IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Ocak 2015, 19:44   #1
Çevrimiçi
Köroğlu


-- Sponsor Baglantı --


Köroğlu

KÖROĞLU, asıl adı Ruşen Ali, türkülü bir türk halk hikâyesinin (destanının) kahramanı. Köroğlu hikâyesinin şiir bölümlerini, XVI. yy.'da yaşamış, gene aynı adı taşıyan bir halk şairinin söylediği ileri sürülür.
Bu hikâye, Anadolu'da, Rumeli'de, Azerbaycan'da, Türkmenistan'da, Özbekistan'da vb. yayılmıştır. Hikâyenin çıkış yerinin Horasan olduğunu, Orta Asya'da geçmiş tarihsel olaylara dayandığını, hatta islamlık öncesine ait olduğunu, öte yandan kahramanın XVI. yy.'da yaşamış bir celali isyancısı olduğunu ileri süren ayrı görüşler vardır. Çok eski destan motifleri, XVI. yy.'da Anadolu'da biçimlenen hikâye çevresinde birleştirilmiş, bu hikâye, içinde Köroğlu diye anılan halk şairinin ve belki daha başka âşıkların şiirleri yer almış olmalıdır.
Köroğlu'nun Türkistan'daki Teke türkmen oymağından olduğu da ileri sürülür. Bazı belgelere (tebrizli tarihçi Arakel' in anlattıkları; 1580-1585 yıllarına ait mühimme defterleri vb.) dayanılarak Bolu yöresinde adı Ruşen olan ve Köroğlu diye tanınan celali eşkıyasının giriştiği işler belirlenmiştir. Bu kişinin Gerede'ye bağlı Dörtdivan nahiyesindeki Sayık köyünden olduğu saptanmıştır.
Köroğlu Ruşen'in Sivas ile Tokat arasındaki Çamlıbel dağlarına yerleştiği belirtilir. Farklı iki söylentiye göre Köroğlu, Tokat dağlarında kırklara karışmış ya da iran şahı Abbas'ın emri üzerine öldürülmüştür. Değişik biçimlerde anlatılan hikâyenin yaygın söylentisine göre, Ruşen Ali adlı hikâye kahramanının babası Yusuf, at düşkünü Bolu beyi'nin seyisiydi. Bey, onu cins atlar bulmaya gönderdi. Yusuf, Fırat ırmağından çıkan kutsal bir aygırdan olma kısrakla geri döndü. Ancak daha gelişip yetişmemiş cılız hayvanın gösterişsiz durumu beyi kızdırdı; bu yüzden de seyisin gözlerine mil çektirdi. Seyisin Köroğlu diye tanınacak olan oğlu Kır at diye anılacak kısrağı yetiştirdi. Bingöl dağları'ndan inen ve Aras ırmağı'na karışan sihirli üç köpük Yusuf un gözlerini açacak, İntikamını alması için ona gençlik ve güç verecekti. Bu köpükleri Köroğlu içtiği için sonsuz yaşam, yiğitlik, şairlik güçlerini kazandı. Babasının ölümünden sonra Çardaklı Çamlıbel'e yerleşerek Bolu beyi'ni alt etti. Kırat'ın da yardımıyla yoksulların, ezilmişlerin hakkını aradı; bir halk kahramanı oldu.
Türlü serüvenlerde ünlü yiğitleri (Reyhan Arap, Köse Kenan, Koca Bey, Demircioğlu, Ki-ziroğlu Mustafa, Deli Hoylu vb.) kendine bağladı; uzak seferlere (Silistire seferi, Bağdat seferi vb.) çıktı, zaferler kazandı. Ayvaz adlı delikanlıyı kaçırıp yanına aldı. Gönül verdiği Telli Nigâr'ı elde etti. Kaçırılan Kır at'ı yeniden ele geçirmek için serüvenlere atıldı.
Delikli demir (tüfek) icat edilip gözü pek kahramanlar dönemi kapanınca beylerine artık dağılmalarını söyleyip kayıplara karıştı. Köroğlu'nun serüvenlerinin 24 kol oluşturduğu kabul edilir. Destan kişisi Köroğlu'nun ve celali isyancısının adlarını taşıyan bir yeniçeri halk şairinin de Özdemiroğlu Osman Paşa'yla iran seferine (1577-1590) katıldığı saptanmış; bu şairin bazı şiirleri yayımlanmıştır. Köroğlu koçaklaması adıyla tanınan kahramanlık şiirleri günümüzde de özel bir ezgiyle ve çoğu kez hikâyeden bağımsız olarak halk türküsü okuyan sanatçılar tarafından çalınıp söylenmektedir.
Köroğlu hikâyesinin farklı anlatmalarında olaylar, kişiler; yer adları değişiklikler gösterir. Halk hikâyecileri şiir bölümlerini saz eşliğinde söyleyerek ana konuya bağlı olan ve "köroğlu kolu" diye bilinen bölümleri 3-5 hatta 7 gecede anlatırlar.

Hikâyenin türlü kolları ve bölgelere göre değişen anlatımları
R N. Boratav (1931), F. Arsunar (1963), M. Kaplan - M. Akalın - M. Bali (Behçet Mahir anlatması, 1973), Ü. Kaftancıoğlu (1979) Hüseyin Bayaz (1981) vb. tarafından yazıya geçirildi. Azeri yazarı S. Behrengi (Türkiye'deki yayımı: Bu gelen Köroğlu' dur, 1978), A. K. Tecer (Koçyiğit Köroğlu adlı oyun, ilk oynanışı: 1949), Yaşar Kemal (1967), M. Şeyda (1969) gibi yazarlar-ca İşlendi. Azerbaycan'da besteci Üzeyr Hacıbeyli ve libretto yazarı Sait Ordubadi tarafından opera olarak sahnelenen (1937) yapıtı Türkiye'de Refik Kemal Ardu-man (1945), Faruk Kenç (1953), Mehmet Dinler (1963), Atıf Yılmaz (1968) filme aldı.
Köroğlu

KÖROĞLU, asıl adı Ruşen Ali, türkülü bir türk halk hikâyesinin (destanının) kahramanı. Köroğlu hikâyesinin şiir bölümlerini, XVI. yy.'da yaşamış, gene aynı adı taşıyan bir halk şairinin söylediği ileri sürülür.
Bu hikâye, Anadolu'da, Rumeli'de, Azerbaycan'da, Türkmenistan'da, Özbekistan'da vb. yayılmıştır. Hikâyenin çıkış yerinin Horasan olduğunu, Orta Asya'da geçmiş tarihsel olaylara dayandığını, hatta islamlık öncesine ait olduğunu, öte yandan kahramanın XVI. yy.'da yaşamış bir celali isyancısı olduğunu ileri süren ayrı görüşler vardır. Çok eski destan motifleri, XVI. yy.'da Anadolu'da biçimlenen hikâye çevresinde birleştirilmiş, bu hikâye, içinde Köroğlu diye anılan halk şairinin ve belki daha başka âşıkların şiirleri yer almış olmalıdır.
Köroğlu'nun Türkistan'daki Teke türkmen oymağından olduğu da ileri sürülür. Bazı belgelere (tebrizli tarihçi Arakel' in anlattıkları; 1580-1585 yıllarına ait mühimme defterleri vb.) dayanılarak Bolu yöresinde adı Ruşen olan ve Köroğlu diye tanınan celali eşkıyasının giriştiği işler belirlenmiştir. Bu kişinin Gerede'ye bağlı Dörtdivan nahiyesindeki Sayık köyünden olduğu saptanmıştır.
Köroğlu Ruşen'in Sivas ile Tokat arasındaki Çamlıbel dağlarına yerleştiği belirtilir. Farklı iki söylentiye göre Köroğlu, Tokat dağlarında kırklara karışmış ya da iran şahı Abbas'ın emri üzerine öldürülmüştür. Değişik biçimlerde anlatılan hikâyenin yaygın söylentisine göre, Ruşen Ali adlı hikâye kahramanının babası Yusuf, at düşkünü Bolu beyi'nin seyisiydi. Bey, onu cins atlar bulmaya gönderdi. Yusuf, Fırat ırmağından çıkan kutsal bir aygırdan olma kısrakla geri döndü. Ancak daha gelişip yetişmemiş cılız hayvanın gösterişsiz durumu beyi kızdırdı; bu yüzden de seyisin gözlerine mil çektirdi. Seyisin Köroğlu diye tanınacak olan oğlu Kır at diye anılacak kısrağı yetiştirdi. Bingöl dağları'ndan inen ve Aras ırmağı'na karışan sihirli üç köpük Yusuf un gözlerini açacak, İntikamını alması için ona gençlik ve güç verecekti. Bu köpükleri Köroğlu içtiği için sonsuz yaşam, yiğitlik, şairlik güçlerini kazandı. Babasının ölümünden sonra Çardaklı Çamlıbel'e yerleşerek Bolu beyi'ni alt etti. Kırat'ın da yardımıyla yoksulların, ezilmişlerin hakkını aradı; bir halk kahramanı oldu.
Türlü serüvenlerde ünlü yiğitleri (Reyhan Arap, Köse Kenan, Koca Bey, Demircioğlu, Ki-ziroğlu Mustafa, Deli Hoylu vb.) kendine bağladı; uzak seferlere (Silistire seferi, Bağdat seferi vb.) çıktı, zaferler kazandı. Ayvaz adlı delikanlıyı kaçırıp yanına aldı. Gönül verdiği Telli Nigâr'ı elde etti. Kaçırılan Kır at'ı yeniden ele geçirmek için serüvenlere atıldı.
Delikli demir (tüfek) icat edilip gözü pek kahramanlar dönemi kapanınca beylerine artık dağılmalarını söyleyip kayıplara karıştı. Köroğlu'nun serüvenlerinin 24 kol oluşturduğu kabul edilir. Destan kişisi Köroğlu'nun ve celali isyancısının adlarını taşıyan bir yeniçeri halk şairinin de Özdemiroğlu Osman Paşa'yla iran seferine (1577-1590) katıldığı saptanmış; bu şairin bazı şiirleri yayımlanmıştır. Köroğlu koçaklaması adıyla tanınan kahramanlık şiirleri günümüzde de özel bir ezgiyle ve çoğu kez hikâyeden bağımsız olarak halk türküsü okuyan sanatçılar tarafından çalınıp söylenmektedir.
Köroğlu hikâyesinin farklı anlatmalarında olaylar, kişiler; yer adları değişiklikler gösterir. Halk hikâyecileri şiir bölümlerini saz eşliğinde söyleyerek ana konuya bağlı olan ve "köroğlu kolu" diye bilinen bölümleri 3-5 hatta 7 gecede anlatırlar.

Hikâyenin türlü kolları ve bölgelere göre değişen anlatımları
R N. Boratav (1931), F. Arsunar (1963), M. Kaplan - M. Akalın - M. Bali (Behçet Mahir anlatması, 1973), Ü. Kaftancıoğlu (1979) Hüseyin Bayaz (1981) vb. tarafından yazıya geçirildi. Azeri yazarı S. Behrengi (Türkiye'deki yayımı: Bu gelen Köroğlu' dur, 1978), A. K. Tecer (Koçyiğit Köroğlu adlı oyun, ilk oynanışı: 1949), Yaşar Kemal (1967), M. Şeyda (1969) gibi yazarlar-ca İşlendi. Azerbaycan'da besteci Üzeyr Hacıbeyli ve libretto yazarı Sait Ordubadi tarafından opera olarak sahnelenen (1937) yapıtı Türkiye'de Refik Kemal Ardu-man (1945), Faruk Kenç (1953), Mehmet Dinler (1963), Atıf Yılmaz (1968) filme aldı.
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
köroğlu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müzayede – Ömer KÖROĞLU Vesaire Şairler ve Şiirleri 0 22 Kasım 2014 18:25
Aramayacağım Bu Kez – Ömer KÖROĞLU Vesaire Şairler ve Şiirleri 0 22 Kasım 2014 18:13
Ahmet Şafak - Köroğlu CtrL A, B, C, Ç 0 23 Şubat 2014 14:04
Köroğlu. Zen Tarih 0 08 Aralık 2012 17:12
Köroğlu Destanı YapraK Efsaneler ve Destanlar 0 11 Mart 2010 01:56