünyaca ünlü genetik uzmanları Dr.Spencer Welles ve Dr. Luca Cavalli Sforza. Buraya kadar oldukça masum ve ilginç bir çalışma olarak görünen bu projenin biraz daha arka planına bakarsak çok ilginç sonuçlar elde ediyoruz.

Projenin sponsoru olan Waitt ailesi vakfı genç yaşta kurduğu bilgisayar şirketlerinden zengin olan Theodore Waitte ait. Fakat bu projenin arkasındaki esas kişi Theodore Waittin hem şirketlerini idare eden hem de vakfın başkanlığını yapan John Heubush. Theodore Waittin tüm işlerini perde arkasından yöneten John Heubush 1980-81 arasında Pentagonda Hava Kuvvetleri istihbaratında görev yapmış. 1988 senesine kadar da senato bütçe komitesinde memur olarak görünüyor ama esas işinin bu olmadığı belli. 1989-91 arası Cumhuriyetçilerin önde gelenlerinden Bob Dole’un karısı Elizabethin özel asistanlığını yapıyor ve 1995-1996 arasında da Cumhuriyetçi Partinin seçim işlerinde görev alıyor. Bu kadar derin ilişkileri olan bu adamın aniden Bilgisayar sektöründen bir firmanın ikinci adamı olması oldukça ilginç. Özellikle de bu Genographic projesine maddi kaynak sağlayan vakfın başkanı olması ve şu anda da projenin yönetiminde bizzat yer alması daha da ilginç.

Peki tüm bunlarda ne var diyebilirsiniz. Öncelikle şu bilgiyi vereyim National Geographic dergisinin pazarladığı ve Türkiye’nin de kapsamında olduğu bu projenin Çin de uygulanması yasa dışıdır. Çünkü Çin devletinin yasalarına göre genetik araştırmalarda kullanılabilecek örneklerin ülkeden dışarıya çıkartılması kesinlikle yasaktır ve ağır suçtur. Şimdi dünyanın süper güçlerinden biri olmaya doğru giden Çinin yöneticileri de bizim gibi komplo teoricisi mi yoksa bildikleri bir şeyler mi var. Tabi ki bildikleri bir şeyler var. Ilk olarak şunun üzerinde durmak gerekir bugün genetik biliminin geldiği seviye sayesinde biyolojik ve kimyasal silahlar sadece tek bir ırkı etkileyebilecek duruma getirilmiştir. Ikinci olarak Amerikanın yeni dünya düzeninde yeniden şekillendirmek istediği ülkelerin bir çoğunda etnik sorunlar vardır ve bu ülkelerin bölünmesinin yollarından biride o ülke nüfuslarının tam bir etnik haritasının çıkarılarak bu haritalara göre parçalayıcı operasyonların yapılmasıdır.

Çin devletinin yaptığı yasal düzenlemelerin bir benzerinin mutlaka Türkiye’de de gündeme getirilmesi acilen gereklidir çünkü Türkiye bu konularda tam bir yol geçen hanına dönmüştür. Gerekli belgeleri veren her tür oluşum Türkiye’den doku örnekleri,kan örnekleri toplayabildiği gibi Türkiye’de toplanan genetik materyallerin ülke dışına çıkartılmasını engelleyen bir yasa da bulunmamaktadır. Genetik bilimiyle ilgili akademik çevrelerimiz de üzerlerine düşeni yapmadıkları için milletimiz bu konu hakkında bilgisizdir. Bu sebeple geçmişte bir sağlık bakanımız ülke içinde toplanan kanların yurt dışına çıkartılmasını engellemek istediğinde güdümlü medya onunla alay edebilmişti. Genetik bilgilerin önemi konusunda bilgisiz olan insanlarımızda bu alay ve karalama kampanyalarına bir ölçüde seyirci kalmıştı.

Günümüzde vatan savunması kavramı sadece sınırda süngü takmış bekleyen askerlerden ibaret değildir. Teknolojinin ve kültürün her alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek yeni tehdit değerlendirmelerine göre tavır alabilen bir vatansever profili oluşturmamız lazımdır.

Aksi takdirde slogan ve gösterilerin pek bir faydası olmayacaktır.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım her an değişen dünya şartlarına ayak uyduramayan milletler önce köle olurlar sonra da yok olup giderler. Inanmayanlar en yakındaki müzelere gidip değişime ayak uyduramadıkları için yok olmuş milletlerin kalıntılarına bakabilirler.
Dünyaca ünlü National Geographic dergisi bünyesinde son derece ilginç bir proje başlatıldı. “Genographic Project” adı verilen proje hakkında yapılan açıklamaya göre dergiye bir miktar para gönderirseniz size bir test paketi yolluyorlarmış. Paketin içindeki ucuna pamuk sarılı çubukları ağzınızın içine sokarak yanaklarınızın iç kısmından tükürük örnekleri alıyorsunuz ve gene paketin içinden çıkan deney tüplerine koyarak geri postalıyorsunuz.

Birkaç hafta sonra size verilen giriş şifresiyle projenin Internet sitesine girerek test sonuçlarınızı görebilir ve genlerinizde hangi ırkın veya ırkların izinin olduğunu anlayabilirmişsiniz. Bu projeyi yapanlarda edindikleri veriler sayesinde geçmişte yapılan göçleri ve insan ırklarının dağılımını anlayabileceklermiş. Projenin tanıtımı ve test paketlerinin satışını National Geographic dergisi, toplanan verilerin analizi için gereken süper bilgisayarları IBM firması ve parasal desteği de Waitt Ailesi Vakfı karşılayacakmış. Projenin bilimsel yönetimi de dünyaca ünlü genetik uzmanları Dr.Spencer Welles ve Dr. Luca Cavalli Sforza. Buraya kadar oldukça masum ve ilginç bir çalışma olarak görünen bu projenin biraz daha arka planına bakarsak çok ilginç sonuçlar elde ediyoruz.

Projenin sponsoru olan Waitt ailesi vakfı genç yaşta kurduğu bilgisayar şirketlerinden zengin olan Theodore Waitte ait. Fakat bu projenin arkasındaki esas kişi Theodore Waittin hem şirketlerini idare eden hem de vakfın başkanlığını yapan John Heubush. Theodore Waittin tüm işlerini perde arkasından yöneten John Heubush 1980-81 arasında Pentagonda Hava Kuvvetleri istihbaratında görev yapmış. 1988 senesine kadar da senato bütçe komitesinde memur olarak görünüyor ama esas işinin bu olmadığı belli. 1989-91 arası Cumhuriyetçilerin önde gelenlerinden Bob Dole’un karısı Elizabethin özel asistanlığını yapıyor ve 1995-1996 arasında da Cumhuriyetçi Partinin seçim işlerinde görev alıyor. Bu kadar derin ilişkileri olan bu adamın aniden Bilgisayar sektöründen bir firmanın ikinci adamı olması oldukça ilginç. Özellikle de bu Genographic projesine maddi kaynak sağlayan vakfın başkanı olması ve şu anda da projenin yönetiminde bizzat yer alması daha da ilginç.

Peki tüm bunlarda ne var diyebilirsiniz. Öncelikle şu bilgiyi vereyim National Geographic dergisinin pazarladığı ve Türkiye’nin de kapsamında olduğu bu projenin Çin de uygulanması yasa dışıdır. Çünkü Çin devletinin yasalarına göre genetik araştırmalarda kullanılabilecek örneklerin ülkeden dışarıya çıkartılması kesinlikle yasaktır ve ağır suçtur. Şimdi dünyanın süper güçlerinden biri olmaya doğru giden Çinin yöneticileri de bizim gibi komplo teoricisi mi yoksa bildikleri bir şeyler mi var. Tabi ki bildikleri bir şeyler var. Ilk olarak şunun üzerinde durmak gerekir bugün genetik biliminin geldiği seviye sayesinde biyolojik ve kimyasal silahlar sadece tek bir ırkı etkileyebilecek duruma getirilmiştir. Ikinci olarak Amerikanın yeni dünya düzeninde yeniden şekillendirmek istediği ülkelerin bir çoğunda etnik sorunlar vardır ve bu ülkelerin bölünmesinin yollarından biride o ülke nüfuslarının tam bir etnik haritasının çıkarılarak bu haritalara göre parçalayıcı operasyonların yapılmasıdır.

Çin devletinin yaptığı yasal düzenlemelerin bir benzerinin mutlaka Türkiye’de de gündeme getirilmesi acilen gereklidir çünkü Türkiye bu konularda tam bir yol geçen hanına dönmüştür. Gerekli belgeleri veren her tür oluşum Türkiye’den doku örnekleri,kan örnekleri toplayabildiği gibi Türkiye’de toplanan genetik materyallerin ülke dışına çıkartılmasını engelleyen bir yasa da bulunmamaktadır. Genetik bilimiyle ilgili akademik çevrelerimiz de üzerlerine düşeni yapmadıkları için milletimiz bu konu hakkında bilgisizdir. Bu sebeple geçmişte bir sağlık bakanımız ülke içinde toplanan kanların yurt dışına çıkartılmasını engellemek istediğinde güdümlü medya onunla alay edebilmişti. Genetik bilgilerin önemi konusunda bilgisiz olan insanlarımızda bu alay ve karalama kampanyalarına bir ölçüde seyirci kalmıştı.

Günümüzde vatan savunması kavramı sadece sınırda süngü takmış bekleyen askerlerden ibaret değildir. Teknolojinin ve kültürün her alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek yeni tehdit değerlendirmelerine göre tavır alabilen bir vatansever profili oluşturmamız lazımdır.

Aksi takdirde slogan ve gösterilerin pek bir faydası olmayacaktır.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım her an değişen dünya şartlarına ayak uyduramayan milletler önce köle olurlar sonra da yok olup giderler. Inanmayanlar en yakındaki müzelere gidip değişime ayak uyduramadıkları için yok olmuş milletlerin kalıntılarına bakabilirler.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
genetik, güvenlik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Biyoloji ve Genetik YapraK Biyoloji 0 30 Nisan 2009 03:14
Genetik Mlock Sağlık Köşesi 25 15 Ekim 2006 19:00