IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06 Kasım 2011, 16:47   #1
Çevrimdışı
Divisio: Mycota


sohbet


DİVİSİO: MYCOTA
(FUNGİ) = MANTARLAR ALEMİ
Not: Bu Bölümdeki Bilgiler Prof.Dr. Zekeriya ALTUNER Hocamızın Tohumsuz Bitkiler Sistematiği II Kitabından Kısaltılarak Alınmıştır.
GENEL ÖZELLİKLERİ
Mantarlar vejetatif yapıları silindirik, tüpsü iplikcilerden meydana gelmiş, fotosentetik pigment ihtiva etmeyen, spor teşkil eden eukaryotik organizmalardır. Bu tüpsü iplikçiklerin her birisine "hif adı verilir. Hiflerin bir araya gelerek teşkil ettikleri örgüye de "misel" adı verilmektedir. Bu misellerden mantarın esas vejetatif yapısı tallus meydana gelmiş olur. Çoğu mantarlarda hifler, silindir şeklinde hücrelerden meydana gelir. Hücrelerin arasındaki ara çepere septum (bölme) denir. Bazı hifler bölmesizdir. Hifler genellikle uç kısımlardan büyüler.
Mantarların çeper yapıları yüksek formlarda genellikle kitindir. Bazı mantarlarda selülozdur. Bir çok mantarda çeper tamamen saf kitin veya selüloz değildir. Bu ana çeper maddelerine, tür ve hifin yapısına bağlı olarak lignin, kalloz ve diğer bazı organik maddeler girebilir. Hücrelerde bir nükleus ve nükleusun içinde de bir çekirdekçik mutlaka bulunur. Bölmesi olmayan hif hücrelerinde nükleuslar aşağı yukarı eşit aralıklarda yer alırlar. Nükleus içinde ancak 2-8 arasında kromozom vardır. Mantarlarda şimdiye kadar bir çok defalar mayoz ve mitoz bölünmeye rastlanmıştır. Mantar hücreleri içinde ekseriya ikiden fazla nükleus bulunur.
Mantarlar klorofilsiz ve genel olarak renksiz (hyalin) dirler. Fakat bazı türlerin özellikle çeperlerinde melanin maddesinin birikmesiyle koyu renk ortaya çıkar. Tallus nadiren (çıplak) amipsidir. Hücreleri kloroplast ihtiva etmediği için bütün mantarlar hetetroftur. Saprofit veya parazit olarak yaşarlar. Yedek madde olarak glikojen yağ ve bazen mannitol teşekkül eder, nişasta yoktur. Parazit mantarların miseli, konukcu bitkinin üzerinde ve özellikle iç dokuları arasında yayılır ve besinini konukçu bitkinin hücrelerinden direkt olarak veya emeçler (Haustoria) vasıtasıyla alır. Diğer taraftan saprofit olan veya hayvanlar üzerinde yaşayan mantarlar besinlerini doğrudan doğruya hifleri ile bulundukları ortamdan alırlar. Bazı türlerde misel özel bir dokunuş arz ederek dokular teşkil eder. Böyle hallerde miselin gevşek bir kumaş gibi dokunmuş haline plektenkima denir. Mantarlarda genellikle iki tip plektenkima görülür:
1. Prosenkima
2. Pseudoparankima;
Prosenkima'da paralel hifler oldukça gevşek bir doku teşkil ettiği halde; Pseudoparankima'da hifler çok sık bir şekilde birbirlerine girdiklerinden, hücreler izodiametrik veya oval bir şekil alırlar ve bu ikinci yapı çok sık ve serttir. Mantarların prosenkima ve pseudoparankima dokularından hem somatik ve hem de üreme organları meydana gelir.
Prosenkima ve pseudoparankima bir çok mantar tarafından teşkil edilen stroma ve sklerotium gibi somatik yapıların bünyesinde yer alırlar. Stroma, üzerinde veya içinde früktifikasyon organlarının oluştuğu sıkı ve somatik yapıdır. Sklerotium ise, kötü şartlara dayanıklı sert dinlenen bir yapıdır.
ÜREMELERİ
Mantarlarda üreme, hem eşeyli hem de eşeysizdir. Ancak eşeysiz üreme daha yaygındır. Eşeysiz üreme, çeşitli sporlarla olur. Suda yaşayanlarda daha çok zoosporlar görülür. Eşeyli üreme, autogami, izogami, anizogami, oogami, gametangiogami (gametangiumların birleşmesi) veya somatogami şeklindedir.
Autogami: Bölünmeyen bir ana hücre içindeki iki çekirdeğin birleşmesiyle olan eşeyli üremedir. Misal, Bacillariophyta (Diatomea=Silisli algler) deki gibi.
İzogami: Gametler şekil ve büyüklük bakımından (morfolojik olarak) birbirine benzerse izogamet adı verilir ve bu gametlerin (izogametlerin) birleşmesi ile meydana gelen üremeye de izogami denir.İzogametler morfolojik olarak aynı olmasına rağmen, ----olojik davranışları yönünden artı (+) ve eksi (-) olmak üzere iki ayrı cinsiyettedirler. Kamçılan mevcut olduğundan aktif olarak hareket edebilirler ve zoogamet adı da verilen izogametler eşeysiz üreme hücreleri zoosporlara benzerler. İzogamiye daha çok alglerde ve funguslarda rastlanır.
Anizogami: Gametler şekil ve büyüklük bakımından birbirinden farklı ise anizogamet (eş olmayan gamet) adı verilir. Böyle gametlerin birleşmesiyle meydana gelen üremeye de anizogami denir. Anizogametlerin her ikiside kamçılı ve dolayısıyla hareketlidir. Büyük olanına dişi eşey hücresi “makrogamet=dişi gamet", küçük olanına erkek eşey hücresi "mikrogamet=erkek gamet” adı verilir. Anizogamiye de algler ve funguslarda rastlanır.
Oogami: Anizogaminin daha ileri şekline oogami denir. Dişi gamet, plazmasında bol yedek besini olan, çıplak ve hareketsiz büyük bir hücredir. Buna "Oosfer" veya yumurta hücresi adı verilir. Bu yumutra hücresinin içinde geliştiği gametangiyuma " arkegonyum veya Oogonyum denir. Oogonium tek hücreden Arkegonium ise çok hücreli dokudan meydana gelmiştir. Erkek gamet, küçük ve ekseriya hareketli olup, spermatozoid, sperma, spermatium veya sperma hücresi (sperma nükleusu= generatif çekirdek) gibi çeşitli isimler alır. Erkekgametlerin içinde geliştiği erkek gametangiyuma "Anteridyum” adı verilir. Erkek gamet aktif veya pasif olarak hareketi sayesinde yumurta hücresine ulaşır. Döllenme umumiyetle Oogoniumda meydana gelir.
Gametangiyogami: Tipik gametler meydana gelmez. Çok sayıda cinsiyet çekirdeği ihtiva eden gametangiyumlar birbirleriyle doğrudan doğruya birleşirler ve fazla sayıda zigot hasıl olur.
Somatogami: Gametangiyumlar (eşey organları) indir¬generek ortadan kalkmıştır. Basidiomycetes (Bazidili mantarlar) sınıfında görülen bu üremede, iki vejetatif hücrenin birleşmesiyle, tek çekirdekli (monokaryotik) miselden çift çekirdekli (dikaryotik) misel meydana gelir.
Eşeysiz Üreme
Eşeysiz üremede önemli rol oynayan sporların ve fruktifikasyon organlarının şekilleri çok değişiktir ve bir çok tarzda teşekkül ederler. Bu özellik, mantarların sınıflandırılmasında fazlaca yardımcı olur. Sporlar, ya bir hifin ucunda veya sporangium adı verilen keselerin içinde teşekkül eder. Sporlar renksiz (=hyalin) olabildiği gibi, yeşil, san, kırmızı, kahverengi, hatta siyah renkte olurlar. Şekilleri de küre, oval, silindir, iplik, böbrek veya iğ biçimindedir. Sporlar hücre sayısı ve büyüklükleri bakımından da farklılık gösterirler.
Hifin ucunda teşekkül eden sporlar kolaylıkla ayrılarak, havaya geçerler ve uygun bir ortam oluşumunda tekrar kendine has mantar hifini meydana getirirler. Eşeysiz sporlara genellikle konidium denir. Konidiumlar, konidiofor denilen basit ve dallanmış, bölmeli veya bölmesiz, renkli veya renksiz ve değişik şekillerde olan özel hiflerin üzerinde, uç kısmında teker teker, grup halinde veya zincir teşkil edecek şekilde meydana gelirler.
Bazı mantarlarda eşeysiz sporlar sporangium içinde teşekkül eder. Böyle sporlara sporangiospor adı verilir. Sporlar olgunlaşınca sporangium yırtılır ve içerisindeki bir veya daha çok sayıdaki sporangiospor da dışan çıkar, etrafa yayılır. Örneğin; Mucor'da bu tip spor vardır. Sporangiosporlar hareketli veya hareketsiz olurlar. İlkel funguslarda Örneğin; Phytophthora' da hareketlidir ve zoospor adını alır. Rhizopus''da hareketsizdir, aplanospor adını alır.
Eşeysiz üremenin diğer tipleri de somatik yapının parçalara ayrılması ve sporlar meydana gelmesi ile olur. Bu sporlar hiflerin arasında veya ucunda teşekkül eder ve kalın çeperlidirler bir nevi dinlenen sporlardır. Bu tip sporlara klamidospor (Chlamydospor) denir.
Bazı mantarlarda da hifi teşkil eden hücreler bir birlerinden ayrılarak serbest hale geçerler ve spor vazifesi görürler. Bu hücrelerin her birine artrospor (arthrospor) denir. Eğer hifin parçalanması uç kısımda olup ve oval spor meydana gelirse bu sporlara oidium adı verilir.
Tomurcuklanmaşeklinde de mayalarda olduğu gibi eşeysiz bir üıeme şekli mevcuttur. Burada ana hücre üzerinde meme gibi bir çıkıntı, tomurcuk belirir. Bu esnada ana hücrenin çekirdeği de tomurcuğa doğru uzanarak ikiye bölünür ve bir parçası tomurcuğa geçer. Tomurcuk büyüyüp ana hücre kadar olunca ya ana hücreden aynlır veya ona bağlı kalarak pseudomiselium meydana getirir.
YAYILIŞLARI
Mantarlar tatlı sularda karalarda nadiren denizlerde ve havada yaşarlar. Hayvan ve bilhassa bitkilerde parazit olarak yaşayıp hastalıklar yaparlar. Bir kısmı alkolik fermentasyonu sağlar. Drog ve antibiotik veren türleri vardır. Yüksek mantarlardan şapkalı mantarların bir kısmı yenir. Bazı memleketlerde insanların önemli besin maddesini temin ederler. Şapkalı mantarların bir kısmı da zehirlidir. Ascomycota ve Basidiomycota bölümlerine ait bazı mantar türleri, Cyanophyta (mavi yeşil) ve Chlorophyta (yeşil algler) ile birlikte likenleri meydana getirirler.
SİSTEMATİĞİ
Meydana geliş bakımından muhtemelen polifilietik (çok kökenli) bir grup olan mantarları sistematiği üzerinde tartışmalar devam etmekte ve yapılan sınıflandırmalar değişmektedir. Mantarlar son yapılan sınıflandırılmada ayrı bir alem (Regnum) Mycota olarak sınıflandırılmaktadır.
Günümüzde mantarların sınıflandırılması daha ziyade, Alexopoulous ve Mims (1979)'a yaptığı sınıflandırma kullanılmaktadır.
1. DİVİSİO: MYXOMYCOTA(Müsilajlı mantarlar = Cıvık funguslar)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Bu mantarlar; üreme şekilleri, spor tip ve yapıları yönünden bitkilere, somatik yapılan itibariyle de hayvanlara benzerler, ilkel ve klorofilsizdirler. Vejetatif fazlarında vücutları çepersiz protoplazma kütlesi halindedir. Vejetatif gövde ya tek çekirdekli amipsi hücrelerin yan yana gelerek birbirleri ile kaynaşmaksızın teşkil ettikleri bir "pseudoplazmodium" halinde veya birleşerek çok çekirdekli, amipsi hareket eden ve etrafı çok ince bir zarla çevrili protoplazma kütlesinden ibaret olan " plazmodium" halindedir.
Bu bölüm mantarlarının ayırt edici özelliği hayat devrelerindeki plazmodium safhasıdır. Plazmodium türe bağlı olarak sarı, gri, siyah, mor, mavi, yeşil, turuncu, kahverengi ve kırmızı gibi çeşitli renklerde olabilir. Renksiz plazmodiumlar da vardır. Plazmodium normal şartlarda kitle halinde hareket eder ve rastladığı besin maddelerini ve diğer bazı maddeleri amip gibi içine alır ve hazmeder, böylece hacmi de artar. Rutubete bağlı olarak hareketi azalır veya artar. Uygun olmayan ortam şartlarında plazmodium, sclerotium adı verilen sert bir yapı halini alır ve bu yapı anormal şartlara dayanıklı olup, iki veya daha uzun sene canlılığını muhafaza eder. Normal şartlarda tekrar plazmodium haline geçer.
Plazmodiumdan spor meydana getiren früktifikasyonlar hasıl olur. Früktifıkasyonlar ve sporlar çok çeşitli şekillere sahiptirler. Bununla beraber myxomycota'nın sporları çoğunlukla küre şeklindedir. Zoosporlar tinsel tip veya normal kamçılıdır (Whiplash tip). Türlere göre saplı veya sapsız olan früktifikasyonlara plazmodiokarp, sporangium veya aethalium (etalium)'da denir.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz olarak ileri bir üreme sistemine sahiptirler. Eşeysiz üreme sporlarla, eşeyli üreme ise izogami iledir.
Myxomycetes'de hayat devri şöyledir:
Sporangiumun çeperinin yırtılması ile etrafa yayılan sporlar, uygun bir vasat (suda veya nemli ortamlarda)'da türe bağlı olarak 15 dakika ile 14-15 gün arasında çimlenirler. Eğer sulu ortamlarda çimlenirse zoosporlar, nemli toprakta çimlenirse myxamoebalar teşekkül eder. Sporların çimlenmesiyle meydana gelen iki kamçılı, haploid amipsi zoosporlar kromatoforsuz olup, arka taraflarında kontraktil vakuolleri bulunur. Miksoflagellat adını alan bu zoosporlar bölünerek de çoğalabilirler. Bunlar bir müddet sonra kamçılarını kaybederek myxamoebalar haline geçerler. Myxamoebalar bir müddet bölünme ile çoğaldıktan sonra ikişer ikişer birleşerek amobozigotu hasıl ederler. Plazmogamiden hemen sonra karyogami meydana gelir ve çekirdeklerde birleşir. Bundan sonra zigotun çekirdekleri bir seri mitoz bölünme geçirerek sayılarını artırır ve genç plazmodium haline geçer. Daha sonra kendi benzerine rastladıkça onlarda içine alarak büyür. Belirli bir zaman sonra, plazmodium suyunu kaybederek kendi üzerinde türüne has bir yapıda, içerisinde spor hasıl eden ve früktifikasyon denilen sporangium gibi yapılan verir. Sporangiumlarda mayoz bölünme ile sporlar teşekkül eder. Bu esnada plazmodiumun kendisi kullanılarak ortadan kalkar.
YAYILIŞLARI
Bu mantarlar saprofit olarak özellikle ormanlarda yaprak, çürük odun ve kütükler üzerinde, pislik ve gübreliklerde yaşarlar. Beslenmeleri fagotrofik olarak, plazmodiumları içine bakteri, fungus sporlarının, miksamoebaları ve diğer küçük organik parçacıkları alıp sindirmesi ve artık maddeleri dışarıya atması şeklinde olur. Bazı türler suda yaşadıklarından su içindeki rastladıkları organik maddelerle beslenirler. Bazı türler, Zostera ve Laminaria gibi su bitkilerinin üzerinde parazit olarak yaşarlar.
Örnek genuslar: Arcyria, Barbyella, Cavastelium, Ceratiomyxa, Cercomonas, Clastoderma, Dictydum, Diderma, Didiymium, Echinostelium, Fuligo, Hemitrichia, Leocarpus, Licea, Lycogala, Metatrichia, Stemonitis, Protostlium, Physarium, Sappinia
2. DIVISIO: CHYTRIDIOMYCOTA
GENEL ÖZELLİKLERİ
Tallus tek hücreli veya misel yapıdadır. Haraketli hücrelerin arka tarafından tek kamçı çıkar. Tallus, tüm olarak eşeyli üreme organı haline dönüşen halokarpik veya kısmen dönüşebilen eukarpik olabilir. Hücre çeperleri kitin ve glukanları ihtiva eder. Selüloz yoktur.
ÜREMELERİ
Genellikle eşeysiz ürerler. Sporlar ve gametler tek kamçılıdır. Eşeyli üreme oldukça değişiklik gösterir ve çoğu türde bilinmemektedir. Bazı türlerde izogami veya anizogami, diğer bazılarında ise hareketli bir erkek gametin, hareketsiz dişi bir gameti döllemesiyle olur (Bir çeşit oogami). Döllenme neticesinde kalın çeperli dinlenen sporlar teşekkül eder.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm funguslar tatlı ve tuzlu sularda ve nemli topraklarda yaşarlar. Akuatik ortamda yaşayanların çoğu algler, diğer su bitkileri üzerinde ve hayvan hücrelerinin içinde yahut arasında parazit, bazı türlerde organik maddeler üzerinde saprofit olarak yaşarlar.
Örnek genuslar: Allomyces, Blastoclodiella, Cladochytrium, Coelomycees, Chytria, Monoblepharis, Monoblepharella, Neocallimastix, Olpidium, Physoderma, Poîyphagus, Rhiıophydium, Synchtrium.
3. DIVISIO: OOMYCOTA (Oomyceytes, Oomycotes)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Hücre çeperleri-genellikle sellülozdan yapılmıştır. Genellikle bölme çepersiz çok nükleuslu hiflerden meydana gelen tallusları vardır. Zoosporları heterokont 2 kamçlıdır. Kamçılar hafif çukur bir bölgeden çıkar. Biri ileriye doğru tinsel, diğeri ise geriye doğru normal tipte (Whiplash tipte) kamçılar, lateral veya anteriordur. Zoosporlar armut veya böbrek biçimindedir.
ÜREMELERİ
Eşeysiz üreme zoosporlarla olur. Eşeyli üreme eşeysel olarak farklı veya aynı hiflerde teşekkül eden anteridium ve oogoniumlarla oogami şeklindedir. Oogami ile üreme bu funguslar için karakteristiktir.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm mensubu funguslar sularda, nemli topraklarda yaygındır. Genellikle artık, organik maddeler üzerinde saprofittirler. Bazı türleri algler ve diğer su bitkileri üzerinde parazit olarak da yaşarlar.
Örnek genuslar: Aehlya, Albuga, Alphanomyces, Apodachlya, Dictyuchus, İsoachfya, Lageudium, Myzocytium, Perenospora, Phytophthora, Plasmophora, Pythium, Rhipidium, Saprolegnia.

4. DİVİSİO: ZYGOMYCOTA
GENEL ÖZELLİKLERİ
Zengin dallanma gösteren ve bulunduğu yüzeyi pamuk gibi örten bir miselyum meydana getirirler. Cansız organik maddeler üzerinde saprofit olarak yaşayan kara mantarlarıdır. Miselyum, bölme çeperi olmayan çok çekirdekli hücrelerden teşekkül etmiştir. Hücre çeperi kitindir. Hiflerin bazıları ortama dikey olarak yukarıya doğru büyür, hifin uç kısmı şişip küre şeklini alır ve bir müddet sonra bölme çeperle ana hiften ayrılır. Bölme kısmı balon gibi kürenin içine doğru büyür. Buna kolumella denir. Sporangiumun dış çeperi ile kolumella arasında kalan kısımda sporlar, teşekkül eder. Sporlar çok nükleuslu olup dayanıklı kitin zara sahiptirler. Sporlar uygun şartlarda dinlenme fazı geçirmeden çimlenerek yeni bir miselyum meydana getirirler. Kamçılı sporlara rastlanmaz.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz olarak ürerler. Eşeysiz üreme daha çok Sporangiospor (=aplanospor=kamçısız spor) larla veya konidiosporlarla olur. Eşeyli üreme gâmetangiogami ile olur. Eşeyli üremeleri sporangiospoların çimlenmesi ile meydana gelen eşey bakımından farklı (+ ve -) iki miselyum bir araya gelir, iki miselyumun yan hifleri topuz şeklini alarak bir birine doğru uzar ve dokunurlar. Bu kollara progametangium denir. Enine bir çeperle ayrılarak çok nükleuslu bir gametangium hasıl aderler. Gametangiumlar birleşir ve bir zigot (=genç zigospor) oluştururlar, içindeki nükleuslar önce yan yana kalır, sonra birleşir ve diploid nükleuslu olgun zigospor oluşur. Bu zigospor (zigot) uzun bir dinlenme devresi geçirir ve mayoz bölünme ile çimlenip, çok nükleuslu bir .sporangium hasıl eder. Bu Sporangiumun içinde bir çekirdekli sporlar gelişir
Bazı genuslarda da sporangiumlar kısmen veya tamamen konidium haline indirgenmiştir. Bazı genuslarda erkek ve dişi misleyumdan meydana gelen taşıyıcı ve gametangiumlar morfolojik yönden farklıdırlar.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm mensubu funguslar kara hayatına uymuştur. Toprakta boldur. Genellikle saprofittirler. Bazıları bitki, böcek, protozoa ve diğer mantarlar üzerimde fakültatif veya obligat parazit olarak yaşar.
Örnek Genuslar: Basidiobolus, Blakeslea, Chaetocladium, Coclenema, Conidiobolus, Eudocochlus, Endogone, Gglomus, Kichcella, Mortierella, Mucor, Phcomycetes, Pilobulus, Rhizopus, Stylopages.

5.DİVİSİO: ASCOMYCOTA(=Askuslu mantarlar)
GENEL ÖZELLİKLERİ:
Hemen hepsi karada yaşayan mantarlardır. Çok az türü sularda yaşar. Miselyum tipinde (bir kaç türün dışında) tallusları vardır. Hiflerde bölme çeper vardır ve genellikle tek çekirdeklidir, nadir olarak çok çekirdekli hücrelerde vardır. Enine çeperlerde merkezi bir delik bulunur. Bu delik sitoplazmik ipliklerin ve nükleusların hücreden hücreye geçmesini sağlar. Hücre zarlarında bol miktarda kitin vardır. Selüloz ve diğer maddelerin miktarı azdır. Basidiomycetes' lerle birlikte yüksek yapılı mantarları teşkil ederler. Bu sınıf oldukça geniş bir grup olup, 1820 genus ve 45.000'den fazla tür ihtiva etmektedir.
Ascomycota bölümü mantarlarda ne vejetatif hücrelerinde ne de üreme hücrelerinde kamçıya rastlanmaz. Bu bölüm funguslan diğer bütün funguslardan ayıran en önemli Özellik bunlarda askus (ascus) denen içinde belli sayıda spor bulunan ve mayoz bölmeden sonra teşekkül eden tipik bir sporangiumun bulunmasıdır. Askusda meydana gelen spor sayısı dördün katlarıdır. Normalde 8 tane bulunur. Fakat bu sayı türlere bağlı olarak bazen bir tane olabildiği gibi bazen de 1000 taneyi aşar. Askusların şekilleri de uzun silindirik, lobut, küre veya yumurta şeklindedir
Bu bölüm içerisindeki mayalar olarak bilinen bir grup mantarlardan gıda endüstrisinde faydalanılmaktadır. Bu organizmalar yiyecek ve içeceklerimizin elde edilmesinde çok gereklidir. Örneğin; Ekmek mayası, bira mayası gibi. Mayaların güç ve kabiliyetleri, insanlara yeni besinler, bazı organik asitler ve alkoller gibi çeşitli ara ürünleri sağla¬maktadırlar.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üremeleri türlere ve çevre şartlarına bağlı olarak bölünme, tomurcuklanma (özellikle mayalarda) fragmentasyon, artrospor (arthrpspor), klamidospor (Chlamydospor) veya konidiumlarla olur. En çok görülen spor tipi konidiumdur. Bu sporlar konidiofor denilen özelleşmiş bir hif uçunda teşekkül eder. Ko-nidioforlar basit yapılı kısa oldukları gibi, çok dallanmış ve uzun da olabilirler. Sporlar konidioforun uçunda arka arkaya devamlı meydana gelerek bir zincir oluştururlar. Yaz mevsimi boyunca birbiri ardından teşekkülü ile fungusun yayılmasını sağlarlar. Konidi safhası mantarın parazitik safhasıdır ve bu yüzden hastalığın yayılmasına sebep olur. Bazı hallerde konidioforun ucunda ard arda teşekkül eden sporlar yerine, sporlar hifin içinde uzunlanmasına yer alacak şekilde meydana gelir. Hif parçalanması uç kısımdan olur ve oval sporlar meydana gelir ki böyle sporlara oidium denir.
Eşeyli Üreme: Bu funguslarda eşeyli üreme dört ayrı tarzda olmaktadır. Bunlar:
l.Gametangial birleşme (tek hücreli mayalarda görülür),
2.Gametangial temas
3.Spermatizasyon (özellikle anteridiumun teşekkül etmediği türlerde görülür.)
4.Somatogami
Bunlardan en yaygını olan ikinci tip üremeyi inceleyelim: Gametangial temas:
Morofolojik yönden farklılık gösteren ve ayrı eşeyli olan, erkek gametangium (aniheridium) ile dişi gametangium (ascogonoium) arasında, dişi gametangiuma ait "trikogin" adı verilen bir uzantı vasıtası ile kurulan bir temas sonunda vuku bulan bir eşeyli üreme şeklidir. Burada anteridium ve ascogonium içindeki çekirdekler gamet vazifesi görürler ve erkek gametler trikogin vasıtası ile askogoniuma geçerler. Bu bölüm mantarların bir kısmında plazmogamiyi takiben karyogami görülür. Bir kısmında ise plazmogamiyi hemen karyogami takib etmez.
Askus teşekkülü : Bazı türlerde zigot, doğrudan doğruya tek bir askus haline geçer. Bu askus içinde iki çekirdek birleşir, sonra askusun eni boyu artar. Diploid nükleus mayoz ile bölünerek 4 veya 8 nükleuslu askospor meydana gelir. Ascomycota mensublarının çoğunda zigot doğrudan doğruya bir askus haline geçmez; uzun bir çift çekirdekli devre teşekkül eder. Askus teşekkülü şöyle olur: Dişi organa çok yakın yerlerde anteridiumlar meydana gelir. Topuz şeklindeki bu anteridiumların bütün protoplastları askongonların içine geçer, çekirdekleri dişi çekideğin yanına gider, fakat birleşmez. Böylece askogon içinde çift çekirdekler görülür. Askogon çeperinden dışarı doğru hifler büyümeğe başlar, bunların içine birer nukleus çifti geçer. Hifler dallanır budaklanır, nukleus çifti beraberce bölünür. Sayıları çoğalır, çiftler arasında bölme çeperler teşekkül eder.
Böylece bölmeli bir hif sistemi meydan gelir. Her bölmenin içinde bir dişi ve bir erkek nukleus çifti vardır. İşte bu devreye "dikaryotik faz" çift nükleslu devre denir. Bu hiflerede askogenik hifler adı verilir. Hiflerin en uç hücresindeki nukleus çifti bir kere daha beraberce bölünür ve hücre çengele benzeyen eğri bir çıkıntı meydana getirir. Çengel taban hücresi ile kaynaşır ve çengeldeki çekirdekde bu hücreye geçer. Uçtaki hücrede kalan nukleus çifti de birleşerek diploid zigot oluşturur. Bu zigot önce mayoz, sonra mitoz bölünme ile 8 askospor meydana getirir.
YAYILIŞLARI
Ascomycota mensubları hem coğrafik hem de mevsimsel olarak geniş yayılş gösterirler, çoğunlukla karada yaşarlar. Ascomycota mensublarnın bazıları da su hayatına uymuştur. Bunlar tatlı ve deniz sularında bulunan organik maddeler üzerinde saprofit ve ya sularda yaşayan alg ve yüksek bitkilerde parazit olarak yaşarlar. Hayat devrelerinde parazitik veya saprofitiktirler yahut hayat devrelerinin bir bölümünde parazitik, diğer bölümünde saprofitik olabilirler.
Bazı parazit türler konak bitkinin dokuları içinde, bazıları da üzerinde yaşar. Bazı türler sadece bir bitki grubu üzerinde parazit olarak yaşar. Parazit türler bitkiler, hayvanlar ve insanlarda hastalıklara sebep olurlar. Özellikle bitkilerde çeşitli hastalıklar meydana getirerek ekonomik yönden büyük mahsul kayıplarına sebep olurlar, örneğin; şeftali ağaçlarında "yaprak kıvırcıklığı"na, Elma ve Armutlarda "kara leke" ye, Asma, Sebze diğer meyve ve tarla bitkilerinde "külleme"ye, Cevizde, Turunçgillerde ve Fasulyede de "antraknoz" a, meyve ve gölge ağarçlarmda "dal kanserleri" ne, çavdarda "çavdar mahmuzu" na, meyva ağaçlarında "monilya"ya çeşitli bitkilerde "yaprak lekesi" ve daha bir çok hastalıklara sebep olmaktadırlar.
Bu fungusların bazı türleri hayvan ve insanlarda deri ye solunum yollan hastalıklarına da sebep olur.Diğer taraftan bu bölümün bazı türleri insanlar için çok faydalıdır. Örneğin: Penicillum ve Aspergillus türlerinden antibiyotik elde edildiği gibi Claviceps purpurea (çavdar mahmuzun)dan elde edilen bir alkoloid hekimlikte kullanılır. Ascomycotada ascus teşekkülünün birkaç defa tekrarlanması ile bir askus grubu meydana gelir ki buna "fruktifikasyon" denir.
Askogenik hifler, askuslar ve bunları saran örtüden meydana gelen fruktifıkasyon organına "askokarp" denir. Askokarplar genelde dört tiptir,
l. Kleistotesium: Tamamen kapalı, küresel bir askokarptır.
2.Peritesium: Armut, küre veya testi şeklinde, olgunlaşmadan önce az çok kapalı, olgunlaştığında, askus ve askosporların çıkışına yarayan özel bir açıklığa (ostiol) sahip askokarptır.
3.Apotesium: Saplı bir kadeh şeklinde askokarptır.
4.Askostroma : Askuslar stromatik bir doku içinde oluşur ve ondan gelişmekte olan askuslarm vasıtasıyla oluşturulan bir veya daha fazla boşluk vardır. Belirli bir peritesium duvarı yoktur.
Örnek genuslar:
Alternaria, Amorphomycetes, Aspergillus, Calicium, Candida, Cephalosporium Ceratocystis, Chaetomium, Claviceps, Clypeoseptoria, Coniocybe, Cryptococcus, Cryptosporium, Curvularia, Elsinoe, Fusarium, Geotrichum, Herpothallon.

6. DİVİSİO: BASİDİOMYCOTA(Topuzlu veya bazidili mantarlar)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Bu bölüm çok geniş bir grupdur. Fungusların yaklaşık % 30'nu ihtiva eder. Bütün mantarların en gelişmiş türleri bu grupda bulunur. Şapkalı mantar, kurt mantarı, raf mantarı, kuş yuvası mantarı v.b. gibi halk tarafından daha bir çok isimler altında toplanan yüksek yapılı mantarların mevcudiyeti yanında oldukça tahripkar, tehlikeli ve milyonlarca lira zarara sebep olan pas mantarları gibi ilkel yapıya sahip funguslar da vardır. Hücre çeperleri kitindir.
En önemli ortak özellikleri, basidium denen ve içinde basidiosporların geliştiği bir sporangiuma sahip olmalarıdır. Bunlarda basidium, Askomisetlerde askusa tekabül eder. Basidiosporların sayısı genellikle dört olup, bazı hallerde iki veya sekiz de olabilir. Basidiosporlar genel olarak tek nükleuslu ve haploiddirier, plazmogami, karyogami ve mayoz bölünme neticesinde meydana gelirler. Bu mantarların hifleri septalı (bölmeli), mikroskobik ve ekseriya miselyum halinde olup, parlak san, turuncu veya beyaz renklerde görülürler.
Basidiomycota üyelerinin çoğunun bölme çeperinde bulunan por basit değildir. Bölme çeperi por etrafında genişlemiş ve fırça şeklini almıştır. Buna "dolipor septum" denir. Ayrıca endoplazmik retikulumdan oluşan bir başlık ile kaplanmıştır (por başlığı, parentezom)
Mantarın hayat devresini tamamlayana kadar miselyum bazı gelişme safhaları gösterir. Bu gelişme safhalarına, primer miselyum, sekonder miselyum ve tersiar miselyum adı verilmektedir. Primer miselyum, basidiospor çimlenmesi ile meydana gelir. Hifler başlangıçta bazı türlerde tek nükleuslu, bazı türlerde ise birden fazla nükleusludurlar. Fakat her iki halde de çimlenme esnasında bazidiospor nükleusları mitoz bölünme geçirir ve daha sonra çimlenme hortumu meydana getirirler. Başlangıçta bu durum primer miselyumun çok nükleuslu olduğu fikrini akla getirirse de biraz sonra nükleuslar arasında septumlar teşekkül ederek miselyum tek nükleuslu hale gelir. Bazı türlerde ise, nükleus bölünmesini müteakip septum teşekkül ettiğinden miselyum başlangıçtan itibaren tek nükleusludur. Primer miselyumun büyümesi bazı hallerde sınırlı bazı hallerde ise sınırsızdır. Fakat hiç bir zaman basidium ve basidiospor gelişmez. Konidiler teşekkül edebilir ve böylece çoğalabilirler, iki ayrı primer miselyum hücrelerinin protoplastları birleştiğinde hemen karyogami cereyan etmediğinden iki nükleuslu dikaryotik hücrelerden meydana gelen sekonder miselyum teşekkül eder. Sekonder miselyum, bazen iki primer miselyum arasında meydana gelen somatogami ile teşekkül eder:
Plazmogami ile teşekkül etmiş ilk hücrenin nükleusları (ayrı misellerden gelen nükleuslar)'rın her ikisi de mitoz bölünmeye uğrar ve bir hücrede dört çekirdek teşekkül eder. Nükleusların hücrelere eşit olarak dağılmasını "kanca (kulp) teşekkülü" sağlar.
Şöyleki; iki nükleuslu bir hücre bölüneceği zaman, hücre çeperi üzerinde kulp şeklinde bir çıkıntı hasıl olur ve hücre içindeki nükleusun biri bu kulp içinde, diğeri ise hücre içinde bölünür. Biri hücrenin ortasından, diğeri kulpun tabanından olmak üzere iki bölme teşekkül eder. Hücrenin bir tarafında iki çekirdek, diğer tarafında ise tek çekirdek kalır. Tek çekirdek kalan hücreye kancanın ucu değerek eritir. İçindeki tek çekirdek hücreye aktarılarak iki çekirdekli iki yavru hücre meydana gelerek sekonder miselyumu hasıl ederler. Kanca teşekkülü ile oluşan bu dikaryotik miseller, bu funguslar için karekteristiktir. Basidiomisetlerdeki kulp teşekkülü, Askomisetlerin çengel teşekkülüne karşılıktır. Meydana gelen dikaryotik kulplu miselyum, belirli gelişim şartları altında yoğunlaşıp bir fruktifikasyon oluşturur.
Sekonder miselyumdan tersiyer miselyum meydana gelir. Yani dikaryotik kulplu miselyum, belirli şartlarda gelişerek tersiyer miselyumları, bu tersiyer miselyumda türe göre özel bir şekilde gelişerek o türe has basidiokarp (sporophor)'ları meydana getirirler. Basi-diokarplar içinde basidiumlar gelişir.
Askomisetlerin askokarplarına karşılık gelen basidiokarplar, türlere göre jelatinimsi, kağıtsı, etli süngerimsi, mantarımsı, odunsu, ince ve kabuk gibi yada başka şekil ve yapılarda olabilir. Bazidiokarplarda bulunan basidium tipleri sınıflandırmada önemlidir. Bazidiumlar genellikle iki tiptir.
a)Phragmobaisidium: Bölmeli olan basidiumlar.
b)Holobasidium: Düz, çomak veya lobut şeklindeki bazidiumlar.
Uygun şartlarda basidiosporlar çimlenirler, bazı türlerde basidiospor çimlenme hortumu yerine konidiumları hasıl eder. Ancak basidiosporlardan ayrılan bu konidiumlar çimlenerek miselyum teşekkülünde rol oynarlar.
Bazidili mantarların olgunlaşmış fertlerinde bir çok basidium teşekkül eder ve bu basidium topluluklarına basidiokarp adı verilir. Basidiokarpları başlıca üç tipe ayırmak mümkündür:
1. Şapka şeklinde basidiokarp.
2.Raf şeklinde basidiokarp.
3.Dişli basidiokarp.
1. Şapka şeklindeki basidiokarp: Misellerden çıkan bir sap ve sapın uçunda şapka şeklinde bir baş teşekkül eder. Bu başın alt kısmında "gil" tabir edilen bölmeler vardır. Bu bölmelerin üzerinde çok sayıda basidium teşekkül etmiştir. Bu gilerin içindeki basidiosporlar olgunlaşınca rüzgarlarla etrafa dağılır, çimlenerek yeni bir misel meydana getirirler.
2.Raf şeklinde basidiokarp: Bu tip basidiokarp, ağaç gövde lerinde teşekkül eden kav mantarlarında görülür. Esas itibarı ile misellerden meydana gelen kav, ağaç gövdesine raf gibi tutunmuştur. Kavların alt kısmında tüp şeklinde yapılar teşekkül eder ve bu tüplerde bir çok basidium meydana gelir. Tüplerin içerisindeki bu basidiumlarda çok sayıda basidiosporlar meydana gelir. Olgunlaşan basidiosporlar etrafa dağılırlar ve ağaç gövdelerine konan basidiosporlar çimlenerek yeni kav mantarlarım meydana getirirler
3.Dişli basidiokarp: Çeşitli büyüklükte dişlerin meydana getirdiği gövde üzerinde teşekkül eden basidiumlar, diğer iki tipin aksine açıkta meydana gelir. Gövde diş şeklinde girinti ve çıkıntılar teşkil ettiği için yüzey artmış ve çok sayıda basidiumun oluşmasına imkan sağlanmıştır
YAYILIŞLARI
Basidiomycota üyesi funguslar genellikle saprofittirler. Ancak bazı önemli grupları özellikle Uredinales ve Ustilaginales üyeleri bitkiler üzerinde veya çok daha az olarak hayvanlar üzerinde parazit yaşarlar. Agaricales takımının bir çoğu ağaçların önemli simbiyontları olup ektomikorizayı oluştururlar.
Bu bölümün bir çok türü eskiden olduğu gibi bu günde besin olarak kullanılmaktadır. Lezzetli olan, yenen türleri yanında çok tehlikeli ve zehirli olan türleri de vardır. Bu bakımdan arazide yenmek için toplanan mantar türlerine çok dikkat edilmelidir. Bugün bir çok memleketlerde yenen mantar türlerinin kültürü yapılmaktadır ve bir endüstri haline gelmiştir. Örneğin; Agaricus campestris, A. bisporus 'un yetiştirilmesi Avrupa, Amerika, Japonya, Çin ve Avustralya gibi ülkelerde endüstri halindedir. Hatta Amerika ve Avrupa'da halk, bir sebze gibi mantarı normal olarak satın alma alışkanlığım kazanmıştır. Bu alışkanlık, ülkemizde de kültür mantarlarıyla birlikte artış göstermiştir.
Örnek genuslar: Agaricus, Amanita, Boletus, Calvatia, Cantherellus, Clavaria, Cyathus, Fomes, Geastrum, Lepiota, Pellicularia, Phallus, Polyporus, Psilocybe; Puccinia, Rhizoctonia, Schizophylum, Temella, Ustilago.
DİVİSİO: MYCOTA
(FUNGİ) = MANTARLAR ALEMİ
Not: Bu Bölümdeki Bilgiler Prof.Dr. Zekeriya ALTUNER Hocamızın Tohumsuz Bitkiler Sistematiği II Kitabından Kısaltılarak Alınmıştır.
GENEL ÖZELLİKLERİ
Mantarlar vejetatif yapıları silindirik, tüpsü iplikcilerden meydana gelmiş, fotosentetik pigment ihtiva etmeyen, spor teşkil eden eukaryotik organizmalardır. Bu tüpsü iplikçiklerin her birisine "hif adı verilir. Hiflerin bir araya gelerek teşkil ettikleri örgüye de "misel" adı verilmektedir. Bu misellerden mantarın esas vejetatif yapısı tallus meydana gelmiş olur. Çoğu mantarlarda hifler, silindir şeklinde hücrelerden meydana gelir. Hücrelerin arasındaki ara çepere septum (bölme) denir. Bazı hifler bölmesizdir. Hifler genellikle uç kısımlardan büyüler.
Mantarların çeper yapıları yüksek formlarda genellikle kitindir. Bazı mantarlarda selülozdur. Bir çok mantarda çeper tamamen saf kitin veya selüloz değildir. Bu ana çeper maddelerine, tür ve hifin yapısına bağlı olarak lignin, kalloz ve diğer bazı organik maddeler girebilir. Hücrelerde bir nükleus ve nükleusun içinde de bir çekirdekçik mutlaka bulunur. Bölmesi olmayan hif hücrelerinde nükleuslar aşağı yukarı eşit aralıklarda yer alırlar. Nükleus içinde ancak 2-8 arasında kromozom vardır. Mantarlarda şimdiye kadar bir çok defalar mayoz ve mitoz bölünmeye rastlanmıştır. Mantar hücreleri içinde ekseriya ikiden fazla nükleus bulunur.
Mantarlar klorofilsiz ve genel olarak renksiz (hyalin) dirler. Fakat bazı türlerin özellikle çeperlerinde melanin maddesinin birikmesiyle koyu renk ortaya çıkar. Tallus nadiren (çıplak) amipsidir. Hücreleri kloroplast ihtiva etmediği için bütün mantarlar hetetroftur. Saprofit veya parazit olarak yaşarlar. Yedek madde olarak glikojen yağ ve bazen mannitol teşekkül eder, nişasta yoktur. Parazit mantarların miseli, konukcu bitkinin üzerinde ve özellikle iç dokuları arasında yayılır ve besinini konukçu bitkinin hücrelerinden direkt olarak veya emeçler (Haustoria) vasıtasıyla alır. Diğer taraftan saprofit olan veya hayvanlar üzerinde yaşayan mantarlar besinlerini doğrudan doğruya hifleri ile bulundukları ortamdan alırlar. Bazı türlerde misel özel bir dokunuş arz ederek dokular teşkil eder. Böyle hallerde miselin gevşek bir kumaş gibi dokunmuş haline plektenkima denir. Mantarlarda genellikle iki tip plektenkima görülür:
1. Prosenkima
2. Pseudoparankima;
Prosenkima'da paralel hifler oldukça gevşek bir doku teşkil ettiği halde; Pseudoparankima'da hifler çok sık bir şekilde birbirlerine girdiklerinden, hücreler izodiametrik veya oval bir şekil alırlar ve bu ikinci yapı çok sık ve serttir. Mantarların prosenkima ve pseudoparankima dokularından hem somatik ve hem de üreme organları meydana gelir.
Prosenkima ve pseudoparankima bir çok mantar tarafından teşkil edilen stroma ve sklerotium gibi somatik yapıların bünyesinde yer alırlar. Stroma, üzerinde veya içinde früktifikasyon organlarının oluştuğu sıkı ve somatik yapıdır. Sklerotium ise, kötü şartlara dayanıklı sert dinlenen bir yapıdır.
ÜREMELERİ
Mantarlarda üreme, hem eşeyli hem de eşeysizdir. Ancak eşeysiz üreme daha yaygındır. Eşeysiz üreme, çeşitli sporlarla olur. Suda yaşayanlarda daha çok zoosporlar görülür. Eşeyli üreme, autogami, izogami, anizogami, oogami, gametangiogami (gametangiumların birleşmesi) veya somatogami şeklindedir.
Autogami: Bölünmeyen bir ana hücre içindeki iki çekirdeğin birleşmesiyle olan eşeyli üremedir. Misal, Bacillariophyta (Diatomea=Silisli algler) deki gibi.
İzogami: Gametler şekil ve büyüklük bakımından (morfolojik olarak) birbirine benzerse izogamet adı verilir ve bu gametlerin (izogametlerin) birleşmesi ile meydana gelen üremeye de izogami denir.İzogametler morfolojik olarak aynı olmasına rağmen, ----olojik davranışları yönünden artı (+) ve eksi (-) olmak üzere iki ayrı cinsiyettedirler. Kamçılan mevcut olduğundan aktif olarak hareket edebilirler ve zoogamet adı da verilen izogametler eşeysiz üreme hücreleri zoosporlara benzerler. İzogamiye daha çok alglerde ve funguslarda rastlanır.
Anizogami: Gametler şekil ve büyüklük bakımından birbirinden farklı ise anizogamet (eş olmayan gamet) adı verilir. Böyle gametlerin birleşmesiyle meydana gelen üremeye de anizogami denir. Anizogametlerin her ikiside kamçılı ve dolayısıyla hareketlidir. Büyük olanına dişi eşey hücresi “makrogamet=dişi gamet", küçük olanına erkek eşey hücresi "mikrogamet=erkek gamet” adı verilir. Anizogamiye de algler ve funguslarda rastlanır.
Oogami: Anizogaminin daha ileri şekline oogami denir. Dişi gamet, plazmasında bol yedek besini olan, çıplak ve hareketsiz büyük bir hücredir. Buna "Oosfer" veya yumurta hücresi adı verilir. Bu yumutra hücresinin içinde geliştiği gametangiyuma " arkegonyum veya Oogonyum denir. Oogonium tek hücreden Arkegonium ise çok hücreli dokudan meydana gelmiştir. Erkek gamet, küçük ve ekseriya hareketli olup, spermatozoid, sperma, spermatium veya sperma hücresi (sperma nükleusu= generatif çekirdek) gibi çeşitli isimler alır. Erkekgametlerin içinde geliştiği erkek gametangiyuma "Anteridyum” adı verilir. Erkek gamet aktif veya pasif olarak hareketi sayesinde yumurta hücresine ulaşır. Döllenme umumiyetle Oogoniumda meydana gelir.
Gametangiyogami: Tipik gametler meydana gelmez. Çok sayıda cinsiyet çekirdeği ihtiva eden gametangiyumlar birbirleriyle doğrudan doğruya birleşirler ve fazla sayıda zigot hasıl olur.
Somatogami: Gametangiyumlar (eşey organları) indir¬generek ortadan kalkmıştır. Basidiomycetes (Bazidili mantarlar) sınıfında görülen bu üremede, iki vejetatif hücrenin birleşmesiyle, tek çekirdekli (monokaryotik) miselden çift çekirdekli (dikaryotik) misel meydana gelir.
Eşeysiz Üreme
Eşeysiz üremede önemli rol oynayan sporların ve fruktifikasyon organlarının şekilleri çok değişiktir ve bir çok tarzda teşekkül ederler. Bu özellik, mantarların sınıflandırılmasında fazlaca yardımcı olur. Sporlar, ya bir hifin ucunda veya sporangium adı verilen keselerin içinde teşekkül eder. Sporlar renksiz (=hyalin) olabildiği gibi, yeşil, san, kırmızı, kahverengi, hatta siyah renkte olurlar. Şekilleri de küre, oval, silindir, iplik, böbrek veya iğ biçimindedir. Sporlar hücre sayısı ve büyüklükleri bakımından da farklılık gösterirler.
Hifin ucunda teşekkül eden sporlar kolaylıkla ayrılarak, havaya geçerler ve uygun bir ortam oluşumunda tekrar kendine has mantar hifini meydana getirirler. Eşeysiz sporlara genellikle konidium denir. Konidiumlar, konidiofor denilen basit ve dallanmış, bölmeli veya bölmesiz, renkli veya renksiz ve değişik şekillerde olan özel hiflerin üzerinde, uç kısmında teker teker, grup halinde veya zincir teşkil edecek şekilde meydana gelirler.
Bazı mantarlarda eşeysiz sporlar sporangium içinde teşekkül eder. Böyle sporlara sporangiospor adı verilir. Sporlar olgunlaşınca sporangium yırtılır ve içerisindeki bir veya daha çok sayıdaki sporangiospor da dışan çıkar, etrafa yayılır. Örneğin; Mucor'da bu tip spor vardır. Sporangiosporlar hareketli veya hareketsiz olurlar. İlkel funguslarda Örneğin; Phytophthora' da hareketlidir ve zoospor adını alır. Rhizopus''da hareketsizdir, aplanospor adını alır.
Eşeysiz üremenin diğer tipleri de somatik yapının parçalara ayrılması ve sporlar meydana gelmesi ile olur. Bu sporlar hiflerin arasında veya ucunda teşekkül eder ve kalın çeperlidirler bir nevi dinlenen sporlardır. Bu tip sporlara klamidospor (Chlamydospor) denir.
Bazı mantarlarda da hifi teşkil eden hücreler bir birlerinden ayrılarak serbest hale geçerler ve spor vazifesi görürler. Bu hücrelerin her birine artrospor (arthrospor) denir. Eğer hifin parçalanması uç kısımda olup ve oval spor meydana gelirse bu sporlara oidium adı verilir.
Tomurcuklanmaşeklinde de mayalarda olduğu gibi eşeysiz bir üıeme şekli mevcuttur. Burada ana hücre üzerinde meme gibi bir çıkıntı, tomurcuk belirir. Bu esnada ana hücrenin çekirdeği de tomurcuğa doğru uzanarak ikiye bölünür ve bir parçası tomurcuğa geçer. Tomurcuk büyüyüp ana hücre kadar olunca ya ana hücreden aynlır veya ona bağlı kalarak pseudomiselium meydana getirir.
YAYILIŞLARI
Mantarlar tatlı sularda karalarda nadiren denizlerde ve havada yaşarlar. Hayvan ve bilhassa bitkilerde parazit olarak yaşayıp hastalıklar yaparlar. Bir kısmı alkolik fermentasyonu sağlar. Drog ve antibiotik veren türleri vardır. Yüksek mantarlardan şapkalı mantarların bir kısmı yenir. Bazı memleketlerde insanların önemli besin maddesini temin ederler. Şapkalı mantarların bir kısmı da zehirlidir. Ascomycota ve Basidiomycota bölümlerine ait bazı mantar türleri, Cyanophyta (mavi yeşil) ve Chlorophyta (yeşil algler) ile birlikte likenleri meydana getirirler.
SİSTEMATİĞİ
Meydana geliş bakımından muhtemelen polifilietik (çok kökenli) bir grup olan mantarları sistematiği üzerinde tartışmalar devam etmekte ve yapılan sınıflandırmalar değişmektedir. Mantarlar son yapılan sınıflandırılmada ayrı bir alem (Regnum) Mycota olarak sınıflandırılmaktadır.
Günümüzde mantarların sınıflandırılması daha ziyade, Alexopoulous ve Mims (1979)'a yaptığı sınıflandırma kullanılmaktadır.
1. DİVİSİO: MYXOMYCOTA(Müsilajlı mantarlar = Cıvık funguslar)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Bu mantarlar; üreme şekilleri, spor tip ve yapıları yönünden bitkilere, somatik yapılan itibariyle de hayvanlara benzerler, ilkel ve klorofilsizdirler. Vejetatif fazlarında vücutları çepersiz protoplazma kütlesi halindedir. Vejetatif gövde ya tek çekirdekli amipsi hücrelerin yan yana gelerek birbirleri ile kaynaşmaksızın teşkil ettikleri bir "pseudoplazmodium" halinde veya birleşerek çok çekirdekli, amipsi hareket eden ve etrafı çok ince bir zarla çevrili protoplazma kütlesinden ibaret olan " plazmodium" halindedir.
Bu bölüm mantarlarının ayırt edici özelliği hayat devrelerindeki plazmodium safhasıdır. Plazmodium türe bağlı olarak sarı, gri, siyah, mor, mavi, yeşil, turuncu, kahverengi ve kırmızı gibi çeşitli renklerde olabilir. Renksiz plazmodiumlar da vardır. Plazmodium normal şartlarda kitle halinde hareket eder ve rastladığı besin maddelerini ve diğer bazı maddeleri amip gibi içine alır ve hazmeder, böylece hacmi de artar. Rutubete bağlı olarak hareketi azalır veya artar. Uygun olmayan ortam şartlarında plazmodium, sclerotium adı verilen sert bir yapı halini alır ve bu yapı anormal şartlara dayanıklı olup, iki veya daha uzun sene canlılığını muhafaza eder. Normal şartlarda tekrar plazmodium haline geçer.
Plazmodiumdan spor meydana getiren früktifikasyonlar hasıl olur. Früktifıkasyonlar ve sporlar çok çeşitli şekillere sahiptirler. Bununla beraber myxomycota'nın sporları çoğunlukla küre şeklindedir. Zoosporlar tinsel tip veya normal kamçılıdır (Whiplash tip). Türlere göre saplı veya sapsız olan früktifikasyonlara plazmodiokarp, sporangium veya aethalium (etalium)'da denir.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz olarak ileri bir üreme sistemine sahiptirler. Eşeysiz üreme sporlarla, eşeyli üreme ise izogami iledir.
Myxomycetes'de hayat devri şöyledir:
Sporangiumun çeperinin yırtılması ile etrafa yayılan sporlar, uygun bir vasat (suda veya nemli ortamlarda)'da türe bağlı olarak 15 dakika ile 14-15 gün arasında çimlenirler. Eğer sulu ortamlarda çimlenirse zoosporlar, nemli toprakta çimlenirse myxamoebalar teşekkül eder. Sporların çimlenmesiyle meydana gelen iki kamçılı, haploid amipsi zoosporlar kromatoforsuz olup, arka taraflarında kontraktil vakuolleri bulunur. Miksoflagellat adını alan bu zoosporlar bölünerek de çoğalabilirler. Bunlar bir müddet sonra kamçılarını kaybederek myxamoebalar haline geçerler. Myxamoebalar bir müddet bölünme ile çoğaldıktan sonra ikişer ikişer birleşerek amobozigotu hasıl ederler. Plazmogamiden hemen sonra karyogami meydana gelir ve çekirdeklerde birleşir. Bundan sonra zigotun çekirdekleri bir seri mitoz bölünme geçirerek sayılarını artırır ve genç plazmodium haline geçer. Daha sonra kendi benzerine rastladıkça onlarda içine alarak büyür. Belirli bir zaman sonra, plazmodium suyunu kaybederek kendi üzerinde türüne has bir yapıda, içerisinde spor hasıl eden ve früktifikasyon denilen sporangium gibi yapılan verir. Sporangiumlarda mayoz bölünme ile sporlar teşekkül eder. Bu esnada plazmodiumun kendisi kullanılarak ortadan kalkar.
YAYILIŞLARI
Bu mantarlar saprofit olarak özellikle ormanlarda yaprak, çürük odun ve kütükler üzerinde, pislik ve gübreliklerde yaşarlar. Beslenmeleri fagotrofik olarak, plazmodiumları içine bakteri, fungus sporlarının, miksamoebaları ve diğer küçük organik parçacıkları alıp sindirmesi ve artık maddeleri dışarıya atması şeklinde olur. Bazı türler suda yaşadıklarından su içindeki rastladıkları organik maddelerle beslenirler. Bazı türler, Zostera ve Laminaria gibi su bitkilerinin üzerinde parazit olarak yaşarlar.
Örnek genuslar: Arcyria, Barbyella, Cavastelium, Ceratiomyxa, Cercomonas, Clastoderma, Dictydum, Diderma, Didiymium, Echinostelium, Fuligo, Hemitrichia, Leocarpus, Licea, Lycogala, Metatrichia, Stemonitis, Protostlium, Physarium, Sappinia
2. DIVISIO: CHYTRIDIOMYCOTA
GENEL ÖZELLİKLERİ
Tallus tek hücreli veya misel yapıdadır. Haraketli hücrelerin arka tarafından tek kamçı çıkar. Tallus, tüm olarak eşeyli üreme organı haline dönüşen halokarpik veya kısmen dönüşebilen eukarpik olabilir. Hücre çeperleri kitin ve glukanları ihtiva eder. Selüloz yoktur.
ÜREMELERİ
Genellikle eşeysiz ürerler. Sporlar ve gametler tek kamçılıdır. Eşeyli üreme oldukça değişiklik gösterir ve çoğu türde bilinmemektedir. Bazı türlerde izogami veya anizogami, diğer bazılarında ise hareketli bir erkek gametin, hareketsiz dişi bir gameti döllemesiyle olur (Bir çeşit oogami). Döllenme neticesinde kalın çeperli dinlenen sporlar teşekkül eder.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm funguslar tatlı ve tuzlu sularda ve nemli topraklarda yaşarlar. Akuatik ortamda yaşayanların çoğu algler, diğer su bitkileri üzerinde ve hayvan hücrelerinin içinde yahut arasında parazit, bazı türlerde organik maddeler üzerinde saprofit olarak yaşarlar.
Örnek genuslar: Allomyces, Blastoclodiella, Cladochytrium, Coelomycees, Chytria, Monoblepharis, Monoblepharella, Neocallimastix, Olpidium, Physoderma, Poîyphagus, Rhiıophydium, Synchtrium.
3. DIVISIO: OOMYCOTA (Oomyceytes, Oomycotes)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Hücre çeperleri-genellikle sellülozdan yapılmıştır. Genellikle bölme çepersiz çok nükleuslu hiflerden meydana gelen tallusları vardır. Zoosporları heterokont 2 kamçlıdır. Kamçılar hafif çukur bir bölgeden çıkar. Biri ileriye doğru tinsel, diğeri ise geriye doğru normal tipte (Whiplash tipte) kamçılar, lateral veya anteriordur. Zoosporlar armut veya böbrek biçimindedir.
ÜREMELERİ
Eşeysiz üreme zoosporlarla olur. Eşeyli üreme eşeysel olarak farklı veya aynı hiflerde teşekkül eden anteridium ve oogoniumlarla oogami şeklindedir. Oogami ile üreme bu funguslar için karakteristiktir.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm mensubu funguslar sularda, nemli topraklarda yaygındır. Genellikle artık, organik maddeler üzerinde saprofittirler. Bazı türleri algler ve diğer su bitkileri üzerinde parazit olarak da yaşarlar.
Örnek genuslar: Aehlya, Albuga, Alphanomyces, Apodachlya, Dictyuchus, İsoachfya, Lageudium, Myzocytium, Perenospora, Phytophthora, Plasmophora, Pythium, Rhipidium, Saprolegnia.

4. DİVİSİO: ZYGOMYCOTA
GENEL ÖZELLİKLERİ
Zengin dallanma gösteren ve bulunduğu yüzeyi pamuk gibi örten bir miselyum meydana getirirler. Cansız organik maddeler üzerinde saprofit olarak yaşayan kara mantarlarıdır. Miselyum, bölme çeperi olmayan çok çekirdekli hücrelerden teşekkül etmiştir. Hücre çeperi kitindir. Hiflerin bazıları ortama dikey olarak yukarıya doğru büyür, hifin uç kısmı şişip küre şeklini alır ve bir müddet sonra bölme çeperle ana hiften ayrılır. Bölme kısmı balon gibi kürenin içine doğru büyür. Buna kolumella denir. Sporangiumun dış çeperi ile kolumella arasında kalan kısımda sporlar, teşekkül eder. Sporlar çok nükleuslu olup dayanıklı kitin zara sahiptirler. Sporlar uygun şartlarda dinlenme fazı geçirmeden çimlenerek yeni bir miselyum meydana getirirler. Kamçılı sporlara rastlanmaz.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz olarak ürerler. Eşeysiz üreme daha çok Sporangiospor (=aplanospor=kamçısız spor) larla veya konidiosporlarla olur. Eşeyli üreme gâmetangiogami ile olur. Eşeyli üremeleri sporangiospoların çimlenmesi ile meydana gelen eşey bakımından farklı (+ ve -) iki miselyum bir araya gelir, iki miselyumun yan hifleri topuz şeklini alarak bir birine doğru uzar ve dokunurlar. Bu kollara progametangium denir. Enine bir çeperle ayrılarak çok nükleuslu bir gametangium hasıl aderler. Gametangiumlar birleşir ve bir zigot (=genç zigospor) oluştururlar, içindeki nükleuslar önce yan yana kalır, sonra birleşir ve diploid nükleuslu olgun zigospor oluşur. Bu zigospor (zigot) uzun bir dinlenme devresi geçirir ve mayoz bölünme ile çimlenip, çok nükleuslu bir .sporangium hasıl eder. Bu Sporangiumun içinde bir çekirdekli sporlar gelişir
Bazı genuslarda da sporangiumlar kısmen veya tamamen konidium haline indirgenmiştir. Bazı genuslarda erkek ve dişi misleyumdan meydana gelen taşıyıcı ve gametangiumlar morfolojik yönden farklıdırlar.
YAYILIŞLARI
Bu bölüm mensubu funguslar kara hayatına uymuştur. Toprakta boldur. Genellikle saprofittirler. Bazıları bitki, böcek, protozoa ve diğer mantarlar üzerimde fakültatif veya obligat parazit olarak yaşar.
Örnek Genuslar: Basidiobolus, Blakeslea, Chaetocladium, Coclenema, Conidiobolus, Eudocochlus, Endogone, Gglomus, Kichcella, Mortierella, Mucor, Phcomycetes, Pilobulus, Rhizopus, Stylopages.

5.DİVİSİO: ASCOMYCOTA(=Askuslu mantarlar)
GENEL ÖZELLİKLERİ:
Hemen hepsi karada yaşayan mantarlardır. Çok az türü sularda yaşar. Miselyum tipinde (bir kaç türün dışında) tallusları vardır. Hiflerde bölme çeper vardır ve genellikle tek çekirdeklidir, nadir olarak çok çekirdekli hücrelerde vardır. Enine çeperlerde merkezi bir delik bulunur. Bu delik sitoplazmik ipliklerin ve nükleusların hücreden hücreye geçmesini sağlar. Hücre zarlarında bol miktarda kitin vardır. Selüloz ve diğer maddelerin miktarı azdır. Basidiomycetes' lerle birlikte yüksek yapılı mantarları teşkil ederler. Bu sınıf oldukça geniş bir grup olup, 1820 genus ve 45.000'den fazla tür ihtiva etmektedir.
Ascomycota bölümü mantarlarda ne vejetatif hücrelerinde ne de üreme hücrelerinde kamçıya rastlanmaz. Bu bölüm funguslan diğer bütün funguslardan ayıran en önemli Özellik bunlarda askus (ascus) denen içinde belli sayıda spor bulunan ve mayoz bölmeden sonra teşekkül eden tipik bir sporangiumun bulunmasıdır. Askusda meydana gelen spor sayısı dördün katlarıdır. Normalde 8 tane bulunur. Fakat bu sayı türlere bağlı olarak bazen bir tane olabildiği gibi bazen de 1000 taneyi aşar. Askusların şekilleri de uzun silindirik, lobut, küre veya yumurta şeklindedir
Bu bölüm içerisindeki mayalar olarak bilinen bir grup mantarlardan gıda endüstrisinde faydalanılmaktadır. Bu organizmalar yiyecek ve içeceklerimizin elde edilmesinde çok gereklidir. Örneğin; Ekmek mayası, bira mayası gibi. Mayaların güç ve kabiliyetleri, insanlara yeni besinler, bazı organik asitler ve alkoller gibi çeşitli ara ürünleri sağla¬maktadırlar.
ÜREMELERİ
Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üremeleri türlere ve çevre şartlarına bağlı olarak bölünme, tomurcuklanma (özellikle mayalarda) fragmentasyon, artrospor (arthrpspor), klamidospor (Chlamydospor) veya konidiumlarla olur. En çok görülen spor tipi konidiumdur. Bu sporlar konidiofor denilen özelleşmiş bir hif uçunda teşekkül eder. Ko-nidioforlar basit yapılı kısa oldukları gibi, çok dallanmış ve uzun da olabilirler. Sporlar konidioforun uçunda arka arkaya devamlı meydana gelerek bir zincir oluştururlar. Yaz mevsimi boyunca birbiri ardından teşekkülü ile fungusun yayılmasını sağlarlar. Konidi safhası mantarın parazitik safhasıdır ve bu yüzden hastalığın yayılmasına sebep olur. Bazı hallerde konidioforun ucunda ard arda teşekkül eden sporlar yerine, sporlar hifin içinde uzunlanmasına yer alacak şekilde meydana gelir. Hif parçalanması uç kısımdan olur ve oval sporlar meydana gelir ki böyle sporlara oidium denir.
Eşeyli Üreme: Bu funguslarda eşeyli üreme dört ayrı tarzda olmaktadır. Bunlar:
l.Gametangial birleşme (tek hücreli mayalarda görülür),
2.Gametangial temas
3.Spermatizasyon (özellikle anteridiumun teşekkül etmediği türlerde görülür.)
4.Somatogami
Bunlardan en yaygını olan ikinci tip üremeyi inceleyelim: Gametangial temas:
Morofolojik yönden farklılık gösteren ve ayrı eşeyli olan, erkek gametangium (aniheridium) ile dişi gametangium (ascogonoium) arasında, dişi gametangiuma ait "trikogin" adı verilen bir uzantı vasıtası ile kurulan bir temas sonunda vuku bulan bir eşeyli üreme şeklidir. Burada anteridium ve ascogonium içindeki çekirdekler gamet vazifesi görürler ve erkek gametler trikogin vasıtası ile askogoniuma geçerler. Bu bölüm mantarların bir kısmında plazmogamiyi takiben karyogami görülür. Bir kısmında ise plazmogamiyi hemen karyogami takib etmez.
Askus teşekkülü : Bazı türlerde zigot, doğrudan doğruya tek bir askus haline geçer. Bu askus içinde iki çekirdek birleşir, sonra askusun eni boyu artar. Diploid nükleus mayoz ile bölünerek 4 veya 8 nükleuslu askospor meydana gelir. Ascomycota mensublarının çoğunda zigot doğrudan doğruya bir askus haline geçmez; uzun bir çift çekirdekli devre teşekkül eder. Askus teşekkülü şöyle olur: Dişi organa çok yakın yerlerde anteridiumlar meydana gelir. Topuz şeklindeki bu anteridiumların bütün protoplastları askongonların içine geçer, çekirdekleri dişi çekideğin yanına gider, fakat birleşmez. Böylece askogon içinde çift çekirdekler görülür. Askogon çeperinden dışarı doğru hifler büyümeğe başlar, bunların içine birer nukleus çifti geçer. Hifler dallanır budaklanır, nukleus çifti beraberce bölünür. Sayıları çoğalır, çiftler arasında bölme çeperler teşekkül eder.
Böylece bölmeli bir hif sistemi meydan gelir. Her bölmenin içinde bir dişi ve bir erkek nukleus çifti vardır. İşte bu devreye "dikaryotik faz" çift nükleslu devre denir. Bu hiflerede askogenik hifler adı verilir. Hiflerin en uç hücresindeki nukleus çifti bir kere daha beraberce bölünür ve hücre çengele benzeyen eğri bir çıkıntı meydana getirir. Çengel taban hücresi ile kaynaşır ve çengeldeki çekirdekde bu hücreye geçer. Uçtaki hücrede kalan nukleus çifti de birleşerek diploid zigot oluşturur. Bu zigot önce mayoz, sonra mitoz bölünme ile 8 askospor meydana getirir.
YAYILIŞLARI
Ascomycota mensubları hem coğrafik hem de mevsimsel olarak geniş yayılş gösterirler, çoğunlukla karada yaşarlar. Ascomycota mensublarnın bazıları da su hayatına uymuştur. Bunlar tatlı ve deniz sularında bulunan organik maddeler üzerinde saprofit ve ya sularda yaşayan alg ve yüksek bitkilerde parazit olarak yaşarlar. Hayat devrelerinde parazitik veya saprofitiktirler yahut hayat devrelerinin bir bölümünde parazitik, diğer bölümünde saprofitik olabilirler.
Bazı parazit türler konak bitkinin dokuları içinde, bazıları da üzerinde yaşar. Bazı türler sadece bir bitki grubu üzerinde parazit olarak yaşar. Parazit türler bitkiler, hayvanlar ve insanlarda hastalıklara sebep olurlar. Özellikle bitkilerde çeşitli hastalıklar meydana getirerek ekonomik yönden büyük mahsul kayıplarına sebep olurlar, örneğin; şeftali ağaçlarında "yaprak kıvırcıklığı"na, Elma ve Armutlarda "kara leke" ye, Asma, Sebze diğer meyve ve tarla bitkilerinde "külleme"ye, Cevizde, Turunçgillerde ve Fasulyede de "antraknoz" a, meyve ve gölge ağarçlarmda "dal kanserleri" ne, çavdarda "çavdar mahmuzu" na, meyva ağaçlarında "monilya"ya çeşitli bitkilerde "yaprak lekesi" ve daha bir çok hastalıklara sebep olmaktadırlar.
Bu fungusların bazı türleri hayvan ve insanlarda deri ye solunum yollan hastalıklarına da sebep olur.Diğer taraftan bu bölümün bazı türleri insanlar için çok faydalıdır. Örneğin: Penicillum ve Aspergillus türlerinden antibiyotik elde edildiği gibi Claviceps purpurea (çavdar mahmuzun)dan elde edilen bir alkoloid hekimlikte kullanılır. Ascomycotada ascus teşekkülünün birkaç defa tekrarlanması ile bir askus grubu meydana gelir ki buna "fruktifikasyon" denir.
Askogenik hifler, askuslar ve bunları saran örtüden meydana gelen fruktifıkasyon organına "askokarp" denir. Askokarplar genelde dört tiptir,
l. Kleistotesium: Tamamen kapalı, küresel bir askokarptır.
2.Peritesium: Armut, küre veya testi şeklinde, olgunlaşmadan önce az çok kapalı, olgunlaştığında, askus ve askosporların çıkışına yarayan özel bir açıklığa (ostiol) sahip askokarptır.
3.Apotesium: Saplı bir kadeh şeklinde askokarptır.
4.Askostroma : Askuslar stromatik bir doku içinde oluşur ve ondan gelişmekte olan askuslarm vasıtasıyla oluşturulan bir veya daha fazla boşluk vardır. Belirli bir peritesium duvarı yoktur.
Örnek genuslar:
Alternaria, Amorphomycetes, Aspergillus, Calicium, Candida, Cephalosporium Ceratocystis, Chaetomium, Claviceps, Clypeoseptoria, Coniocybe, Cryptococcus, Cryptosporium, Curvularia, Elsinoe, Fusarium, Geotrichum, Herpothallon.

6. DİVİSİO: BASİDİOMYCOTA(Topuzlu veya bazidili mantarlar)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Bu bölüm çok geniş bir grupdur. Fungusların yaklaşık % 30'nu ihtiva eder. Bütün mantarların en gelişmiş türleri bu grupda bulunur. Şapkalı mantar, kurt mantarı, raf mantarı, kuş yuvası mantarı v.b. gibi halk tarafından daha bir çok isimler altında toplanan yüksek yapılı mantarların mevcudiyeti yanında oldukça tahripkar, tehlikeli ve milyonlarca lira zarara sebep olan pas mantarları gibi ilkel yapıya sahip funguslar da vardır. Hücre çeperleri kitindir.
En önemli ortak özellikleri, basidium denen ve içinde basidiosporların geliştiği bir sporangiuma sahip olmalarıdır. Bunlarda basidium, Askomisetlerde askusa tekabül eder. Basidiosporların sayısı genellikle dört olup, bazı hallerde iki veya sekiz de olabilir. Basidiosporlar genel olarak tek nükleuslu ve haploiddirier, plazmogami, karyogami ve mayoz bölünme neticesinde meydana gelirler. Bu mantarların hifleri septalı (bölmeli), mikroskobik ve ekseriya miselyum halinde olup, parlak san, turuncu veya beyaz renklerde görülürler.
Basidiomycota üyelerinin çoğunun bölme çeperinde bulunan por basit değildir. Bölme çeperi por etrafında genişlemiş ve fırça şeklini almıştır. Buna "dolipor septum" denir. Ayrıca endoplazmik retikulumdan oluşan bir başlık ile kaplanmıştır (por başlığı, parentezom)
Mantarın hayat devresini tamamlayana kadar miselyum bazı gelişme safhaları gösterir. Bu gelişme safhalarına, primer miselyum, sekonder miselyum ve tersiar miselyum adı verilmektedir. Primer miselyum, basidiospor çimlenmesi ile meydana gelir. Hifler başlangıçta bazı türlerde tek nükleuslu, bazı türlerde ise birden fazla nükleusludurlar. Fakat her iki halde de çimlenme esnasında bazidiospor nükleusları mitoz bölünme geçirir ve daha sonra çimlenme hortumu meydana getirirler. Başlangıçta bu durum primer miselyumun çok nükleuslu olduğu fikrini akla getirirse de biraz sonra nükleuslar arasında septumlar teşekkül ederek miselyum tek nükleuslu hale gelir. Bazı türlerde ise, nükleus bölünmesini müteakip septum teşekkül ettiğinden miselyum başlangıçtan itibaren tek nükleusludur. Primer miselyumun büyümesi bazı hallerde sınırlı bazı hallerde ise sınırsızdır. Fakat hiç bir zaman basidium ve basidiospor gelişmez. Konidiler teşekkül edebilir ve böylece çoğalabilirler, iki ayrı primer miselyum hücrelerinin protoplastları birleştiğinde hemen karyogami cereyan etmediğinden iki nükleuslu dikaryotik hücrelerden meydana gelen sekonder miselyum teşekkül eder. Sekonder miselyum, bazen iki primer miselyum arasında meydana gelen somatogami ile teşekkül eder:
Plazmogami ile teşekkül etmiş ilk hücrenin nükleusları (ayrı misellerden gelen nükleuslar)'rın her ikisi de mitoz bölünmeye uğrar ve bir hücrede dört çekirdek teşekkül eder. Nükleusların hücrelere eşit olarak dağılmasını "kanca (kulp) teşekkülü" sağlar.
Şöyleki; iki nükleuslu bir hücre bölüneceği zaman, hücre çeperi üzerinde kulp şeklinde bir çıkıntı hasıl olur ve hücre içindeki nükleusun biri bu kulp içinde, diğeri ise hücre içinde bölünür. Biri hücrenin ortasından, diğeri kulpun tabanından olmak üzere iki bölme teşekkül eder. Hücrenin bir tarafında iki çekirdek, diğer tarafında ise tek çekirdek kalır. Tek çekirdek kalan hücreye kancanın ucu değerek eritir. İçindeki tek çekirdek hücreye aktarılarak iki çekirdekli iki yavru hücre meydana gelerek sekonder miselyumu hasıl ederler. Kanca teşekkülü ile oluşan bu dikaryotik miseller, bu funguslar için karekteristiktir. Basidiomisetlerdeki kulp teşekkülü, Askomisetlerin çengel teşekkülüne karşılıktır. Meydana gelen dikaryotik kulplu miselyum, belirli gelişim şartları altında yoğunlaşıp bir fruktifikasyon oluşturur.
Sekonder miselyumdan tersiyer miselyum meydana gelir. Yani dikaryotik kulplu miselyum, belirli şartlarda gelişerek tersiyer miselyumları, bu tersiyer miselyumda türe göre özel bir şekilde gelişerek o türe has basidiokarp (sporophor)'ları meydana getirirler. Basi-diokarplar içinde basidiumlar gelişir.
Askomisetlerin askokarplarına karşılık gelen basidiokarplar, türlere göre jelatinimsi, kağıtsı, etli süngerimsi, mantarımsı, odunsu, ince ve kabuk gibi yada başka şekil ve yapılarda olabilir. Bazidiokarplarda bulunan basidium tipleri sınıflandırmada önemlidir. Bazidiumlar genellikle iki tiptir.
a)Phragmobaisidium: Bölmeli olan basidiumlar.
b)Holobasidium: Düz, çomak veya lobut şeklindeki bazidiumlar.
Uygun şartlarda basidiosporlar çimlenirler, bazı türlerde basidiospor çimlenme hortumu yerine konidiumları hasıl eder. Ancak basidiosporlardan ayrılan bu konidiumlar çimlenerek miselyum teşekkülünde rol oynarlar.
Bazidili mantarların olgunlaşmış fertlerinde bir çok basidium teşekkül eder ve bu basidium topluluklarına basidiokarp adı verilir. Basidiokarpları başlıca üç tipe ayırmak mümkündür:
1. Şapka şeklinde basidiokarp.
2.Raf şeklinde basidiokarp.
3.Dişli basidiokarp.
1. Şapka şeklindeki basidiokarp: Misellerden çıkan bir sap ve sapın uçunda şapka şeklinde bir baş teşekkül eder. Bu başın alt kısmında "gil" tabir edilen bölmeler vardır. Bu bölmelerin üzerinde çok sayıda basidium teşekkül etmiştir. Bu gilerin içindeki basidiosporlar olgunlaşınca rüzgarlarla etrafa dağılır, çimlenerek yeni bir misel meydana getirirler.
2.Raf şeklinde basidiokarp: Bu tip basidiokarp, ağaç gövde lerinde teşekkül eden kav mantarlarında görülür. Esas itibarı ile misellerden meydana gelen kav, ağaç gövdesine raf gibi tutunmuştur. Kavların alt kısmında tüp şeklinde yapılar teşekkül eder ve bu tüplerde bir çok basidium meydana gelir. Tüplerin içerisindeki bu basidiumlarda çok sayıda basidiosporlar meydana gelir. Olgunlaşan basidiosporlar etrafa dağılırlar ve ağaç gövdelerine konan basidiosporlar çimlenerek yeni kav mantarlarım meydana getirirler
3.Dişli basidiokarp: Çeşitli büyüklükte dişlerin meydana getirdiği gövde üzerinde teşekkül eden basidiumlar, diğer iki tipin aksine açıkta meydana gelir. Gövde diş şeklinde girinti ve çıkıntılar teşkil ettiği için yüzey artmış ve çok sayıda basidiumun oluşmasına imkan sağlanmıştır
YAYILIŞLARI
Basidiomycota üyesi funguslar genellikle saprofittirler. Ancak bazı önemli grupları özellikle Uredinales ve Ustilaginales üyeleri bitkiler üzerinde veya çok daha az olarak hayvanlar üzerinde parazit yaşarlar. Agaricales takımının bir çoğu ağaçların önemli simbiyontları olup ektomikorizayı oluştururlar.
Bu bölümün bir çok türü eskiden olduğu gibi bu günde besin olarak kullanılmaktadır. Lezzetli olan, yenen türleri yanında çok tehlikeli ve zehirli olan türleri de vardır. Bu bakımdan arazide yenmek için toplanan mantar türlerine çok dikkat edilmelidir. Bugün bir çok memleketlerde yenen mantar türlerinin kültürü yapılmaktadır ve bir endüstri haline gelmiştir. Örneğin; Agaricus campestris, A. bisporus 'un yetiştirilmesi Avrupa, Amerika, Japonya, Çin ve Avustralya gibi ülkelerde endüstri halindedir. Hatta Amerika ve Avrupa'da halk, bir sebze gibi mantarı normal olarak satın alma alışkanlığım kazanmıştır. Bu alışkanlık, ülkemizde de kültür mantarlarıyla birlikte artış göstermiştir.
Örnek genuslar: Agaricus, Amanita, Boletus, Calvatia, Cantherellus, Clavaria, Cyathus, Fomes, Geastrum, Lepiota, Pellicularia, Phallus, Polyporus, Psilocybe; Puccinia, Rhizoctonia, Schizophylum, Temella, Ustilago.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
divisio, mycota

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık